Ticaret sicilinden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12563 E. 2011/4986 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden terkin↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ terkin↗ taşıyan↗ ilan↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ticaret unvanlarının aynı olup bu durumun iltibasa neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanının esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır. TTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının iltibası önleyici ibareler taşıyan ticaret unvanı alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak kaybına uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7914 E. 2011/7383 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · taşıyan · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaTTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır.
Benzer bu karardaTTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» olacağından MK.
1- Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş.
2.maddesi hükmü gereğince «ticaret unvanının» terkinine ilişkin böyle bir davanın dinlenmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve «rıza» gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar veri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5232 E. 2015/12380 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
TTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır.
Benzer bu kararda… "E." ibarelerinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davacının bu ibareyi 2003 yılından beri kullandığı, davalının benzer sektörde faaliyet gösteren davacının «ticaret unvanını» bilmek en azından araştırmakla yükümlü bulunduğu, davalı Şirket'in ticaret unvanında kullandığı kelimelerle «iltibasa» yol açmaması gerektiği, davacı Şirket'in benzerlik nedeniyle «terkin» talebinde bulunabileceği, ancak davalı Şirket ticaret unvanı tescilli olduğu sürece «haksız rekabetten» söz edilemeyeceği, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, "E." ibaresinin davalının ticaret unvanından ve Ticaret Sicilinden terkinine, kararın «ilanına», müdahalenin men' i talebinin reddine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… "E." ibarelerinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davacının bu ibareyi 2003 yılından beri kullandığı, davalının benzer sektörde faaliyet gösteren davacının «ticaret unvanını» bilmek en azından araştırmakla yükümlü bulunduğu, davalı Şirket'in ticaret unvanında kullandığı kelimelerle «iltibasa» yol açmaması gerektiği, davacı Şirket'in benzerlik nedeniyle «terkin» talebinde bulunabileceği, ancak davalı Şirket ticaret unvanı tescilli olduğu sürece «haksız rekabetten» söz edilemeyeceği, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, "E." ibaresinin davalının ticaret unvanından ve Ticaret Sicilinden terkinine, kararın «ilanına», müdahalenin men' i talebinin reddine, karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece davacının müdahalenin men'i talebi reddedildiği halde, bu taleple ilgili olarak davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3717 E. 2012/10152 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · taşıyan · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaTTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır.
Benzer bu karardaTTK’nun 43/2 maddesi uyarınca, davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, tescil ve kullanımı halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» itirazı yerinde görülmemiş, davacının «ticaret unvanının» ve markasının tanınmış statüde olduğu, davacının anılan ibare üzerinde üstün ve öncelikli hak sahipliği bulunduğu, davalının «ticaret unvanının terkini» koşullarının mevcut olduğu, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmiştir.
2- Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle davalıya ait «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · ticaret sicili · haksız rekabet · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, tescil ve kullanımı halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» itirazı yerinde görülmemiş, davacının «ticaret unvanının» ve markasının tanınmış statüde olduğu, davacının anılan ibare üzerinde üstün ve öncelikli hak sahipliği bulunduğu, davalının «ticaret unvanının terkini» koşullarının mevcut olduğu, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmiştir.
2- Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle davalıya ait «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Şti. olarak kurulan davalı şirketin unvanı, «ticaret siciline» 31.12.1997 tarihinde tescil edilmiş ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde «ilanı» yapılmış, eldeki dava ise 01.02.2010 tarihinde açılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9619 E. 2014/15317 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · ilan
İncelediğiniz karardaDava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır.
TTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «haksız rekabetin» meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna «dahil» bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden u …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, «üçüncü kişiler» nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna «dahil» olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak «kaybına» yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 …
Davalının «ticaret unvanı» 31.01.2003 tarihinde tescil edilmiş olup işbu dava ise yaklaşık 9 yıl sonra 06.07.2012 tarihinde açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, «üçüncü kişiler» nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna «dahil» olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak «kaybına» yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 …
1- Dava, «haksız rekabetin» meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna «dahil» bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden u …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12563 E. , 2011/4986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2008/621-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin ticaret unvanlarının aynı olduğunu, bu durumun karışıklığa yol açtığını, müvekkilinin ticaret unvanını, ticaret sicil memurluğuna davalıdan önce tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesine, “Netpak” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ticaret unvanlarının aynı olup bu durumun iltibasa neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanının esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır. TTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının iltibası önleyici ibareler taşıyan ticaret unvanı alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak kaybına uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021239400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz