Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9619 E. 2014/15317 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden terkin↗ üçüncü kişi↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, üçüncü kişiler nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna dahil olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak kaybına yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin ticaret sicilinden terkini ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna dahil bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden uzunca bir süre sonra dava açılmasının MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının ticaret unvanı 31.01.2003 tarihinde tescil edilmiş olup işbu dava ise yaklaşık 9 yıl sonra 06.07.2012 tarihinde açılmıştır. Davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı tescil tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre sessiz kalması nedeniyle işbu davanın açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17833 E. 2014/6687 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda1- Dava, «haksız rekabetin» meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna «dahil» bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden u …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, «üçüncü kişiler» nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna «dahil» olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak «kaybına» yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 …
Davalının «ticaret unvanı» 31.01.2003 tarihinde tescil edilmiş olup işbu dava ise yaklaşık 9 yıl sonra 06.07.2012 tarihinde açılmıştır.
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan "Ö." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece her iki tarafın ticaret unvanında yer alan Ö. ibaresinin «iltibasa» yol açtığı, davacının öncelik hakkı bulunduğu, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, tescil olunduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre davalı tarafından «uyuşmazlık konusu» «ticaret unvanının» kullanılmasına davacının sessiz kalması nedeniyle, işbu davanın açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturulmadığı tartışılmadan hüküm kurulduğu gibi, davalının tescilli «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece kullanmasının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği ve ana sözleşmesi itibariyle konuları örtüşmeyen, yani farklı alanda faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanının «iltibas» yaratmayacağı da nazara alınmadan, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her iki tarafın ticaret unvanında geçen Ö. ibaresinin «iltibasa» yol açtığı, davacının öncelik hakkına sahip olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ticaret unvanında geçen Ö . ibaresinin terkinine, alan adının iptaline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · uyuşmazlık konusu · iltibas
Benzer bu karardaBu durumda, tescil olunduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre davalı tarafından «uyuşmazlık konusu» «ticaret unvanının» kullanılmasına davacının sessiz kalması nedeniyle, işbu davanın açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturulmadığı tartışılmadan hüküm kurulduğu gibi, davalının tescilli «ticaret unvanı terkin» edilmediği sürece kullanmasının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği ve ana sözleşmesi itibariyle konuları örtüşmeyen, yani farklı alanda faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanının «iltibas» yaratmayacağı da nazara alınmadan, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her iki tarafın ticaret unvanında geçen Ö. ibaresinin «iltibasa» yol açtığı, davacının öncelik hakkına sahip olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ticaret unvanında geçen Ö . ibaresinin terkinine, alan adının iptaline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan "Ö." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece her iki tarafın ticaret unvanında yer alan Ö. ibaresinin «iltibasa» yol açtığı, davacının öncelik hakkı bulunduğu, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2011/8729/2011/10747
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8729 E. 2011/10747 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12563 E. 2011/4986 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · ilan
İncelediğiniz kararda1- Dava, «haksız rekabetin» meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna «dahil» bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden u …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, «üçüncü kişiler» nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna «dahil» olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak «kaybına» yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 …
Davalının «ticaret unvanı» 31.01.2003 tarihinde tescil edilmiş olup işbu dava ise yaklaşık 9 yıl sonra 06.07.2012 tarihinde açılmıştır.
Benzer bu karardaDava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır.
TTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · iltibas
Benzer bu karardaTTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9619 E. , 2014/15317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2013
NUMARASI 2012/176-2013/34
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 tarih ve 2012/176-2013/34 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. D. Y.ile davalı şirket yetkilisi N. A.ve davalı Şirket vekili Av. F.. C.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1979 yılında kurulduğunu ve 100 yıllık bir ticari geçmişi olan A. Holding AŞ'nin kırkı aşkın şirketinden biri olduğunu, “A.” ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirket adına tanınmış marka olarak tescilli bulunduğunu, buna rağmen davalının aynı ibareyi ticaret unvanında kullandığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, ihtara rağmen davalının kullanımına son vermediğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin menine, “A.” ibaresinin davalının unvanından terkinine, 20.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin unvanını tescil ettirdikten 9 yıl sonra dava açılmasının MK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu ibareyi, davacının unvanında kullanıldığı biçimden farklılaştırarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan "A." ibaresinin, üçüncü kişiler nezdinde davalı şirketin de "A." şirketler topluluğuna dahil olduğu izlenimini uyandıracağı ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyetlerinin tamamen farklı oldukları gözetildiğinde, davalı şirketin unvanının tescilinden uzunca bir süre sonra bu davanın açılmış olmasının MK'nun 2. maddesi çerçevesinde hak kaybına yol açmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin sicilden terkinine, 2500 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin meni, ticaret unvanında yer alan "A." ibaresinin ticaret sicilinden terkini ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının unvanında yer alan “A.” ibaresi nedeniyle davalının davacı şirketler topluluğuna dahil bir şirket olduğu intibaını oluşturabileceği ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle tescilden uzunca bir süre sonra dava açılmasının MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının ticaret unvanı 31.01.2003 tarihinde tescil edilmiş olup işbu dava ise yaklaşık 9 yıl sonra 06.07.2012 tarihinde açılmıştır.
Davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı tescil tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre sessiz kalması nedeniyle işbu davanın açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer omadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101960500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz