Ticaret sicilinden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7914 E. 2011/7383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden terkin↗ eş rızası↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ taahhütname↗ terkin↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların iştigal konusunun ve unvanlarında yer alan İLKE ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve rıza gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının ticaret unvanının esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. olan unvanını 26.04.1995 tarihindeİlke Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirmiş, işbu dava ise yaklaşık 11 yıl sonra 06.07.2006 tarihinde açılmıştır. TTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının iltibası önleyici ibareler taşıyan ticaret unvanı alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının ilan nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak kaybı olacağından MK. 2.maddesi hükmü gereğince ticaret unvanının terkinine ilişkin böyle bir davanın dinlenmesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece terkine ilişkin talebin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12563 E. 2011/4986 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · taşıyan · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaTTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» olacağından MK.
1- Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş.
2.maddesi hükmü gereğince «ticaret unvanının» terkinine ilişkin böyle bir davanın dinlenmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaTTK’nun 43/2 maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı «ticaret unvanlarının» aynı olup bu durumun «iltibasa» neden olduğu, davacının ticaret unvanını davalıdan önce tescil ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacının ticaret unvanına müdahalesinin men’ine, davalının sicilde kayıtlı unvanında bulunan “Netpak” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan “Netpak” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de davalı unvanını 08.02.1999 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 10 yıl sonra 21.07.2008 tarihinde açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3717 E. 2012/10152 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · taşıyan · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaTTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» olacağından MK.
1- Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş.
… ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve «rıza» gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar veri …
Benzer bu karardaTTK’nun 43/2 maddesi uyarınca, davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekirse de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle mahkemece hak «kaybına» uğradığı kabul edilerek MK.'nun 2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulma …
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, tescil ve kullanımı halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» itirazı yerinde görülmemiş, davacının «ticaret unvanının» ve markasının tanınmış statüde olduğu, davacının anılan ibare üzerinde üstün ve öncelikli hak sahipliği bulunduğu, davalının «ticaret unvanının terkini» koşullarının mevcut olduğu, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmiştir.
2- Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle davalıya ait «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · ticaret sicili · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, tescil ve kullanımı halen devam ettiğinden davalının «zamanaşımı» itirazı yerinde görülmemiş, davacının «ticaret unvanının» ve markasının tanınmış statüde olduğu, davacının anılan ibare üzerinde üstün ve öncelikli hak sahipliği bulunduğu, davalının «ticaret unvanının terkini» koşullarının mevcut olduğu, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmiştir.
2- Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle davalıya ait «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Şti. olarak kurulan davalı şirketin unvanı, «ticaret siciline» 31.12.1997 tarihinde tescil edilmiş ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde «ilanı» yapılmış, eldeki dava ise 01.02.2010 tarihinde açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5232 E. 2015/12380 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaTTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» olacağından MK.
1- Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş.
… ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve «rıza» gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar veri …
Benzer bu kararda… "E." ibarelerinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davacının bu ibareyi 2003 yılından beri kullandığı, davalının benzer sektörde faaliyet gösteren davacının «ticaret unvanını» bilmek en azından araştırmakla yükümlü bulunduğu, davalı Şirket'in ticaret unvanında kullandığı kelimelerle «iltibasa» yol açmaması gerektiği, davacı Şirket'in benzerlik nedeniyle «terkin» talebinde bulunabileceği, ancak davalı Şirket ticaret unvanı tescilli olduğu sürece «haksız rekabetten» söz edilemeyeceği, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, "E." ibaresinin davalının ticaret unvanından ve Ticaret Sicilinden terkinine, kararın «ilanına», müdahalenin men' i talebinin reddine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece davacının müdahalenin men'i talebi reddedildiği halde, bu taleple ilgili olarak davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7914 E. , 2011/7383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2006/493-2008/710 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 1984 tarihinde İRVEY olarak tescil edilen ticaret unvanını müvekkilinin unvanı ile yarattığı haklı şöhretten yararlanmak amacıyla 02.05.1995 tarihinde İLKE YAPI olarak değiştirdiğini, unvanın müvekkiline ait İLKE unvanı ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalının yaptığı haksız rekabetin tesbitine, müvekkilinin ticaret unvanına yapılan tecavüzün önlenmesine ve davalının ticaret unvanından İLKE ibaresinin terkinine, 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin varlığından dava ile haberdar olduğunu, iltibas amaçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların iştigal konusunun ve unvanlarında yer alan İLKE ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve rıza gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının ticaret unvanının esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. olan unvanını 26.04.1995 tarihindeİlke Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirmiş, işbu dava ise yaklaşık 11 yıl sonra 06.07.2006 tarihinde açılmıştır. TTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının iltibası önleyici ibareler taşıyan ticaret unvanı alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının ilan nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak kaybı olacağından MK.
2. maddesi hükmü gereğince ticaret unvanının terkinine ilişkin böyle bir davanın dinlenmesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece terkine ilişkin talebin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028428800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz