Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10964 E. 2014/14231 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 166↗ eski hale getirme↗ hukuki ve fiili irtibat↗ muarazanın giderilmesi↗ ecrimisil↗ davaların birleştirilmesi↗ usul ekonomisi↗ mahrum kalınan kâr↗ sözleşmenin ihlali↗ kâr mahrumiyeti↗ protokol↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, işbu dosya ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/231 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olan davada, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerinin yorumlanmasından kaynaklandığı ve sözleşmenin ve protokol hükümlerinin yorumlanmasından doğan muarazanın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilecek karar ile sözleşme ve protokol hükümleri uyarınca, müdahalenin haksız olup olmadığının tespit edileceği, bu nedenle dosyaların birleştirilerek yargılamanın yürütülmesinin usul ekonomisine uygun düştüğü gerekçesiyle, HMK'nın 166. maddesinin 2. ve 4. maddeleri uyarınca işbu dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/231 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HMK'nın 166/4. maddesine göre, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
HMK'nın 166/2. maddesine göre de, davalar ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Somut olayda, temyiz istemine konu kararın verildiği Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan ikinci dava, davalı T.. A.. tarafından Çorlu'daki sözleşme ihlallerine ilişkin olup Çorlu adli yargı sınırları içerisindeki mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i ve eski hale getirme davası iken, birleştirme kararı verilen ilk davanın açıldığı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki dava ise Ankara ilindeki sözleşme ihlallerine ilişkin ecrimisil, tazminat ve mahrum kalınan kar taleplidir. Her iki davada dava konuları ve ihlal yerleri farklı olduğundan mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle her iki dava arasında bağlantı bulunduğundan bahisle birleştirme kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15870 E. 2014/1790 K.
Ortak:davaların birleştirilmesi
İncelediğiniz karardaBirinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Benzer bu karardaBirinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · itirazın iptali davası · ciro · iptal davası · teslim
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde davacı banka ile davaya konu çeki kredi borcuna mahsuben alacaklı bankaya «ciro» ve «teslim» eden kredi borçlusu şirket arasında görülmekte olan «itirazın iptali davası» ile iş bu dava dosyası arasında HMK'nın 166/2. maddesi uyarınca dava konuları itibariyle hukuki irtibat olduğu ve davaların birlikte görülmesinde «hukuki menfaat» bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının İstanbul Anadolu 14.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13353 E. 2016/3234 K.
Ortak:davaların birleştirilmesi
İncelediğiniz karardaBirinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Benzer bu karardaBirinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · nakliyat emtia sigortası · navlun · rücuen tazminat · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde birleştirme kararı verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/301 esas sayılı dosyası dahi incelenmeksizin, sadece davalının beyanı esas alınarak farklı yargı çevresinde açılan ve konusu akdî «taşıyan» ile fiilî taşıyan arasındaki «navlun alacağına» ilişkin olan dosya ile işbu dava hakkında birleştirme kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11908 E. 2014/563 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5903 E. 2015/8083 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12527 E. 2016/9159 K.
Ortak:davaların birleştirilmesi · usul ekonomisi
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilecek karar ile sözleşme ve «protokol» hükümleri uyarınca, müdahalenin haksız olup olmadığının tespit edileceği, bu nedenle dosyaların birleştirilerek yargılamanın yürütülmesinin «usul ekonomisine» uygun düştüğü gerekçesiyle, HMK'nın 166. maddesinin 2. ve 4. maddeleri uyarınca işbu dosyanın Ankara 4.
Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Benzer bu karardaFikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/41 Esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlık arasında mevcut hukuki bağlantı ve «usul ekonomisi» nazara alınarak 6100 sayılı HMK'nın 166/...-.... fıkraları uyarınca ilk davanın açıldığı ...
Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · yetki · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… uyarınca, marka sahibi aleyhine açılacak davalarda, davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu, davalı ile davacı arasındaki rekabet ilişkisinde, davacının bu «yetki» hükmünü istisna edecek bir üstünlüğünün bulunmadığı, davalının «yetki itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle davalı şirket ...'da mukim olduğu için KHK 63. madde uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, yetkili mahkemenin ...
Mahkemece, davalının «yetki itirazının» kabulü ile davalının ikametgahının bulunduğu ...
Fîkri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/54 esas sayılı dosyasında tescilli «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni ve tazminat taleplerini içeren davada ....06.2016 tarihli karar ile dosyadaki uyuşmazlık ile ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10964 E. , 2014/14231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/04/2013
NUMARASI 2012/505-2013/181
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2013 tarih ve 2012/505-2013/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından yapılan müdahaleler ile müvekkili şirketin alt yapı kullanımının engellenip verdiği hizmetin kalitesi ve güvenirliğinin etkilendiğini, maddi ve manevi kayıplara uğramasına neden olunduğunu, davalının imzalanan protokollere aykırı davrandığını, davalı T A.Ş. tarafından herhangi bir ücret ödenmeksizin fiber optik kablo deplase ve bakım çalışması adı altında kapasite artırımına gidilmesi ya da ilave şebeke tesisinin tüm kurulum ve işletme gideri müvekkili şirketçe karşılanan alt yapının ücretsiz kullanılmasının piyasada faaliyet gösteren diğer işletmeciler aleyhine haksız rekabet oluşturacağının ortada olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin haksız müdahalelerinin men'ine, protokoller gereğince müvekkili şirkete ödenmesi gereken ve bu müdahaleler nedeni ile doğan zarar nedeniyle 45.025,16 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın tarafları ve konusunun işbu dava ile aynı olduğunu, müvekkili şirket tarafından da aynı dosyada karşı dava açılarak protokollerin yorumundan kaynaklanan muarazanın giderilmesinin talep edildiğini, bu nedenle işbu dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, işbu dosya ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/231 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olan davada, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerinin yorumlanmasından kaynaklandığı ve sözleşmenin ve protokol hükümlerinin yorumlanmasından doğan muarazanın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilecek karar ile sözleşme ve protokol hükümleri uyarınca, müdahalenin haksız olup olmadığının tespit edileceği, bu nedenle dosyaların birleştirilerek yargılamanın yürütülmesinin usul ekonomisine uygun düştüğü gerekçesiyle, HMK'nın 166.
maddesinin 2. ve 4. maddeleri uyarınca işbu dosyanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/231 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HMK'nın 166/4. maddesine göre, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
HMK'nın 166/2. maddesine göre de, davalar ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Somut olayda, temyiz istemine konu kararın verildiği Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan ikinci dava, davalı T.. A.. tarafından Çorlu'daki sözleşme ihlallerine ilişkin olup Çorlu adli yargı sınırları içerisindeki mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i ve eski hale getirme davası iken, birleştirme kararı verilen ilk davanın açıldığı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki dava ise Ankara ilindeki sözleşme ihlallerine ilişkin ecrimisil, tazminat ve mahrum kalınan kar taleplidir. Her iki davada dava konuları ve ihlal yerleri farklı olduğundan mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle her iki dava arasında bağlantı bulunduğundan bahisle birleştirme kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102122300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz