Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5520 E. 2011/4634 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe limiti↗ destekten yoksun kalma tazminatı↗ mali sorumluluk sigortası↗ tanık beyanı↗ sorumluluk sigortası↗ gerçek zarar↗ eş rızası↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin alkolsüz olduğu, tam kusurlu bulunduğu, aracın rıza dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin poliçe limitlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 63.012.86 YTL, diğer davacı için 22.843.58 YTL maddi tazminat ile her bir davacı için 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’tan, 35.000 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, davalı işletenin işçisi olan ve kazada ölen kişi tarafından kullanıldığının sabit olmasına, rıza hilafına bulunduğu yerden alındığı savunmasının kanıtlanmamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacıların murisinin davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçta bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu öldüğü hususu çekişmesizdir. Davacılar vekili, ıslah ettiği destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Esasen, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla dava edilen sigorta şirketinin poliçelerde yazılı limitlerle sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Karar gerekçesinde de davalı ... şirketinin, hüküm altına alınan maddi tazminatın limitler toplamı 35.000 YTL’lik kısmından sorumlu olduğu açıklanmıştır. Ancak, hüküm kısmında toplam tazminatın davalı işletenden tahsiline karar verildikten sonra limitler tutarının davalı sigortadan ayrıca tahsili yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durum karşısında, davacıların belirlenen maddi tazminat alacaklarının poliçe limitleri kapsamında kalan kısmının her iki davalıdan, bakiye kısmının ise, davalı işletenden tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak ve gerekçe ile hükmün çelişmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, yargıç gerçek zarar miktarını kendiliğinden belirlemek durumundadır. Davalı taraf, aracın alkollü kullanıldığını ve davacıların murisinin hatır için taşındığını savunmuştur. Ancak, hatır taşıması hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca, kaza tespit tutanağı ile tanık beyanlarına göre kazada ölen sürücünün alkollü olmadığı kabul edilmiştir. Kaza tespit tutanağında karşı araç sürücünün alkolsüz olduğu belirtilmesine rağmen kazada ölen ve davalıların sorumlu olduğu aracı kullanan sürücünün alkollü olup olmadığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Sürücü kaza sonrası hastaneye kaldırılmıştır. Dosyada otopsi raporu ile diğer hastane kayıtları olmadığından alkol alıp almadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan, davalı işleten tanıkları davacıların murisi ile
arkadaşı sürücünün kazadan 1 saat önce alkol aldıklarını, kendilerini uyardıklarını açıklamışken karar gerekçesinde bu yön bir gün önce olmuş gibi değerlendirilmiştir. Bu durum karşısında, öncelikle davalılar vekilinin aracın alkollü olarak kullanıldığı, davacıların murisi ile kazada ölen sürücünün arkadaş oldukları, alkollü yemekten sonraki aşamada kazanın meydana geldiği, murisin hatır için taşındığı savunmaları üzerinde durulup, otopsi tutanakları ve diğer hastane kayıtları getirtilip, davalı işleten tanıkları beyanları ve tüm kanıtlarla birlikte değerlendirilip, sürücünün alkollü olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, kaza anında alkollü olduğu sonucuna varılırsa davacıların murisinin bunu bilerek araca bindiği hususunun değerlendirilmesi, ayrıca hatır için taşındığı savunması üzerinde de durulması ve olayın oluş şeklinin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulduktan sonra belirlenen tazminattan bu nedenlerle BK.nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca bir indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11564 E. 2010/2235 K.
Ortak:mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin alkolsüz olduğu, tam kusurlu bulunduğu, aracın «rıza» dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin «poliçe limitlerine» göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 63.012.86 YTL, diğer davacı için 22.843.58 YTL «maddi tazminat» ile her bir davacı için 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’tan, 35.000 YTL maddi tazminatın dava tarihind …
… me kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» oldukları aracın, davalı işletenin işçisi olan ve kazada ölen kişi tarafından kullanıldığının sabit olmasına, «rıza» hilafına bulunduğu yerden alındığı savunmasının kanıtlanmamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerek …
Davacıların murisinin davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» oldukları araçta bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu öldüğü hususu çekişmesizdir.
Benzer bu kararda2-Dava, «zorunlu mali sorumluk sigortası» bulunmayan araçta yolcu olan davacıların murisinin ölümünden kaynaklanan destek tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı yanca taşımanın hatır taşıması olduğu savunulmuş, mahkemece, dayanakları da gösterilmeden taşımanın hatır taşıması olduğu kabul edilerek tazminat miktarından indirim cihetine gidilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
… ır yolucusu olarak araçta bulunduğu, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği, bu nedenlerle BK.nun 43 ve 44 ncü maddelerinin uygulanması ve tespit edilecek «maddi tazminattan» uygun bir miktar indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.000,00- YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu taşımanın hatır taşıması olduğuna ilişkin kabulün dayanakları «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde gösterilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu hususta «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda2-Dava, «zorunlu mali sorumluk sigortası» bulunmayan araçta yolcu olan davacıların murisinin ölümünden kaynaklanan destek tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı yanca taşımanın hatır taşıması olduğu savunulmuş, mahkemece, dayanakları da gösterilmeden taşımanın hatır taşıması olduğu kabul edilerek tazminat miktarından indirim cihetine gidilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu taşımanın hatır taşıması olduğuna ilişkin kabulün dayanakları «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde gösterilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu hususta «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12284 E. 2018/4949 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaDavacılar vekili, «ıslah» ettiği «destekten yoksun kalma tazminatının» davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… ikte gezmesi şeklindeki bu seyahatin hatır taşıması olarak kabul edilemeyeceği, davacıların desteğinin sürücünün alkollü olduğunu bile bile o araca binmesi birlikte «kusur» oluşturur ise de kazanın «münhasıran» alkolün etkisi altında gerçekleştiğine dair nörolog bilirkişinin de içinde bulunduğu bir heyet tarafından tespit edilmeden kazanın alkol nedeniyle meydan geldiğinin ve ölenin de bilerek bindiği için taktiri indirim «sebebi» yapılmasının mümkün olmadığı, davacıların 3. kişi konumunda olup bu kişilerin kusuru olmaması nedeniyle mütevaffanın kusurunun tazminattan indirim sebebi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne...” karar verilmiş ise de dosyadaki tutanak ve ifadelerden somut uyuşmalıkta sürücü ... ile davacıların murisi ... ...’ın arkadaş oldukla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · münhasırlık · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… ikte gezmesi şeklindeki bu seyahatin hatır taşıması olarak kabul edilemeyeceği, davacıların desteğinin sürücünün alkollü olduğunu bile bile o araca binmesi birlikte «kusur» oluşturur ise de kazanın «münhasıran» alkolün etkisi altında gerçekleştiğine dair nörolog bilirkişinin de içinde bulunduğu bir heyet tarafından tespit edilmeden kazanın alkol nedeniyle meydan geldiğinin ve ölenin de bilerek bindiği için taktiri indirim «sebebi» yapılmasının mümkün olmadığı, davacıların 3. kişi konumunda olup bu kişilerin kusuru olmaması nedeniyle mütevaffanın kusurunun tazminattan indirim sebebi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne...” karar verilmiş ise de dosyadaki tutanak ve ifadelerden somut uyuşmalıkta sürücü ... ile davacıların murisi ... ...’ın arkadaş oldukla …
… müş, davalı vekili ise sigortalı araç sürücüsünün ve davacıların murisinin kaza anında alkollü olduklarını, davacıların murisinin hatır için taşındığını, bu nedenle «müterafik kusur» ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur.
… erek binmesinden dolayı BK’nun 44 maddesi uyarınca müterafik kusurundan dolayı bir indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile hatır taşıması ve «müterafik kusur» indirimi yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ... şirketi vekilinin davacı ... ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17027 E. 2013/15165 K.
Ortak:poliçe limiti · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · eş rızası · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin alkolsüz olduğu, tam kusurlu bulunduğu, aracın «rıza» dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin «poliçe limitlerine» göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 63.012.86 YTL, diğer davacı için 22.843.58 YTL «maddi tazminat» ile her bir davacı için 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’tan, 35.000 YTL maddi tazminatın dava tarihind …
… me kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» oldukları aracın, davalı işletenin işçisi olan ve kazada ölen kişi tarafından kullanıldığının sabit olmasına, «rıza» hilafına bulunduğu yerden alındığı savunmasının kanıtlanmamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerek …
Davacıların murisinin davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» oldukları araçta bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu öldüğü hususu çekişmesizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» bulunduğu araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisinin meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin tam kusurlu bulunduğu, ancak davacıların murisinin hatır için taşındığı ve murisin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...nın alkollü olduğu, bu nedenle davacıların murisinin kusurlu bulunduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiği, aracın «rıza» dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin «poliçe limitlerine» göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, BK'nın 42. ve 43. maddeleri uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılmak sureti ile takdir ve tayin edilen 57.037,625 TL'nin 20/02/2004 tarihinden itibaren «tahsilde tekerrür» teşkil etmemek üzere sigorta limiti kapsamında kalan 35.000 TL'lik kısmının davalılardan tahsili ile 25.777,73 TL'nin davacı İnci Bozkurt'a, 9.227,37 TL'nin Nisa Bozkut'a verilmesine, bakiye 22.037,62-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile 16.230,84 TL'nin İnci Bozkurt'a, 5.806,72 TL'nin Nisa Bozkurt'a verilmesine, manevi tazminat istemi yönünde davanın kısmen kabulü ile her iki davacı lehine ayrı ayrı takdir ve tayin edilen 10.000'er TL manevi tazminatın 20/02/2004 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile Abdullah'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» bulunduğu araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisinin meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin tam kusurlu bulunduğu, ancak davacıların murisinin hatır için taşındığı ve murisin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...nın alkollü olduğu, bu nedenle davacıların murisinin kusurlu bulunduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiği, aracın «rıza» dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin «poliçe limitlerine» göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, BK'nın 42. ve 43. maddeleri uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılmak sureti ile takdir ve tayin edilen 57.037,625 TL'nin 20/02/2004 tarihinden itibaren «tahsilde tekerrür» teşkil etmemek üzere sigorta limiti kapsamında kalan 35.000 TL'lik kısmının davalılardan tahsili ile 25.777,73 TL'nin davacı İnci Bozkurt'a, 9.227,37 TL'nin Nisa Bozkut'a verilmesine, bakiye 22.037,62-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile 16.230,84 TL'nin İnci Bozkurt'a, 5.806,72 TL'nin Nisa Bozkurt'a verilmesine, manevi tazminat istemi yönünde davanın kısmen kabulü ile her iki davacı lehine ayrı ayrı takdir ve tayin edilen 10.000'er TL manevi tazminatın 20/02/2004 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile Abdullah'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16037 E. 2014/6371 K.
Ortak:gerçek zarar · maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin alkolsüz olduğu, tam kusurlu bulunduğu, aracın «rıza» dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin «poliçe limitlerine» göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 63.012.86 YTL, diğer davacı için 22.843.58 YTL «maddi tazminat» ile her bir davacı için 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’tan, 35.000 YTL maddi tazminatın dava tarihind …
Karar gerekçesinde de davalı ... şirketinin, hüküm altına alınan «maddi tazminatın» limitler toplamı 35.000 YTL’lik kısmından sorumlu olduğu açıklanmıştır.
Bu durum karşısında, davacıların belirlenen «maddi tazminat» alacaklarının poliçe limitleri kapsamında kalan kısmının her iki davalıdan, bakiye kısmının ise, davalı işletenden tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak ve gerekçe ile hükmün çelişmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı vekilinin itirazları da dikkate alınıp, SSK Çalışma Tüzüğü hükümleri çerçevesinde davacı zarar görenin «maluliyet oranın» tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu’ndan denetime uygun rapor alınması, yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı gibi hususlar dikkate alınarak, davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle «gerçek zararının» belirlenmesi, yukarıda açıklandığı şekilde mülga 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca uygun indirim yapılması, davalının ödemesinin yerinde olup olmadığının buna göre değerlendirilmesi, yerinde olmadığının kabulü halinde, davalının ödemesinin mahsubu ile kalan kısmının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… edecek şekilde yaralandığı, maluliyeti sebebiyle maddi zararının belirlendiği, kaza yapanın davacının arkadaşı olduğu, dava konusu araçta hatıra binaen bulunduğu ve «müterafik kusuru» olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, «maddi tazminat» miktarından %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.953,5 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Çekişme, «ibraname» tarihi itibariyle davalının, davacının «gerçek zararını» ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · müzayaka · müterafik kusur · ibraname · ibra · denetime elverişlilik · mahsup · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacı, tam zararının karşılanmadığını, «ibranamenin» «müzayaka» altında imzalandığını ileri sürmüş, davalı ise, davacı zararının ödendiğini, ibraname alındığını, bir alacağının kalmadığını savunmuştur.
Ancak, davacının «maluliyet oranının» tespitine ilişkin Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen bu rapor, «denetime elverişli» olmadığı gibi tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi tıbbi kayıtlarının değerlendirilmesini de içermemektedir.
… edecek şekilde yaralandığı, maluliyeti sebebiyle maddi zararının belirlendiği, kaza yapanın davacının arkadaşı olduğu, dava konusu araçta hatıra binaen bulunduğu ve «müterafik kusuru» olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, «maddi tazminat» miktarından %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.953,5 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
D.'e ait ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada 03.10.2008 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, anılan aracın trafik «sigorta poliçesinin» bulunmadığı, bu nedenle davalıya başvurduğu, davalı tarafından kendisine 12.11.2010 tarihinde 20.223 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5520 E. , 2011/4634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2005/181-2008/635 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacılar avukatı ....ile davalı.... avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin davalı ...’un işleteni, diğer davalının trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcuyken meydana gelen kazada öldüğünü, bu kazada ölen sürücünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 171.712.89 YTL maddi tazminatın her iki davalıdan, 60.000.00 TL manevi tazminatın davalı işletenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili aracının iradesi dışında davacıların murisi ve arkadaşı tarafından kilitli olarak park edildiği yerden alındığını, alkollü şekilde kullanılarak kazaya neden olduklarını, işleten sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, aracın işletenin bıraktığı yerden çalındığını, zararın teminat dışında olduğunu, tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin alkolsüz olduğu, tam kusurlu bulunduğu, aracın rıza dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği, davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin poliçe limitlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 63.012.86 YTL, diğer davacı için 22.843.58 YTL maddi tazminat ile her bir davacı için 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’tan, 35.000 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...
şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, davalı işletenin işçisi olan ve kazada ölen kişi tarafından kullanıldığının sabit olmasına, rıza hilafına bulunduğu yerden alındığı savunmasının kanıtlanmamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacıların murisinin davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçta bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu öldüğü hususu çekişmesizdir. Davacılar vekili, ıslah ettiği destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Esasen, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla dava edilen sigorta şirketinin poliçelerde yazılı limitlerle sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Karar gerekçesinde de davalı ... şirketinin, hüküm altına alınan maddi tazminatın limitler toplamı 35.000 YTL’lik kısmından sorumlu olduğu açıklanmıştır.
Ancak, hüküm kısmında toplam tazminatın davalı işletenden tahsiline karar verildikten sonra limitler tutarının davalı sigortadan ayrıca tahsili yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durum karşısında, davacıların belirlenen maddi tazminat alacaklarının poliçe limitleri kapsamında kalan kısmının her iki davalıdan, bakiye kısmının ise, davalı işletenden tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak ve gerekçe ile hükmün çelişmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, yargıç gerçek zarar miktarını kendiliğinden belirlemek durumundadır. Davalı taraf, aracın alkollü kullanıldığını ve davacıların murisinin hatır için taşındığını savunmuştur. Ancak, hatır taşıması hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca, kaza tespit tutanağı ile tanık beyanlarına göre kazada ölen sürücünün alkollü olmadığı kabul edilmiştir. Kaza tespit tutanağında karşı araç sürücünün alkolsüz olduğu belirtilmesine rağmen kazada ölen ve davalıların sorumlu olduğu aracı kullanan sürücünün alkollü olup olmadığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Sürücü kaza sonrası hastaneye kaldırılmıştır. Dosyada otopsi raporu ile diğer hastane kayıtları olmadığından alkol alıp almadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır.
Öte yandan, davalı işleten tanıkları davacıların murisi ile
arkadaşı sürücünün kazadan 1 saat önce alkol aldıklarını, kendilerini uyardıklarını açıklamışken karar gerekçesinde bu yön bir gün önce olmuş gibi değerlendirilmiştir. Bu durum karşısında, öncelikle davalılar vekilinin aracın alkollü olarak kullanıldığı, davacıların murisi ile kazada ölen sürücünün arkadaş oldukları, alkollü yemekten sonraki aşamada kazanın meydana geldiği, murisin hatır için taşındığı savunmaları üzerinde durulup, otopsi tutanakları ve diğer hastane kayıtları getirtilip, davalı işleten tanıkları beyanları ve tüm kanıtlarla birlikte değerlendirilip, sürücünün alkollü olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, kaza anında alkollü olduğu sonucuna varılırsa davacıların murisinin bunu bilerek araca bindiği hususunun değerlendirilmesi, ayrıca hatır için taşındığı savunması üzerinde de durulması ve olayın oluş şeklinin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulduktan sonra belirlenen tazminattan bu nedenlerle BK.nun 42 ve 43.
maddeleri uyarınca bir indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin aracın rıza dışında alındığı yönündeki temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021153000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz