Infisah
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11989 E. 2011/4512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ şirketin feshi↗ aktif dava ehliyeti↗ olağanüstü genel kurul↗ aktif husumet↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin öz kaynaklarının toplam aktifi karşılama oranının şirketin feshini gerektirecek oranda olmadığı, şirketin esas sermayesinin 2/3 'ünü kaybetmediği, TTK'nun 434. maddesinde sayılan infisah sebeplerinin bulunmadığı, şirketin TTK'nun 335. maddesine göre verilen süre içinde olağan genel kurul toplantısını yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirketin infisah ettiğinin tespiti veya şirketin feshi istemine ilişkindir.
Sıfat (Husumet) kavramı, gerek doktrinde gerekse uygulamada dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Davanın taraflarına göre de, aktif husumet (davacı sıfatı) ve pasif husumet (davalı sıfatı) şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır. Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Davacı vekili, aynı mahkemeye açtığı 2006/463 Esas sayılı davada, müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığını belirterek şirkete verdiği paranın iadesini istemiş, davalı vekilince, müvekkiline karşı davacı tarafından ortak olmadığı savına dayalı dava açıldığı yargılama sırasında savunulmuştur. Eldeki dava şirket ortağı sıfatıyla açılmış olup, bu sıfatın varlığı ve yargılama sonuna kadar devam etmesi aktif dava ehliyetine ilişkin olduğundan, diğer davanın sonucu beklenerek, davacının ortak olduğu anlaşıldığı takdirde aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi, ortak olmadığının anlaşılması halinde bu davanın aktif dava ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, diğer davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2389 E. 2016/8405 K.
Ortak:infisah
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin öz kaynaklarının toplam aktifi karşılama oranının «şirketin feshini» gerektirecek oranda olmadığı, şirketin esas sermayesinin 2/3 'ünü kaybetmediği, TTK'nun 434. maddesinde sayılan «infisah» sebeplerinin bulunmadığı, şirketin TTK'nun 335. maddesine göre verilen süre içinde «olağan genel kurul» toplantısını yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirketin «infisah» ettiğinin tespiti veya «şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» sebepleri farklı gösterildiği gibi «ihtar» usulünce tebliğ edilmediğinden «şirketin tasfiyesinin» gerçekleştirilemediği, hak sahibi şirket ortakları olan davacıların TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatleri» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» «sebebi» farklı gösterildiği gibi, şirketin infisahı için gösterilen sebeplerin TTK geçici 7. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi gerekirken, şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · re'sen terkin · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · ihtar · ek tasfiye
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» sebepleri farklı gösterildiği gibi «ihtar» usulünce tebliğ edilmediğinden «şirketin tasfiyesinin» gerçekleştirilemediği, hak sahibi şirket ortakları olan davacıların TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatleri» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarına Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «ihyası» talep edilen şirketin 03.Aralık.2003 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, kurucu ortaklarının davacılar olduğu, 23.Aralık.2013 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin tescil ve «ilan» edildiği, ...
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde hangi hallerde şirketlerin sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.Davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5593 E. 2015/13028 K.
Ortak:infisah
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin öz kaynaklarının toplam aktifi karşılama oranının «şirketin feshini» gerektirecek oranda olmadığı, şirketin esas sermayesinin 2/3 'ünü kaybetmediği, TTK'nun 434. maddesinde sayılan «infisah» sebeplerinin bulunmadığı, şirketin TTK'nun 335. maddesine göre verilen süre içinde «olağan genel kurul» toplantısını yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirketin «infisah» ettiğinin tespiti veya «şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....«infisahi» şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç «bölüm» «teslim» ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada «ıslah» da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin «ihtarname» ile davalının «temerrüde» düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · ıslah · ihtarname · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....«infisahi» şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç «bölüm» «teslim» ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada «ıslah» da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin «ihtarname» ile davalının «temerrüde» düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2688 E. 2012/10187 K.
Ortak:infisah · şirketin feshi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin öz kaynaklarının toplam aktifi karşılama oranının «şirketin feshini» gerektirecek oranda olmadığı, şirketin esas sermayesinin 2/3 'ünü kaybetmediği, TTK'nun 434. maddesinde sayılan «infisah» sebeplerinin bulunmadığı, şirketin TTK'nun 335. maddesine göre verilen süre içinde «olağan genel kurul» toplantısını yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirketin «infisah» ettiğinin tespiti veya «şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Davanın taraflarına göre de, «aktif husumet» (davacı sıfatı) ve «pasif husumet» (davalı sıfatı) şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır.
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «limitet şirketin» «infisahına» ilişkin davalarda «husumetin» şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup davalı ... hakkında açılan davada adı geçen davalı hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerekmekteyse de, bu du …
… elerini haricen devraldığı iddia edilen ... arasındaki sorunlar nedeniyle şirket ortaklığının devamının çekilmez bir hale geldiğini ileri sürerek adı geçen şirketin «infisahına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda davaya konu şirketin iki ortağının bulunduğu ve «şirketin feshine» ilişkin taleplerin şirket «tüzel kişiliği» ile birlikte şirket ortaklarına karşı da yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2– Dava, «limitet şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · şirket müdürü · davadan feragat · rücu · fesih · tüzel kişilik · feragat · limited şirket
Benzer bu karardaŞti.’nde % 90 oranında hissesinin bulunduğu ve «şirket müdürü» olduğu, bu şirketin diğer ortağının ... olduğu, yargılama sırasında bu şahsa «tebligat» yapılamaması, adresinin belirlenememesi sebebiyle davacı vekilinin bu davalı yönünden davasından «feragat» ettiğini beyan ettiği, feragattan «rücu» edilmesinin mümkün olmadığı, şirketlerin «fesih» ve tasfiyesi istemli davaların kural olarak şirkete ve şirketin ortaklarına karşı açılabileceği, feshi istenen Yeğenler Nakliyat Ltd.
Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, «limitet şirketin» «fesih» ve «infisahına» ilişkin taleplerin bizatihi şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek açılması yeterli olup, somut olayda davacı tarafça infisahı talep edilen şirket, davalı olarak gösterilmiştir.
Şti.’nin iki ortaklı bir şirket olup diğer ortak hakkındaki «davadan feragat» edilmiş olması sebebiyle davanın usul açısından dinleme imkanının kalmadığı, bu sebeple bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının diğer şirket olan Öznamlı Nakliyat Ltd.
Şti.’nin de «fesih» ve tasfiyesini istediği, bu şirketin iki ortağı olup davalı ...’nın %90 oranında hisseye sahip olduğu ve «şirket müdürü» olduğu, davacının iddia ettiği muhik sebeplerin varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davalı ...
1 benzer karar daha
-
Ihtiyati tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10799 E. 2016/9672 K.
Ortak:infisah · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin öz kaynaklarının toplam aktifi karşılama oranının «şirketin feshini» gerektirecek oranda olmadığı, şirketin esas sermayesinin 2/3 'ünü kaybetmediği, TTK'nun 434. maddesinde sayılan «infisah» sebeplerinin bulunmadığı, şirketin TTK'nun 335. maddesine göre verilen süre içinde «olağan genel kurul» toplantısını yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirketin «infisah» ettiğinin tespiti veya «şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6103 sayılı Kanun'un 20/1 maddesine göre TTK'nın yürürlüğe girmesini müteakip üç yıl içinde «limited şirketlerin» sermayelerini Kanun'da öngörülen miktara yükseltmeleri gerektiği, aksi halde sürenin sonunda «infisah» etmiş sayılacakları, anılı maddeye göre bu sürenin sonunun 14.02.2014 olduğu, davalı şirketin 500,00 TL olan sermayesini bu tarihe kadar 10.000,00 TL'ye yükseltmediğinden infisah etmiş olduğu, dava tarihi itibariyle infisah etmiş davalı şirket hakkında işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; ayrıca 19.06.2015 tarihli karar ile, davacı vekilinin «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına» yönelik olarak itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi dava tarihinde davalı şirket «infisah» etmiş olduğundan dava açılmasında «hukuki yarar» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · tedbirin kaldırılması · münfesihlik · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · dava şartı yokluğu · ihtiyati tedbir · içtihadı birleştirme kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6103 sayılı Kanun'un 20/1 maddesine göre TTK'nın yürürlüğe girmesini müteakip üç yıl içinde «limited şirketlerin» sermayelerini Kanun'da öngörülen miktara yükseltmeleri gerektiği, aksi halde sürenin sonunda «infisah» etmiş sayılacakları, anılı maddeye göre bu sürenin sonunun 14.02.2014 olduğu, davalı şirketin 500,00 TL olan sermayesini bu tarihe kadar 10.000,00 TL'ye yükseltmediğinden infisah etmiş olduğu, dava tarihi itibariyle infisah etmiş davalı şirket hakkında işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; ayrıca 19.06.2015 tarihli karar ile, davacı vekilinin «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına» yönelik olarak itirazının reddine karar verilmiştir.
Kararı ve «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına» yönelik itiraz üzerine verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
21.02.2014 gün ve 2013/1 E. - 2014/1 K. sayılı «içtihadı birleştirme» kararına göre bu tür kararların temyizi mümkün olmadığından «ihtiyati tedbir» talep eden davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ortaklar «genel kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11989 E. , 2011/4512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/453 - 2008/758 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olduğunu; ancak, şirket yöneticilerinin ortaklarca konulan şirket sermayesini başka şirketlere aktararak şirketi işlemez hale getirdiklerinden şirketin amacına ulaşmasının imkansız hale geldiğini, TTK'nun 434/2. maddesi uyarınca bu durumdaki şirketin münfesih sayıldığını, şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığını ve şirketin ortakları ile kamu kurumlarına büyük miktarda borcu bulunduğundan devamının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davalı şirketin TTK'nun 434/2 ve 3. maddeleri gereğince infisah ettiğinin tespitine, mümkün olmadığı takdirde TTK'nun 435/1. maddesi gereğince şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin öz kaynaklarının toplam aktifi karşılama oranının şirketin feshini gerektirecek oranda olmadığı, şirketin esas sermayesinin 2/3 'ünü kaybetmediği, TTK'nun 434. maddesinde sayılan infisah sebeplerinin bulunmadığı, şirketin TTK'nun 335. maddesine göre verilen süre içinde olağan genel kurul toplantısını yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirketin infisah ettiğinin tespiti veya şirketin feshi istemine ilişkindir.
Sıfat (Husumet) kavramı, gerek doktrinde gerekse uygulamada dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Davanın taraflarına göre de, aktif husumet (davacı sıfatı) ve pasif husumet (davalı sıfatı) şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır. Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Davacı vekili, aynı mahkemeye açtığı 2006/463 Esas sayılı davada, müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığını belirterek şirkete verdiği paranın iadesini istemiş, davalı vekilince, müvekkiline karşı davacı tarafından ortak olmadığı savına dayalı dava açıldığı yargılama sırasında savunulmuştur.
Eldeki dava şirket ortağı sıfatıyla açılmış olup, bu sıfatın varlığı ve yargılama sonuna kadar devam etmesi aktif dava ehliyetine ilişkin olduğundan, diğer davanın sonucu beklenerek, davacının ortak olduğu anlaşıldığı takdirde aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi, ortak olmadığının anlaşılması halinde bu davanın aktif dava ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, diğer davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021138800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz