Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5593 E. 2015/13028 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ iş bölümü↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ ihtarname↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....infisahi şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç bölüm teslim ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada ıslah da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2389 E. 2016/8405 K.
Ortak:infisah
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....«infisahi» şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç «bölüm» «teslim» ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada «ıslah» da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin «ihtarname» ile davalının «temerrüde» düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» sebepleri farklı gösterildiği gibi «ihtar» usulünce tebliğ edilmediğinden «şirketin tasfiyesinin» gerçekleştirilemediği, hak sahibi şirket ortakları olan davacıların TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatleri» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» «sebebi» farklı gösterildiği gibi, şirketin infisahı için gösterilen sebeplerin TTK geçici 7. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi gerekirken, şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · re'sen terkin · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · ihtar · ek tasfiye
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» sebepleri farklı gösterildiği gibi «ihtar» usulünce tebliğ edilmediğinden «şirketin tasfiyesinin» gerçekleştirilemediği, hak sahibi şirket ortakları olan davacıların TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatleri» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarına Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «ihyası» talep edilen şirketin 03.Aralık.2003 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, kurucu ortaklarının davacılar olduğu, 23.Aralık.2013 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin tescil ve «ilan» edildiği, ...
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde hangi hallerde şirketlerin sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.Davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2688 E. 2012/10187 K.
Ortak:infisah
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....«infisahi» şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç «bölüm» «teslim» ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada «ıslah» da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin «ihtarname» ile davalının «temerrüde» düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «limitet şirketin» «infisahına» ilişkin davalarda «husumetin» şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup davalı ... hakkında açılan davada adı geçen davalı hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerekmekteyse de, bu du …
… elerini haricen devraldığı iddia edilen ... arasındaki sorunlar nedeniyle şirket ortaklığının devamının çekilmez bir hale geldiğini ileri sürerek adı geçen şirketin «infisahına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda davaya konu şirketin iki ortağının bulunduğu ve «şirketin feshine» ilişkin taleplerin şirket «tüzel kişiliği» ile birlikte şirket ortaklarına karşı da yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, «limitet şirketin» «fesih» ve «infisahına» ilişkin taleplerin bizatihi şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek açılması yeterli olup, somut olayda davacı tarafça infisahı talep edilen şirket, davalı olarak gösterilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · şirketin feshi · şirket müdürü · davadan feragat · rücu · fesih · tüzel kişilik · feragat
Benzer bu karardaŞti.’nde % 90 oranında hissesinin bulunduğu ve «şirket müdürü» olduğu, bu şirketin diğer ortağının ... olduğu, yargılama sırasında bu şahsa «tebligat» yapılamaması, adresinin belirlenememesi sebebiyle davacı vekilinin bu davalı yönünden davasından «feragat» ettiğini beyan ettiği, feragattan «rücu» edilmesinin mümkün olmadığı, şirketlerin «fesih» ve tasfiyesi istemli davaların kural olarak şirkete ve şirketin ortaklarına karşı açılabileceği, feshi istenen Yeğenler Nakliyat Ltd.
Şti.’nin iki ortaklı bir şirket olup diğer ortak hakkındaki «davadan feragat» edilmiş olması sebebiyle davanın usul açısından dinleme imkanının kalmadığı, bu sebeple bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının diğer şirket olan Öznamlı Nakliyat Ltd.
Şti.’nin de «fesih» ve tasfiyesini istediği, bu şirketin iki ortağı olup davalı ...’nın %90 oranında hisseye sahip olduğu ve «şirket müdürü» olduğu, davacının iddia ettiği muhik sebeplerin varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davalı ...
2– Dava, «limitet şirketin feshi» istemine ilişkindir.
-
Ihtiyati tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10799 E. 2016/9672 K.
Ortak:infisah
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....«infisahi» şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç «bölüm» «teslim» ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada «ıslah» da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin «ihtarname» ile davalının «temerrüde» düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6103 sayılı Kanun'un 20/1 maddesine göre TTK'nın yürürlüğe girmesini müteakip üç yıl içinde «limited şirketlerin» sermayelerini Kanun'da öngörülen miktara yükseltmeleri gerektiği, aksi halde sürenin sonunda «infisah» etmiş sayılacakları, anılı maddeye göre bu sürenin sonunun 14.02.2014 olduğu, davalı şirketin 500,00 TL olan sermayesini bu tarihe kadar 10.000,00 TL'ye yükseltmediğinden infisah etmiş olduğu, dava tarihi itibariyle infisah etmiş davalı şirket hakkında işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; ayrıca 19.06.2015 tarihli karar ile, davacı vekilinin «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına» yönelik olarak itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi dava tarihinde davalı şirket «infisah» etmiş olduğundan dava açılmasında «hukuki yarar» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · tedbirin kaldırılması · münfesihlik · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · dava şartı yokluğu · ihtiyati tedbir · içtihadı birleştirme kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6103 sayılı Kanun'un 20/1 maddesine göre TTK'nın yürürlüğe girmesini müteakip üç yıl içinde «limited şirketlerin» sermayelerini Kanun'da öngörülen miktara yükseltmeleri gerektiği, aksi halde sürenin sonunda «infisah» etmiş sayılacakları, anılı maddeye göre bu sürenin sonunun 14.02.2014 olduğu, davalı şirketin 500,00 TL olan sermayesini bu tarihe kadar 10.000,00 TL'ye yükseltmediğinden infisah etmiş olduğu, dava tarihi itibariyle infisah etmiş davalı şirket hakkında işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; ayrıca 19.06.2015 tarihli karar ile, davacı vekilinin «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına» yönelik olarak itirazının reddine karar verilmiştir.
Kararı ve «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına» yönelik itiraz üzerine verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
21.02.2014 gün ve 2013/1 E. - 2014/1 K. sayılı «içtihadı birleştirme» kararına göre bu tür kararların temyizi mümkün olmadığından «ihtiyati tedbir» talep eden davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ortaklar «genel kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5593 E. , 2015/13028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/12/2014
NUMARASI 2013/42-2014/289
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/12/2014 tarih ve 2013/42-2014/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, özgün adı A..... (haberin var mı?) olan yarışma programının 30'ar dakikalık 60 bölüm halinde hazırlanarak davalı idareye teslim edileceğini, davalı tarafından teslim edilen bölümlerin yayınlanmadığını, teslim edilen ilk 5 bölümün bedelinin ödenmediğini, harcamalar yaptığını, kardan mahrum kaldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshinin tespitini, 10.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, bozma sonrasında sunduğu 21.10.2014 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 51.630,00 TL'ye yükselterek bu alacağın 27.4.2006 tarihli ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca üretilen eserin kurumun ilgili birimlerince yeterli görülmediğini, davacıya ihtar ile durumun bildirildiğini, yapımın durdurulduğunu, sözleşme hükümlerince davacının isteyebileceği bir zararın olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine “....infisahi şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin hükümsüz olacağı, infisahi şartın gerçekleştiği tarihe kadar sözleşmenin geçerli hüküm ve sonuçları doğuracağı nazara alınarak bozucu şartın gerçekleştiği ana kadar geçen sürede tarafların borç ve alacaklarının belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği” belirtilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidildiği, 27.10.2004 tarihinde davacının davalıya üç bölüm teslim ettiği bölüm başına 17.210,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davada ıslah da gözetilerek üç bölüme ilişkin toplam 51.630,00 TL'nin ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü 16.5.2006 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair talepler yönünden bozma bulunmaması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.643,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148463900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz