Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7526 E. 2014/14130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ tanık delili↗ garantörlük↗ yenileme↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ yetki↗ sigorta poliçesi↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı A. Şirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde haksız rekabet oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla son bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen brokerlik sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, yetkinin bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalıların baskısı ile dava dışı şirketin iş ilişkilerini sona erdirdiği belirtilmiş ise de buna dair mahkemece kanaat oluşmadığı, davalıların dava dışı A. grubunun davacı ile iş ilişkilerini sona erdirmede haksız rekabet teşkil edebilecek eylemlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf davasını iki noktaya dayandırmıştır. Bunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta brokerliği hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava dışı A. Firması yetkilisini “kredi kullanamama” tehdidi ile hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde etkileyerek davacı ile A. arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasına neden olunduğu iddiasıdır.
İkinci dayanak noktası ise davacının 4 yıllık birikim ve sonrasında 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile oluşturulan sigorta dosyasının davacıdan izin alınmadan haksız surette davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hiz. A.Ş. tarafından diğer davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’ne verilip söz konusu dosyanın
A Firmasına ait poliçelerin hazırlanmasında kullanılmasıdır. Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren brokerlik hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskleri incelenip 2004 yılından beri elde olan veriler de gözetilerek sigorta programı hazırlandığını” bildirdikten sonra, bu denli kapsamlı bir çalışma ürünü olan sigorta programının davacının hazırladığı dosya ve bu dosyadaki bilgiler kullanılmadan davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’nce 10-15 günlük bir sürede oluşturulamayacağıdır. Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 01.10.2012 havale tarihli dilekçesinde yukarıda sayılan dayanak noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıkladıktan sonra anılan hususlarda ek rapor ya da yeni heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilinin anılan iddiaları doğrultusunda dayandığı tanık delili dahil tüm delilleri değerlendirilerek davacı ile dava dışı A. arasındaki brokerlik hizmetinin davalıların hüsnüniyet kaidelerine aykırı eylemleri nedeniyle sonlandırılıp sonlandırılmadığı ve davacının kendisi tarafından oluşturulan sigorta dosyasının hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak davalılarca kullanılıp kullanılmadığı hususunun davalı E. Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hiz. A.Ş. tarafından davacı şirkete yapılan ödeme de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilerek, gerektiğinde ek rapor ya da yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3089 E. 2019/677 K.
Ortak:brokerlik · yenileme · sigorta poliçesi · haksız rekabet · Manevi tazminat
İncelediğiniz karardaBunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta «brokerliği» hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava d …
Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren «brokerlik» hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskle …
Şirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde «haksız rekabet» oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla «son» bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, «yetkinin» bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin an …
Benzer bu karardaŞirketler Grubuna verdiği sigorta «brokerliği» hizmeti çerçevesinde 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı ...
… ınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. .../.../2016 tarihli bilirkişi raporunda «haksız rekabet» oluşturmak suretiyle talep olunan zarara ilişkin somut bir tespitinin yapılamadığı, ....08.2008-....08.2009 tarihlerini kapsayan yeni sigorta dönemi için hazırlanmış olan sigorta programına yönelik taleple ilgili olarak Rekabet Kurulunun 20.05.2009 tarihli kararı ile davalı bankanın rekabeti bozucu bir eyleminin bulunmadığına oybirliği ile karar verildiği, davacının hazırladığı sigorta «yenileme» çalışmalarını içeren dosyasının sübjektif koşullar altında ne kadar sürede hazırlanabileceğinin Sigorta Reasürans Brokerliği Derneğine yazı yazılarak sorulması ve …
Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · yemin · ticari defter · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaŞirketinin «ticari defterleri incelenerek» davacıya yapılan 20.000 USD tutarındaki ödemenin nedeni ve bu ödemenin şirket kayıtlarında nasıl muhasebeleştirildiğinin incelenmesi, Rekabet Kurulca ...‘da yer alan «haksız rekabet» hükümlerine yönelik bir inceleme yapılmadığı dikkate alınarak dava dışı şirkete ait ....08.2008 - ....08.2009 tarihlerini kapsayan yeni sigorta dönemi için hazırlanmış somut poliçe örneklerinin getirtilerek ve gerekirse yerinde inceleme yapılarak davacı iş mahsülü olan sigorta programının davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, programın ne kadar sürede hazırlanabileceğinin Sigorta Reasürans Brokerliği Derneğinden sorulması ve bu hususta bir uzmanın da aralarında bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılanmadan, «eksik inceleme» ile düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve bozma ilamına uyulmasına da rağmen ilam gereği yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin «yemin» delililin reddine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaŞirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde «haksız rekabet» oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla «son» bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, «yetkinin» bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin an …
Bunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta «brokerliği» hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava d …
Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren «brokerlik» hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskle …
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16458 E. 2014/6960 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaŞirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde «haksız rekabet» oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla «son» bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, «yetkinin» bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin an …
Bunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta «brokerliği» hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava d …
Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren «brokerlik» hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskle …
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · bilirkişi incelemesi · ticari defter · cy/cy kaydı · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18605 E. 2015/808 K.
Ortak:brokerlik · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta «brokerliği» hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava d …
Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren «brokerlik» hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının «yenilenmesi» sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere «sigorta poliçelerinin» yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskle …
Şirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde «haksız rekabet» oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla «son» bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, «yetkinin» bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin an …
Benzer bu karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · sigorta tazminatı · rücu hakkı · kusur oranı · sigorta sözleşmesi · rücu · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından «bilirkişi incelemeleri» yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, taşınan emtia konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yükteki «hasar» tutarının belirlenmesi ve ...'nin 23. maddesinde hükme bağlanan «sınırlı sorumluluk» esas ve kuralları da gözetilerek bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7526 E. , 2014/14130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 39. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/10/2012
NUMARASI 2011/326-2012/240
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/326-2012/240 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Cu. B.C.ile davalılardan E.Sigorta A.Ş. vekili Av. B.. U.. ve diğer davalı Garanti Bankası A.Ş. vekili Av. G. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren brokerlik hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu süreçte sigortalı A ve sigortacı E Sigorta A.Ş. ile defalarca görüşüldüğünü ve programın tüm ayrıntılarının netleştirildiğini, A.’a ait sigorta programının ilk defa 2004 yılında müvekkilince oluşturduğunu, son 3 dönemdir olduğu üzere sigorta programlarının yenilenmesi için davalı E Sigorta A.Ş. ile görüşmelere başlayıp bedel tespitlerini yaparak, makine, demirbaş ve emtia envanterini çıkarıp, işletme risklerini inceleyerek 4 ay gibi bir çalışma sonucunda 2008-2009 yılı sigorta programını hazırladığını, tam bu dönemde Afirmasının müdürü tarafından aranılarak, “Garanti Bankası Merter Şubesi müdürü ve E Sigorta yetkililerince ziyaret edildiklerini, 2008 yılına ait sigorta programlarının Garanti Bankası Merter Şubesi Acenteliği tarafından yapılmasını, Polaris’in devreden çıkarılmasını aksi halde Garanti Bankası ile olan kredi ilişkilerinin bozulacağı tehdidinin ima edildiğini” belirterek müvekkili ile çalışamayacaklarının bildirildiğini, davalıların haksız rekabet niteliğinde olan eylemleri nedeniyle A Firması'nın müvekkili ile çalışmaktan vazgeçtiğini, müvekkilinin 4 yıllık çalışması sonucu oluşturduğu bilgi ve raporların davalı E Sigorta A.Ş.
tarafından müvekkilinden izin alınmadan diğer davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’ne aktarıldığını, bir banka şubesinin acente olarak bu denli kapsamlı bir sigorta programını hazırlayamayacağını, Garanti Bankası Merter Şubesi lehine sigorta acentesi olarak sadece bir partaj değişikliği yapılarak müvekkilince hazırlanan programın aynen uygulandığını, sigorta programı için A Firması tarafından sigortacı E. Sigorta A.Ş’ye ödenmesi gereken toplam primin 619.545 USD olduğunu, müvekkilince Sigorta Brokerleri Derneği’ne şikayette bulunulması üzerine davalı E. Sigorta A.Ş’nin e posta ile müvekkiline 20.000 USD ödeyeceğini bildirdiğini, bu meblağın müvekkilinin zararuret içinde olması nedeniyle kabul edildiğini ancak müvekkilinin toplam komisyon alacağının 123.000 USD olduğunun davalıya bildirildiğini, müvekkili brokerlik hizmetini tam olarak yerine getirdiğinden komisyon ücretinin tamamına hak kazandığını, davalıların haksız rekabet yaratan eylemleri nedeniyle zarara uğrayan müvekkilinin tazminat isteme hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, müvekkiline ait sigorta programının oluşturulmasına ilişkin bilgi ve belgelerin kullanılması başta olmak üzere haksız rekabetin menine, 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davacının yetkisinin A.Firmasınca kaldırıldığını, yetkinin kaldırılmasında davalıların haksız rekabet yaratan eylemleri bulunmadığını, davacının hazırladığını iddia ettiği sigorta programının hiçbir zaman davalı E. Sigorta AŞ’ye verilmediğini, A. firması ile sigorta sözleşmesi imzalanmadan davacının yetkisi kaldırıldığı için ve davacı ile A. arasındaki brokerlik ilişkisinin sona ermesinden sonra Atateksin portföyünün %35 inin A.Sigorta AŞ tarafından sigortalanması nedeniyle davacının ücret alacağının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı A. Şirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde haksız rekabet oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı, davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla son bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenen brokerlik sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisini sona erdirdiği, yetkinin bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı A. grubunun sigortacılık işlemlerini tek broker olarak gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalıların baskısı ile dava dışı şirketin iş ilişkilerini sona erdirdiği belirtilmiş ise de buna dair mahkemece kanaat oluşmadığı, davalıların dava dışı A.
grubunun davacı ile iş ilişkilerini sona erdirmede haksız rekabet teşkil edebilecek eylemlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf davasını iki noktaya dayandırmıştır. Bunlardan ilki, dava dışı A Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta brokerliği hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri A.Ş. ve A. firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava dışı A. Firması yetkilisini “kredi kullanamama” tehdidi ile hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde etkileyerek davacı ile A.
arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasına neden olunduğu iddiasıdır.
İkinci dayanak noktası ise davacının 4 yıllık birikim ve sonrasında 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile oluşturulan sigorta dosyasının davacıdan izin alınmadan haksız surette davalı E Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hiz. A.Ş. tarafından diğer davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’ne verilip söz konusu dosyanın
A Firmasına ait poliçelerin hazırlanmasında kullanılmasıdır. Davacı taraf buna dair iddiasını açıklarken “dava dışı Atateks Şirketler Grubuna 2004 yılından itibaren brokerlik hizmeti verdiğini, 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının oluşturulduğunu, bu programın ilk olarak 2004 yılında yapıldığını, 2008 yılında da daha önceki 3 dönem olduğu üzere sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı E A.Ş. ve A.firması ile görüşülerek, bedel tespitleri yapılıp, makine, demirbaş ve emtialara ilişkin envanter çıkarıldığını, işletme riskleri incelenip 2004 yılından beri elde olan veriler de gözetilerek sigorta programı hazırlandığını” bildirdikten sonra, bu denli kapsamlı bir çalışma ürünü olan sigorta programının davacının hazırladığı dosya ve bu dosyadaki bilgiler kullanılmadan davalı Garanti Bankası Merter Şubesi’nce 10-15 günlük bir sürede oluşturulamayacağıdır.
Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 01.10.2012 havale tarihli dilekçesinde yukarıda sayılan dayanak noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıkladıktan sonra anılan hususlarda ek rapor ya da yeni heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilinin anılan iddiaları doğrultusunda dayandığı tanık delili dahil tüm delilleri değerlendirilerek davacı ile dava dışı A. arasındaki brokerlik hizmetinin davalıların hüsnüniyet kaidelerine aykırı eylemleri nedeniyle sonlandırılıp sonlandırılmadığı ve davacının kendisi tarafından oluşturulan sigorta dosyasının hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak davalılarca kullanılıp kullanılmadığı hususunun davalı E.
Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hiz. A.Ş. tarafından davacı şirkete yapılan ödeme de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilerek, gerektiğinde ek rapor ya da yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102102400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz