Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13021 E. 2012/19753 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı uyarınca davacı veya vekilinin herhangi bir özür bildirmeden 20.09.2007 tarihli duruşmaya bizzat katılmadıkları gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri, dosyanın işlemden kaldırıldığı, yine davacı veya vekilinin geçerli bir mazereti olmaksızın 09.10.2008 tarihli duruşmaya bizzat katılmadığı gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gerekçesiyle HUMK.’nun 409 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 409. madde uyarınca bir kez takipsiz bırakıldıktan sonra yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 20.09.2007 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup, yenilenmiş olan davanın 09.10.2008 tarihli oturumunda mazeret bildiriminin kabul edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12559 E. 2012/18427 K.
Ortak:takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, mahkemece 20.09.2007 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olup, «yenilenmiş» olan davanın 09.10.2008 tarihli oturumunda «mazeret» bildiriminin kabul edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… osya kapsamı uyarınca davacı veya vekilinin herhangi bir özür bildirmeden 20.09.2007 tarihli duruşmaya bizzat katılmadıkları gibi kendilerini başka bir vekil ile de «temsil» ettirmedikleri, «dosyanın işlemden kaldırıldığı», yine davacı veya vekilinin geçerli bir «mazereti» olmaksızın 09.10.2008 tarihli duruşmaya bizzat katılmadığı gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gerekçesiyle HUMK.’nun 409 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 409. madde uyarınca bir kez «takipsiz» bırakıldıktan sonra «yenilenmiş» olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında davacı tarafın duruşmayı takip etmemesi nedeniyle 07/05/2009 ve 28/10/2010 tarihlerinde dosyanın iki kez «işlemden kaldırıldığı» ve iki kez «yenilendiği», «son» olarak 08/03/2011 tarihli oturumda davacı tarafın davayı üçüncü kez «takipsiz» bıraktığı ve davalı tarafça da dava takip edilmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5 ve 409/son maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «yenileme» sonrası duruşma gününü bildirir «tebligatın» Avukat ..... tarafından verilen «yenileme dilekçesinde» bildirilen adrese çıkarıldığı, ancak avukatlık bürosundan ayrılan Avukat .... adına gönderilen tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, buna rağmen mahkemece 08/03/2011 tarihli oturumda, iade olunan tebligatın yenileme dilekçesinde belirtilen adrese gönderilmiş olduğu belirtilmek suretiyle tebligat geçerli sayılarak, davacı vekilinin dosyayı «takipsiz» bıraktığı ve dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
Dava, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden davacının davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK'nun 409/5-9. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda, «yenileme» sonrası duruşma gününü bildirir «tebligatın» Avukat ..... tarafından verilen «yenileme dilekçesinde» bildirilen adrese çıkarıldığı, ancak avukatlık bürosundan ayrılan Avukat .... adına gönderilen tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, buna rağmen mahkemece 08/03/2011 tarihli oturumda, iade olunan tebligatın yenileme dilekçesinde belirtilen adrese gönderilmiş olduğu belirtilmek suretiyle tebligat geçerli sayılarak, davacı vekilinin dosyayı «takipsiz» bıraktığı ve dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında davacı tarafın duruşmayı takip etmemesi nedeniyle 07/05/2009 ve 28/10/2010 tarihlerinde dosyanın iki kez «işlemden kaldırıldığı» ve iki kez «yenilendiği», «son» olarak 08/03/2011 tarihli oturumda davacı tarafın davayı üçüncü kez «takipsiz» bıraktığı ve davalı tarafça da dava takip edilmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5 ve 409/son maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, mahkemece 20.09.2007 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olup, «yenilenmiş» olan davanın 09.10.2008 tarihli oturumunda «mazeret» bildiriminin kabul edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… osya kapsamı uyarınca davacı veya vekilinin herhangi bir özür bildirmeden 20.09.2007 tarihli duruşmaya bizzat katılmadıkları gibi kendilerini başka bir vekil ile de «temsil» ettirmedikleri, «dosyanın işlemden kaldırıldığı», yine davacı veya vekilinin geçerli bir «mazereti» olmaksızın 09.10.2008 tarihli duruşmaya bizzat katılmadığı gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gerekçesiyle HUMK.’nun 409 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 409. madde uyarınca bir kez «takipsiz» bırakıldıktan sonra «yenilenmiş» olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · internet bankacılığı
Benzer bu karardaDava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa madde metninde «davanın yenilendikten» sonra 1 defadan fazla «takipsiz» bırakılamayacağı hususu düzenlenmiş olup, somut olayda da dosyanın ilk yenilemeden sonra 1 defa takipsiz bırakılmış olmasına göre mahkemenin HMK 150/6 maddesini hatalı biçimde yorumlayarak dosyanın yenilendikten sonra 1 defa takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13021 E. , 2012/19753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kuyucak(Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2008 tarih ve 2007/113-2008/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısına kaza nedeniyle 12.02.2004 tarihinde 13.500.000.000 TL sigorta tazminatı ödediğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 1301. maddesine göre sigortalısının kanunİ halefi olduğunu ileri sürerek davalının kusur oranına göre 8.100.000.000 TL’nın 12.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dışı sigortalının kazada tam kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı uyarınca davacı veya vekilinin herhangi bir özür bildirmeden 20.09.2007 tarihli duruşmaya bizzat katılmadıkları gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri, dosyanın işlemden kaldırıldığı, yine davacı veya vekilinin geçerli bir mazereti olmaksızın 09.10.2008 tarihli duruşmaya bizzat katılmadığı gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gerekçesiyle HUMK.’nun 409 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 409. madde uyarınca bir kez takipsiz bırakıldıktan sonra yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 20.09.2007 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup, yenilenmiş olan davanın 09.10.2008 tarihli oturumunda mazeret bildiriminin kabul edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066092700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz