Taşıyıcı sorumluluk sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10719 E. 2014/1545 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ muafiyet tenzili↗ emtia nakliyat sigortası↗ taşıma senedi↗ nakliyat sigortası↗ ihtirazi kayıt↗ kusur sorumluluğu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ sorumluluk sigortası↗ ispat külfeti↗ muafiyet↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 781'inci maddesi çerçevesinde taşıyıcının kusura dayalı sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluğun ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğu olup taşımaya konu malın yüklenmesi sırasında hatalı yüklendiğine dair taşıma senedine ihtirazi kayıt konulmadığı, meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumlu olmadığı yönünde davalı tarafça başkaca delilin dosyaya sunulmadığı, sorumluluğu kaldıran delil olarak sunulan ve malın boşaltılması sırasında düzenlenen tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince %1 oranında muafiyet tenzili ile tazminat ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.177 TL’nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 5.125,29 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan 08/04/2011 tahinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dışı sigortalı ile müvekkili arasında emtia nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalıya ait hammaddenin davalı taşıyıcı tarafından Mersin’den Ankara’ya karayolu ile taşımasının yapıldığını ancak malın teslimi sırasında hasarlı olduğunun anlaşıldığını, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin ise davalı taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarda değinilen gerekçeyle davanın kabulü yönünde karar verilmiştir. Ancak her ne kadar mahkemece dosya içerisine mevcut tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı kabul edilmişse de tutanakta davaya konu hasarın yükleme sırasında meydana geldiğinin bildirildiği belirlenmiş olup, söz konusu tutanak, alıcının deposunda, alıcının çalışanları ile taşıyanın sürücüsü tarafından tutulmuştur. Nitekim dosya içeriğinden gönderen ile alıcının aynı firma olduğu anlaşılmakta olup, artık malın taşıma sırasında, davalının sorumluluğunda iken hasar gördüğü şeklinde bir kabul mümkün değildir. Artık, taşıyıcı tarafından malın hasarlı şekilde kendisine teslim edildiği şeklinde herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmasa dahi mevcut tutanak, hasarın yükleme sırasında meydana geldiğinin kabulü için yeterlidir. Bu durumda mahkemece, davaya konu hasarın yükleme sırasına oluştuğunun kabulü ile yüklemenin kime ait olduğu üzerinde durularak, yüklemenin gönderene ait olması halinde dahi taşıyanın nezaret sorumluluğunun bulunduğu da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin kabulü ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8920 E. 2010/81 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, dava dışı sigortalı ile müvekkili arasında «emtia nakliyat sigorta poliçesi» düzenlendiğini, sigortalıya ait hammaddenin davalı «taşıyıcı» tarafından Mersin’den Ankara’ya karayolu ile taşımasının yapıldığını ancak malın «teslimi» sırasında hasarlı olduğunun anlaşıldığını, oluşan «hasar» bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin ise davalı «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» olduğunu ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarda değinilen gerekçeyle davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Artık, «taşıyıcı» tarafından malın hasarlı şekilde kendisine «teslim» edildiği şeklinde herhangi bir «ihtirazı kayıt» bulunmasa dahi mevcut tutanak, «hasarın» yükleme sırasında meydana geldiğinin kabulü için yeterlidir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 781'inci maddesi çerçevesinde «taşıyıcının» «kusura» dayalı sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluğun «ispat külfeti» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup taşımaya konu malın yüklenmesi sırasında hatalı yüklendiğine dair «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» konulmadığı, meydana gelen zarardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığı yönünde davalı tarafça başkaca delilin dosyaya sunulmadığı, sorumluluğu kaldıran delil olarak sunulan ve malın boşaltılması sırasında düzenlenen tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince %1 oranında «muafiyet tenzili» ile tazminat ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.177 TL’nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 5.125,29 TL ile sınırlı olmak üzere daval …
Benzer bu kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · ambalaj yetersizliği · rücuen tazmin · sorumluluktan kurtulma · istifa · riziko · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8016 E. 2012/18310 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 781'inci maddesi çerçevesinde «taşıyıcının» «kusura» dayalı sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluğun «ispat külfeti» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup taşımaya konu malın yüklenmesi sırasında hatalı yüklendiğine dair «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» konulmadığı, meydana gelen zarardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığı yönünde davalı tarafça başkaca delilin dosyaya sunulmadığı, sorumluluğu kaldıran delil olarak sunulan ve malın boşaltılması sırasında düzenlenen tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince %1 oranında «muafiyet tenzili» ile tazminat ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.177 TL’nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 5.125,29 TL ile sınırlı olmak üzere daval …
Benzer bu kararda… amına göre, hatalı yükleme ve aracın dikkatsiz kullanılması sonucu davacı şirkete ait yarı römorkta ortaya çıkan maddi hasarlardan ötürü davalı şirkete yüklenebilir «kusur» ve ihmalin bulunmadığı, kusurun tümü ile yüklemeyi hatalı yapan, yükü yöntemine uygun bağlamayan ve aracı yol ve yük koşullarına uygun kullanmayan davacı şirket ad …
Bu durumda, tarafların ortaya çıkan zarardaki sorumluluklarının tayini için «kusur oranlarının» tespiti gerekirken, tüm zarardan davacı sorumlu tutularak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı
Benzer bu karardaBu durumda, tarafların ortaya çıkan zarardaki sorumluluklarının tayini için «kusur oranlarının» tespiti gerekirken, tüm zarardan davacı sorumlu tutularak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7342 E. 2016/6795 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, dava dışı sigortalı ile müvekkili arasında «emtia nakliyat sigorta poliçesi» düzenlendiğini, sigortalıya ait hammaddenin davalı «taşıyıcı» tarafından Mersin’den Ankara’ya karayolu ile taşımasının yapıldığını ancak malın «teslimi» sırasında hasarlı olduğunun anlaşıldığını, oluşan «hasar» bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin ise davalı «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» olduğunu ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarda değinilen gerekçeyle davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 781'inci maddesi çerçevesinde «taşıyıcının» «kusura» dayalı sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluğun «ispat külfeti» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup taşımaya konu malın yüklenmesi sırasında hatalı yüklendiğine dair «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» konulmadığı, meydana gelen zarardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığı yönünde davalı tarafça başkaca delilin dosyaya sunulmadığı, sorumluluğu kaldıran delil olarak sunulan ve malın boşaltılması sırasında düzenlenen tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince %1 oranında «muafiyet tenzili» ile tazminat ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.177 TL’nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 5.125,29 TL ile sınırlı olmak üzere daval …
Artık, «taşıyıcı» tarafından malın hasarlı şekilde kendisine «teslim» edildiği şeklinde herhangi bir «ihtirazı kayıt» bulunmasa dahi mevcut tutanak, «hasarın» yükleme sırasında meydana geldiğinin kabulü için yeterlidir.
Benzer bu karardaKonvansiyonunun 17 md uyarınca davalı taşımacının sorumluluğunun yükün «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süre zarfından emtiada oluşacak kayıp ve «hasar» olarak sınırlandırılmış olup, bu sebeplerle «taşıyıcının» yükleme ve boşaltma sırasında da gerekli özeni gösterme zorunluluğu bulunduğu, taşıma sırasında taşınan emtiadan 8 adet çubuk ve 16 adet somunun zarar gördüğü, davacı tarafça bu hasar gören emtianın hasar onarım bedeli olarak dava konusu 6.480.00 TL'nin davacı ... «şirketince zarar» gören emtia sahibi şirkete ödendiği, bu sebeplerle ödenen bu miktar yönünden taşıma işini gerçekleştiren ve zarardan sorumlu olan davalı şirketten talep hakkının bulunduğu, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin emsal içtihatları gereğince ödeme tarihinden itibaren «ticari avans faizinin» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca, «taşıyıcının sorumluluğu» yükün kendisine «teslimiyle» başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsar.
… enle, öncelikle dava konusu taşınan emtianın yüklemesinin kim tarafından üstlenildiği tespit edildikten sonra, yükleme davalı tarafından yapılmamış olsa dahi davalı «taşıyıcının» «nezaret görevi» göz önüne alınarak meydana gelen hasardaki «kusuru» belirlenip, sorumlu olduğu miktarın saptanması gerekirken, yüklemenin davalının sorumluluğunda olduğunun kabulü ile tüm «hasar» miktarından sorumlu tutulması isabetli görülmediğinden, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · rücuen tazmin · ticari avans faizi · sınırlı sorumluluk · şirket zararı · avans faizi
Benzer bu karardaKonvansiyonunun 17 md uyarınca davalı taşımacının sorumluluğunun yükün «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süre zarfından emtiada oluşacak kayıp ve «hasar» olarak sınırlandırılmış olup, bu sebeplerle «taşıyıcının» yükleme ve boşaltma sırasında da gerekli özeni gösterme zorunluluğu bulunduğu, taşıma sırasında taşınan emtiadan 8 adet çubuk ve 16 adet somunun zarar gördüğü, davacı tarafça bu hasar gören emtianın hasar onarım bedeli olarak dava konusu 6.480.00 TL'nin davacı ... «şirketince zarar» gören emtia sahibi şirkete ödendiği, bu sebeplerle ödenen bu miktar yönünden taşıma işini gerçekleştiren ve zarardan sorumlu olan davalı şirketten talep hakkının bulunduğu, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin emsal içtihatları gereğince ödeme tarihinden itibaren «ticari avans faizinin» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, uluslararası kara taşıması ile taşınan emtianın eksik «teslim» edilmesi nedeniyle teslim edilmeyen mal bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı «taşıyıcının» ancak yüklemeye «nezaret görevi» gereğince sorumluluğu bulunmaktadır.
… enle, öncelikle dava konusu taşınan emtianın yüklemesinin kim tarafından üstlenildiği tespit edildikten sonra, yükleme davalı tarafından yapılmamış olsa dahi davalı «taşıyıcının» «nezaret görevi» göz önüne alınarak meydana gelen hasardaki «kusuru» belirlenip, sorumlu olduğu miktarın saptanması gerekirken, yüklemenin davalının sorumluluğunda olduğunun kabulü ile tüm «hasar» miktarından sorumlu tutulması isabetli görülmediğinden, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5165 E. 2012/11090 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · tanık beyanı · muvafakat · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamı, takip dosyası, «fatura» ve «tanık beyanlarına» göre davalı şirketin takibe yaptığı itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.260 TL alacak yönünden davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin aynı miktar üzerinden devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tanıklarının yükleme ücretine ilişkin beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davaya cevap vermeyen davalı inkar savunmasında bulunmuş olup, davalının «açık muvafakati» alınmadan dinlenen tanıkların beyanları hükme esas alınamaz.
İcra takibi faturaya dayalı olarak yapılmış ise de, faturanın davalıya tebliğ olunduğuna ve «fatura» içeriğine davalı tarafça itiraz olunmadığına dair bir kanıt ve iddia ileri sürülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10719 E. , 2014/1545 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/01/2013
NUMARASI 2012/68-2013/46
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2012/68-2013/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı ile müvekkili arasında emtia nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalıya ait hammaddenin davalı taşıyıcı tarafından Mersin’den Ankara’ya taşımasının yapıldığını ancak malın teslimi sırasında hasarlı olduğunun anlaşıldığını, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin ise davalı taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürerek, 5.177 TL’nin ödeme tarihi olan 08/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini, ekspertiz raporuna göre yükün araçlara yüklenmesi sırasında forklift bıçaklarının darbesi sonucunda hasar oluştuğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 781'inci maddesi çerçevesinde taşıyıcının kusura dayalı sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluğun ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğu olup taşımaya konu malın yüklenmesi sırasında hatalı yüklendiğine dair taşıma senedine ihtirazi kayıt konulmadığı, meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumlu olmadığı yönünde davalı tarafça başkaca delilin dosyaya sunulmadığı, sorumluluğu kaldıran delil olarak sunulan ve malın boşaltılması sırasında düzenlenen tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince %1 oranında muafiyet tenzili ile tazminat ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.177 TL’nin davalı Sigorta Şirketi yönünden 5.125,29 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan 08/04/2011 tahinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dışı sigortalı ile müvekkili arasında emtia nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalıya ait hammaddenin davalı taşıyıcı tarafından Mersin’den Ankara’ya karayolu ile taşımasının yapıldığını ancak malın teslimi sırasında hasarlı olduğunun anlaşıldığını, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin ise davalı taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarda değinilen gerekçeyle davanın kabulü yönünde karar verilmiştir. Ancak her ne kadar mahkemece dosya içerisine mevcut tutanağın davalının sorumluluğunu kaldıracak mahiyette olmadığı kabul edilmişse de tutanakta davaya konu hasarın yükleme sırasında meydana geldiğinin bildirildiği belirlenmiş olup, söz konusu tutanak, alıcının deposunda, alıcının çalışanları ile taşıyanın sürücüsü tarafından tutulmuştur.
Nitekim dosya içeriğinden gönderen ile alıcının aynı firma olduğu anlaşılmakta olup, artık malın taşıma sırasında, davalının sorumluluğunda iken hasar gördüğü şeklinde bir kabul mümkün değildir. Artık, taşıyıcı tarafından malın hasarlı şekilde kendisine teslim edildiği şeklinde herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmasa dahi mevcut tutanak, hasarın yükleme sırasında meydana geldiğinin kabulü için yeterlidir. Bu durumda mahkemece, davaya konu hasarın yükleme sırasına oluştuğunun kabulü ile yüklemenin kime ait olduğu üzerinde durularak, yüklemenin gönderene ait olması halinde dahi taşıyanın nezaret sorumluluğunun bulunduğu da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin kabulü ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102095500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz