6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8016 E. 2012/18310 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı kusur

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen 25.05.2009 ve 01.10.2009 tarihli bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, hatalı yükleme ve aracın dikkatsiz kullanılması sonucu davacı şirkete ait yarı römorkta ortaya çıkan maddi hasarlardan ötürü davalı şirkete yüklenebilir kusur ve ihmalin bulunmadığı, kusurun tümü ile yüklemeyi hatalı yapan, yükü yöntemine uygun bağlamayan ve aracı yol ve yük koşullarına uygun kullanmayan davacı şirket adına hareket eden sürücüde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirketin hatalı yükleme yapması nedeniyle davacıya ait dorsenin devrilerek hasarlanması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, hatalı yükleme ve aracın dikkatsizce kullanılması sonucu ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında dahi hatalı yüklemenin varlığı tespit edilmiş, buna rağmen hatalı yüklemeden doğan sorumluluğun tamamı davacı şirketin sürücüsüne yüklenmiştir. Somut olayda, emtia yüklü aracı yol ve yük koşullarına uygun olarak kullanmayan, sürüş güvenliğini etkileyecek şekilde hatalı olarak yapılan yüklemeyi engellemeyen, hatalı yüklemeye karşı çıkmayan davacı şirket sürücüsü bu şekilde gerek araç kullanımındaki dikkatsizliği gerekse yüklemeye nezaret etme yükümünü gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu ise de bu durum araç ve yük güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde yükleme yapması gerekirken bu yükümlülüğe aykırı davranan davalı şirketi sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda, tarafların ortaya çıkan zarardaki sorumluluklarının tayini için kusur oranlarının tespiti gerekirken, tüm zarardan davacı sorumlu tutularak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8244 E. 2014/15430 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5165 E. 2012/11090 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6659 E. 2018/1013 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8016 E.  ,  2012/18310 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2009 tarih ve 2007/181-2009/563 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı JTI Tütün Ürünleri A.Ş’nin davalı şirketin Kemalpaşa-İzmir adresindeki deposunda bulunan mallarının taşınması işini üstlendiğini, 09.10.2006 tarihinde davalı şirketin hatalı yükleme yapması nedeniyle müvekkiline ait dorsenin davalının deposundan ayrıldıktan sonra 70 metre mesafe katetmeden devrilerek hasarlandığını, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan tespitte davalı şirketin % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının sebebiyet verdiği zararlandırıcı olay nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar tutarı olan 9.440,00 TL ile tespit masrafı olan 252,54 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen 25.05.2009 ve 01.10.2009 tarihli bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, hatalı yükleme ve aracın dikkatsiz kullanılması sonucu davacı şirkete ait yarı römorkta ortaya çıkan maddi hasarlardan ötürü davalı şirkete yüklenebilir kusur ve ihmalin bulunmadığı, kusurun tümü ile yüklemeyi hatalı yapan, yükü yöntemine uygun bağlamayan ve aracı yol ve yük koşullarına uygun kullanmayan davacı şirket adına hareket eden sürücüde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirketin hatalı yükleme yapması nedeniyle davacıya ait dorsenin devrilerek hasarlanması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, hatalı yükleme ve aracın dikkatsizce kullanılması sonucu ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında dahi hatalı yüklemenin varlığı tespit edilmiş, buna rağmen hatalı yüklemeden doğan sorumluluğun tamamı davacı şirketin sürücüsüne yüklenmiştir. Somut olayda, emtia yüklü aracı yol ve yük koşullarına uygun olarak kullanmayan, sürüş güvenliğini etkileyecek şekilde hatalı olarak yapılan yüklemeyi engellemeyen, hatalı yüklemeye karşı çıkmayan davacı şirket sürücüsü bu şekilde gerek araç kullanımındaki dikkatsizliği gerekse yüklemeye nezaret etme yükümünü gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu ise de bu durum araç ve yük güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde yükleme yapması gerekirken bu yükümlülüğe aykırı davranan davalı şirketi sorumluluktan kurtarmaz.

Bu durumda, tarafların ortaya çıkan zarardaki sorumluluklarının tayini için kusur oranlarının tespiti gerekirken, tüm zarardan davacı sorumlu tutularak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064593500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.