Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9237 E. 2012/16634 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu Saruhanlı Akbank Şubesindeki 51092 nolu hesabın ... ve ... adına müşterek hesap olduğu, söz konusu müşterek hesapta bulunan paranın 16/05/2005 tarihinde müşterek hesap sahiplerinden biri olan ... tarafından çekilmiş olduğu, davalıda herhangi bir ödenmesi gerekir bir para kalmadığı, söz konusu paranın tamamını çeken ...'a karşı şartlar oluşması halinde veraset ilamındaki oranla sınırlı olmak üzere davacıların dava açma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine, davalı her ne kadar kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davanın açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, murisin banka mevduat hesabında usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak davasıdır. Davalı vekili, davaya konu hesabın, parayı çeken ... ile murisin müşterek hesabı olduğunu, müşterek hesap sahibinden birine yapılan ödemede bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Dosyaya gelen belgelerden hesabın muris ... ile ...' nın müşterek hesabı olduğu anlaşılmaktadır. Müşterek mevduat hesapları, teselsüllü müşterek hesap veya teselsülsüz müşterek hesaplardır. Bölünebilir ( teselsülsüz ) ortak hesapta iki veya daha fazla kişi bankada ortak hesap açtırırlar, hesap sahiplerinin bu hesapta ne şekilde tasarrufta bulunacaklarını banka ile yaptıkları sözleşmede bildirmemişlerse her hesap sahibinin eşit oranda hesapta tasarruf edebilecekleri kabul edilir. Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa bu durumda bölünebilir hesap söz konusu olup, hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabülü gerekir. Somut olayda, dosyaya gelen belgelerden hesap sahiplerinin münferiden hesabı kullanma konusunda bankaya talimatları olmadığı anlaşılmakla, buna rağmen dava konusu hesaptaki paranın tamamını müşterek hesap sahibi ...' a ödeyen bankanın sorumluluğunun düşünülmemesi ve yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış davacılar vekilinin temyiz itirazının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11005 E. 2015/8461 K.
Ortak:cy/cy kaydı · temsil · dava şartı
İncelediğiniz kararda… paranın tamamını çeken ...'a karşı şartlar oluşması halinde veraset ilamındaki oranla sınırlı olmak üzere davacıların dava açma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine, davalı her ne kadar kendisini vekil ile «temsil» ettirmiş ise de davanın açılmasına kendi «kusuru» ile sebebiyet verdiğinden «vekalet ücreti» taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Müşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa bu durumda bölünebilir hesap söz konusu olup, hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabülü gerekir.
Benzer bu karardaMüşterek hesap, bir tasarruf «kaydını» içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf «yetkisini» birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr.
İhbar «dilekçesinin tebliğine» rağmen, davaya müdahale etmediği gibi «ihbar» eden tarafın «temsilcisi» olarak da davaya katılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · dava dilekçesinin tebliği · bloke · ihbar olunan · sözleşmeye aykırılık · mirasçılık · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu kararda… nmemesi için tedbir kararı verildiği halde müvekkilinin eşinin hesaptaki paranın büyük bir kısmını çektiğini ve davalı bankanın aradaki sözleşmeye aykırı davranarak «bloke» konulmuş hesaptaki parayı ödemesi nedeniyle kusurlu olduğunu iddia ederek çekilen paranın müvekkiline ödenmesini talep etmiş, mahkemece, davaya konu olan müşterek hesabın davacı tarafından açıldığı ve hesaptaki paranın davacı tarafından yatırıldığı, davalı Banka tarafından tedbir kararına rağmen hesaptaki paranın 4/5’inin dava dışı «ihbar olunana» ödenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» temyiz etmiştir.
Oysa, davacı vekilince müşterek hesaptaki paranın müvekkili tarafından yatırıldığı ve tedbir kararına rağmen davalı Banka tarafından müşterek hesap sahiplerinden «ihbar olunana» ödenen paranın müvekkiline verilmesi talep edilmiş olup, hesaba yatan paranın kim tarafından yatırıldığının yani hesabın evveliyatının ne olduğunun davalı Banka açısından bir önemi yoktur.
A.., talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7080 E. 2014/14063 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · limited şirket · kâr payı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların 10.06.2008 tarihine kadar «limited şirket ortağı» oldukları, bu ortaklık dışında taraflar arasında müşterek hesap kullanmalarını gerektirecek bir ticari ya da hukuki ilişkinin tespit edilemediği, davacının söz kon …
Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme «yetkisine» sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148'nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar.
Biri, hesaptan para çekerken, «payı» oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK'nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut uyuşmazıkta, davaya konu hesabın teselsüllü müşterek hesap olduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında şirket ortaklığı dışında müşterek hesap sahibi olunmasını gerektirecek ticari ya da hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle, hesabın «limited şirket» hesabı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aksi ispat olunmadığından tarafların hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarının kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14175 E. 2013/23542 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… nan faiz oranları da eklenerek belirlenecek miktarın ana para olarak kabulü ile bu şekilde belirlenecek ana para miktarı üzerinden davalı bankanın başvuru tarihinde «temerrüde» düştüğü nazara alınarak, bu miktara «temerrüt tarihi» olarak kabul edilmesi gereken başvuru tarihinden sonra «avans faizi» oranları uygulanmasına karar verilmek suretiyle davacının, davaya konu mevduat hesaplarından doğan alacağının belirlenmesi gerekirken, sadece uygulanacak faiz oran …
… a bütün miktarın dava dışı ... tarafından çekildiği, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 218744 sayılı hesapla ilgili 67.993,02 TL «asıl alacak», 55.981,11 TL «işlemiş faiz» olarak toplam 123.974,13 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren aylık mevduat faizi işletilmesine, 407448 sayılı hesapla ilgili olarak 3 …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10370 E. 2013/4938 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi
Benzer bu kararda… a bütün miktarın dava dışı ... tarafından çekildiği, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 218744 sayılı hesapla ilgili 67.993,02 TL «asıl alacak», 55.981,11 TL «işlemiş faiz» olarak toplam 123.974,...
… , mevduat sahibinin, bankaya mevduatının tahsili için başvurduğu tarihe kadar, ilgili mevduata banka tarafından uygulanan faiz oranında, başvuru tarihinden sonra da «avans faiz» oranında olmalıdır.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı bankaya dava tarihinden önce başvurup başvurmadığı, başvurduysa bu tarih belirlenip, bu tarihe kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra da «avans faiz» oranı uygulanması suretiyle alacağın belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9237 E. , 2012/16634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Saruhanlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2010 tarih ve 2010/268-2010/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın 13/05/2005 tarihinde vefat etmiş olduğunu, bir başka dava nedeniyle murisin ölüm tarihinde davalının Saruhanlı Şubesi'nden 547-0051092 nolu hesabının olduğu ve bu hesapta 10.000,4 TL parası olduğunu öğrendiklerini, bu hesabın miras hükümlerine göre tasviyesi yerine murisin ölümünden sonra usulsüz olarak kapatıldığını, müvekkillerinin veraset ilamlarına göre almaları gereken 5000,2 TL kısmın ödenmesi için davalı Saruhanlı Şubesi'ne şifai başvurular sonuç alınmayınca Saruhanlı Noterliği'nin 21/08/2009 tarih 3966 yevmiyeli ihtar ile müracatlarına rağmen kendilerine herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek 16/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 500,2 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını ve yanlış hasma yöneltildiğini, muris ...'ın bankalarındaki hesabın ... ile birlikte müşterek hesap olduğunu, müşterek hesap olması sebebi ile ... tarafından hesapta bulunan paranın 16/05/2005 tarihinde çekildiğini bu nedenle hesapta herhangi bir paranın bulunmadığını, davacının bir hak ve alacağı varsa bunu müşterek hesap ortağı olan ...'dan talep etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu Saruhanlı Akbank Şubesindeki 51092 nolu hesabın ... ve ... adına müşterek hesap olduğu, söz konusu müşterek hesapta bulunan paranın 16/05/2005 tarihinde müşterek hesap sahiplerinden biri olan ... tarafından çekilmiş olduğu, davalıda herhangi bir ödenmesi gerekir bir para kalmadığı, söz konusu paranın tamamını çeken ...'a karşı şartlar oluşması halinde veraset ilamındaki oranla sınırlı olmak üzere davacıların dava açma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine, davalı her ne kadar kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davanın açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, murisin banka mevduat hesabında usulsüz para çekildiği iddiasına dayalı alacak davasıdır. Davalı vekili, davaya konu hesabın, parayı çeken ... ile murisin müşterek hesabı olduğunu, müşterek hesap sahibinden birine yapılan ödemede bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Dosyaya gelen belgelerden hesabın muris ... ile ...' nın müşterek hesabı olduğu anlaşılmaktadır. Müşterek mevduat hesapları, teselsüllü müşterek hesap veya teselsülsüz müşterek hesaplardır. Bölünebilir ( teselsülsüz ) ortak hesapta iki veya daha fazla kişi bankada ortak hesap açtırırlar, hesap sahiplerinin bu hesapta ne şekilde tasarrufta bulunacaklarını banka ile yaptıkları sözleşmede bildirmemişlerse her hesap sahibinin eşit oranda hesapta tasarruf edebilecekleri kabul edilir.
Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa bu durumda bölünebilir hesap söz konusu olup, hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabülü gerekir. Somut olayda, dosyaya gelen belgelerden hesap sahiplerinin münferiden hesabı kullanma konusunda bankaya talimatları olmadığı anlaşılmakla, buna rağmen dava konusu hesaptaki paranın tamamını müşterek hesap sahibi ...' a ödeyen bankanın sorumluluğunun düşünülmemesi ve yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış davacılar vekilinin temyiz itirazının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temiz itirazlarının kabülü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063645000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz