Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9253 E. 2014/17796 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tutanağı↗ takipsizlik kararı↗ taşıma sözleşmesi↗ iş bölümü↗ muvafakat↗ taşıyıcı↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının makasları güvenlik görevlisine teslim ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, makasların davalı şirket uhdesine geçip geçmediğinin tam olarak bilinemediği, davalının var ise oluşacak zarardan sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı tarafça sunulan takipsizlik kararına istinaden davacının makasları güvenlik görevlisine teslim ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, davalının zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın redddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine esas aldığı takipsizlik kararı davalı tarafın delil listesinde bulunmayan davacı tarafca da açıkca muvafakat edilmeyen sonradan sunulan bir delil olması nedeniyle itibar edilemeyeceği gibi, esasen makasların havaalanı girişinde güvenlik görevlisince teslim alınması da davacı iddiasıyla çelişmemektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde 2 adet kuaför makasının havaalanı yetkilileri ile birlikte güvenlik poşeti yapılıp bagaj etiketi verilerek uçağın kargo bölümü olan ambar kısmına alındığını, daha sonra da kayıp bagaj raporu tutulduğunu beyan etmesi ve en önemlisi her iki tarafca da delil olarak davalı şirket antetli silah teslim tutanağına dayanılması karşısında, dava konusu makasların davalı taşıyıcıya teslim edildiği ve davalının bu eşyayı davacıya teslim etmekle yükümlü olduğu açıktır. Bu durumda, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15262 E. 2016/4643 K.
Ortak:teslim tutanağı · takipsizlik kararı · iş bölümü · muvafakat · taşıyıcı · teslim · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafça sunulan «takipsizlik» kararına istinaden davacının makasları güvenlik «görevlisine» «teslim» ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, davalının zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın redddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine esas aldığı takipsizlik kararı davalı tarafın delil listesinde bulunmayan davacı tarafca da açıkca «muvafakat» edilmeyen sonradan sunulan bir delil olması nedeniyle itibar edilemeyeceği gibi, esasen makasların havaalanı girişinde güvenlik görevlisince teslim alınması da dav …
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde 2 adet kuaför makasının havaalanı yetkilileri ile birlikte güvenlik poşeti yapılıp bagaj etiketi verilerek uçağın kargo «bölümü» olan ambar kısmına alındığını, daha sonra da kayıp bagaj raporu tutulduğunu beyan etmesi ve en önemlisi her iki tarafca da delil olarak davalı şirket antetli silah «teslim tutanağına» dayanılması karşısında, dava konusu makasların davalı «taşıyıcıya» teslim edildiği ve davalının bu eşyayı davacıya teslim etmekle yükümlü olduğu açıktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının makasları güvenlik «görevlisine» «teslim» ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, makasların davalı şirket uhdesine geçip geçmediğinin tam olarak bilinemediği, davalının var ise oluşacak zarardan sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, daha öncesinde davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilerek “Mahkemece, davalı tarafça sunulan «takipsizlik» kararına istinaden davacının makasları güvenlik «görevlisine» «teslim» ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, davalının zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine esas aldığı takipsizlik kararı davalı tarafın delil listesinde bulunmayan davacı tarafça da açıkça «muvafakat» edilmeyen sonradan sunulan bir delil olması nedeniyle itibar edilemeyeceği gibi, esasen makasların havaalanı girişinde güvenlik görevlisince teslim alınması da dav …
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde 2 adet kuaför makasının havaalanı yetkilileri ile birlikte güvenlik poşeti yapılıp bagaj etiketi verilerek uçağın kargo «bölümü» olan ambar kısmına alındığını, daha sonra da kayıp bagaj raporu tutulduğunu beyan etmesi ve en önemlisi her iki tarafça da delil olarak davalı şirket antetli silah «teslim tutanağına» dayanılması karşısında, dava konusu makasların davalı «taşıyıcıya» teslim edildiği ve davalının bu eşyayı davacıya teslim etmekle yükümlü olduğu açıktır.
Bu durumda, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş...” şeklindeki gerekçeyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının «teslim» edilen makasların bedelini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davalının ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · asıl alacak
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2011/6687 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 3.800,00 TL «asıl alacak» ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek yasal faiziyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ortaya çıkan zarara «taşıyıcının» veya adamlarının ağır kusurunun neden olduğunun anlaşılması karşısında, «sorumluluk sınırlamalarının» (TSHK m 124/1, vsm.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8314 E. 2023/3005 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · şikayet · derdestlik · marka hakkına tecavüz · hukuki yarar · kötüniyet · taşıyan · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ği ve yazının da zorunluluk nedeniyle çok küçük yazılabilmesi ve hatta bazen yazılamaması durumunda) birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu, «yetkisiz» ve izinsiz olarak müvekkilinin markasını «taşıyan» makasları yurtdışından ithal edip, yurtiçinde piyasaya arz ettiğini, davalının müvekkilinin markasını kullandığı makasların kalitesinin oldukça düşük olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı şirketin söz konusu markayı tescil ettirip kullanmasının aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek davalı tarafa ait 2012/65533 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2012/65533 tescil numaralı markanın «iltibas» yaratmak amacıyla ve «kötüniyetle» tescil edildiği iddiasının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 1982 yılında kurulduğunu, TPMK nezdinde tescilli 115 marka, 8 endüstriyel tasarım ve 7 adet patent/faydalı modelin sahibi olduğunu, müvekkiline ait markanın tescil tarihinden önce kullanıldığını, markanın kullanıldığı terzi makaslarının İtalya’da mukim Gianola Giuseppe ve Gianola Mose isimli firmalar tarafından imal edildiğini, müvekkili şirket tarafından 1998 yılından itibaren Türkiye içinde satıldığını, 1998 yılından 2012 tarihine kadar geçen süre içinde kullanılan marka için davacı tarafından hiçbir itirazda bulunulmamasının, sessiz kalınmasının ve markanın tescil tarihi olan 23.07.2012 tarihinden itibaren 3 yıl sonra huzurdaki hükümsüzlük davasının açılmasının davacının kötüniyetli olduğunu ve huzurdaki davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ın zor ayırt edildiğini, davalı tarafından ürünün üzerine "ATBAŞINI" çağrıştıran şekil unsurunun müvekkilinin konumlandırdığı şekilde konulması sebebiyle tüketiciyi «iltibasa» düşürme ihtimali olduğunu, davalının markayı kötü niyetli tescil ettirdiğini, davacının markasının iltibas yaratacak derecede benzerini makaslar üzerinde kullandığını, bu ürünleri üretip piyasaya arz ettiğini öğrenmeleri üzerine davalı aleyhine 02.07.2012 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na «şikayette» bulunduklarını, aynı tarihli arama el «koyma» kararı ile makaslara el konulduğunu, Bakırköy 2.
Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinde dava açıldığını ve davanın «derdest» olduğunu, 18.07.2012 tarihinde İstanbul 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8526 E. 2023/2305 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtirazi kayıt · ticari defter · delil tespiti
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürünleri «teslim» alırken «ihtirazi kayıt» ileri sürdüğüne dair bir delil bulunmadığı, davacının alıcı tarafından iadesi istenilmesi üzerine ürünleri itiraz etmeden teslim aldığı, «iade faturalarını» da «ticari defterlerine» işlendiği, davacının aradan süre geçtikten sonra «delil tespiti» talebinde bulunduğu, basiretli tacirden beklenen inceleme yapılmaksızın ürünlerin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi nedeniyle sonrada ürünlerin kullanılamaz bir şek …
Şti.'nin projesinde kullanılmak üzere satıldığını, müvekkili tarafından «fatura» karşılığı davalıya satılan malzemelerin 7.657 adedinin kusurlu olduğu gerekçesi ile «iade faturası» ile iade edildiğini, müvekkilinin bu ürünlerin eski hali ile iade edildiğini düşünerek kabul ettiğini, iade edilen ürünlerden 3.752 adedinin orijinal paketli olduğunu, ancak malzemelerden 3.905 adet makasın söküp takma işlemi sırasında ciddi «hasar» gördüğünü, ürünlerin kullanılmış olduğunu, bu ürünlerin tekrar satışının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yaptırılan «delil tespitinde» ürünlerde «kusur» olmadığının tespit edildiğini, davalının haksız iade işlemi nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek zararın tazmini için şimdilik 97.226,69 TL'nin işletilecek en yüksek «ticari faizi» ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Şti tarafından, ayıplı olması sebebiyle müvekkili firmaya «iade faturası» ile «teslim» edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin iade aldığı makasları iade faturası keşide ederek davacıya teslim ettiğini, dava konusu makasların tamamen davacının «rızası» ve isteği üzerine malların ayıplı çıkması sebebiyle iade edildiğini, malların «irsaliye» ile davacıya teslim edildiğini, davacının malları teslim alırken hiçbir «ihtirazı kayıt» ileri sürmediğini, faturalara ve irsaliyelere süresinde itiraz etmediğini, davacının iade faturalarını «defterlerine» işlediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6216 E. 2025/3702 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · münhasırlık · marka hakkına tecavüz · fatura · kötüniyet · ayırt edicilik · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaA.Ş'nin bu ürünleri diğer davalıdan satın aldıklarına dair «fatura» «ibraz» ettiğini, davalı üretimi makasların kalitesinin düşük olduğunu, bu durumun müvekkili markasının itibarını zedelediğini ve davalı eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kayıdyla 15.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL itibar tazminatının faizi ile da …
… n at figürü olduğu, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7/c maddesi anlamında tasviri bir işaretin markanın «münhasır» veya esaslı bir unsuru ise marka olarak tescil edilemeyeceği ancak somut olayda bu maddeye dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının 2003/14396 numaralı markasının «kötüniyetli» tescil ettirildiğinin ileri sürüldüğü, davalı - karşı davacı, davaya konu ürünleri önceden ithal ettiğini belirtmiş ise de, bilirkişi heyeti tarafından sunulan belgeler ve yabancı tescilli markaların incelendiği, ithal edilen ürünlerin davacının tescilli markasının aynı unsurlarını ihtiva etmediği, at figürünün farklı çizimleri aksettirdiği ve farklı olduğu tespit edildiğinden davacı - karşı davalının davaya konu markayı kötüniyetli olarak tescil ettirmediği kanaatine varıldığı; tescilli bir markanın hükümsüz kılınmadığı müddetçe kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmediği, davacı - karşı davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından, davacı - karşı davalının tescilli markaya dayalı hukuki işlemler başlatmasının ha …
… de birçok şirket tarafından kullanıldığını, makaslar üzerinde belli bir kalite ve karakteri ifade eden bir ibare olduğunu, davacı/karşı davalı markasının tescilinin «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davacı/karşı davalının 2003/14693 ...+şekil markasının hükümsüzlüğüne, davacı/karşı davalı tarafça talep edilen arama el «koyma» kararı üzerine gerçekleştirilen işlemlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi zararın davacı/karşı …
2.Davacı/karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; arama el «koyma» kararının hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, ... ibaresinin markaya «ayırt edicilik» katan bir unsur olmadığını, ... ibaresinin makaslar için anonim bir ibare olmadığını, hükümsüzlük davasının 5 yıllık yasal sürede açılmadığını, .... ibaresinin sektörel bir ibare olmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9253 E. , 2014/17796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KÜÇÜKÇEKMECE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2013
NUMARASI 2011/745-2013/579
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2011/745-2013/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait uçakla Bodrum'dan İstanbul'a seyahat ettiğini, 2 adet kuaför makasının güvenlik nedeniyle uçuş öncesi silah teslim tutanağı ile uçuş sonrası teslim edilmek üzere alındığını, Sabiha Gökçen Havalanına vardığında makasların bulunamadığını, tüm başvurularına rağmen makasların teslim edilmediğini, davalı tarafından kayıp bagaj raporu tutulduğunu, 4.956,00TL lik kayıp makasların bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın kaybolan makaslarına manuel bagaj etiketi takıldıktan sonra güvenlik poşetine konularak uçak ambarında taşındığını, taşıma sonunda ise kayıp olan makaslara ilişkin olarak kayıp eşya raporu düzenlendiğini,müvekkilinin dava konusu makasların kaybı dolayısıyla herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kargo taşıması olması nedeniyle taşıyıcının sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının makasları güvenlik görevlisine teslim ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, makasların davalı şirket uhdesine geçip geçmediğinin tam olarak bilinemediği, davalının var ise oluşacak zarardan sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı tarafça sunulan takipsizlik kararına istinaden davacının makasları güvenlik görevlisine teslim ettiği, bu güvenlik görevlisinin davalı taşıma şirketinin elemanı olup olmadığının tam olarak belirlenemediği, davalının zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın redddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine esas aldığı takipsizlik kararı davalı tarafın delil listesinde bulunmayan davacı tarafca da açıkca muvafakat edilmeyen sonradan sunulan bir delil olması nedeniyle itibar edilemeyeceği gibi, esasen makasların havaalanı girişinde güvenlik görevlisince teslim alınması da davacı iddiasıyla çelişmemektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde 2 adet kuaför makasının havaalanı yetkilileri ile birlikte güvenlik poşeti yapılıp bagaj etiketi verilerek uçağın kargo bölümü olan ambar kısmına alındığını, daha sonra da kayıp bagaj raporu tutulduğunu beyan etmesi ve en önemlisi her iki tarafca da delil olarak davalı şirket antetli silah teslim tutanağına dayanılması karşısında, dava konusu makasların davalı taşıyıcıya teslim edildiği ve davalının bu eşyayı davacıya teslim etmekle yükümlü olduğu açıktır.
Bu durumda, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102078400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz