Kusur karinesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9942 E. 2010/5216 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur karinesi↗ emniyeti suistimal↗ ortaklık sıfatı↗ sorumluluk davası↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ispat külfeti↗ kusur oranı↗ hisse devri↗ iş bölümü↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, G.B.S. Otomotiv Ltd. Şti.'nde bulunan davacı şirkete ait hisselerin davacı şirketin vekili sıfatıyla davalılardan ... tarafından dava dışı 3. şahsa satıldığı ancak, Gürol’un vekil sıfatıyla yaptığı satış sonucunda elde edilen parayı şirket kasasına iade ettiğine dair yazılı belge sunamadığı gibi, şirket kayıtlarında da bu yönde bir kaydın bulunmadığı, şirkete ait aracın davalılar tarafından özel işlerinde kullanıldığının ve şirket bilançolarında (10.000.000.000) TL tutarında demirbaş olduğunun kanıtlamadığı gibi, bilançolarda görülen (43.247.559.998) TL tutarındaki mal mevcudunun hisse devri sonucunda davalılarda kaldığının da ispatlanamadığı, davacı şirketin kayıtlarında mal mevcuduna ilişkin bir muhasebe kaydının bulunmadığı, bilançolarda açıklık olmadığı, davalıların hisselerini 5.2.2001 tarihinde devrettikleri gerekçeleriyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüyle (2.500) YTL.' nın 28.09.1998’den başlayacak faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin temyizi üzerine TTK’nun 341.maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için genel kuruldan bu konuda izin alınması ve davanın da denetçilerce açılması gerektiğine işaret edilerek bu yönden bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, usuli eksiklikler giderilmiş, esasa ilişkin aynı yönde karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalılardan ...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu dört kalem istemden hisse devir bedeline ve stokların bedeline ilişkin iki istem, davalılar hakkında düzenlenen iddianamede yer almış olup, araç kullanma bedeline ilişkin üçüncü istem aracın davacıya teslim edilmediği şeklinde iddianamede yer almış ve üç eylem nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanıkların (davalıların) cezalandırılmaları talep edilmiş, dava konusu demirbaş bedeline ilişkin bir eyleme iddianamede yer verilmemiştir. Mahkemece, ceza davasının sonucu beklenilmemiştir. Davalılardan ...vekili, müvekkilinin beraat ettiğini temyiz dilekçesinde ilk kez ileri sürmüştür. Ceza davasının açıldığına ilişkin iddianame ile ceza davasında dinlenen sanıkların ve tanıkların beyanlarına ilişkin tutanaklar, işbu dava dosyasına ibraz edilmiştir. BK.' nun 53 ncü maddesine göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır. Dava konusu iki eylem bakımından (hisse devir bedeli ve stok bedeline ilişkin) aynı meblağlar dahi iddianamede belirtilmiş olup, ceza davasının sonucunun bu iki istem bakımından beklenilmemesi ve değerlendirilmemesi doğru olmamış, hisse devir bedeline ilişkin istemin kabulüne, stok malların tahsiline ilişkin istemin reddine yönelik hükmün bu nedenle davacı ve davalılardan ...yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı şirketin aracının davalı yöneticilerce şirkete teslim edildiği tarihe kadar kişisel olarak ve kurdukları başka şirket yararına kullandıkları iddiasına dayalı kullanım bedeline ilişkin istem reddedilmiş olup, davacının dayandığı ve isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenilmemesi ve değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi, 15.03.2005 tarihli dilekçe ekinde sunduğu 11.07.1998 tarihli faturanın (aracın yanlarına davalılarca kendi şirketlerinin unvanının yazdırılmasına ilişkin harcama bedeli olduğu iddia edilen) tartışmasız bırakılması, davacının bu noktalara ilişkin rapora itirazları üzerinde durulmaması doğru görülmemiş olup, eksik incelemeye dayalı bu hüküm bölümünün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, demirbaş ve stok bedellerinin tahsiline ilişkin istemlerin yazılı gerekçelerle kanıtlanamadığı sonucuna, ispat külfeti davacı şirkete yüklenerek varılmıştır. Oysa, 1998 yılı bilançosu fotokopisi dosyada mevcut olup, gerek bu bilançoda gerekse dava dilekçesinde dayanılan ve 12.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda da belirtilen 2000 yılı bilançosunda, gerekse Kavaklıdere Vergi Dairesince onanan 2001 ve 2002 yılı bilançolarında, stoklara ve demirbaşlara ilişkin kayda ayrı ayrı yer verilmiştir. 05.02.2001 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini yönetim kurulu murahhas üyesi ...' e devretmeleri nedeniyle bu tarihte ortaklık sıfatı ve buna bağlı olarak yöneticilik sıfatı sona ermiş ise de, defterleri ve kayıtları düzenli tutmakla görevli ve şirketin demirbaş ve stoklarının takibini yapmakla yükümlü yöneticilerin daha önce Bursa Şubesine ait demirbaş ve stokları görevleri sona erdiğinde şirkete teslim etmeleri ve bu teslimi kanıtlamaları gerekmektedir. Teslimi kanıt yükü TTK' nun 338 nci maddesindeki kusur karinesinin aksi bakımından da davalılarda olup, davacılara yüklenmesi ilke bakımından doğru değildir. Davalılar ve davacı yan ceza dosyasındaki müşteki ve tanıkların aynı ifadelerine dayanmış olup, bunlar bu ispat yükü çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bilançoda ana başlıklar halinde gösterilen bu kayıtların dayanaklarına, şirketin şube kayıtlarını her ay Ankara' daki şirket merkezine gönderdiğini, 05.02.2001 hisse devir tarihinde tüm belgeleri, makbuzları ve karar defterlerini hisseleri devir alan murahhas üye ...' e teslim ettiğini beyan eden muhasebeci ...'ın ceza mahkemesinde tanık sıfatıyla verdiği beyanına dayanan davalıların bu delilin çerçevesinde merkez kayıtları üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak ulaşılmaya çalışılması, demirbaş ve stokların neler olabileceği ve değerleri ve de değişik iş tespit raporunda varlığı saptanan makinelerin demirbaşlara ilişkin olup olmadığı üzerinde durulması gerekirken bu yapılmamıştır. Bu yapılmadan, demirbaş defterinin tutulmadığı, bilançonun döküm ve açıklık içermediği, rakam tespitinin mümkün olmadığı, bunlara ilişkin muhasebe kaydının dosyada bulunmadığı, bilançolarda demirbaş kaydının olmadığı görüşlerini bildiren bilirkişi raporlarına dayalı olarak bu kalemlere yönelik istemlerin reddi eksik incelemeye dayalı olup, ceza dosyasındaki delillere de dayanan davacı yanın bu istemlere ilişkin bu ve diğer delillerinin de davalıya düşen ispat külfeti çerçevesinde değerlendirilmemesi, bu kayıtları incelemeyen bilirkişi raporlarına yapılan davacı ve davalıların itirazları üzerinde durulmaması doğru olmamış, hükmün bu bölümlerinin davacı yararına (stok bedeli bakımından kabule göre) bozulması gerekmiştir.
4-Davalı ...' un sorumluluğuna karar verilen hisse bedeline ilişkin zarar kalemi ile ilgili temyize gelince; hisse bedelinin şirketin şube kayıtlarına aktarıldığına ve harcandığına ilişkin kayıtların Ankara' daki merkezde olduğuna ilişkin davalının savunma ve delilleri ile bu kayıtlar incelenmeden düzenlenen rapora bu yönden yaptıkları itirazların üzerinde durulması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kabul şekli bakımından hükmün bu bölümünün bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · acentelik · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Bu nedenle demirbaş zararları «teminat» altına alınmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, demirbaş zararlarının teminat altına alındığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9942 E. , 2010/5216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2008/119-2008/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davallıardan ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılar avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirketin tasfiye memuru ve vekili sıfatıyla Avukat ... dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 24.05.1997 tarihli genel kurul toplantısında davalılarla birlikte ...’ün şirket yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, 26.05.1997 tarihinde yapılan görev tahsisi sonucunda ...’nun yönetim kurulu başkanı, ...’nun başkan yardımcısı ve ...’ün murahhas üye görevini üstlendiğini, aynı tarihte şirketin Bursa Şubesinin açılmasına karar verildiği, şubenin temsil yetkisinin ...ve ...’ya münferiden imza yetkisiyle birlikte verildiğini, 08.10.1997 tarihinde dokuma fabrikasının şube olarak açılmasına karar verildiğini, yine 25.07.1997 tarihli karar ile müvekkilinin G.B.S Otomotiv ve Metal Sanayi Tic.
Ltd. Şti.'ne ortak olmasına karar verildiğini, davalılardan ...’nun kendisine verilen yetki ile müvekkilinin G.B.S. Ltd. Şti.' ndeki hisselerini A....’e 2.500.000.000 TL bedelle satmasına rağmen bedelini davacı şirket kayıtlarına intikal ettirmediğini, davacı şirket stoklarında 31.12.2000 tarihi itibarıyla (43.247.559.998) TL.'lık mal stoğu görülmesine rağmen gerçekte bu stoğun bulunmadığını, davalıların bu stoğu kendi şahsi mal varlıklarına kattıklarını, davacı şirkete ait aracı kendilerinin ortağı ve yöneticisi oldukları başka bir şirkette ve şahsi işlerinde kullandıkları, şirkete ait demirbaşları şahsi mal varlıklarına kattıklarını ileri sürerek, stok bedelinin TEFE oranında artışlı değeri olarak şimdilik (170.000.000.000) TL, araç kullanma bedeli olarak (10.000.000.000) TL, hisse satış bedeli olarak (2.500.000.000) TL, demirbaşlar karşılığı (10.000.000.000) TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirkete ait aracın davacıya tutanakla teslim edildiğini, şahsi işlerde kullanılmasının sözkonusu olmadığını, davacı şirketin Bursa Şubesi’nin zarar etmesi nedeniyle 2000 yılı başlarında işletilmesinin durdurulduğunu, işletmenin 2001 yılı başında şirketin ana ortağı ... tarafından devredilmeye çalışıldığı, 03.02.2001 tarihinde davacı şirkete ait tüm demirbaşları ile birlikte fabrikanın İbrahim Sevinç isimli şahsa satılıp teslim edildiğini, işletmenin bir süre fiilen bu şahıs tarafından işletildikten sonra tekrar ...’e teslim edildiğini, kaldı ki, şirket merkezinin Ankara’da olup, stoğun tamamının Bursa Şubesi’nde olduğunun şüpheli bulunduğunu, G.B.S. Ltd. Şti. hisselerinin ...
tarafından...’e satıldığı, buradan gelen paranın Bursa Şubesi ile ilgili kira,işçilik, stopaj,sigorta,elektirik,leasing gibi ödemelerde kullanıldığını, 1998 yılı Bursa Şubesi gelir ve harcamaları incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, G.B.S. Otomotiv Ltd. Şti.'nde bulunan davacı şirkete ait hisselerin davacı şirketin vekili sıfatıyla davalılardan ... tarafından dava dışı 3. şahsa satıldığı ancak, Gürol’un vekil sıfatıyla yaptığı satış sonucunda elde edilen parayı şirket kasasına iade ettiğine dair yazılı belge sunamadığı gibi, şirket kayıtlarında da bu yönde bir kaydın bulunmadığı, şirkete ait aracın davalılar tarafından özel işlerinde kullanıldığının ve şirket bilançolarında (10.000.000.000) TL tutarında demirbaş olduğunun kanıtlamadığı gibi, bilançolarda görülen (43.247.559.998) TL tutarındaki mal mevcudunun hisse devri sonucunda davalılarda kaldığının da ispatlanamadığı, davacı şirketin kayıtlarında mal mevcuduna ilişkin bir muhasebe kaydının bulunmadığı, bilançolarda açıklık olmadığı, davalıların hisselerini 5.2.2001 tarihinde devrettikleri gerekçeleriyle, davalı ...
aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüyle (2.500) YTL.' nın 28.09.1998’den başlayacak faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin temyizi üzerine TTK’nun 341.maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için genel kuruldan bu konuda izin alınması ve davanın da denetçilerce açılması gerektiğine işaret edilerek bu yönden bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, usuli eksiklikler giderilmiş, esasa ilişkin aynı yönde karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalılardan ...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu dört kalem istemden hisse devir bedeline ve stokların bedeline ilişkin iki istem, davalılar hakkında düzenlenen iddianamede yer almış olup, araç kullanma bedeline ilişkin üçüncü istem aracın davacıya teslim edilmediği şeklinde iddianamede yer almış ve üç eylem nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanıkların (davalıların) cezalandırılmaları talep edilmiş, dava konusu demirbaş bedeline ilişkin bir eyleme iddianamede yer verilmemiştir. Mahkemece, ceza davasının sonucu beklenilmemiştir. Davalılardan ...vekili, müvekkilinin beraat ettiğini temyiz dilekçesinde ilk kez ileri sürmüştür. Ceza davasının açıldığına ilişkin iddianame ile ceza davasında dinlenen sanıkların ve tanıkların beyanlarına ilişkin tutanaklar, işbu dava dosyasına ibraz edilmiştir.
BK.' nun 53 ncü maddesine göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır. Dava konusu iki eylem bakımından (hisse devir bedeli ve stok bedeline ilişkin) aynı meblağlar dahi iddianamede belirtilmiş olup, ceza davasının sonucunun bu iki istem bakımından beklenilmemesi ve değerlendirilmemesi doğru olmamış, hisse devir bedeline ilişkin istemin kabulüne, stok malların tahsiline ilişkin istemin reddine yönelik hükmün bu nedenle davacı ve davalılardan ...yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı şirketin aracının davalı yöneticilerce şirkete teslim edildiği tarihe kadar kişisel olarak ve kurdukları başka şirket yararına kullandıkları iddiasına dayalı kullanım bedeline ilişkin istem reddedilmiş olup, davacının dayandığı ve isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenilmemesi ve değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi, 15.03.2005 tarihli dilekçe ekinde sunduğu 11.07.1998 tarihli faturanın (aracın yanlarına davalılarca kendi şirketlerinin unvanının yazdırılmasına ilişkin harcama bedeli olduğu iddia edilen) tartışmasız bırakılması, davacının bu noktalara ilişkin rapora itirazları üzerinde durulmaması doğru görülmemiş olup, eksik incelemeye dayalı bu hüküm bölümünün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, demirbaş ve stok bedellerinin tahsiline ilişkin istemlerin yazılı gerekçelerle kanıtlanamadığı sonucuna, ispat külfeti davacı şirkete yüklenerek varılmıştır. Oysa, 1998 yılı bilançosu fotokopisi dosyada mevcut olup, gerek bu bilançoda gerekse dava dilekçesinde dayanılan ve 12.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda da belirtilen 2000 yılı bilançosunda, gerekse Kavaklıdere Vergi Dairesince onanan 2001 ve 2002 yılı bilançolarında, stoklara ve demirbaşlara ilişkin kayda ayrı ayrı yer verilmiştir.
05. 02.2001 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini yönetim kurulu murahhas üyesi ...' e devretmeleri nedeniyle bu tarihte ortaklık sıfatı ve buna bağlı olarak yöneticilik sıfatı sona ermiş ise de, defterleri ve kayıtları düzenli tutmakla görevli ve şirketin demirbaş ve stoklarının takibini yapmakla yükümlü yöneticilerin daha önce Bursa Şubesine ait demirbaş ve stokları görevleri sona erdiğinde şirkete teslim etmeleri ve bu teslimi kanıtlamaları gerekmektedir. Teslimi kanıt yükü TTK' nun 338 nci maddesindeki kusur karinesinin aksi bakımından da davalılarda olup, davacılara yüklenmesi ilke bakımından doğru değildir. Davalılar ve davacı yan ceza dosyasındaki müşteki ve tanıkların aynı ifadelerine dayanmış olup, bunlar bu ispat yükü çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bilançoda ana başlıklar halinde gösterilen bu kayıtların dayanaklarına, şirketin şube kayıtlarını her ay Ankara' daki şirket merkezine gönderdiğini, 05.02.2001 hisse devir tarihinde tüm belgeleri, makbuzları ve karar defterlerini hisseleri devir alan murahhas üye ...' e teslim ettiğini beyan eden muhasebeci ...'ın ceza mahkemesinde tanık sıfatıyla verdiği beyanına dayanan davalıların bu delilin çerçevesinde merkez kayıtları üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak ulaşılmaya çalışılması, demirbaş ve stokların neler olabileceği ve değerleri ve de değişik iş tespit raporunda varlığı saptanan makinelerin demirbaşlara ilişkin olup olmadığı üzerinde durulması gerekirken bu yapılmamıştır. Bu yapılmadan, demirbaş defterinin tutulmadığı, bilançonun döküm ve açıklık içermediği, rakam tespitinin mümkün olmadığı, bunlara ilişkin muhasebe kaydının dosyada bulunmadığı, bilançolarda demirbaş kaydının olmadığı görüşlerini bildiren bilirkişi raporlarına dayalı olarak bu kalemlere yönelik istemlerin reddi eksik incelemeye dayalı olup, ceza dosyasındaki delillere de dayanan davacı yanın bu istemlere ilişkin bu ve diğer delillerinin de davalıya düşen ispat külfeti çerçevesinde değerlendirilmemesi, bu kayıtları incelemeyen bilirkişi raporlarına yapılan davacı ve davalıların itirazları üzerinde durulmaması doğru olmamış, hükmün bu bölümlerinin davacı yararına (stok bedeli bakımından kabule göre) bozulması gerekmiştir.
4-Davalı ...' un sorumluluğuna karar verilen hisse bedeline ilişkin zarar kalemi ile ilgili temyize gelince; hisse bedelinin şirketin şube kayıtlarına aktarıldığına ve harcandığına ilişkin kayıtların Ankara' daki merkezde olduğuna ilişkin davalının savunma ve delilleri ile bu kayıtlar incelenmeden düzenlenen rapora bu yönden yaptıkları itirazların üzerinde durulması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kabul şekli bakımından hükmün bu bölümünün bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalılardan ...vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalılardan ...vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1,2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı ve bu davalı yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı yararına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ya verilmesine, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020598800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz