6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanına tecavüz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13887 E. 2010/5471 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz ticaret unvanının terkini tefrik şirket merkezi mahkemesi üçüncü kişi ticaret unvanı maddi ve manevi tazminat terkin yetkisizlik kararı haksız rekabet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket merkezinin Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve ticaret unvanının terkini istemleri için mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın tefrikine, bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye 3. Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına ve ticaret unvanına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.

Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9283 E. 2011/4107 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3555 E. 2016/3899 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3118 E. 2010/8851 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Marka Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6075 E. 2013/7880 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13887 E.  ,  2010/5471 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/124 - 2008/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin “şekil+ HİDROLİFT” ibareli 1987/98532 nolu markasının 7.sınıfta tescilli olduğunu ve bu ibareyi 14.11.1986 yılından beri ticaret unvanı olarak kullandığını, bu ibareyle piyasada tanındığını, davalının ise aynı ibareyi ticaret unvanı olarak kullanıp 2001/21992 no ile marka tescilini sağlamasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, davalı ticaret unvanının terkinine, fazlaya ilişkin haklar saklı olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket merkezinin Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve ticaret unvanının terkini istemleri için mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın tefrikine, bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye 3. Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına ve ticaret unvanına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.

Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 84,15 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020432700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.