Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13887 E. 2010/5471 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanının terkini↗ tefrik↗ şirket merkezi mahkemesi↗ üçüncü kişi↗ ticaret unvanı↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket merkezinin Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve ticaret unvanının terkini istemleri için mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın tefrikine, bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye 3. Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına ve ticaret unvanına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9283 E. 2011/4107 K.
Ortak:tefrik · üçüncü kişi · terkin · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «şirket merkezinin» Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve «ticaret unvanının terkini» istemleri için mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın «tefrikine», bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Aydın Asliye 3.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve «ticaret unvanına tecavüz» edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla «iltibas» suretiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan «terkini» istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, ticaret unvanından davaya konu ibarenin terkinine ilişkin talep açısından dosyanın «tefrikine» karar verilerek yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · görevsizlik kararı · iltibas
Benzer bu karardaYukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla «iltibas» suretiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan «terkini» istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, ticaret unvanından davaya konu ibarenin terkinine ilişkin talep açısından dosyanın «tefrikine» karar verilerek yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3555 E. 2016/3899 K.
Ortak:tefrik · üçüncü kişi · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «şirket merkezinin» Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve «ticaret unvanının terkini» istemleri için mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın «tefrikine», bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Aydın Asliye 3.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve «ticaret unvanına tecavüz» edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda, dava dilekçesinde davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti de istenildiğine ve bu şekilde davalılara karşı birden fazla istemin aynı dava dilekçesinde ileri sürülmesinin objektif dava birleşmesi olarak kabul edilmesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1 maddesi uyarınca davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı ... adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemini içeren işbu davanın «tefrikine» karar verilmiş ve ayrı bir esasa kaydedilerek akabinde 556 sayılı KHK’nın 63/3 maddesi uyarınca «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK'nın 63/3 maddesi uyarınca mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaAsıl dava, davalı ... adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespiti, sona erdirilmesi ve davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Bu durumda, dava dilekçesinde davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti de istenildiğine ve bu şekilde davalılara karşı birden fazla istemin aynı dava dilekçesinde ileri sürülmesinin objektif dava birleşmesi olarak kabul edilmesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1 maddesi uyarınca davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3118 E. 2010/8851 K.
Ortak:üçüncü kişi · terkin · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «şirket merkezinin» Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve «ticaret unvanının terkini» istemleri için mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın «tefrikine», bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Aydın Asliye 3.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Benzer bu kararda1-Dava, 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. madde hükümlerine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkin olup, hukuk davalarında yetkili mahkeme anılan KHK'nin 63. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan düzenleme "Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Oysa, hükümsüzlük davasında «üçüncü kişiler» tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, mahkemenin kabulünün aksine davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMarka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, mahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazı» anılan KHK'nin 63/2. maddesi hükmü uyarınca reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkeme, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik «kaydı» silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6075 E. 2013/7880 K.
Ortak:üçüncü kişi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Benzer bu karardaBuna göre, marka sahibi tarafından «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının bulunduğu, suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticaret sicili · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, marka hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nın 63/...'üncü maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde, ... ve «ticaret sicil» kayıtlarında davalının ikametgah adresinin /... olarak belirtildiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Tercih hakkı davacıya ait olup, davacı da tercih hakkını kendi ikametgahının bulunduğu yer (.../...) mahkemeesi olarak kullandığına göre, mahkemece davacının bu seçme hakkı doğrultusunda işin esasına girilerek tarafların «delillerin toplanıp» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13887 E. , 2010/5471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/124 - 2008/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “şekil+ HİDROLİFT” ibareli 1987/98532 nolu markasının 7.sınıfta tescilli olduğunu ve bu ibareyi 14.11.1986 yılından beri ticaret unvanı olarak kullandığını, bu ibareyle piyasada tanındığını, davalının ise aynı ibareyi ticaret unvanı olarak kullanıp 2001/21992 no ile marka tescilini sağlamasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, davalı ticaret unvanının terkinine, fazlaya ilişkin haklar saklı olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket merkezinin Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve ticaret unvanının terkini istemleri için mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın tefrikine, bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye 3. Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına ve ticaret unvanına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 84,15 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020432700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz