Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9283 E. 2011/4107 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tefrik↗ üçüncü kişi↗ marka hakkına tecavüz↗ görevsizlik kararı↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ticaret unvanından davaya konu ibarenin terkinine ilişkin talep açısından dosyanın tefrikine karar verilerek yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak; davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan terkini istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13887 E. 2010/5471 K.
Ortak:tefrik · üçüncü kişi · terkin · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla «iltibas» suretiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan «terkini» istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, ticaret unvanından davaya konu ibarenin terkinine ilişkin talep açısından dosyanın «tefrikine» karar verilerek yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «şirket merkezinin» Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve «ticaret unvanının terkini» istemleri için mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın «tefrikine», bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Aydın Asliye 3.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve «ticaret unvanına tecavüz» edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · şirket merkezi mahkemesi · ticaret unvanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «şirket merkezinin» Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve «ticaret unvanının terkini» istemleri için mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın «tefrikine», bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Aydın Asliye 3.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve «ticaret unvanına tecavüz» edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına ve «ticaret unvanına» dayanarak işbu davayı açmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3555 E. 2016/3899 K.
Ortak:tefrik · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla «iltibas» suretiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan «terkini» istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, ticaret unvanından davaya konu ibarenin terkinine ilişkin talep açısından dosyanın «tefrikine» karar verilerek yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Benzer bu karardaBu durumda, dava dilekçesinde davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti de istenildiğine ve bu şekilde davalılara karşı birden fazla istemin aynı dava dilekçesinde ileri sürülmesinin objektif dava birleşmesi olarak kabul edilmesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1 maddesi uyarınca davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Asıl dava, davalı ... adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespiti, sona erdirilmesi ve davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemini içeren işbu davanın «tefrikine» karar verilmiş ve ayrı bir esasa kaydedilerek akabinde 556 sayılı KHK’nın 63/3 maddesi uyarınca «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3118 E. 2010/8851 K.
Ortak:üçüncü kişi · terkin · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla «iltibas» suretiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan «terkini» istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde «tefrik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. madde hükümlerine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkin olup, hukuk davalarında yetkili mahkeme anılan KHK'nin 63. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan düzenleme "Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Oysa, hükümsüzlük davasında «üçüncü kişiler» tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, mahkemenin kabulünün aksine davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMarka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, mahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazı» anılan KHK'nin 63/2. maddesi hükmü uyarınca reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkeme, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik «kaydı» silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6075 E. 2013/7880 K.
Ortak:üçüncü kişi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Benzer bu karardaBuna göre, marka sahibi tarafından «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının bulunduğu, suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ticaret sicili · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, marka hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nın 63/...'üncü maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde, ... ve «ticaret sicil» kayıtlarında davalının ikametgah adresinin /... olarak belirtildiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Tercih hakkı davacıya ait olup, davacı da tercih hakkını kendi ikametgahının bulunduğu yer (.../...) mahkemeesi olarak kullandığına göre, mahkemece davacının bu seçme hakkı doğrultusunda işin esasına girilerek tarafların «delillerin toplanıp» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9283 E. , 2011/4107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/07/2008 tarih ve 2008/175-2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ETİ MEK”, “DİYET ETİ MEK” “MEK” ve “PEY MEK” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı şirkete ait 2005/54362 nolu, “AY@MEK” ibareli tescil başvurusunun müvekkiline ait tanınmış markalarla benzer olması nedeniyle tescilinin önlenmesi için müvekkilince yapılan itirazın, davalılardan TPE tarafından reddedildiğini ileri sürerek, Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2008/M-44 nolu kararının iptalini, davalı şirketin markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve davalı şirket unvanından bu ibarenin terkininin istemiş, terkine ilişkin talep açısından dosya tefrik edilerek işbu esasa kayıt edilmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın davalı şirket merkezinin bulunduğu yerde açılmasını gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Konya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Asıl dava, davalı markasının hükümsüzlüğü, TPE YDİK kararının iptali ve davalı ticaret unvanın terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ticaret unvanından davaya konu ibarenin terkinine ilişkin talep açısından dosyanın tefrikine karar verilerek yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak; davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davalı adına tescilli ticaret unvanında yer alan "AYMEK" ibaresinin davacı markalarıyla iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülerek "AYMEK" ibaresinin davalının ticaret unvandan terkini istenildiğine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak 556 sayılı KHK'nin 63/1.maddesi uyarınca davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019207200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz