Haksız rekabet tespiti ve meni | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15253 E. 2014/17694 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ teamül↗ uyuşmazlık konusu↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının internet sitesindeki açıklamada davacının doğrudan veya dolaylı olarak isminin belirtilmediği, davacının kastedildiğinin sabit olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.1994 gün ve 1993/11-965 E, 1994/252 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının kullandığı ilan ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olan ve teamülün kabul ettiği toleransı aşan beyanlar haksız rekabet oluşturur.
Somut olayda, davacı taraf davalının internet sitesinde yayınlanan reklam mahiyetindeki açıklamanın birinci bendinde "Türkiye'de üretilen porselenler gerek teknolojik yetersizlik gerekse ham maddenin yapısından ötürü Avrupa'nın Bavaria ve Limoges bölgesinde üretilen porselenler kadar kaliteli ve zarif olamamaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye'de bazı imalatçı firmalar Avrupa'nın çeşitli bölgelerinden porselen ithalatı yapmaktadırlar. Fakat bu firmalar hem yemek takımının içerisindeki kompozisyonu hem de desenlerini Türk insanının zevkine hitap edecek desenler çıkaramamakta veya ucuz olması için kalitesini göz ardı etmektedir." dendiğini, anılan yazının Türkiye'de porselen imal eden firmaların sınırlı sayıda olması nedeniyle matufiyet özelliği taşıdığını ileri sürmüş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe itibariyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uyuşmazlık konusu açıklamanın matufiyet içerip içermediği ve haksız rekabete yol açılıp açılmadığı hususlarındaki inceleme ve değerlendirmesinin yeterli olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece özellikle üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, Türkiye'de porselen imalatı yapan firmaların sınırlı sayıda olup olmadığı belirlenerek, yukarıda bahsi geçen yazıdaki “imalatçı firmalar” ibaresinden davacının kastedilip kastedilmediği tespiti ve şayet matufiyet bulunması halinde ise, birinci bentteki açıklamanın gerçeğe uygun olup olmadığı, anılan ibarelerin TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5. maddelerine göre başkasının iş mahsulünü kötüleyici, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere incitici nitelikte açıklama mahiyetinde olup olmadığı ve bu suretle de haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet tespiti ve meni | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1447 E. 2019/2839 K.
Ortak:kötüleme · eksik inceleme · haksız rekabet · Haksız rekabet tespiti ve meni, Haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… lunması halinde ise, birinci bentteki açıklamanın gerçeğe uygun olup olmadığı, anılan ibarelerin TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5. maddelerine göre başkasının iş mahsulünü «kötüleyici», gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere incitici nitelikte açıklama mahiyetinde olup olmadığı ve bu suretle de «haksız rekabet» şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış «haksız rekabetin» tespiti ve meni istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.1994 gün ve 1993/11-965 E, 1994/252 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının kullandığı «ilan» ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olan ve «teamülün» kabul ettiği toleransı aşan beyanlar «haksız rekabet» oluşturur.
Benzer bu kararda… şayet matufiyet bulunması halinde ise açıklamanın gerçeğe uygun olup olmadığı, anılan ibarelerin TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5. maddelerine göre başkasının iş mahsulünü «kötüleyici», gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere incitici nitelikte açıklama mahiyetinde olup olmadığı ve bu suretle de «haksız rekabet» şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirk …
… apsamına göre, davalının internet sitesinde 29/11/2012 tespit tarihi itibariyle yayınlanan yazıda yer alan ilk cümlenin objektif bir tespite yer verdiği, bu haliyle «haksız rekabet» oluşturmadığı fakat ikinci cümle olan "Türkiye'de bazı imalatçı firmalar dünyanın çeşitli bölgelerinden porselen ithalatı yapmaktadırlar fakat bu firmalar hem yeme …
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış «haksız rekabetin» tespiti ve meni istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaAncak, davalı tarafça «bilirkişi raporuna itirazda», raporda belirtilenin aksine Türkiye'de çok sayıda imalatçı firma bulunduğu, buna dair bir internet sitesi adresi belirtilerek, bu internet sitesi verilerine göre 20'den fazla üretici firma bulunduğu ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece davalı itirazlarını karşılar şekilde ve Yargıtay «denetimine elverişi» bir rapor alınarak “imalatçı firmalar” ibaresinden davacının kastedilip kastedilmediğin tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3436 E. 2015/12268 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12712 E. 2014/17814 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaOysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.1994 gün ve 1993/11-965 E, 1994/252 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının kullandığı «ilan» ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olan ve «teamülün» kabul ettiği toleransı aşan beyanlar «haksız rekabet» oluşturur.
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış «haksız rekabetin» tespiti ve meni istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «uyuşmazlık konusu» açıklamanın matufiyet içerip içermediği ve «haksız rekabete» yol açılıp açılmadığı hususlarındaki inceleme ve değerlendirmesinin yeterli olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… an kanıtlara göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı-karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün «ilanına»; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine dair tesis edilen kararın davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle görev yö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu kararda… an kanıtlara göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı-karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün «ilanına»; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine dair tesis edilen kararın davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle görev yö …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18539 E. 2014/3578 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaOysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.1994 gün ve 1993/11-965 E, 1994/252 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının kullandığı «ilan» ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olan ve «teamülün» kabul ettiği toleransı aşan beyanlar «haksız rekabet» oluşturur.
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış «haksız rekabetin» tespiti ve meni istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «uyuşmazlık konusu» açıklamanın matufiyet içerip içermediği ve «haksız rekabete» yol açılıp açılmadığı hususlarındaki inceleme ve değerlendirmesinin yeterli olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… r okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, birkaç yıldır porselen üretimi yapan davalı firmaca gazetelere, billboardlara verdiği «yanıltıcı reklamlar» ve «ilanlar» ile birlikte web sitesinde yaptığı yanıltıcı tanıtımlarla, 28 yıllık geçmişi ve tecrübesi ile en maruf yerli porselen üreticisi olan müvekkili şirketin piyasadaki «ticari itibarının» kırılmaya çalışıldığını, müşteri potansiyeline menfi tesirlerde bulunulduğunu ve «haksız rekabete» sebebiyet verildiğini, ürettiği porselenlerin ham maddesinin Fransa'dan alındığı, diğer porselenlere nazaran daha şeffaf, daha sağlıklı olduğu, Avrupa'da üretildiği iddia edilerek yanıltıcı reklam, ilan ve tanıtımlarla sebebiyet verildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, TTK’nın 61. maddesi hükmü gereğince davalının yanıltıcı reklamlarının içeriğinin düzeltilmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra «maddi tazminat» talebinden vazgeçmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, halen yayınlanmakta olan televizyon reklamları ile aylık yayınlanan ürün tanıtım katalogları ve perakende fiyat listelerinde, davalının «haksız rekabet» eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek, TV reklamlarının yayınlanmasının durdurulmasını, ürün kataloglarının toplatılması ile yayınının durdurulmasını, haksız rekabetin önlenmesini ve hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
… raporlarına göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı- karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün «ilanına»; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yanıltıcı reklam · re'sen gözetilme · ticari itibar · ihtisas mahkemesi · davanın konusu · kamu düzeni · maddi tazminat · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… r okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, birkaç yıldır porselen üretimi yapan davalı firmaca gazetelere, billboardlara verdiği «yanıltıcı reklamlar» ve «ilanlar» ile birlikte web sitesinde yaptığı yanıltıcı tanıtımlarla, 28 yıllık geçmişi ve tecrübesi ile en maruf yerli porselen üreticisi olan müvekkili şirketin piyasadaki «ticari itibarının» kırılmaya çalışıldığını, müşteri potansiyeline menfi tesirlerde bulunulduğunu ve «haksız rekabete» sebebiyet verildiğini, ürettiği porselenlerin ham maddesinin Fransa'dan alındığı, diğer porselenlere nazaran daha şeffaf, daha sağlıklı olduğu, Avrupa'da üretildiği iddia edilerek yanıltıcı reklam, ilan ve tanıtımlarla sebebiyet verildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, TTK’nın 61. maddesi hükmü gereğince davalının yanıltıcı reklamlarının içeriğinin düzeltilmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra «maddi tazminat» talebinden vazgeçmiştir.
Ayrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilir».
… raporlarına göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı- karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün «ilanına»; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1- Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava ile karşı «davanın konusu», Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine dayalı olarak «haksız rekabetin» önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15253 E. , 2014/17694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 37. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2013
NUMARASI 2013/75-2013/179
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2013/75-2013/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. C.Z.. ile davalı vekili Av. M.. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yerli porselen üreticisi olduğunu, davalının internet sitesinde, Türkiye'de üretilen porselenlerin kaliteli ve zarif olmadığını, bir kısım yerli firmaların porselen ithal ettiğini, bunların desenlerinin de Türk insanının zevkine hitap etmediğini, ucuz olması için kalitesinin göz ardı edildiğini ifade ettiğini, anılan yazıda müvekkilinin ürünlerinin, kötülendiğini, incitici açıklamalar yapıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan açıklamada davacının kastedilmediğini, yazı içeriğinin bilimsel gerçekliğe dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının internet sitesindeki açıklamada davacının doğrudan veya dolaylı olarak isminin belirtilmediği, davacının kastedildiğinin sabit olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.1994 gün ve 1993/11-965 E, 1994/252 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının kullandığı ilan ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olan ve teamülün kabul ettiği toleransı aşan beyanlar haksız rekabet oluşturur.
Somut olayda, davacı taraf davalının internet sitesinde yayınlanan reklam mahiyetindeki açıklamanın birinci bendinde "Türkiye'de üretilen porselenler gerek teknolojik yetersizlik gerekse ham maddenin yapısından ötürü Avrupa'nın Bavaria ve Limoges bölgesinde üretilen porselenler kadar kaliteli ve zarif olamamaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye'de bazı imalatçı firmalar Avrupa'nın çeşitli bölgelerinden porselen ithalatı yapmaktadırlar. Fakat bu firmalar hem yemek takımının içerisindeki kompozisyonu hem de desenlerini Türk insanının zevkine hitap edecek desenler çıkaramamakta veya ucuz olması için kalitesini göz ardı etmektedir." dendiğini, anılan yazının Türkiye'de porselen imal eden firmaların sınırlı sayıda olması nedeniyle matufiyet özelliği taşıdığını ileri sürmüş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe itibariyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uyuşmazlık konusu açıklamanın matufiyet içerip içermediği ve haksız rekabete yol açılıp açılmadığı hususlarındaki inceleme ve değerlendirmesinin yeterli olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece özellikle üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, Türkiye'de porselen imalatı yapan firmaların sınırlı sayıda olup olmadığı belirlenerek, yukarıda bahsi geçen yazıdaki “imalatçı firmalar” ibaresinden davacının kastedilip kastedilmediği tespiti ve şayet matufiyet bulunması halinde ise, birinci bentteki açıklamanın gerçeğe uygun olup olmadığı, anılan ibarelerin TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5. maddelerine göre başkasının iş mahsulünü kötüleyici, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere incitici nitelikte açıklama mahiyetinde olup olmadığı ve bu suretle de haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102042700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz