Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3436 E. 2015/12268 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının internet sitesindeki açıklamada davacının doğrudan veya dolaylı olarak isminin belirtilmediği, davacının kastedildiğinin sabit olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet tespiti ve meni | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1447 E. 2019/2839 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda… şayet matufiyet bulunması halinde ise açıklamanın gerçeğe uygun olup olmadığı, anılan ibarelerin TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5. maddelerine göre başkasının iş mahsulünü «kötüleyici», gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere incitici nitelikte açıklama mahiyetinde olup olmadığı ve bu suretle de «haksız rekabet» şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirk …
Bu durumda mahkemece davalı itirazlarını karşılar şekilde ve Yargıtay «denetimine elverişi» bir rapor alınarak “imalatçı firmalar” ibaresinden davacının kastedilip kastedilmediğin tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… apsamına göre, davalının internet sitesinde 29/11/2012 tespit tarihi itibariyle yayınlanan yazıda yer alan ilk cümlenin objektif bir tespite yer verdiği, bu haliyle «haksız rekabet» oluşturmadığı fakat ikinci cümle olan "Türkiye'de bazı imalatçı firmalar dünyanın çeşitli bölgelerinden porselen ithalatı yapmaktadırlar fakat bu firmalar hem yeme …
Dava, TTK'nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış «haksız rekabetin» tespiti ve meni istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1402 E. 2015/7259 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · cezai şart · tacir · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… nmesinin düzenlendiği, davacı bankanın Türkiye'nin önde gelen büyük bankalarından biri olduğu, imzaladığı sözleşmenin içeriğini ve sözleşme şartlarını basiretli bir «tacir» olarak düzgün bir şekilde «kayda» alması gerektiği, sözleşmede davalıya yüklenen edimin açıkça yıllık ortalama olarak belirtildiği, sözleşme süresinin 1 yıldan fazla olması «sebebi» ile belirtilen bu düzenlemenin yıllık ortalama olarak kastedildiği, açıkça yıllık ortalama olarak yapılmış bir düzenlemenin aylık ortalama şeklinde algılanamayacağı, yine bizzat davacı şirketin kayıtlarında yapılan incelemede henüz sözleşmedeki 1 yıllık süre dahi dolmadan ilk 6 aylık süre içerisinde davalı tarafından 1516 adet aidatın davacı bankaya yatırılmış olduğu, bu itibarla davacı tarafın «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu, davacı tarafın «cezai şart» talebinin uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11031 E. 2012/21726 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki anlaşması · görev itirazı · re'sen gözetilme · yerleşim yeri · yetki itirazı · ticari dava niteliği · kamu düzeni · haksız fiil
Benzer bu karardaDavanın açıldığı, «yetki itirazının» yapıldığı tarihler ve özellikle re’«sen gözetilmesi» gereken ve «kamu düzenine» ilişkin bir yetki kuralı ve/veya «yetki anlaşması» bulunmadığı gözetildiğinde, yetkili mahkemenin tayininde, 6100 sayılı HMK hükümlerinin değil 1086 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması ve davanın mahiyetine göre 1086 sayılı HUMK’nun 21. maddesinin nazara alınması gerektiğinde tereddüt edilmemelidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının «görev itirazının» işin «ticari nitelikte» olması nedeniyle reddine, ancak kredinin İstanbul’da çekildiği, davalının adresinin İstanbul olduğu, davaya konu «haciz» kararının ise İstanbul İcra Dairesi tarafından uygulandığı, HMK'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin davalının «yerleşim yeri» mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
HUMK’nun 21. maddesinde sözü edilen “«haksız fiilin» vuku bulduğu yer”den kastedilenin “haksız fiilin etkilerinin görüldüğü” yer olarak yorumlanması gerektiği konusunda doktrin ve uygulama fikir birliği içinde olup s …
Tüm bu nedenlerle, davalının «yetki itirazının» reddedilerek işin esasına girilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeye dayalı olarak «yetkisizlik» kararı verilmiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3436 E. , 2015/12268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL
(KAPATILAN) 37. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2013
NUMARASI 2013/75-2013/179
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 gün ve 2013/75-2013/179 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/11/2014 gün ve 2013/15253-2014/17694 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yerli porselen üreticisi olduğunu, davalının internet sitesinde, Türkiye'de üretilen porselenlerin kaliteli ve zarif olmadığını, bir kısım yerli firmaların porselen ithal ettiğini, bunların desenlerinin de Türk insanının zevkine hitap etmediğini, ucuz olması için kalitesinin göz ardı edildiğini ifade ettiğini, anılan yazıda müvekkilinin ürünlerinin, kötülendiğini, incitici açıklamalar yapıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan açıklamada davacının kastedilmediğini, yazı içeriğinin bilimsel gerçekliğe dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının internet sitesindeki açıklamada davacının doğrudan veya dolaylı olarak isminin belirtilmediği, davacının kastedildiğinin sabit olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124919100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz