Maddi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12712 E. 2014/17814 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı-karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının maddi tazminat talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün ilanına; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine dair tesis edilen kararın davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle görev yönünden bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18539 E. 2014/3578 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… an kanıtlara göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı-karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün «ilanına»; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine dair tesis edilen kararın davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle görev yö …
Benzer bu kararda… r okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, birkaç yıldır porselen üretimi yapan davalı firmaca gazetelere, billboardlara verdiği «yanıltıcı reklamlar» ve «ilanlar» ile birlikte web sitesinde yaptığı yanıltıcı tanıtımlarla, 28 yıllık geçmişi ve tecrübesi ile en maruf yerli porselen üreticisi olan müvekkili şirketin piyasadaki «ticari itibarının» kırılmaya çalışıldığını, müşteri potansiyeline menfi tesirlerde bulunulduğunu ve «haksız rekabete» sebebiyet verildiğini, ürettiği porselenlerin ham maddesinin Fransa'dan alındığı, diğer porselenlere nazaran daha şeffaf, daha sağlıklı olduğu, Avrupa'da üretildiği iddia edilerek yanıltıcı reklam, ilan ve tanıtımlarla sebebiyet verildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, TTK’nın 61. maddesi hükmü gereğince davalının yanıltıcı reklamlarının içeriğinin düzeltilmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra «maddi tazminat» talebinden vazgeçmiştir.
… raporlarına göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı- karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün «ilanına»; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, halen yayınlanmakta olan televizyon reklamları ile aylık yayınlanan ürün tanıtım katalogları ve perakende fiyat listelerinde, davalının «haksız rekabet» eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek, TV reklamlarının yayınlanmasının durdurulmasını, ürün kataloglarının toplatılması ile yayınının durdurulmasını, haksız rekabetin önlenmesini ve hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yanıltıcı reklam · re'sen gözetilme · ticari itibar · ihtisas mahkemesi · davanın konusu · kamu düzeni · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilir».
… r okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, birkaç yıldır porselen üretimi yapan davalı firmaca gazetelere, billboardlara verdiği «yanıltıcı reklamlar» ve «ilanlar» ile birlikte web sitesinde yaptığı yanıltıcı tanıtımlarla, 28 yıllık geçmişi ve tecrübesi ile en maruf yerli porselen üreticisi olan müvekkili şirketin piyasadaki «ticari itibarının» kırılmaya çalışıldığını, müşteri potansiyeline menfi tesirlerde bulunulduğunu ve «haksız rekabete» sebebiyet verildiğini, ürettiği porselenlerin ham maddesinin Fransa'dan alındığı, diğer porselenlere nazaran daha şeffaf, daha sağlıklı olduğu, Avrupa'da üretildiği iddia edilerek yanıltıcı reklam, ilan ve tanıtımlarla sebebiyet verildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, TTK’nın 61. maddesi hükmü gereğince davalının yanıltıcı reklamlarının içeriğinin düzeltilmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra «maddi tazminat» talebinden vazgeçmiştir.
1- Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava ile karşı «davanın konusu», Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine dayalı olarak «haksız rekabetin» önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir.
Bu durumda, uyuşmazlığın TTK’nın 56 ve devamı maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» davası niteliğinde bulunması nedeniyle, davaya bakmak genel mahkemelerin görevi dahilinde bulunduğu halde, mahkemece «ihtisas» mahkemesi sıfatıyla işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7848 E. 2012/11012 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… marka başvurusu tarihinde Türkiye'de piyasada olmayan, dünyada sektörel olarak bilinmeyen davacı markası nedeniyle davalının kötü niyetli olduğu, markalar arasında «iltibas» yaratacağı veya itibarından yararlanacağının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirti …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8763 E. 2017/7077 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · rücuen tahsil · ihtisas mahkemesi · tazminat davası · taşıma sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda1- Dava, davacı tarafından taşınan davalıya ait emtianın Fransa'da el konulması ve dava dışı ... tarafından marka haklarının ihlal edildiği iddiası ile davacı aleyhine «tazminat davası» açılması nedeniyle Fransa'da görülen dava için davacının yaptığı «vekalet ücreti» «masrafının» «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesi» uyarınca davacının, davalıya ait emtiayı Türkiye'den Montreal/Fransa'ya taşıdığı, taşınan emtialar nedeniyle ...'nın hem davacı, hem de davalı aleyhine dava açtığı, bu dava nedeniyle davacının, kayıtlarında da görüldüğü üzere 5.000 Euro «vekalet ücretini» kendi avukatına ödediği, taşıma işleminden kaynaklı bir sorunun bulunmadığı, yurt dışında açılan davanın, davacı tarafından üstlenilen taşımadan değil, davalı tarafından taşıtılan ürünlerden kaynaklandığı, dava konusu tutarın davalı tarafından önceden bilinemeyeceği gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1. uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş bulunup, görev konusu «kamu düzenine» ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınmalıdır.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava, işbu davanın tarafları olan «taşıtan» ve «taşıyanın» ...'nın marka haklarını ihlal ettikleri iddiasına ilişkin olduğundan davacı tarafından yapılan taşımada ileri sürelen marka ihlali iddiası yönünden davacının kusurlu olup olmadığı ve davalının, davacının ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12712 E. , 2014/17814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2012 gün ve 2008/467-2012/331 sayılı kararı bozan Daire’nin 26/02/2014 gün ve 2013/18539-2014/3578 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, birkaç yıldır porselen üretimi yapan davalı firmaca gazetelere, billboardlara verdiği yanıltıcı reklamlar ve ilanlar ile birlikte web sitesinde yaptığı yanıltıcı tanıtımlarla, 28 yıllık geçmişi ve tecrübesi ile en maruf yerli porselen üreticisi olan müvekkili şirketin piyasadaki ticari itibarının kırılmaya çalışıldığını, müşteri potansiyeline menfi tesirlerde bulunulduğunu, ürettiği porselenlerin ham maddesinin Fransa'dan alındığı, diğer porselenlere nazaran daha şeffaf, daha sağlıklı olduğu, Avrupa'da üretildiği iddia edilerek yanıltıcı reklam, ilan ve tanıtımlarla haksız rekabete sebebiyet verildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesini, TTK’nın 61. maddesi hükmü gereğince davalının yanıltıcı reklamlarının içeriğinin düzeltilmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra maddi tazminat talebinden vazgeçmiştir.
Davalı vekili asıl dava ve birleşen davada, davacı tarafın haksız rekabet iddiasının yasal bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilince üretimin Tunus’ta bulunan bir fabrikada ve Fransa’dan alınan hammadde ile gerçekleştirildiğini, verilen reklamların doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; asıl davaya karşı davasında, davacı tarafça yapılan “dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten fabrika, hatta ülke yok” şeklindeki röportajlar ve basın açıklamaları yolu ile kendisi dışında tüm üreticiler ve müvekkili aleyhine haksız rekabete neden olunduğu ileri sürülerek, TTK’nın 56. maddesi kapsamında davacının haksız rekabetinin tespiti ile önlenip yasaklanmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı- karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, halen yayınlanmakta olan televizyon reklamları ile aylık yayınlanan ürün tanıtım katalogları ve perakende fiyat listelerinde, davalının haksız rekabet eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek, TV reklamlarının yayınlanmasının durdurulmasını, ürün kataloglarının toplatılması ile yayının durdurulmasını, haksız rekabetin önlenmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı- karşı davacı tarafından yapılan gazete reklamlarının, tanıtımların, hazırlanan katalogların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, aldatıcı bu yayınlar nedeniyle davacı- karşı davalı şirketin itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu; davacı-karşı davalı tarafından yapılan “Dünyada bizden daha kaliteli, daha vasıflı porselen üreten bir fabrika, hatta bir ülke yoktur" ifadesi yanlış olmakla birlikte bu ifadenin reklam amacıyla söylendiği ve tüketiciler tarafından ciddiye alınması beklenilemeyecek bir ifade olduğu, bu nedenle TTK’nın 57/3. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, dava ve birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin satmakta olduğu ürünlerin Avrupa’da veya Fransa’da üretildiği veya hammadesinin tamamının Avrupa veya Fransa’nın Limoges bölgesinden temin edildiği yolundaki katalog ve bir kısım gazetelerdeki yazıların ve bir kısım TV kanallarında bu konuyla ilgili çıkan reklamların halkı yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete yol açan yazı ve katalogların ortadan kaldırılmasına bu konuda bir kısım gazetelerde ve TV kanallarındaki yapılan reklamların yasaklanmak suretiyle haksız rekabetin men'ine, davacının maddi tazminat talebinden vazgeçmesi nedeniyle buna ilişkin talebinin reddine;
manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline; hükmün ilanına; yerinde görülmeyen karşı davanın reddine dair tesis edilen kararın davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle görev yönünden bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355868400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz