Fon bankası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/77 E. 2014/18971 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon bankası↗ infazda tereddüt↗ 3095 sayılı kanun↗ feri müdahil↗ mirasçılık↗ infaz↗ tmsf↗ işlemiş faiz↗ harç↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre muris Ş.. Ö.. tarafından davalıya devredilen Yurtbank A.Ş merkez şubesindeki hesabına yatırılan toplam 62.508,62 Markın fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, dava konusu alacağın yurt içinde yatırılmış bir mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılmayacağı hükmü gereği Yurtbank A.Ş.nin müşterisi olan davacıların murisini bu durumu bilerek Off Shore yönlendirdiği anlaşılmakla, ceza dosyasındaki tespitler ve bilirkişi raporu da nazara alınarak davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden Yurtbank A.Ş.'nin sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 31.254,31 Euro asıl alacağın ve dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işletilecek faizin ve dava tarihine kadar işlemiş 16.832,80 Euro faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacıların zararının paralarını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacak bulunmasına göre, davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir.Dava dilekçesinde 31.254,31 Euro'nun 24.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, paranın bankaya yatırıldığı tarihten dava tarihine kadar olan işlemiş faize ilişkin miktar ayrı bir talep konusu yapılarak buna ilişkin harç yatırılmış değildir.Bu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı 24.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak faiz oranları ile tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihine kadar olan işlemiş faiz miktarının harcı ödenerek, ayrı bir talep konusu yapılmamasına rağmen söz konusu miktarın da ayrıca hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davacıların murisine ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I.. A..'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I.. A..'ye devredilen Yurt Ticaret ve Kredi Bankası'nın eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan I.. A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davalı bankaya harç yüklenmemesi, davacılar tarafından yatırılan harçların ise karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın harçtan sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davacılar mirasçılık haklarına dayalı olarak talepte bulunmaları nedeniyle dava dilekçesinde açıkça hüküm altına alınacak miktarın, miras hisseleri nispetinde ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş olup, mahkemece davacıların usul ve yasa hükümlerine de uygun bulunan bu talepleri doğrultusunda hüküm altına alınan miktarın davacılara miras hisseleri nispetinde ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde sadece “davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmek suretiyle talebe, usul ve yasaya aykırı ayrıca infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1677 E. 2015/7263 K.
Ortak:feri müdahil
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka vekili ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… elerinden kaynaklanmasına ve davacıların zararının paralarını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten itibaren başlayacak bulunmasına göre, davalı banka vekili ile «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… te fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen karar davalı banka vekili ile «feri müdahil» ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.12.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı banka vekili ile «feri müdahil» ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/692 E. 2015/5861 K.
Ortak:harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda3-Öte yandan, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davacıların murisine ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
… un 24.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, paranın bankaya yatırıldığı tarihten dava tarihine kadar olan «işlemiş faize» ilişkin miktar ayrı bir talep konusu yapılarak buna ilişkin «harç» yatırılmış değildir.Bu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı 24.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun' …
A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davalı bankaya «harç» yüklenmemesi, davacılar tarafından yatırılan harçların ise karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın harçtan sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...
A....nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
A....nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · havale · avans faizi
Benzer bu karardaOff-Shore Ltd.den tahsili imkanı bulunmadığı ve uyuşmazlığı «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı off-shore yönlendirdiği, davacı alacağından davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.000 TL'nin 10.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2.
Maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4104 E. 2020/2390 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda3-Öte yandan, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davacıların murisine ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
Benzer bu kararda… acıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...ye devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...nin 5411 sayılı Banka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesinlik sınırı · alacak davası · kesin hüküm
Benzer bu kararda1-HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar «kesin» olup, 26/03/2019 hüküm tarihi itibariyle bu miktar 3.200 TL olmuştur.
Mahkemece ek karar ile davalının temyiz isteminin kararın miktar itibariyle «kesin» olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, istemin kabul edilen kısmı yukarıda anılan kanun maddesi gereğince temyiz «kesinlik sınırının» üstünde kaldığından, mahkemece tesis edilen, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin ek kararın bozularak kaldırılmasına ve davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/77 E. , 2014/18971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 41. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/06/2013
NUMARASI 2012/62-2013/137
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2013 tarih ve 2012/62 - 2013/137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.12.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı I.. A.. vekili Av. Em.. Iş.. ve TMSF vekili Av. Ce..K..dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı tarafından davalı banka tarafından devralınmış olan Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesinde açtırılan vadeli hesabın 24.11.1999 tarihindeki bakiyesinin 62.508,00 DEM olup, bu miktarın 31.254,31 Euro'ya isabet ettiğini, anılan bankaya 22.12.1999 tarihinde el konulması nedeniyle hesap bedellerinin ödenmediğini, banka görevlilerince açılan hesabın off shore olduğunun bile belirtilmediğini, off shore hesaplarında gözüken paraların Kıbrıs'a gitmediğini, bu paraların Yurtbank A.Ş.'nin hesaplarında kaldığını ve Balkaner Holding bünyesinde kredi olarak dağıtıldığını, bu şekilde off shore görüntüsü altında müvekkillerinin dolandırılmış olduğunu, hesaptaki paranın ödenmesinden Yurtbank A.Ş.ve devralan davalı bankanın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 31.254,31 Euro'nun 24.11.1999 tarihinden itibaren hesap cüzdanında belirtilen yıllık % 22'den başlamak üzere Euro hesaplarına uygulanan dönemsel en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki efektif kur üzerinden Türk Lirası karşılığının müvekkillere miras hisseleri nispetinde ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili ile ihbar olunan TMSF vekili, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esas yönlerinden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre muris Ş.. Ö.. tarafından davalıya devredilen Yurtbank A.Ş merkez şubesindeki hesabına yatırılan toplam 62.508,62 Markın fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, dava konusu alacağın yurt içinde yatırılmış bir mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılmayacağı hükmü gereği Yurtbank A.Ş.nin müşterisi olan davacıların murisini bu durumu bilerek Off Shore yönlendirdiği anlaşılmakla, ceza dosyasındaki tespitler ve bilirkişi raporu da nazara alınarak davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden Yurtbank A.Ş.'nin sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 31.254,31 Euro asıl alacağın ve dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işletilecek faizin ve dava tarihine kadar işlemiş 16.832,80 Euro faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacıların zararının paralarını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacak bulunmasına göre, davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir.Dava dilekçesinde 31.254,31 Euro'nun 24.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, paranın bankaya yatırıldığı tarihten dava tarihine kadar olan işlemiş faize ilişkin miktar ayrı bir talep konusu yapılarak buna ilişkin harç yatırılmış değildir.Bu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı 24.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak faiz oranları ile tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihine kadar olan işlemiş faiz miktarının harcı ödenerek, ayrı bir talep konusu yapılmamasına rağmen söz konusu miktarın da ayrıca hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davacıların murisine ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I.. A..'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I.. A..'ye devredilen Yurt Ticaret ve Kredi Bankası'nın eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan I.. A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davalı bankaya harç yüklenmemesi, davacılar tarafından yatırılan harçların ise karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın harçtan sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davacılar mirasçılık haklarına dayalı olarak talepte bulunmaları nedeniyle dava dilekçesinde açıkça hüküm altına alınacak miktarın, miras hisseleri nispetinde ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş olup, mahkemece davacıların usul ve yasa hükümlerine de uygun bulunan bu talepleri doğrultusunda hüküm altına alınan miktarın davacılara miras hisseleri nispetinde ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde sadece “davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmek suretiyle talebe, usul ve yasaya aykırı ayrıca infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve feri müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı TMSF- I.. A..'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. A..'ye iadesine, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102041400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz