Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10928 E. 2014/13877 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kombine taşıma↗ deniz ticaret hukuku↗ deniz ticareti↗ nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ cmr↗ riziko↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının %60 kusurlu olduğu, %40 kusurun ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı teminat altına alınan emtianın davalı tarafından Gemlik Limanından teslim alınarak Türkmenistan'ın Türkmenbaşı Limanı'na denizyolu ile buradan da kamyona yüklenerek karayolu ile taşınması sırasında aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucu hasarlandığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı deniz ve karayolundan oluşan kombine taşıma işinin tamamını üstlenmiş bulunmaktadır. Deniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına deniz ticaret hukuku, karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise hasarın taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir.
Karayolu ile yapılan taşımalarda Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi île İlgili Anlaşma yani CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Ülkemiz 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nm 90. maddesinin son fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
Bu itibarla, mahkemece içinde uluslararası taşıma konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10330 E. 2010/1424 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · eksik inceleme · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece içinde uluslararası taşıma konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» %60 kusurlu olduğu, %40 «kusurun» ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında davacı tarafından taşıma «rizikolarına» karşı «teminat» altına alınan emtianın davalı tarafından Gemlik Limanından «teslim» alınarak Türkmenistan'ın Türkmenbaşı Limanı'na denizyolu ile buradan da kamyona yüklenerek karayolu ile taşınması sırasında aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucu hasarlandığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ithal ettiği mal dışında başka bir paket «teslim» edilmesinden davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anayasası’nın 90ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ithal ettiği mal dışında başka bir paket «teslim» edilmesinden davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13554 E. 2011/3770 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · taşıyıcı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece içinde uluslararası taşıma konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» %60 kusurlu olduğu, %40 «kusurun» ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK 781 ve devamı maddeleri uyarınca emtiayı hasarsız olarak «teslim» etmeyen davalının kendi kusuruyla zararın oluşmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası taşıma akdinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece içinde uluslararası taşıma konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» %60 kusurlu olduğu, %40 «kusurun» ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · temerrüt tarihi · ticari faiz · komisyon · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11552 E. 2011/4035 K.
Ortak:sigorta poliçesi · kusur · hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» %60 kusurlu olduğu, %40 «kusurun» ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Deniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına «deniz ticaret hukuku», karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise «hasarın» taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, «hasar» tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında «hasar» gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat
Benzer bu kararda1- Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi' ne dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14172 E. 2014/4224 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» %60 kusurlu olduğu, %40 «kusurun» ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Deniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına «deniz ticaret hukuku», karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise «hasarın» taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece içinde uluslararası taşıma konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının üst, davalının «alt taşıyıcı» olduğu, eşyanın Türkmenbaşı Limanı'ndan, Türkmenistan'ın Avaza Bölgesi'ne taşınması sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın kaza yapması sonucu «hasara» uğradığı ve mal sahibine ödemede bulunan dava dışı sigorta şirketinin Bakırköy 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/74 E. sayılı dava dosyası üzerinden «üst taşıyıcı» olan davacı aleyhine dava açıldığı taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık esas itibariyle bu aşamada üst taşıyıcı olan davacının «alt taşıyıcı» davalıya dava açıp açmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Zira taşımanın CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat için Sözleşme) hükümlerine tabi bir taşıma olması halinde «üst taşıyıcının» ödemede bulunmadan «alt taşıyıcıya» dava açması mümkün olmadığı halde (CMR 34) uyuşmazlığa 6762 sayılı Yasa'nın 787/2'nci maddesinin uygulanması halinde kendisine dava açılan üst taşıyıcı ödeme yapmadan alt taşıyıcıya dava açabilecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · alt taşıyıcı · rücu hakkı · derdestlik · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya karşı açılan davanın «derdest» olup sonuçlanmadığı, «rücu hakkının» alacaklıya ödemede bulunduğu anda başlayacağı, davacı kendi üzerine düşecek tazmin borcunu fiilen ödemedikçe rücu hakkının doğmayacağı ve dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/74 E. sayılı dava dosyası üzerinden «üst taşıyıcı» olan davacı aleyhine dava açıldığı taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık esas itibariyle bu aşamada üst taşıyıcı olan davacının «alt taşıyıcı» davalıya dava açıp açmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Zira taşımanın CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat için Sözleşme) hükümlerine tabi bir taşıma olması halinde «üst taşıyıcının» ödemede bulunmadan «alt taşıyıcıya» dava açması mümkün olmadığı halde (CMR 34) uyuşmazlığa 6762 sayılı Yasa'nın 787/2'nci maddesinin uygulanması halinde kendisine dava açılan üst taşıyıcı ödeme yapmadan alt taşıyıcıya dava açabilecektir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının üst, davalının «alt taşıyıcı» olduğu, eşyanın Türkmenbaşı Limanı'ndan, Türkmenistan'ın Avaza Bölgesi'ne taşınması sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın kaza yapması sonucu «hasara» uğradığı ve mal sahibine ödemede bulunan dava dışı sigorta şirketinin Bakırköy 6.
-
Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5856 E. 2017/5143 K.
Ortak:nakliyat sigortası · hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Deniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına «deniz ticaret hukuku», karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise «hasarın» taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir.
Anayasası'nm 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Anayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin durdurulması · takibin durdurulması · rücuan tazminat · zamanaşımı defi · vekile tebliğ · zamanaşımı
Benzer bu kararda… e yaptığı ödemeyi müteakip 02.04.2013 tarihinde davalı aleyhine takip başlattığı, davalının 24.04.2013 tarihli tirazı üzerine icra müdürlüğünce 08.07.2013 tarihinde «takibin durdurulmasına» karar verildiği, davanın ise 12.12.2014 tarihinde açıldığı, takibin durdurulması kararı davacı «vekiline tebliğ» edilmemişse de BK'nın 132. maddesinde «icra takibinin durdurulmasının» «zamanaşımını» durduran sebepler arasında sayılmadığı, bu nedenle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine k …
Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre «zamanaşımı defiinin» ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde iç taşımaya ilişkin hükümler içeren 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
1- Dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Hasara konu taşıma ...'ten ...'ın ... şehrine yapılmış olup mahkemece, TTK'nın 855. maddesi uyarınca davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1008 E. 2011/10291 K.
Ortak:nakliyat sigortası · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda1- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» %60 kusurlu olduğu, %40 «kusurun» ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında davacı tarafından taşıma «rizikolarına» karşı «teminat» altına alınan emtianın davalı tarafından Gemlik Limanından «teslim» alınarak Türkmenistan'ın Türkmenbaşı Limanı'na denizyolu ile buradan da kamyona yüklenerek karayolu ile taşınması sırasında aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucu hasarlandığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği savunulmuş ise de, 13.04.2007 tarihli ve davalı «taşıyıcının» da imzasını «taşıyan» tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce «hasar» gördüğü, CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL’nın 20.07.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı şirkete «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayolu ile taşındığı sırada «hasara» uğraması nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya cevap dilekçesinde, sigortalı emtianın Almanya’ya taşınması işinin davalı şirket tarafından «alt taşıyıcıya» yaptırıldığının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · rücuen tazminat · reeskont faizi · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği savunulmuş ise de, 13.04.2007 tarihli ve davalı «taşıyıcının» da imzasını «taşıyan» tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce «hasar» gördüğü, CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL’nın 20.07.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya cevap dilekçesinde, sigortalı emtianın Almanya’ya taşınması işinin davalı şirket tarafından «alt taşıyıcıya» yaptırıldığının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayolu ile taşındığı sırada «hasara» uğraması nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7657 E. 2012/9951 K.
Ortak:hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDeniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına «deniz ticaret hukuku», karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise «hasarın» taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir.
Anayasası'nm 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu kararda… dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalıya ait emtiaların davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda «hasara» uğradığı, davalıların oluşan hasardan KTK.’nun 85/1. ve TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.020,00 TL «rücuen tazminat» alacağının «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı sigortalıya ait malların davalılar tarafından taşınırken meydana gelen kaza sonucunda «hasara» uğraması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Anayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunn belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK'dan daha sonra yürürlüğe giren ve ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · reeskont faizi
Benzer bu kararda… dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalıya ait emtiaların davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda «hasara» uğradığı, davalıların oluşan hasardan KTK.’nun 85/1. ve TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.020,00 TL «rücuen tazminat» alacağının «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10928 E. , 2014/13877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY(KAPATILAN) 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/12/2012
NUMARASI 2011/34-2012/649
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2011/34-2012/649 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliye rizikolarına karşı teminat altına alınan emtianın gemi ile Türkiye’den Türkmenistan’ın Türkmenbaşı Limanı’na oradan karayolu ile alıcısına taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın Türkmenbaşı Limanına sağlam olarak taşındığını, buradan karayolu ile şantiye alanına taşınırken aracın tek taraflı kaza yaparak sigortalı emtianın hasarlanmasına neden olduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 217.150 TL'’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında, hasarlı emtianın yeniden Türkiye’ye getirilmesi için yapılan navlun bedelinin de müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, 26.079,70 TL’nin de tahsilini ıslah ile talep etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazı ile birlikte davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, kazanın mücbir nedenden meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının %60 kusurlu olduğu, %40 kusurun ise taşıma yapan aracın önüne direksiyon kıran dava dışı sürücüye ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.290,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı teminat altına alınan emtianın davalı tarafından Gemlik Limanından teslim alınarak Türkmenistan'ın Türkmenbaşı Limanı'na denizyolu ile buradan da kamyona yüklenerek karayolu ile taşınması sırasında aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucu hasarlandığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı deniz ve karayolundan oluşan kombine taşıma işinin tamamını üstlenmiş bulunmaktadır. Deniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına deniz ticaret hukuku, karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise hasarın taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir.
Karayolu ile yapılan taşımalarda Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi île İlgili Anlaşma yani CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Ülkemiz 30.10.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nm 90. maddesinin son fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
Bu itibarla, mahkemece içinde uluslararası taşıma konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102028500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz