Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11552 E. 2011/4035 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtia sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ ön inceleme aşaması↗ rücuan tazminat↗ cmr↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasar tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi' ne dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında hasar gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davaya konu taşıma, güzergahı ve taşınan malların niteliğine göre bu konuda düzenlenmiş bulunan taşıma senedinde de açıkça yazılı olduğu gibi (CMR) “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 2918 sayılı Yasa hükümlerine göre kusur durumunu belirleyen bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın öncelikle uyuşmazlığın çözümüne esas alınan yasal düzenlemenin doğru olarak tayin edilmemesinden dolayı bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7657 E. 2012/9951 K.
Ortak:hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, «hasar» tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında «hasar» gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalıya ait emtiaların davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda «hasara» uğradığı, davalıların oluşan hasardan KTK.’nun 85/1. ve TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.020,00 TL «rücuen tazminat» alacağının «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı sigortalıya ait malların davalılar tarafından taşınırken meydana gelen kaza sonucunda «hasara» uğraması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Anayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunn belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK'dan daha sonra yürürlüğe giren ve ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · reeskont faizi
Benzer bu kararda… dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalıya ait emtiaların davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda «hasara» uğradığı, davalıların oluşan hasardan KTK.’nun 85/1. ve TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.020,00 TL «rücuen tazminat» alacağının «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5856 E. 2017/5143 K.
Ortak:rücuan tazminat · hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, «hasar» tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi' ne dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında «hasar» gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Anayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin durdurulması · takibin durdurulması · nakliyat sigortası · zamanaşımı defi · vekile tebliğ · zamanaşımı
Benzer bu kararda… e yaptığı ödemeyi müteakip 02.04.2013 tarihinde davalı aleyhine takip başlattığı, davalının 24.04.2013 tarihli tirazı üzerine icra müdürlüğünce 08.07.2013 tarihinde «takibin durdurulmasına» karar verildiği, davanın ise 12.12.2014 tarihinde açıldığı, takibin durdurulması kararı davacı «vekiline tebliğ» edilmemişse de BK'nın 132. maddesinde «icra takibinin durdurulmasının» «zamanaşımını» durduran sebepler arasında sayılmadığı, bu nedenle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine k …
Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre «zamanaşımı defiinin» ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde iç taşımaya ilişkin hükümler içeren 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
1- Dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Hasara konu taşıma ...'ten ...'ın ... şehrine yapılmış olup mahkemece, TTK'nın 855. maddesi uyarınca davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10330 E. 2010/1424 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaT.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaAnayasası’nın 90ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · taşıyan · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ithal ettiği mal dışında başka bir paket «teslim» edilmesinden davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13554 E. 2011/3770 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · taşıyıcı · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK 781 ve devamı maddeleri uyarınca emtiayı hasarsız olarak «teslim» etmeyen davalının kendi kusuruyla zararın oluşmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası taşıma akdinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/595 E. 2012/7260 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaT.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaAnayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taşıma işinin davalılarca yapıldığı, emtianın yurtdışı edilmemesi nedeniyle davacı üst «taşıyanın» ödemek zorunda kaldığı bedeli «alt taşıyıcı» durumundaki davalılardan talepte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, TTK hükümlerini esas alarak inceleme yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.
O halde, mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman başka bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalının sorumluluğu belirlenmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, sonuçta yanlış ilkeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.
Ortak:hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, «hasar» tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında «hasar» gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu kararda2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Anayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · temerrüt tarihi · ticari faiz · komisyon · taşıyıcı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11552 E. , 2011/4035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/2820-2009/1024 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçlarla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında araçta çıkan yangın sonucu zarar gördüğünü, hasar bedelini sigortalıya ödeyip haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 4.617,88 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasar tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi' ne dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında hasar gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davaya konu taşıma, güzergahı ve taşınan malların niteliğine göre bu konuda düzenlenmiş bulunan taşıma senedinde de açıkça yazılı olduğu gibi (CMR) “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 2918 sayılı Yasa hükümlerine göre kusur durumunu belirleyen bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın öncelikle uyuşmazlığın çözümüne esas alınan yasal düzenlemenin doğru olarak tayin edilmemesinden dolayı bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019127400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz