6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cmr konvansiyonu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7657 E. 2012/9951 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr konvansiyonu ön inceleme aşaması cmr rücuen tazminat reeskont faizi hasar i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 781

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalıya ait emtiaların davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda hasara uğradığı, davalıların oluşan hasardan KTK.’nun 85/1. ve TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.020,00 TL rücuen tazminat alacağının reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.

1- Dava, dava dışı sigortalıya ait malların davalılar tarafından taşınırken meydana gelen kaza sonucunda hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma, güzergahı ve taşınan malların niteliğine göre CMR yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi ” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunn belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK'dan daha sonra yürürlüğe giren ve ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece yazılı şekilde iç taşımaya ilişkin hükümler içeren TTK'nun 781. ve devamı maddeleri ile KTK'nun 85/1. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın öncelikle uyuşmazlığın çözümüne esas alınan yasal düzenlemenin doğru olarak tayin edilmemesinden dolayı bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket yetkilisinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11552 E. 2011/4035 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cmr konvansiyonu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13554 E. 2011/3770 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5856 E. 2017/5143 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10330 E. 2010/1424 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/595 E. 2012/7260 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7657 E.  ,  2012/9951 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2008/309-2009/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde “Nakliyat sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait emtiaların davalılardan ...’ın sürücüsü, davalı ...’nın çekicinin ve davalı şirketin yarı römorkun maliki oldukları araca Kayseri’den Irak'a gönderilmek üzere yüklendiğini, ancak kaza sonucunda sigortalı emtianın hasara uğradığını, ortaya çıkan zarardan davalıların sorumlu olduğunu ve kaza nedeniyle dava dışı sigortalıya 20.020,00 TL ödendiğini, TTK’nun 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek 20.020,00 TL rücuen tazminat alacağının reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket yetkilisi, hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalıya ait emtiaların davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kaza sonucunda hasara uğradığı, davalıların oluşan hasardan KTK.’nun 85/1. ve TTK.’nun 781. maddeleri gereğince sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.020,00 TL rücuen tazminat alacağının reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.

1- Dava, dava dışı sigortalıya ait malların davalılar tarafından taşınırken meydana gelen kaza sonucunda hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma, güzergahı ve taşınan malların niteliğine göre CMR yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi ” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunn belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK'dan daha sonra yürürlüğe giren ve ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece yazılı şekilde iç taşımaya ilişkin hükümler içeren TTK'nun 781. ve devamı maddeleri ile KTK'nun 85/1. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın öncelikle uyuşmazlığın çözümüne esas alınan yasal düzenlemenin doğru olarak tayin edilmemesinden dolayı bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket yetkilisinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket yetkilisinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060772600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.