Ttk 1188
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9094 E. 2014/15985 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': ['6102/1188']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1188↗ nakliyat sigortası↗ rücuen alacak↗ ziya↗ hak düşürücü süre↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu emtiaların 24.05.2011 tarihinde davacının sigortalısı tarafından teslim alındığı, davacı tarafından yükün tesliminden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre sonrasında 08.03.2013 tarihinde davanın açıldığı, somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1188. maddesinin uygulanılması halinde dahi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtealar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracat edilmediği takdirde taşıyan aleyhine malların ziya veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer. Teslim tarihinden itibaren bir yıl içerisinde icra dairesine müracaatta bulunulması halinde TTK'nın 1067. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde mahkemeye müracaat şartı gerçekleşmiş olur.
Somut olayda; mahkemece, 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; davacı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan belgelerden dava konusu edilen alacak nedeniyle davacı tarafından 25.03.2012 tarihinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3948 Esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bahsi geçen icra dosyası da değerlendirilerek davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespiti ile sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/348 E. 2013/153 K.
Ortak:ziya · hak düşürücü süre · taşıyan · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların «tesliminden» veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracat edilmediği takdirde «taşıyan» aleyhine malların «ziya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu emtiaların 24.05.2011 tarihinde davacının sigortalısı tarafından «teslim» alındığı, davacı tarafından yükün tesliminden itibaren bir yıllık «hak düşürücü süre» sonrasında 08.03.2013 tarihinde davanın açıldığı, somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1188. maddesinin uygulanılması halinde dahi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Teslim tarihinden itibaren bir yıl içerisinde icra dairesine müracaatta bulunulması halinde TTK'nın 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» içerisinde mahkemeye müracaat şartı gerçekleşmiş olur.
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinin» geç ifası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 1067. maddesinde ''Malların «tesliminden» (Madde 1066, fıkra 1, cümle 1) veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, «taşıyan» aleyhine malların «zıya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.'' düzenlemesi getirilmiş olup, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere düzenlemenin yalnızca emtianın «ziya» ve hasarından kaynaklanan davalara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, taşımanın Temmuz 2008 yılında gerçekleştirildiği, davanın 25/03/2011 tarihinde açıldığı, buna göre TTK'nun 1067. maddesi kapsamında 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, somut uyuşmazlıkta, emtianın «geç teslimi» dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olmakla, TTK'nun 1067. maddesi kapsamında «hakdüşürücü sürenin» dolduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakdüşürücü süre · zıya · geç teslim · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinin» geç ifası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 1067. maddesinde ''Malların «tesliminden» (Madde 1066, fıkra 1, cümle 1) veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, «taşıyan» aleyhine malların «zıya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.'' düzenlemesi getirilmiş olup, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere düzenlemenin yalnızca emtianın «ziya» ve hasarından kaynaklanan davalara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, somut uyuşmazlıkta, emtianın «geç teslimi» dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olmakla, TTK'nun 1067. maddesi kapsamında «hakdüşürücü sürenin» dolduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8215 E. 2013/13034 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu emtiaların 24.05.2011 tarihinde davacının sigortalısı tarafından «teslim» alındığı, davacı tarafından yükün tesliminden itibaren bir yıllık «hak düşürücü süre» sonrasında 08.03.2013 tarihinde davanın açıldığı, somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1188. maddesinin uygulanılması halinde dahi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların «tesliminden» veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracat edilmediği takdirde «taşıyan» aleyhine malların «ziya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4215 E. 2017/2829 K.
Ortak:ziya · hak düşürücü süre · taşıyan · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların «tesliminden» veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracat edilmediği takdirde «taşıyan» aleyhine malların «ziya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu emtiaların 24.05.2011 tarihinde davacının sigortalısı tarafından «teslim» alındığı, davacı tarafından yükün tesliminden itibaren bir yıllık «hak düşürücü süre» sonrasında 08.03.2013 tarihinde davanın açıldığı, somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1188. maddesinin uygulanılması halinde dahi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Teslim tarihinden itibaren bir yıl içerisinde icra dairesine müracaatta bulunulması halinde TTK'nın 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» içerisinde mahkemeye müracaat şartı gerçekleşmiş olur.
Benzer bu karardaYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere işbu davanın davacısı «taşıyan», davalısı ise «taşıtan» konumunda olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de anılan madde “Malların «tesliminden» (Madde 1066, fıkra 1, cümle 1) veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyan aleyhine malların «zıya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.” hükmünü düzenlemektedir.
Bu hüküm «münhasıran» «taşıyan» aleyhine açılan ve malın «ziya» ve «hasarına» dayanan tazminat davalarında uygulanır.
Başka bir deyişle «ziya» ve «hasar» şeklinde tecelli etmeyen zararlarda anılan hükmün uygulanma olanağı bulunmamaktadı Bu itibarla mahkemece işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile somut uyuşmazlığa uygulanma olanağı bulunmayan 6762 sayılı TTK'nun 1067. maddesi hükmü uyarınca «hak düşürücü süre» yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zıya · tedbirin kaldırılması · taşıtan · halefiyet · münhasırlık · rücu · dosya masrafı · hasar
Benzer bu karardaDava, deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeniyle gemi üzerine konulan «tedbiri kaldırabilmek» için davacı «taşıyan» tarafından yük ilgilisine yapılan ödeme, bekleme süresi içerisinde yapılan ekstra liman ücreti, yakıt «masrafı» ve sair masrafların yükün ambalajının uygun şekilde yapılmaması nedeniyle davalı gönderen-«taşıtandan» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, deniz taşımacılığında yükte meydana gelen eksilmelere ilişkin tüm davaların “«halefiyet»-«rücu» yoluyla açılanlar «dahil»” TTK'nın 1067 maddesi uyarınca bir yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere işbu davanın davacısı «taşıyan», davalısı ise «taşıtan» konumunda olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de anılan madde “Malların «tesliminden» (Madde 1066, fıkra 1, cümle 1) veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyan aleyhine malların «zıya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.” hükmünü düzenlemektedir.
Bu hüküm «münhasıran» «taşıyan» aleyhine açılan ve malın «ziya» ve «hasarına» dayanan tazminat davalarında uygulanır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9094 E. , 2014/15985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2014
NUMARASI 2013/55-2014/14
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.01.2014 tarih ve 2013/55-2014/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı A.C. San. ve Tic. A.Ş'ye ait klima emtiasının davalı tarafından Tayland'dan İstanbul'a taşınması sırasında hasarlandığını, hasar nedeniyle sigorta kapsamında sigortalıya ödemede bulunulduğunu ileri sürerek TTK'nın 1301-1361. maddeleri uyarınca 4.431,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, iddia edilen hasara ilişkin müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu emtiaların 24.05.2011 tarihinde davacının sigortalısı tarafından teslim alındığı, davacı tarafından yükün tesliminden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre sonrasında 08.03.2013 tarihinde davanın açıldığı, somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1188. maddesinin uygulanılması halinde dahi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan emtealar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracat edilmediği takdirde taşıyan aleyhine malların ziya veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer. Teslim tarihinden itibaren bir yıl içerisinde icra dairesine müracaatta bulunulması halinde TTK'nın 1067. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde mahkemeye müracaat şartı gerçekleşmiş olur.
Somut olayda; mahkemece, 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; davacı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan belgelerden dava konusu edilen alacak nedeniyle davacı tarafından 25.03.2012 tarihinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3948 Esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bahsi geçen icra dosyası da değerlendirilerek davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespiti ile sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102027300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz