Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9449 E. 2010/4972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ yönetim kurulu kararının iptali↗ toplantı ve karar nisabı↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ kesinleşen ilam↗ iyiniyet kuralı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ bekletici mesele↗ hazirun cetveli↗ yokluk↗ genel kurul kararının iptali↗ iyiniyet↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ bilirkişi incelemesi↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, ortaklıktan çıkarılan davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların pay defterine işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacıların paylarının haksız yere ıskat edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen ilam üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip pay defterine işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına yönetimin engel olamayacağına dair mahkeme gerekçesi isabetlidir. Ne var ki, davacının pay defterinde ve hazirun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da bekletici mesele yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12779 E. 2010/2031 K.
Ortak:ıskat · yönetim kurulu kararının iptali · karar nisabı · toplantı tutanağı · kesinleşen ilam · hazirun cetveli · yokluk · genel kurul kararının iptali · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaNe var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin «kesinleşen ilam» üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip «pay defterine» işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasın …
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNe var ki, davacıların «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacıların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacıların net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacıların paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin «kesinleşen ilam» üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip «pay defterine» işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasın …
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nisap · şirket merkezi mahkemesi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle «şirket merkezinin» Ankara olması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğu, merkez dışında bir yerde de genel kurulun toplanmasına anasözleşmenin ve TTK'nun 371. maddesinin cevaz verdiği, aralarında davacıların da bulunduğu bazı ortakların ihracına ilişkin yönetim kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen o ilamın gerekçesinde, davacılara ait hisselerin bir takım şahıslar aracılığı ile Tursoy A.Ş.'ne devredilmiş olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı şirketin davacılara hisselerini iade etmesi ve «pay defterini» yeniden düzenlemesi gerektiği, o ilamda davacıların hisselerinin miktarının belirtilmemesine davalının sığınamayacağı, davalının bu tutumu ile şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına engel olması karşısında, gerçek pay durumu belirlenmeksizin toplanan genel kurulda alınan şirket merkezinin nakli şirket emvalinin satılması gibi önem arzeden kararların yeterli «nisap» sağlandığı belli olmaksızın alınmış kararlar olması nedeniyle iptaline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile alınan kararların iptaline ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7121 E. 2010/3026 K.
Ortak:ıskat · karar nisabı · toplantı tutanağı · iyiniyet kuralı · hazirun cetveli · yokluk · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaNe var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «ortaklıktan çıkarılan» davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların «pay defterine» işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… espitine karar verilen, ancak pay miktarları gösterilmeyen, hazırun cetveline sonradan ilave edilen kişilerin genel kurulda oy kullamalarına izin verilmediği, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen kişilerin payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle bu kişilerin net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra «pay defterinden», genel kurul «toplantı tutanaklarından», «hazirun cetvellerinden», celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak genel kurulda oy kullanmalarına izin verilmeyen kişilerin paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… lığa dönen ortakların oy kullanmasına müsaade edilmediği, bu yöndeki bir davranışın, payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığa «dahil» olduğu yargı kararları ile belirlenmiş kimselerin haklarından istifade etmesinin engellendiği genel kurulda alınan kararların afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu bu hali ile dava konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiği sonucuna varılarak, davalı şirketin 21.03.2005 tarihli genel kurulunda alına …
Mahkemece, mahkeme kararı ile ortaklığa dönen ortakların oy kullanmalarına müsaade edilmediği, bu yoldaki davranışın payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığı yargı kararı ile benimsenen kimselerin haklarından istifade edilmesinin engellenmesi ve genel kurulda bu şekilde bir karar alınmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… lığa dönen ortakların oy kullanmasına müsaade edilmediği, bu yöndeki bir davranışın, payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığa «dahil» olduğu yargı kararları ile belirlenmiş kimselerin haklarından istifade etmesinin engellendiği genel kurulda alınan kararların afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu bu hali ile dava konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiği sonucuna varılarak, davalı şirketin 21.03.2005 tarihli genel kurulunda alına …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11370 E. 2012/14491 K.
Ortak:ıskat · karar nisabı · toplantı tutanağı · ortaklıktan çıkarılma · yokluk · genel kurul kararının iptali · pay defteri · anonim şirket · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaNe var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «ortaklıktan çıkarılan» davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların «pay defterine» işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca, Dairemiz bozma ilamındaki “davacının «pay defterinde» ve hazırun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazırun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi” şeklindeki bozma gerekleri de yerine getirilerek alınacak «denetime elverişli bilirkişi raporu» ile kararların yokluk, iptal edilebilirlik koşulları bulunup bulunmadığı şeklinde, sıhhati tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1996/365 ve 2003/915 Esas ve Karar sayılı ilamıyla davacı «dahil» paydaşlıkları belirlenen ortakların o tarih itibariyle paylarının 9.054.000 adet pay içinde %36,11 oranını oluşturduğu ve bu ortaklar yerine haksız olarak ortaklığa alınan kişilerin genel kurul kararlarının alınmasında etkili oldukları, 29 kişilik muhalif grubun toplantıya kabul edilmemesi halinin doktrinde genel kurulun «yoklukla malul» olduğu ve «geçersiz» olduğunun kabul edildiği, «sermaye artırımına» ilişkin 19.07.2002 tarihli genel kurul kararının da yok hükmünde kabul edilmesinin gerektiği savunulmuş ise de mahkemece bu görüşe itibar edilmediği, somut olayda davacının mahkeme kararıyla paydaşlığı sabit olmasına rağmen hazurun cetvelinde yer verilmeyip genel kurulda oy kullandırılmadığı, anılan hususun yokluk değil, şartları varsa iptal «sebebi» teşkil edeceği, davacı ve diğer bir kısım paydaşların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları paylar esas alındığında iptali istenen 31.01.2006 tarihli genel kurula alınmamış olmaları ya da alınmış olsalar dahi «olumsuz» oy kullanmalarının toplantı ve karar «nisabını» etkilemeyeceği, toplantıdaki usulsüzlük yönünden iptal şartlarının oluşmadığı, iptali istenilen genel kurul kararında “şirketin sahibi bulunduğu gayrimenkullerin ifraz, satış, yeniden yapılandırma, tevhit işlemleri için yönetim kuruluna «yetki» verilmesi, doğrudan satışı ” öngörülmekte olup karara konu işlemlerin «şirketin zararına» gerçekleştirildiğinin, taşınmazların ucuza satıldıklarının davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı şirketin kurucu ortağı olup 1996 yılında yapılan genel kurula, «ortaklıktan çıkarıldıkları» gerekçesiyle kendisi «dahil» 29 kişinin alınmadığını, ortaklıktan «ıskat» kararının batıl olduğunu ileri sürerek, ihraca ilişkin «genel kurul kararının iptali» ve ortaklığın tespiti istemi ile Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1996/365 sayılı dosyasında dava açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · yoklukla malul karar · sermaye artırımı · şirket zararı · denetime elverişlilik · olumsuz oy · yetki · geçersizlik
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 1996/365 ve 2003/915 Esas ve Karar sayılı ilamıyla davacı «dahil» paydaşlıkları belirlenen ortakların o tarih itibariyle paylarının 9.054.000 adet pay içinde %36,11 oranını oluşturduğu ve bu ortaklar yerine haksız olarak ortaklığa alınan kişilerin genel kurul kararlarının alınmasında etkili oldukları, 29 kişilik muhalif grubun toplantıya kabul edilmemesi halinin doktrinde genel kurulun «yoklukla malul» olduğu ve «geçersiz» olduğunun kabul edildiği, «sermaye artırımına» ilişkin 19.07.2002 tarihli genel kurul kararının da yok hükmünde kabul edilmesinin gerektiği savunulmuş ise de mahkemece bu görüşe itibar edilmediği, somut olayda davacının mahkeme kararıyla paydaşlığı sabit olmasına rağmen hazurun cetvelinde yer verilmeyip genel kurulda oy kullandırılmadığı, anılan hususun yokluk değil, şartları varsa iptal «sebebi» teşkil edeceği, davacı ve diğer bir kısım paydaşların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları paylar esas alındığında iptali istenen 31.01.2006 tarihli genel kurula alınmamış olmaları ya da alınmış olsalar dahi «olumsuz» oy kullanmalarının toplantı ve karar «nisabını» etkilemeyeceği, toplantıdaki usulsüzlük yönünden iptal şartlarının oluşmadığı, iptali istenilen genel kurul kararında “şirketin sahibi bulunduğu gayrimenkullerin ifraz, satış, yeniden yapılandırma, tevhit işlemleri için yönetim kuruluna «yetki» verilmesi, doğrudan satışı ” öngörülmekte olup karara konu işlemlerin «şirketin zararına» gerçekleştirildiğinin, taşınmazların ucuza satıldıklarının davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın bulunduğu, şirket sermayesinin önce 15.07.1990 tarihli genel kurulda 9.054.000.000 TL’na, 19.07.2002 tarihli genel kurulda 55.554.000.000 TL’na yükseltildiği, bu «son» «sermaye artırımının» 06.09.2002 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, sermaye artırımına ilişkin bu genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlanın ya da yokluğun tespiti davasının açılmadığı, davacının davalı şirkette toplam 50.300 adet paya sahip olduğunun tespit edildiği, davacının sahip olduğu payların, iptali talep olunan kararların alındığı genel kurul toplantısına yönelik toplantı ve karar yeter sayısını etkilemediği, davacının genel kurul toplantısına katılmakla birlikte «olumsuz» oy kullandığı varsayılsa dahi genel kurulun anasözleşmenin 18. maddesindeki yeter sayılara uygun bir şekilde toplanabileceği ve karar alabileceği, bilirkişi raporu …
Ayrıca, Dairemiz bozma ilamındaki “davacının «pay defterinde» ve hazırun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazırun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi” şeklindeki bozma gerekleri de yerine getirilerek alınacak «denetime elverişli bilirkişi raporu» ile kararların yokluk, iptal edilebilirlik koşulları bulunup bulunmadığı şeklinde, sıhhati tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Davacı tarafça «sermaye artırımına» ilişkin bu genel kurullar 29 kişiden oluşan muhalif grubun toplantıya alınmaması ve onların yerine payları usulsüz olarak devraldığı iddia olunan kişilerin katılımıyla gerçekleştirildiği ve bu genel kurulların «yoklukla» sakat oldukları iddia edilmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9449 E. , 2010/4972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/306 - 2008/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davalılardan Tasfiye Halinde Bozbük ...turistik Tes. ve Tic.San.A.Ş. Vekili Av....gelip, davacı avukatı ve diğer davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalı şirketin 2001-2002 yıllarına ait 31.01.2006 günlü olağan genel kurul toplantısının yetkisiz yönetim kurulu üyelerince yapıldığı, kesinleşmiş mahkeme kararıyla ortaklıkları tespit edilen kişilerin hazirun cetveline kaydedilmeyerek oy haklarının kullandırılmadığı şirket merkezinin Ankara olmasına rağmen toplantının İstanbul'da yapıldığını ileri sürerek, 31.01.2006 günü yapılan genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yönetim kurulu üyesi gerçek kişiler vekilleri, pay defterinde paydaşların tamamının sahip oldukları paylar oranında genel kurula iştirak ettiklerini, sahipsiz pay bulunmadığını, payı iptal edilmiş ve davacıya tahsis edilmiş hiç bir payın da mevcut olmadığını, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi kararının icrası mümkün olmayan bir karar olduğunu belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı şirket vekili, şirketin 09.02.2007 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığından davanın konusuz kaldığını, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas sayılı kararının bir tespit içerdiğini, mahkemece davacının pay defterine adının tesciline, hangi paydaşın payının iptali ile onun yerine davacının isminin kaydedilmesi gerektiğine karar verilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, ortaklıktan çıkarılan davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların pay defterine işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacıların paylarının haksız yere ıskat edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen ilam üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip pay defterine işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına yönetimin engel olamayacağına dair mahkeme gerekçesi isabetlidir. Ne var ki, davacının pay defterinde ve hazirun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da bekletici mesele yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan T.H.Bozbük ...Turistik Tes. ve Tic.San.A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020246900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz