Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7121 E. 2010/3026 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ toplantı ve karar nisabı↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ iyiniyet kuralı↗ hazirun cetveli↗ yokluk↗ genel kurul kararının iptali↗ iyiniyet↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ bilirkişi incelemesi↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortaklığa dönen ortakların oy kullanmasına müsaade edilmediği, bu yöndeki bir davranışın, payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığa dahil olduğu yargı kararları ile belirlenmiş kimselerin haklarından istifade etmesinin engellendiği genel kurulda alınan kararların afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu bu hali ile dava konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiği sonucuna varılarak, davalı şirketin 21.03.2005 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, mahkeme kararı ile ortaklığa dönen ortakların oy kullanmalarına müsaade edilmediği, bu yoldaki davranışın payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığı yargı kararı ile benimsenen kimselerin haklarından istifade edilmesinin engellenmesi ve genel kurulda bu şekilde bir karar alınmasının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önceki genel kurulda seçilen ve süresi sona eren yönetim kurulu üyelerinin genel kurulu toplantıya davet edebileceği dair mahkeme gerekçesi isabetlidir.
Ne var ki, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen, ancak pay miktarları gösterilmeyen, hazırun cetveline sonradan ilave edilen kişilerin genel kurulda oy kullamalarına izin verilmediği, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen kişilerin payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle bu kişilerin net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak genel kurulda oy kullanmalarına izin verilmeyen kişilerin paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9449 E. 2010/4972 K.
Ortak:ıskat · karar nisabı · toplantı tutanağı · iyiniyet kuralı · hazirun cetveli · yokluk · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… espitine karar verilen, ancak pay miktarları gösterilmeyen, hazırun cetveline sonradan ilave edilen kişilerin genel kurulda oy kullamalarına izin verilmediği, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen kişilerin payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle bu kişilerin net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra «pay defterinden», genel kurul «toplantı tutanaklarından», «hazirun cetvellerinden», celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak genel kurulda oy kullanmalarına izin verilmeyen kişilerin paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… lığa dönen ortakların oy kullanmasına müsaade edilmediği, bu yöndeki bir davranışın, payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığa «dahil» olduğu yargı kararları ile belirlenmiş kimselerin haklarından istifade etmesinin engellendiği genel kurulda alınan kararların afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu bu hali ile dava konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiği sonucuna varılarak, davalı şirketin 21.03.2005 tarihli genel kurulunda alına …
Mahkemece, mahkeme kararı ile ortaklığa dönen ortakların oy kullanmalarına müsaade edilmediği, bu yoldaki davranışın payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığı yargı kararı ile benimsenen kimselerin haklarından istifade edilmesinin engellenmesi ve genel kurulda bu şekilde bir karar alınmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaNe var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «ortaklıktan çıkarılan» davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların «pay defterine» işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · kesinleşen ilam · ortaklıktan çıkarılma · bekletici mesele
Benzer bu karardaOysa, davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin «kesinleşen ilam» üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip «pay defterine» işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasın …
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «ortaklıktan çıkarılan» davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların «pay defterine» işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Ne var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11370 E. 2012/14491 K.
Ortak:ıskat · karar nisabı · toplantı tutanağı · yokluk · genel kurul kararının iptali · pay defteri · anonim şirket · bilirkişi incelemesi · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… espitine karar verilen, ancak pay miktarları gösterilmeyen, hazırun cetveline sonradan ilave edilen kişilerin genel kurulda oy kullamalarına izin verilmediği, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen kişilerin payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle bu kişilerin net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra «pay defterinden», genel kurul «toplantı tutanaklarından», «hazirun cetvellerinden», celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak genel kurulda oy kullanmalarına izin verilmeyen kişilerin paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca, Dairemiz bozma ilamındaki “davacının «pay defterinde» ve hazırun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazırun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi” şeklindeki bozma gerekleri de yerine getirilerek alınacak «denetime elverişli bilirkişi raporu» ile kararların yokluk, iptal edilebilirlik koşulları bulunup bulunmadığı şeklinde, sıhhati tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1996/365 ve 2003/915 Esas ve Karar sayılı ilamıyla davacı «dahil» paydaşlıkları belirlenen ortakların o tarih itibariyle paylarının 9.054.000 adet pay içinde %36,11 oranını oluşturduğu ve bu ortaklar yerine haksız olarak ortaklığa alınan kişilerin genel kurul kararlarının alınmasında etkili oldukları, 29 kişilik muhalif grubun toplantıya kabul edilmemesi halinin doktrinde genel kurulun «yoklukla malul» olduğu ve «geçersiz» olduğunun kabul edildiği, «sermaye artırımına» ilişkin 19.07.2002 tarihli genel kurul kararının da yok hükmünde kabul edilmesinin gerektiği savunulmuş ise de mahkemece bu görüşe itibar edilmediği, somut olayda davacının mahkeme kararıyla paydaşlığı sabit olmasına rağmen hazurun cetvelinde yer verilmeyip genel kurulda oy kullandırılmadığı, anılan hususun yokluk değil, şartları varsa iptal «sebebi» teşkil edeceği, davacı ve diğer bir kısım paydaşların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları paylar esas alındığında iptali istenen 31.01.2006 tarihli genel kurula alınmamış olmaları ya da alınmış olsalar dahi «olumsuz» oy kullanmalarının toplantı ve karar «nisabını» etkilemeyeceği, toplantıdaki usulsüzlük yönünden iptal şartlarının oluşmadığı, iptali istenilen genel kurul kararında “şirketin sahibi bulunduğu gayrimenkullerin ifraz, satış, yeniden yapılandırma, tevhit işlemleri için yönetim kuruluna «yetki» verilmesi, doğrudan satışı ” öngörülmekte olup karara konu işlemlerin «şirketin zararına» gerçekleştirildiğinin, taşınmazların ucuza satıldıklarının davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · yoklukla malul karar · ortaklıktan çıkarılma · sermaye artırımı · şirket zararı · denetime elverişlilik · olumsuz oy · yetki
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 1996/365 ve 2003/915 Esas ve Karar sayılı ilamıyla davacı «dahil» paydaşlıkları belirlenen ortakların o tarih itibariyle paylarının 9.054.000 adet pay içinde %36,11 oranını oluşturduğu ve bu ortaklar yerine haksız olarak ortaklığa alınan kişilerin genel kurul kararlarının alınmasında etkili oldukları, 29 kişilik muhalif grubun toplantıya kabul edilmemesi halinin doktrinde genel kurulun «yoklukla malul» olduğu ve «geçersiz» olduğunun kabul edildiği, «sermaye artırımına» ilişkin 19.07.2002 tarihli genel kurul kararının da yok hükmünde kabul edilmesinin gerektiği savunulmuş ise de mahkemece bu görüşe itibar edilmediği, somut olayda davacının mahkeme kararıyla paydaşlığı sabit olmasına rağmen hazurun cetvelinde yer verilmeyip genel kurulda oy kullandırılmadığı, anılan hususun yokluk değil, şartları varsa iptal «sebebi» teşkil edeceği, davacı ve diğer bir kısım paydaşların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları paylar esas alındığında iptali istenen 31.01.2006 tarihli genel kurula alınmamış olmaları ya da alınmış olsalar dahi «olumsuz» oy kullanmalarının toplantı ve karar «nisabını» etkilemeyeceği, toplantıdaki usulsüzlük yönünden iptal şartlarının oluşmadığı, iptali istenilen genel kurul kararında “şirketin sahibi bulunduğu gayrimenkullerin ifraz, satış, yeniden yapılandırma, tevhit işlemleri için yönetim kuruluna «yetki» verilmesi, doğrudan satışı ” öngörülmekte olup karara konu işlemlerin «şirketin zararına» gerçekleştirildiğinin, taşınmazların ucuza satıldıklarının davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın bulunduğu, şirket sermayesinin önce 15.07.1990 tarihli genel kurulda 9.054.000.000 TL’na, 19.07.2002 tarihli genel kurulda 55.554.000.000 TL’na yükseltildiği, bu «son» «sermaye artırımının» 06.09.2002 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiği, sermaye artırımına ilişkin bu genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlanın ya da yokluğun tespiti davasının açılmadığı, davacının davalı şirkette toplam 50.300 adet paya sahip olduğunun tespit edildiği, davacının sahip olduğu payların, iptali talep olunan kararların alındığı genel kurul toplantısına yönelik toplantı ve karar yeter sayısını etkilemediği, davacının genel kurul toplantısına katılmakla birlikte «olumsuz» oy kullandığı varsayılsa dahi genel kurulun anasözleşmenin 18. maddesindeki yeter sayılara uygun bir şekilde toplanabileceği ve karar alabileceği, bilirkişi raporu …
Ayrıca, Dairemiz bozma ilamındaki “davacının «pay defterinde» ve hazırun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazırun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi” şeklindeki bozma gerekleri de yerine getirilerek alınacak «denetime elverişli bilirkişi raporu» ile kararların yokluk, iptal edilebilirlik koşulları bulunup bulunmadığı şeklinde, sıhhati tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Davacı, davalı şirketin kurucu ortağı olup 1996 yılında yapılan genel kurula, «ortaklıktan çıkarıldıkları» gerekçesiyle kendisi «dahil» 29 kişinin alınmadığını, ortaklıktan «ıskat» kararının batıl olduğunu ileri sürerek, ihraca ilişkin «genel kurul kararının iptali» ve ortaklığın tespiti istemi ile Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1996/365 sayılı dosyasında dava açmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/520 E. 2025/675 K.
Ortak:hazirun cetveli · genel kurul kararının iptali · pay defteri · yönetim kurulu kararı · e-defter · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… espitine karar verilen, ancak pay miktarları gösterilmeyen, hazırun cetveline sonradan ilave edilen kişilerin genel kurulda oy kullamalarına izin verilmediği, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen kişilerin payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle bu kişilerin net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra «pay defterinden», genel kurul «toplantı tutanaklarından», «hazirun cetvellerinden», celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak genel kurulda oy kullanmalarına izin verilmeyen kişilerin paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Önceki genel kurulda seçilen ve süresi sona eren «yönetim kurulu» üyelerinin genel kurulu toplantıya davet edebileceği dair mahkeme gerekçesi isabetlidir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı
Benzer bu karardaDeğerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre ve özellikle müracata kalma ve «takipsiz» bırakma tarihlerinin 6100 sayılı Kanun/HMK döneminde olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7121 E. , 2010/3026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 tarih ve 2005/176-2005/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı asil ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 1993 yılında yapılan genel kurul ve sonrasında şirket hissedarlarının bir kısmı hakkında usulsüz ihraç kararları verildiğini, şirketin sermaye yapısının değiştirilip usulsüz işlemler yapıldığını, bu durumun Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi' nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin 24.11.2000 tarihli raporunda belirtildiğini, 21.03.2005 tarihli genel kurulunda gündemin 6.maddesinde söz alan davacının "şirketin faaliyet döneminde çalışmalarından haberdar olmadığını, sermayenin artırılmasının ihtara rağmen rüçhan hakkının kullanılacağına dair ihtarının dikkate alınmadığını, mevcut hazırun cetvelinin gerçek sermaye yapısını yansıtmadığını...." belirterek itiraz ettiğini, genel kurul kararlarının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 12.03.2005 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin usul ve yasalara uygun idare edildiğini, davacının ileri sürdüğü sebeplerin genel kurul kararlarının iptalini gerektirir nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortaklığa dönen ortakların oy kullanmasına müsaade edilmediği, bu yöndeki bir davranışın, payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığa dahil olduğu yargı kararları ile belirlenmiş kimselerin haklarından istifade etmesinin engellendiği genel kurulda alınan kararların afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu bu hali ile dava konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiği sonucuna varılarak, davalı şirketin 21.03.2005 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, mahkeme kararı ile ortaklığa dönen ortakların oy kullanmalarına müsaade edilmediği, bu yoldaki davranışın payın bölünmezliği ilkesi karşısında hukuksal bir değeri bulunmadığı, ortaklığı yargı kararı ile benimsenen kimselerin haklarından istifade edilmesinin engellenmesi ve genel kurulda bu şekilde bir karar alınmasının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önceki genel kurulda seçilen ve süresi sona eren yönetim kurulu üyelerinin genel kurulu toplantıya davet edebileceği dair mahkeme gerekçesi isabetlidir.
Ne var ki, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen, ancak pay miktarları gösterilmeyen, hazırun cetveline sonradan ilave edilen kişilerin genel kurulda oy kullamalarına izin verilmediği, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 E, 2003/915 K sayılı kararı ile ortak olduklarının tespitine karar verilen kişilerin payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle bu kişilerin net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak genel kurulda oy kullanmalarına izin verilmeyen kişilerin paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009833500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz