Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12779 E. 2010/2031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ yönetim kurulu kararının iptali↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ kesinleşen ilam↗ hazirun cetveli↗ yokluk↗ şirket merkezi mahkemesi↗ genel kurul kararının iptali↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ bilirkişi incelemesi↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Ankara olması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğu, merkez dışında bir yerde de genel kurulun toplanmasına anasözleşmenin ve TTK'nun 371. maddesinin cevaz verdiği, aralarında davacıların da bulunduğu bazı ortakların ihracına ilişkin yönetim kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen o ilamın gerekçesinde, davacılara ait hisselerin bir takım şahıslar aracılığı ile Tursoy A.Ş.'ne devredilmiş olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı şirketin davacılara hisselerini iade etmesi ve pay defterini yeniden düzenlemesi gerektiği, o ilamda davacıların hisselerinin miktarının belirtilmemesine davalının sığınamayacağı, davalının bu tutumu ile şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına engel olması karşısında, gerçek pay durumu belirlenmeksizin toplanan genel kurulda alınan şirket merkezinin nakli şirket emvalinin satılması gibi önem arzeden kararların yeterli nisap sağlandığı belli olmaksızın alınmış kararlar olması nedeniyle iptaline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile alınan kararların iptaline ve şirketin bir kısım taşınmazlarının 3. kişilere devredilmemesine ilişkin tedbir kararının devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacıların paylarının haksız yere ıskat edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen ilam üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip pay defterine işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına yönetimin engel olamayacağına dair mahkeme gerekçesi isabetlidir. Ne var ki, davacıların pay defterinde ve hazirun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacıların payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacıların net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıların paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9449 E. 2010/4972 K.
Ortak:ıskat · yönetim kurulu kararının iptali · karar nisabı · toplantı tutanağı · kesinleşen ilam · hazirun cetveli · yokluk · genel kurul kararının iptali · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaNe var ki, davacıların «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacıların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacıların net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacıların paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin «kesinleşen ilam» üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip «pay defterine» işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasın …
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNe var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin «kesinleşen ilam» üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip «pay defterine» işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasın …
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · ortaklıktan çıkarılma · bekletici mesele · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «ortaklıktan çıkarılan» davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların «pay defterine» işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Ne var ki, davacının «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14877 E. 2014/2386 K.
Ortak:ıskat · yönetim kurulu kararının iptali · nisap · karar nisabı · pay defteri · bilirkişi incelemesi · yönetim kurulu kararı · e-defter · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaOysa, davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin «kesinleşen ilam» üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip «pay defterine» işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasın …
Ne var ki, davacıların «pay defterinde» ve «hazirun cetvelinde» yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun «yokluk» nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacıların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacıların net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul «toplantı tutanaklarından», hazirun cetvellerinden, celbedilecek «ticaret sicili» kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacıların paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar «nisabının» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle «şirket merkezinin» Ankara olması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğu, merkez dışında bir yerde de genel kurulun toplanmasına anasözleşmenin ve TTK'nun 371. maddesinin cevaz verdiği, aralarında davacıların da bulunduğu bazı ortakların ihracına ilişkin yönetim kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen o ilamın gerekçesinde, davacılara ait hisselerin bir takım şahıslar aracılığı ile Tursoy A.Ş.'ne devredilmiş olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı şirketin davacılara hisselerini iade etmesi ve «pay defterini» yeniden düzenlemesi gerektiği, o ilamda davacıların hisselerinin miktarının belirtilmemesine davalının sığınamayacağı, davalının bu tutumu ile şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına engel olması karşısında, gerçek pay durumu belirlenmeksizin toplanan genel kurulda alınan şirket merkezinin nakli şirket emvalinin satılması gibi önem arzeden kararların yeterli «nisap» sağlandığı belli olmaksızın alınmış kararlar olması nedeniyle iptaline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile alınan kararların iptaline ve …
Benzer bu karardaA.Ş'ye devir edilmiş olduğu açıklamasına yer verildiği, davalının bu kararın gereğini yerine getirerek «pay defterini» yeniden düzenlemesi ve hisselerini davacılara iade etmesi gerektiği, TTK'nın 418. maddesi uyarınca işlem yapamayacağı, aksine MK'nın 2. maddesine aykırı şekilde aksi yönde pasif bir uygulamayı sürdürdüğü, davacılar ile dava dışı bir takım ortakları oy hakkından yoksun kılacak tutum sergilediği, şirketin gerçek pay durumu belirlenmeden ve yeterli «nisap» sağlandığı belli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.05.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Davacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devir edildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin mahkeme kararın kesinleştiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacıların payları «ıskat» edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devir edilmeden önceki dönemde sahip oldukları pay miktarının gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak belirlenmesi, toplantı ve karar «nisabı» oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespit edilmesi yönü bozma ilamında belirtilmiş, bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacıların paylarının haksız yere «ıskat» edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devir edildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin «yönetim kurulu kararlarının iptaline» ilişkin mahkeme kararın kesinleştiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12779 E. , 2010/2031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2007 tarih ve 2006/417 - 2007/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacılardan asil ...ve ... avukatı ... ile davalı Bozbük Çamlıkent Tur.Tes. Tic.ve San.A.Ş. avukatı ...gelip, diğer davacılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 23.05.2006 tarihli genel kurul toplantısının yetkisiz kişilerce yapılan çağrıya dayalı olarak gerçekleştirildiğini, aralarında davacıların da bulunduğu 30 şirket kurucu hissedarının usulsüz işlemlerle ortaklıktan ihraç olunarak hisselerinin dava dışı Tursoy A.Ş.'ne tescilinin sağlandığını, bu tescil işleminin Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ilamı ile iptal edildiğini, Tursay A.Ş. dışındaki 30 ortağın şirkette % 55.11 oranında hissedar olduklarının kabulü ve pay defterinin buna göre düzenlenmesi gerektiğini, yönetimin mahkeme kararında pay oranlarının belirtilmediğini ileri sürerek, buna yanaşmadığını toplantıya çağrılan ve gelen davacılara bu nedenle oy kullandırılmadığını, bu nedenle genel kurulun yok hükmünde sayılması gerektiğini, bir kısım başka üyelerin de toplantıya katımalarının engellendiğini, şirket merkezinin bulunduğu Ankara'da toplantının yapılması gerekirken İstanbul'da yapıldığını, anılan kararların bu nedenle de geçersiz olduğunu, zira merkezin İstanbul'a nakline ilişkin genel kurul kararının da daha önce iptal edildiğini, şirkete ait taşınmazların satışı için yönetime yetki verildiğini, bu karar ile davacıya ait hisselerin 3.
kişilere devrinin sağlanmak istediğini, bu kararın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptalini ve TTK'nun 382. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıların şirket ortağı olduklarına dair verilen ve kesinleşen o ilamda ne oranda hissedar olduklarının belirtilmemesi nedeniyle kararın infaz edilemediğini, Tursoy A.Ş.'nin başka paydaşların hisselerini devir aldığını, hükümet komiserinin davacılara oy kullandırmadığını, genel kurulun mevcut pay defterine göre düzenlenen hazirun cetveli çerçevesinde yapıldığını, aksi düşünülse bile davacıların hisse oranlarının oylamaya etkisinin bulunmadığını, anasözleşmede merkez dışında da genel kurulun yapılabileceğinin öngörüldüğünü, tedbir kararının TTK'nun 382. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Ankara olması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğu, merkez dışında bir yerde de genel kurulun toplanmasına anasözleşmenin ve TTK'nun 371. maddesinin cevaz verdiği, aralarında davacıların da bulunduğu bazı ortakların ihracına ilişkin yönetim kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen o ilamın gerekçesinde, davacılara ait hisselerin bir takım şahıslar aracılığı ile Tursoy A.Ş.'ne devredilmiş olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı şirketin davacılara hisselerini iade etmesi ve pay defterini yeniden düzenlemesi gerektiği, o ilamda davacıların hisselerinin miktarının belirtilmemesine davalının sığınamayacağı, davalının bu tutumu ile şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına engel olması karşısında, gerçek pay durumu belirlenmeksizin toplanan genel kurulda alınan şirket merkezinin nakli şirket emvalinin satılması gibi önem arzeden kararların yeterli nisap sağlandığı belli olmaksızın alınmış kararlar olması nedeniyle iptaline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile alınan kararların iptaline ve şirketin bir kısım taşınmazlarının 3.
kişilere devredilmemesine ilişkin tedbir kararının devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacıların paylarının haksız yere ıskat edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen ilam üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip pay defterine işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına yönetimin engel olamayacağına dair mahkeme gerekçesi isabetlidir. Ne var ki, davacıların pay defterinde ve hazirun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacıların payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacıların net olarak beyan etmelerinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıların paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009457900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz