Yanıltıcı reklam
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5467 E. 2014/12258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı reklam↗ sebepsiz zenginleşme↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının eyleminin TTK'nın 56 ve 57. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının yanıltıcı reklam verdiği, bu reklam aracılığı ile piyasada haksız bir rekabetin oluştuğu, müşteri nezdinde diğer firmalar bakımından bir kanı yaratıldığı, bu durumda haksız rekabetin tespiti ile manevi tazminatın bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacak şekilde makul ölçüler içinde kısmen kabulüne, söz konusu kitapçığın süreli dergi eklerinde verilmiş olması ve halen ortada süre gelen bir haksız rekabetin bulunmaması nedeniyle önlenmesi ve ilanına ilişkin taleplerin yerinde olmadığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin tespitine, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına, fazlaya dair taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, haksız rekabete yol açtığı tespit edilen davalı şirkete ait davaya konu kitapçığın çeşitli dergilerin eki olarak piyasaya sürülmüş olmasına göre, mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 58/c maddesi uyarınca haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun da ortadan kaldırılması hususunda karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu konudaki istemin reddi yerinde olmadığı gibi, yine aynı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen kararın ilanına ilişkin davacı isteminin de aynı gerekçeyle reddi doğru olmayıp, kararın bu yönlerden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6808 E. 2012/6930 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının eyleminin TTK'nın 56 ve 57. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının «yanıltıcı reklam» verdiği, bu reklam aracılığı ile piyasada haksız bir rekabetin oluştuğu, müşteri nezdinde diğer firmalar bakımından bir kanı yaratıldığı, bu durumda haksız rekabetin tespiti ile manevi tazminatın bir tarafın «sebepsiz zenginleşmesine» sebep olmayacak şekilde makul ölçüler içinde kısmen kabulüne, söz konusu kitapçığın süreli dergi eklerinde verilmiş olması ve halen ortada süre gelen bir haksız rekabetin bulunmaması nedeniyle önlenmesi ve «ilanına» ilişkin taleplerin yerinde olmadığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin tespitine, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alı …
2-Ancak, «haksız rekabete» yol açtığı tespit edilen davalı şirkete ait davaya konu kitapçığın çeşitli dergilerin eki olarak piyasaya sürülmüş olmasına göre, mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 58/c maddesi uyarınca haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun da ortadan kaldırılması hususunda karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu konudaki istemin reddi yerinde olmadığı gibi, yine aynı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen kararın «ilanına» ilişkin davacı isteminin de aynı gerekçeyle reddi doğru olmayıp, kararın bu yönlerden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… k kadar benzer olmadıkları sabit olduğundan dava konusu markaların hükümsüzlüğünü gerektirecek yasal ve hukuksal koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gibi yine «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetten» bahsetmenin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tasında davacı adına tescilli 120867 nolu ÜNALLAR markasının yazılı olması , resimlerin birebir aynı olması nedeniyle davalının TTK’nun 57.maddesi anlamında yaptığı «haksız rekabetin» tesbit ve men’ine karar verilmesini talep ettiği halde, mahkemece bu iddia üzerinde durulup değerlendirilmeden, marka hakkına yönelik olarak talep edilen haksız re …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… k kadar benzer olmadıkları sabit olduğundan dava konusu markaların hükümsüzlüğünü gerektirecek yasal ve hukuksal koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gibi yine «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetten» bahsetmenin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3987 E. 2010/5999 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturanın tebliği · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · kesin delil · yazılı delil · hizmet sözleşmesi · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu kararda… dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında davaya konu işin yapımı hususunda yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, davacı tarafından yapılan işin «teslim» edildiğine dair 20.09.2002 tarihli belgenin davalı el ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacının sözleşmenin inkar edilmiş olması karşısında iddiasını «yazılı delil» ile kanıtlamak zorunda olduğu, «faturanın tebliğ» edilmiş olmasının işin sözleşme ile yapıldığı ve teslim edildiğinin kanıtı olamayacağı, kaldı ki iadeli «taahhütlü» mektupla neyin gönderildiğinin de belli olmadığı, davacının davalı şirkete tanışıklık nedeniyle kendisi tarafından hazırlanmış sunum ve belgelerin ücret karşılığı şirkette hazırlanmasına izin verdiğinin ispatının da davacıya ait olduğu, davalının «ibraz» ettiği kitapçığın EMO’ca hazırlatıldığı, davacı tarafça ibraz edilen kitapçığın ise bu kitapçığın aynı olduğu, kaldı ki, davacı şirketin yetkili «temsilcisinin» kitapçığın EMO’da hazırlanması esnasında EMO çalışanı olup, bu çalışması esnasında EMO adına kitapçığın hazırlanmasında yardımcı olduğu, bu durumda davacı şirket yetkilisinin bu kitapçıktaki bilgileri EMO’da çalıştığı esnada bilgisayar ortamına aktararak bir kopyasını almasının mümkün bulunduğu, MSB’na yazılan yazıdaki davacı şirketin anketinin de davalı adına davacı şirketin faturada yazılı işleri yaptığının kanıtı olamayacağı gerekçeleriyle davacının ve davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de HUMK’nun 288.maddesi uyarınca senet («kesin delil») ile ispatı gereken bir hukuki işlem ancak bunun hakkında yazılı bir «delil başlangıcı» varsa tanıkla ispat edilebilir.HUMK’nun 292/2.maddesi uyarınca «yazılı delil başlangıcı» iddianın tamamen ispatına yetmemekle beraber, bunun vukuuna delalet eden ve aleyhine «ibraz» edilmiş olan taraftan sadır olmuş bulunan belgelerdir.
Dosyada bulunan ve davalı tarafından sadır olduğu taraflar arasında tartışma konusu olmayan 05.08.2002 tarihli yazının mahkemece «yazılı delil başlangıcı» oluşturup, oluşturmayacağı tartışılıp değerlendirilmiş değildir.
Bu durumda mahkemece söz konusu yazının «yazılı delil başlangıcı» teşkil edip, etmediği değerlendirilerek, yazılı delil başlanıcı niteliğinde görülürse davacının tanık dinletme isteminin kabulü ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5467 E. , 2014/12258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/12/2012
NUMARASI 2011/349-2012/308
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2011/349-2012/308 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. B.. Be.. ile davalı vekili Av. D.. Ü.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Tempo dergisinin Haziran ayı sayısının ekinde, T.. Travel dergisinin Temmuz ayı sayısının ekinde ve Atlas Tatil Haziran-Temmuz-Ağustos 2011 sayısı ekinde “Sadece Turkcell Çeken Yerler Atlası” başlığı altında davalı şirkete ait bir kitapçık dağıtıldığını, bu kitapçığın Tempo dergisinin televizyonda yayınlanan reklamlarında da tanıtıma konu edildiğini, anılan kitapçık ile müvekkil şirketin de bulunduğu rakip operatörlerin anılan bölgelerde çekim yapamadığı iddiasının tüketicilere sunulduğunu, oysaki davalının, müvekkil şirketin çekim yapamadığını iddia ettiği alanlarda müvekkili şirketin de çekim yaptığını, davalı tarafından hazırlanan kitapçıktaki veriler yanlış ve yanıltıcı olup, davalının bu şekilde bir kitapçık hazırlamak ve dağıttırmak suretiyle haksız rekabete sebebiyet verdiğini, tüketiciler nezdinde müvekkili şirketi haksız yere dezavantajlı, davalıyı ise avantajlı konuma koyan, rekabet ilkelerine ve hukuka aykırı olacak şekilde karşılaştırma yaratan dava konusu tanıtım faaliyetinin TTK'nın 57 ve devamı maddeleri uyarınca müvekkili aleyhine haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalının müvekkili şirket aleyhine yarattığı haksız rekabetin varlığının hükmen tespiti, ortadan kaldırılması ve önlenmesi ile 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek kararın gazete ile Tempo, Tempo Travel ve Atlas Tatil dergilerinde ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olayda TTK'da yer alan haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilmediğini, söz konusu kitapçıkta davalıya yönelik bir kötüleme bulunmayıp, tamamen gerçek durumun yansıtıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının eyleminin TTK'nın 56 ve 57. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının yanıltıcı reklam verdiği, bu reklam aracılığı ile piyasada haksız bir rekabetin oluştuğu, müşteri nezdinde diğer firmalar bakımından bir kanı yaratıldığı, bu durumda haksız rekabetin tespiti ile manevi tazminatın bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacak şekilde makul ölçüler içinde kısmen kabulüne, söz konusu kitapçığın süreli dergi eklerinde verilmiş olması ve halen ortada süre gelen bir haksız rekabetin bulunmaması nedeniyle önlenmesi ve ilanına ilişkin taleplerin yerinde olmadığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin tespitine, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına, fazlaya dair taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, haksız rekabete yol açtığı tespit edilen davalı şirkete ait davaya konu kitapçığın çeşitli dergilerin eki olarak piyasaya sürülmüş olmasına göre, mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 58/c maddesi uyarınca haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun da ortadan kaldırılması hususunda karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu konudaki istemin reddi yerinde olmadığı gibi, yine aynı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen kararın ilanına ilişkin davacı isteminin de aynı gerekçeyle reddi doğru olmayıp, kararın bu yönlerden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.561,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102022100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz