Ttk 408/2-b
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12994 E. 2014/17356 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 408/2-b↗ ıskat↗ faaliyet raporu↗ toplantı ve karar nisabı↗ sermaye taahhüdü↗ karar nisabı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ icazet↗ sermaye artırımı↗ kâr mahrumiyeti↗ olağanüstü genel kurul↗ anonim şirket↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 12.04.2012 tarih, 2012/1824 E. 2012/5942 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince ortaklıktan çıkarıldığı, işlemlerin usulüne uygun olduğu, sermaye artırım kararının gerekli toplantı ve karar nisabına uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü, davalı şirket yönetim kurulu faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sermaye artırımına tüm ortakların katılımını şart koşan genel kurul ve yönetim kurulu kararına uyulmaması sebebiyle ortakların şirketle ilişiğinin kesilmesine ilişkin karar ve işlemin yok hükmünde olduğunun ve şirket hissesinin dava tarihi itibariyle değerinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 17.06.2000 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca sermaye taahhütlerini yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408. maddesi uyarınca 1 ay
zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından mahrum edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir. Davalı anonim şirketin 2000-2001 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunda, 2000 yılında yapılan sermaye artırımına ilişkin olarak artırıma iştirak etmeyen ve eski payları, yeni pay bedeli olan 10.000.000 TL'nin altında kalan bütün ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince şirketle ilişiğinin kesilmesine karar verilmiş, söz konusu yönetim kurulu faaliyet raporu şirketin 24.08.2002 tarihli olağan genel kurul toplantısında kabul edilmiştir. Buna göre, ıskat kararı şirket ortağının haklarını ihlal niteliğinde olup, bu şekilde karar almaya yönetim kurulu yetkili değildir. Şirket yönetim kurulunun şirket ana sözleşmesinin ve genel kurulun vermiş olduğu yetki kapsamında iş ve işlemler yapacağı tabi olup, bu kapsamda ıskata dayanak yönetim kurulunca alınan bir nevi sermaye artırımına icbar niteliğindeki karar yok hükmündedir. Bu bağlamda, yok hükmünde olan bu kararın daha sonra onanması dahi yok hükmünde olup, bu karara icazet verilmesinin kararı geçerli hale getirmeyeceği aşikardır. Bu durumda, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ıskata dayanak yönetim kurulu kararı ile bunu onaylayan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu ilkesel olarak kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, isabetli görülmeyen yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1258 E. 2014/12518 K.
Ortak:ıskat · kâr mahrumiyeti · olağanüstü genel kurul · yönetim kurulu kararı · temerrüt
İncelediğiniz kararda… ayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince «ortaklıktan çıkarıldığı», işlemlerin usulüne uygun olduğu, «sermaye artırım» kararının gerekli toplantı ve karar «nisabına» uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğü, davalı şirket «yönetim kurulu» faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
Ancak, 17.06.2000 tarihli şirket «olağan genel kurul» toplantısında «sermaye artırımına» ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca «sermaye taahhütlerini» yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408. maddesi uyarınca 1 ay zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından «mahrum» edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir.
Davalı «anonim şirketin» 2000-2001 yılı «yönetim kurulu» faaliyet raporunda, 2000 yılında yapılan «sermaye artırımına» ilişkin olarak artırıma iştirak etmeyen ve eski payları, yeni pay bedeli olan 10.000.000 TL'nin altında kalan bütün ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince şirketle ilişiğinin kesilmesine karar verilmiş, söz konusu yönetim kurulu «faaliyet raporu» şirketin 24.08.2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… hinde süresiz olarak 500.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, davacının 250.000,00 TL sermaye tutarı karşılığı %50 sermaye payına sahip olduğu ve davacının aynı zamanda «yönetim kurulu» üyesi olduğu, 04/09/2009 tarihinde yapılmış bulunan «olağan genel kurul» kararı ile davalı şirketin 500.000,00 TL olan sermayesinin 250.000,00 TL artışla 750.000,00 TL'ye çıkarıldığı, sermaye arttırımı kararına davacının da katıldığı, d …
Oysa, apel borcunu ödemeyen ortak aynı yasanın 407/2 maddesi gereğince «ıskat» edilebileceği gibi haklarından «mahrum» edilebilir veya yerine başka ortak alınabilir ve kendisine verilmiş «hisse senedi» varsa bunlar iptal edilebilir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 408. maddesi gereğince «ıskat» edilen ortağın açtığı ıskat kararının yok hükmünde olduğunun «tespiti davası» olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şekle aykırılık · emredici hüküm · hisse senedi · tespit davası · ihtarname
Benzer bu karardaDava, 6762 sayılı TTK'nın 408. maddesi gereğince «ıskat» edilen ortağın açtığı ıskat kararının yok hükmünde olduğunun «tespiti davası» olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacıya 10.07.2011 tarihinde bakiye borcunu ödemesi için noterden «ihtarname» gönderilmiş ise de bu ihtarnamede TTK'nın 407. maddesine aykırı olarak 1 ay değil 30 gün süre verilmiştir.
Ayrıca yine «ihtarnamede» apel borcunun ödenmemesi halinde TTK 407-408. maddeleri uyarınca işlem yapılacağı belirtilmiş ise de davacının «ıskat» edileceği belirtilmemiştir.
Oysa, apel borcunu ödemeyen ortak aynı yasanın 407/2 maddesi gereğince «ıskat» edilebileceği gibi haklarından «mahrum» edilebilir veya yerine başka ortak alınabilir ve kendisine verilmiş «hisse senedi» varsa bunlar iptal edilebilir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7091 E. 2013/11241 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… ayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince «ortaklıktan çıkarıldığı», işlemlerin usulüne uygun olduğu, «sermaye artırım» kararının gerekli toplantı ve karar «nisabına» uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğü, davalı şirket «yönetim kurulu» faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
Dava, «sermaye artırımına» tüm ortakların katılımını şart koşan genel kurul ve «yönetim kurulu» kararına uyulmaması sebebiyle ortakların şirketle ilişiğinin kesilmesine ilişkin karar ve işlemin yok hükmünde olduğunun ve şirket hissesinin dava tarihi itibariyle değerinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 17.06.2000 tarihli şirket «olağan genel kurul» toplantısında «sermaye artırımına» ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca «sermaye taahhütlerini» yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408. maddesi uyarınca 1 ay zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından «mahrum» edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yönetim kurulunun apel çağrısında bulunmaması neticesinde uğranılmış olan zararın ispatlanamadığı, bu nedenle «yönetim kurulu» ve denetim kurulunun sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.12.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14911 E. 2014/4093 K.
Ortak:ıskat · sermaye taahhüdü · ortaklıktan çıkarılma · sermaye artırımı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · temerrüt
İncelediğiniz kararda… ayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince «ortaklıktan çıkarıldığı», işlemlerin usulüne uygun olduğu, «sermaye artırım» kararının gerekli toplantı ve karar «nisabına» uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğü, davalı şirket «yönetim kurulu» faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
Ancak, 17.06.2000 tarihli şirket «olağan genel kurul» toplantısında «sermaye artırımına» ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca «sermaye taahhütlerini» yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408. maddesi uyarınca 1 ay zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından «mahrum» edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir.
Dava, «sermaye artırımına» tüm ortakların katılımını şart koşan genel kurul ve «yönetim kurulu» kararına uyulmaması sebebiyle ortakların şirketle ilişiğinin kesilmesine ilişkin karar ve işlemin yok hükmünde olduğunun ve şirket hissesinin dava tarihi itibariyle değerinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıların kuruluşta «taahhüt» ettikleri sermaye borçlarını ödememek, «sermaye artırımına» katılmamak, doğru adres bilgilerini ve değişikliklerini bildirmemekle kusurlu oldukları, kimsenin kendi kusurundan yararlanarak hak elde edemeyeceği, davacıların «ortaklıktan çıkarılmalarından» yıllar sonra açtıkları bu davanın yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, istek ve iradeleri dışında «ortaklıktan çıkarılmalarının» hukuka aykırı olduğundan davacıların halen şirket ortağı olduklarının tespiti, her bir davacı için nominal değerli ortaklık paylarının «pay defterine» işlenilmesi istemine ilişkin olup, davacıların «payı» hakkında davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından uygulanan işlem TTK'nın 406 - 408 nci maddelerinde düzenlenmiş olan «ıskat» işlemidir.
Bu ortaklıklarda paydaşlardan ödenmemiş bakiye «sermaye taahhütlerinin» istenmesi ve buna bağlı olarak gündeme gelen pay sahiplerinin «ıskatı» usul ve şartları, 6762 sayılı TTK'nın 406-408 nci maddelerinde «emredici» kurallarla düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayni sermaye · esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · emredici hüküm · muacceliyet · pay defteri · ifa · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaEsas sözleşme ile «ifa» için pay sahiplerine «ihbar» yapılması şart koşulmuşsa borç, ihbar ile «muaccel» olur (BK.128).
Anılan hüküm, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralıdır (Bkz.Poroy/Tekinalp/Çamoğlu-Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku 8.Bası Sh.559 vd.).
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, şirket «esas sözleşmesinde» apelin nasıl isteneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, bu bağlamda apel çağrısının TTK'nın 406 ncı maddesi uyarınca ortaklardan «ilan» suretiyle istenmesinin gerekeceği, ancak aynı ilanla hem apel için süre verilmesi, hem de bu sürenin TTK'nın 408 nci maddesindeki «ihtar» yerine geçmesi mümkün olmadığı,başka bir deyişle, ortak usulüne uygun «temerrüde» düşürülmeden TTK'nın 408 nci maddesinde öngörülen «ıskat» ihtarının çekilemeyeceği, bu nedenlerle davacılara gönderilip tebliğ edilemeyen çağrı ile yapılan ilanların yukarıda yazılı yasal kurallara uygunluk arzetmediğinden hukuki sonuç doğurmayacağı kabul edilip, davanın da «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığı gözetilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu …
Dava, istek ve iradeleri dışında «ortaklıktan çıkarılmalarının» hukuka aykırı olduğundan davacıların halen şirket ortağı olduklarının tespiti, her bir davacı için nominal değerli ortaklık paylarının «pay defterine» işlenilmesi istemine ilişkin olup, davacıların «payı» hakkında davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından uygulanan işlem TTK'nın 406 - 408 nci maddelerinde düzenlenmiş olan «ıskat» işlemidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13842 E. 2011/8718 K.
Ortak:ıskat · sermaye taahhüdü · yönetim kurulu kararı · taahhütname · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak, 17.06.2000 tarihli şirket «olağan genel kurul» toplantısında «sermaye artırımına» ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca «sermaye taahhütlerini» yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408. maddesi uyarınca 1 ay zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından «mahrum» edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir.
… ayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince «ortaklıktan çıkarıldığı», işlemlerin usulüne uygun olduğu, «sermaye artırım» kararının gerekli toplantı ve karar «nisabına» uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğü, davalı şirket «yönetim kurulu» faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
Buna göre, «ıskat» kararı şirket ortağının haklarını ihlal niteliğinde olup, bu şekilde karar almaya «yönetim kurulu» yetkili değildir.
Benzer bu karardaBu ortaklıklarda paydaşlardan ödenmemiş bakiye «sermaye taahhütlerinin» İstenmesi ve buna bağlı olarak gündeme gelen pay sahiplerinin «ıskatı» usul ve şartları, TTK'nın 406-408. maddelerinde «emredici» kurallarla düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «taahhüt» ettiği sermaye borcunu verilen süreye rağmen ödememesi nedeniyle «yönetim kurulu» tarafından alınan ihraç kararının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu ilke, hem nakdi, hem de «ayni sermaye taahhüdü» için geçerlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayni sermaye · esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · emredici hüküm · muacceliyet · ifa · ihbar · ihtar
Benzer bu karardaEsas sözleşme ile «ifa» için pay sahiplerine İhbar yapılması şart koşulmuşsa borç, «ihbar» ile «muaccel» olur (BK 128).
Anılan hüküm, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralıdır (Bkz.
Bu ilke, hem nakdi, hem de «ayni sermaye taahhüdü» için geçerlidir.
Bu ortaklıklarda paydaşlardan ödenmemiş bakiye «sermaye taahhütlerinin» İstenmesi ve buna bağlı olarak gündeme gelen pay sahiplerinin «ıskatı» usul ve şartları, TTK'nın 406-408. maddelerinde «emredici» kurallarla düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1824 E. 2012/5942 K.
Ortak:ıskat · sermaye taahhüdü · sermaye artırımı · kâr mahrumiyeti · anonim şirket · taahhütname · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak, 17.06.2000 tarihli şirket «olağan genel kurul» toplantısında «sermaye artırımına» ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca «sermaye taahhütlerini» yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408. maddesi uyarınca 1 ay zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından «mahrum» edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir.
… ayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince «ortaklıktan çıkarıldığı», işlemlerin usulüne uygun olduğu, «sermaye artırım» kararının gerekli toplantı ve karar «nisabına» uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde «temerrüde» düşürüldüğü, davalı şirket «yönetim kurulu» faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
Davalı «anonim şirketin» 2000-2001 yılı «yönetim kurulu» faaliyet raporunda, 2000 yılında yapılan «sermaye artırımına» ilişkin olarak artırıma iştirak etmeyen ve eski payları, yeni pay bedeli olan 10.000.000 TL'nin altında kalan bütün ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince şirketle ilişiğinin kesilmesine karar verilmiş, söz konusu yönetim kurulu «faaliyet raporu» şirketin 24.08.2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu ortaklıklarda paydaşlardan ödenmemiş bakiye «sermaye taahhütlerinin» istenmesi ve buna bağlı olarak gündeme gelen pay sahiplerinin «ıskatı» usul ve şartları, TTK’nın 406-408. maddelerinde «emredici» kurallarla düzenlenmiştir.
Anılan hüküm, «ifa» tarihinin anasözleşme veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralıdır. (Bkz.Poroy/Tekinalp/Çamoğlu-Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku 8.Bası Sh.559 vd.) Bu durumda mahkemece, davalı şirket anasözleşmesi, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararları ve «hazirun cetvelleri» dosya içine getirtilerek, sermaye artırım kararlarının usulüne uygun alınıp alınmadığının ve buna bağlı olarak davacının apel borcuna ilişkin «temerrüdünün», dolayısı ile davacının haklarından «mahrum» kalma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu ilke, hem nakdi, hem de «ayni sermaye taahhüdü» için geçerlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayni sermaye · hazirun cetveli · emredici hüküm · muacceliyet · ifa · ihbar · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAnasözleşme ile «ifa» için pay sahiplerine «ihbar» yapılması şart koşulmuşsa borç, ihbar ile «muaccel» olur (BK.128).
Anılan hüküm, «ifa» tarihinin anasözleşme veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralıdır. (Bkz.Poroy/Tekinalp/Çamoğlu-Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku 8.Bası Sh.559 vd.) Bu durumda mahkemece, davalı şirket anasözleşmesi, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararları ve «hazirun cetvelleri» dosya içine getirtilerek, sermaye artırım kararlarının usulüne uygun alınıp alınmadığının ve buna bağlı olarak davacının apel borcuna ilişkin «temerrüdünün», dolayısı ile davacının haklarından «mahrum» kalma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu ilke, hem nakdi, hem de «ayni sermaye taahhüdü» için geçerlidir.
Bu ortaklıklarda paydaşlardan ödenmemiş bakiye «sermaye taahhütlerinin» istenmesi ve buna bağlı olarak gündeme gelen pay sahiplerinin «ıskatı» usul ve şartları, TTK’nın 406-408. maddelerinde «emredici» kurallarla düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12994 E. , 2014/17356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ IĞDIR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/12/2013
NUMARASI 2012/506-2013/986
Taraflar arasında görülen davada Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2012/506-2013/986 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 1987 yılında nama yazılı hisse senedi satın alarak davalı şirketin ortağı olduğunu, 2000 yılında şirketin sermaye artırım kararı aldığını, , sermaye artırımına uymayan ortakların şirket ile ilişiğinin kesildiğini ileri sürerek, davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti ile hisse değerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 12.04.2012 tarih, 2012/1824 E. 2012/5942 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin apel çağrısını 05/12/2000 tarihinde gerçekleştirdiği, 24/08/2002 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermaye arttırımına iştirak etmeyen ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince ortaklıktan çıkarıldığı, işlemlerin usulüne uygun olduğu, sermaye artırım kararının gerekli toplantı ve karar nisabına uyulmak suretiyle usulüne uygun olarak alındığı, davalı şirketin apel çağrısını TTK'nın 406. maddesi doğrultusunda gerçekleştirdiği, davacının apel borcuna ilişkin olarak usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü, davalı şirket yönetim kurulu faaliyet raporunda tamamlayıcı işlem olarak apel çağrısına uymayan üyenin ortaklıktan ilişiğinin kesildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sermaye artırımına tüm ortakların katılımını şart koşan genel kurul ve yönetim kurulu kararına uyulmaması sebebiyle ortakların şirketle ilişiğinin kesilmesine ilişkin karar ve işlemin yok hükmünde olduğunun ve şirket hissesinin dava tarihi itibariyle değerinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 17.06.2000 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin olarak karar alınmış, 16.11.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile artırılan yeni sermayeye tüm ortakların iştirak etmesi gerektiği aksi halde yeni pay bedellerinin 10.000.000 TL'ye çıkartılması sebebiyle eski pay bedelleri 1.000 TL'den ibaret bulunan ve yekün pay miktarı 10.000.000 TL'nin altında kalan ortakların ortaklıklarının doğal olarak sona ereceği ayrıca sermaye taahhütlerini yerine getirmediklerinden TTK'nın 407 maddesi gereğince şirketle ilişiklerinin kesileceği, tüm ortakların TTK'nın 408.
maddesi uyarınca 1 ay
zarfında ödemeye davet ve aksi halde tüm haklarından mahrum edileceği konusunun duyurulmasına karar verilmiştir. Davalı anonim şirketin 2000-2001 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunda, 2000 yılında yapılan sermaye artırımına ilişkin olarak artırıma iştirak etmeyen ve eski payları, yeni pay bedeli olan 10.000.000 TL'nin altında kalan bütün ortakların TTK'nın 407 ve 408. maddeleri gereğince şirketle ilişiğinin kesilmesine karar verilmiş, söz konusu yönetim kurulu faaliyet raporu şirketin 24.08.2002 tarihli olağan genel kurul toplantısında kabul edilmiştir. Buna göre, ıskat kararı şirket ortağının haklarını ihlal niteliğinde olup, bu şekilde karar almaya yönetim kurulu yetkili değildir. Şirket yönetim kurulunun şirket ana sözleşmesinin ve genel kurulun vermiş olduğu yetki kapsamında iş ve işlemler yapacağı tabi olup, bu kapsamda ıskata dayanak yönetim kurulunca alınan bir nevi sermaye artırımına icbar niteliğindeki karar yok hükmündedir.
Bu bağlamda, yok hükmünde olan bu kararın daha sonra onanması dahi yok hükmünde olup, bu karara icazet verilmesinin kararı geçerli hale getirmeyeceği aşikardır. Bu durumda, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ıskata dayanak yönetim kurulu kararı ile bunu onaylayan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu ilkesel olarak kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, isabetli görülmeyen yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102018500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz