İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3169 E. 2024/1058 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili icra dairesi↗ yetkiye itiraz↗ ihtiyati tedbirin kaldırılması↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ ifa yeri↗ banka teminat mektubu↗ tedbirin kaldırılması↗ tazmin talebi↗ yerleşim yeri↗ borca itiraz↗ ödeme emri↗ yemin teklifi↗ bozma sonrası karar↗ yemin delili↗ yetki itirazı↗ teminat mektubu↗ vekâlet ücreti↗ yemin↗ ihtiyati tedbir↗ muacceliyet↗ denetime elverişlilik↗ kötü niyet tazminatı↗ ifa↗ işlemiş faiz↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ yetki↗ iflas↗ taahhütname↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 16.01.2014 tarih, 2013/133 E. ve 2014/25 K. sayılı kararı ile davacı alacaklı tarafından icra takibi başlatılırken borçlunun ikametgahında, merkezinde veya şubesinin bulunduğu yerde icra takibinin yapılması gerekirken yetkisiz Ilgın İcra Müdürlüğü'nde yapıldığı, davalı bankanın yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 09.03.2015 tarih, 2014/18554 E. ve 2015/3185 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre borcun ifa yeri aksine bir anlaşma yoksa, para borçları için alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin Ilgın , Ilgın İcra Müdürlüğü'nün yetkili icra dairesi olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.03.2016 tarih, 2016/45 E. ve 2016/286 K. sayılı kararı ile davacının kati teminat mektubunu icraya koyduğu, takip kesinleştikten sonra davalının teminat mektubu tutarını ödediği, takibe konu vekalet ücreti, harç ve faize dair ödemelerin takip kesinleşmesine rağmen davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazının iptali ile takibin 29.450,00 TL yönünden devamına, %20'si tutarında 5.890,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 16.04.2018 tarih, 2017/2828 E. ve 2018/2767 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; icra dosyasında 250.000.00 TL teminat mektubu bedeli, 4.991,44 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine 26.02.2013 tarihinde takip yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'... yönünden borca itiraz edildiği, açılan itirazın iptali davasında davacının 19.749.00 TL vekâlet ücreti, 1.302,00 TL harç ve 8.400.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istediği, mahkemece bilirkişi incelemesi ve hiçbir hesap yapılmadan hüküm tesis edildiği, davacının icra takibinden önce tazmin istemi ile davalı bankaya başvurduğu, bankaca istemin usulsüz olduğu gerekçesiyle tazmin talebinin reddedildiği ihtiyati tedbir kararının alındığı, daha sonra kaldırıldığı, bu aşamada davacının icra takibi yaptığı, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile ihtiyati tedbir kararından önce yapılan usulüne uygun tazmin talebi var ise bu talep ile davalının temerrüdü gerçekleşeceğinden teminat mektubu bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve harcın hesaplanarak gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.04.2019 tarih, 2018/467 E. ve 2019/259 K. sayılı kararı ile davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak denetime elverişli bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
F. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2019/4380 E. ve 2021/2558 K. sayılı kararıyla bozma sonrası Mahkemece davacının 28.12.2012 tarihli ilk tazmin talebinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de teminat mektubunun içeriğinde “...borçlu firma Şimerasu İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı tazmin talebiniz üzerine...” ibarelerinin mevcut olduğu, tazmin talebinin “borcun vadesinde ödenmediği” beyanını içermesi gerektiği, ancak 28.12.2012 tarihli tazmin talebinde borcun vadesinde ödenmediği beyanının yer almadığı, talebin yalnız “Bankanız 751692 numaralı müşterisiyiz. ... Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte ... bulunan teminat mektubunun nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklinde olduğu, bu durumda tazmin talebinin mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı temerrüde düşürdüğünden söz edilemeyeceği, borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden alacak muaccel olmadığı gibi davalının da temerrüde düşürülmediği, bu itibarla teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin talebinin usulüne uygun bir talep olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teminat mektubunda belirtildiği şekilde borcun vadesinde ödenmediği hususunu içermeyen tazmin talebinin usulüne uygun bir talep olarak kabul edilemeyeceği, davacının da kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yemin tekliflerinin Mahkemece dilekçede yemin deliline dayanılmadığından reddedildiğini, usule uygun tazmin talebinde bulunulduğunu, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4380 E. 2021/2558 K.
Ortak:banka teminat mektubu · tazmin talebi · bozma sonrası karar · teminat mektubu · muacceliyet · denetime elverişlilik · işlemiş faiz · yasal faiz · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… iremizin 16.04.2018 tarih, 2017/2828 E. ve 2018/2767 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; icra dosyasında 250.000.00 TL «teminat mektubu» bedeli, 4.991,44 TL «işlemiş faizi» olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine 26.02.2013 tarihinde takip yapıldığı, «ödeme emrinin» davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'... yönünden «borca itiraz» edildiği, açılan itirazın iptali davasında davacının 19.749.00 TL vekâlet ücreti, 1.302,00 TL «harç» ve 8.400.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istediği, mahkemece «bilirkişi incelemesi» ve hiçbir hesap yapılmadan hüküm tesis edildiği, davacının icra takibinden önce tazmin istemi ile davalı bankaya başvurduğu, bankaca istemin usulsüz olduğu gerekçesiyle «tazmin talebinin» reddedildiği «ihtiyati tedbir» kararının alındığı, daha sonra kaldırıldığı, bu aşamada davacının icra takibi yaptığı, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile ihtiyati tedbir kararından önce yapılan usulüne uygun tazmin talebi var ise bu talep ile davalının «temerrüdü» gerçekleşeceğinden teminat mektubu bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve harcın hesaplanarak gerekirs …
Üçüncü Bozma Kararı Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2019/4380 E. ve 2021/2558 K. sayılı kararıyla «bozma sonrası» Mahkemece davacının 28.12.2012 tarihli ilk «tazmin talebinin» usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de «teminat mektubunun» içeriğinde “...borçlu firma Şimerasu İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı t …
Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte ... bulunan «teminat mektubunun» nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklinde olduğu, bu durumda «tazmin talebinin» mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı «temerrüde» düşürdüğünden söz edilemeyeceği, borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden alacak «muaccel» olmadığı gibi davalının da temerrüde düşürülmediği, bu itibarla teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin tal …
Benzer bu kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak «denetime elverişli» bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «banka teminat mektubu» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılamanın safahatında teminat mektubu bedeli 18.03.2013 tarihinde davalı tarafından ödenmiştir.
Bozma sonrası mahkemece, davacının 28.12.2012 tarihli ilk «tazmin talebinin» usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de, «teminat mektubunun» içeriğinde; “...borçlu firma ŞİMERASU İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak «denetime elverişli» bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2828 E. 2018/2767 K.
Ortak:tazmin talebi · borca itiraz · ödeme emri · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik · işlemiş faiz · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… iremizin 16.04.2018 tarih, 2017/2828 E. ve 2018/2767 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; icra dosyasında 250.000.00 TL «teminat mektubu» bedeli, 4.991,44 TL «işlemiş faizi» olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine 26.02.2013 tarihinde takip yapıldığı, «ödeme emrinin» davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'... yönünden «borca itiraz» edildiği, açılan itirazın iptali davasında davacının 19.749.00 TL vekâlet ücreti, 1.302,00 TL «harç» ve 8.400.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istediği, mahkemece «bilirkişi incelemesi» ve hiçbir hesap yapılmadan hüküm tesis edildiği, davacının icra takibinden önce tazmin istemi ile davalı bankaya başvurduğu, bankaca istemin usulsüz olduğu gerekçesiyle «tazmin talebinin» reddedildiği «ihtiyati tedbir» kararının alındığı, daha sonra kaldırıldığı, bu aşamada davacının icra takibi yaptığı, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile ihtiyati tedbir kararından önce yapılan usulüne uygun tazmin talebi var ise bu talep ile davalının «temerrüdü» gerçekleşeceğinden teminat mektubu bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve harcın hesaplanarak gerekirs …
Üçüncü Bozma Kararı Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2019/4380 E. ve 2021/2558 K. sayılı kararıyla «bozma sonrası» Mahkemece davacının 28.12.2012 tarihli ilk «tazmin talebinin» usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de «teminat mektubunun» içeriğinde “...borçlu firma Şimerasu İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı t …
Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte ... bulunan «teminat mektubunun» nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklinde olduğu, bu durumda «tazmin talebinin» mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı «temerrüde» düşürdüğünden söz edilemeyeceği, borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden alacak «muaccel» olmadığı gibi davalının da temerrüde düşürülmediği, bu itibarla teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin tal …
Benzer bu karardaBu halde, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile, «ihtiyati tedbir» kararından önce yapılan usulüne uygun «tazmin talebi» var ise bu talep ile davalının «temerrüdü» gerçekleşeceğinden «teminat mektubu» bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle «işlemiş faiz», «vekalet ücreti» ve harcın hesaplanarak, gerekirse bu konuda «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «denetime elverişli» olmayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, İcra dosyasında 250.000.00 TL «teminat mektubu» bedeli, 4.991,44 TL «işlemiş faizi» olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine ....02.2013 tarihinde takip yapılmış, «ödeme emri» davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'iler yönünden «borca itiraz» edilmiştir.
Açılan itirazın iptali davasında davacı ....749.00 TL «vekalet ücreti», 1.302,00 TL «harç» ve 8.400.00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istemiş, mahkemece «bilirkişi incelemesi» ve hiçbir hesap yapılmadan, «denetime elverişli» olmayacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz
Benzer bu kararda1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, kati «teminat mektubunun» tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12811 E. 2018/461 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin «rehin» verilen paranın şirketin vadesiz hesabında tutulduğunu bildiği ve vadesiz hesap için faiz geliri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3169 E. , 2024/1058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/517 Esas, 2022/718 Karar
...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkili şirkete verilen kati banka teminat mektubunun ödenmesi için davalı aleyhine başlatılan icra takibinde yetkiye ve borca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın teminat mektubunun nakde çevrilmesi için yaptığı başvuruların usulüne uygun olmadığından bahisle reddedildiğini, sonrasında Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/5 E. sayılı dosyası ile teminat mektubunun ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı alındığından ödemede bulunamadıklarını, son olarak davalının imzasız bir duruşma zaptı ile ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiğini, bankalarına ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın 28.02.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacı tarafın 26.02.2013 tarihinde icra takibine başladığını, müvekkili bankanın icra takibi başlatılmasına yol açmadığı ve dolayısıyla icra takibine konu diğer faiz ve ferilere, yetkiye itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 16.01.2014 tarih, 2013/133 E. ve 2014/25 K. sayılı kararı ile davacı alacaklı tarafından icra takibi başlatılırken borçlunun ikametgahında, merkezinde veya şubesinin bulunduğu yerde icra takibinin yapılması gerekirken yetkisiz Ilgın İcra Müdürlüğü'nde yapıldığı, davalı bankanın yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 09.03.2015 tarih, 2014/18554 E. ve 2015/3185 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre borcun ifa yeri aksine bir anlaşma yoksa, para borçları için alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin Ilgın , Ilgın İcra Müdürlüğü'nün yetkili icra dairesi olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.03.2016 tarih, 2016/45 E. ve 2016/286 K. sayılı kararı ile davacının kati teminat mektubunu icraya koyduğu, takip kesinleştikten sonra davalının teminat mektubu tutarını ödediği, takibe konu vekalet ücreti, harç ve faize dair ödemelerin takip kesinleşmesine rağmen davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazının iptali ile takibin 29.450,00 TL yönünden devamına, %20'si tutarında 5.890,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 16.04.2018 tarih, 2017/2828 E. ve 2018/2767 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; icra dosyasında 250.000.00 TL teminat mektubu bedeli, 4.991,44 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine 26.02.2013 tarihinde takip yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'... yönünden borca itiraz edildiği, açılan itirazın iptali davasında davacının 19.749.00 TL vekâlet ücreti, 1.302,00 TL harç ve 8.400.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istediği, mahkemece bilirkişi incelemesi ve hiçbir hesap yapılmadan hüküm tesis edildiği, davacının icra takibinden önce tazmin istemi ile davalı bankaya başvurduğu, bankaca istemin usulsüz olduğu gerekçesiyle tazmin talebinin reddedildiği ihtiyati tedbir kararının alındığı, daha sonra kaldırıldığı, bu aşamada davacının icra takibi yaptığı, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile ihtiyati tedbir kararından önce yapılan usulüne uygun tazmin talebi var ise bu talep ile davalının temerrüdü gerçekleşeceğinden teminat mektubu bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve harcın hesaplanarak gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.04.2019 tarih, 2018/467 E. ve 2019/259 K. sayılı kararı ile davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak denetime elverişli bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
F. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2019/4380 E. ve 2021/2558 K. sayılı kararıyla bozma sonrası Mahkemece davacının 28.12.2012 tarihli ilk tazmin talebinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de teminat mektubunun içeriğinde “...borçlu firma Şimerasu İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı tazmin talebiniz üzerine...” ibarelerinin mevcut olduğu, tazmin talebinin “borcun vadesinde ödenmediği” beyanını içermesi gerektiği, ancak 28.12.2012 tarihli tazmin talebinde borcun vadesinde ödenmediği beyanının yer almadığı, talebin yalnız “Bankanız 751692 numaralı müşterisiyiz. ... Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte ...
bulunan teminat mektubunun nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklinde olduğu, bu durumda tazmin talebinin mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı temerrüde düşürdüğünden söz edilemeyeceği, borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden alacak muaccel olmadığı gibi davalının da temerrüde düşürülmediği, bu itibarla teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin talebinin usulüne uygun bir talep olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teminat mektubunda belirtildiği şekilde borcun vadesinde ödenmediği hususunu içermeyen tazmin talebinin usulüne uygun bir talep olarak kabul edilemeyeceği, davacının da kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yemin tekliflerinin Mahkemece dilekçede yemin deliline dayanılmadığından reddedildiğini, usule uygun tazmin talebinde bulunulduğunu, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine ,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020098700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz