İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4380 E. 2021/2558 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka teminat mektubu↗ tazmin talebi↗ bozma sonrası karar↗ teminat mektubu↗ muacceliyet↗ denetime elverişlilik↗ işlemiş faiz↗ limited şirket↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak denetime elverişli bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılamanın safahatında teminat mektubu bedeli 18.03.2013 tarihinde davalı tarafından ödenmiştir.
Dairemizin 16.04 2018 tarihli ve 2017/2828 E. - 2018/2767 K. sayılı ilamında; davacının işlemiş faiz talebi de bulunması nedeniyle, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tespiti ile bu tarihte temerrüdün gerçekleşeceği kabul edilerek faiz, vekalet ücreti ve harcın hesaplanması gerektiği belirtilerek mahkemenin kararı bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece, davacının 28.12.2012 tarihli ilk tazmin talebinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de, teminat mektubunun içeriğinde; “...borçlu firma ŞİMERASU İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı tazmin talebiniz üzerine...” ibareleri mevcut olup, tazmin talebinin “borcun vadesinde ödenmediği” beyanını içermesi gerekmektedir. Oysa ki, 28.12.2012 tarihli tazmin talebinde borcun vadesinde ödenmediği beyanı yer almayıp, talep yalnız “Bankanız 751692 numaralı müşterisiyiz. Kepez Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte aslı bulunan teminat mektubunun nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklindedir. Bu durumda, bu tazmin talebinin mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı temerrüde düşürdüğünden söz edilemez. Borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden, alacak muaccel olmadığı gibi davalı da temerrüde düşmemiştir.
Bu itibarla, teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin talebi usulüne uygun bir talep olarak kabul edilemeyeceğinden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3169 E. 2024/1058 K.
Ortak:banka teminat mektubu · tazmin talebi · bozma sonrası karar · teminat mektubu · muacceliyet · denetime elverişlilik · işlemiş faiz · yasal faiz · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak «denetime elverişli» bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «banka teminat mektubu» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılamanın safahatında teminat mektubu bedeli 18.03.2013 tarihinde davalı tarafından ödenmiştir.
Bozma sonrası mahkemece, davacının 28.12.2012 tarihli ilk «tazmin talebinin» usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de, «teminat mektubunun» içeriğinde; “...borçlu firma ŞİMERASU İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı …
Benzer bu kararda… iremizin 16.04.2018 tarih, 2017/2828 E. ve 2018/2767 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; icra dosyasında 250.000.00 TL «teminat mektubu» bedeli, 4.991,44 TL «işlemiş faizi» olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine 26.02.2013 tarihinde takip yapıldığı, «ödeme emrinin» davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'... yönünden «borca itiraz» edildiği, açılan itirazın iptali davasında davacının 19.749.00 TL vekâlet ücreti, 1.302,00 TL «harç» ve 8.400.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istediği, mahkemece «bilirkişi incelemesi» ve hiçbir hesap yapılmadan hüküm tesis edildiği, davacının icra takibinden önce tazmin istemi ile davalı bankaya başvurduğu, bankaca istemin usulsüz olduğu gerekçesiyle «tazmin talebinin» reddedildiği «ihtiyati tedbir» kararının alındığı, daha sonra kaldırıldığı, bu aşamada davacının icra takibi yaptığı, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile ihtiyati tedbir kararından önce yapılan usulüne uygun tazmin talebi var ise bu talep ile davalının «temerrüdü» gerçekleşeceğinden teminat mektubu bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve harcın hesaplanarak gerekirs …
Üçüncü Bozma Kararı Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2019/4380 E. ve 2021/2558 K. sayılı kararıyla «bozma sonrası» Mahkemece davacının 28.12.2012 tarihli ilk «tazmin talebinin» usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de «teminat mektubunun» içeriğinde “...borçlu firma Şimerasu İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı t …
Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte ... bulunan «teminat mektubunun» nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklinde olduğu, bu durumda «tazmin talebinin» mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı «temerrüde» düşürdüğünden söz edilemeyeceği, borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden alacak «muaccel» olmadığı gibi davalının da temerrüde düşürülmediği, bu itibarla teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin tal …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkili icra dairesi · ifa yeri · yerleşim yeri · borca itiraz · ödeme emri · yemin teklifi · yemin delili · yetki itirazı
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 09.03.2015 tarih, 2014/18554 E. ve 2015/3185 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre borcun «ifa yeri» aksine bir anlaşma yoksa, para borçları için alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» olduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin Ilgın , Ilgın İcra Müdürlüğü'nün «yetkili icra dairesi» olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
… iremizin 16.04.2018 tarih, 2017/2828 E. ve 2018/2767 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; icra dosyasında 250.000.00 TL «teminat mektubu» bedeli, 4.991,44 TL «işlemiş faizi» olmak üzere toplam 254.991.44 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili istemi ile davacı tarafından davalı aleyhine 26.02.2013 tarihinde takip yapıldığı, «ödeme emrinin» davalıya 11.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ana para yasal sürede davalı tarafından davacının banka hesabına ödenerek işlemiş faiz ve fer'... yönünden «borca itiraz» edildiği, açılan itirazın iptali davasında davacının 19.749.00 TL vekâlet ücreti, 1.302,00 TL «harç» ve 8.400.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.450,00 TL yönünden itirazın iptalini istediği, mahkemece «bilirkişi incelemesi» ve hiçbir hesap yapılmadan hüküm tesis edildiği, davacının icra takibinden önce tazmin istemi ile davalı bankaya başvurduğu, bankaca istemin usulsüz olduğu gerekçesiyle «tazmin talebinin» reddedildiği «ihtiyati tedbir» kararının alındığı, daha sonra kaldırıldığı, bu aşamada davacının icra takibi yaptığı, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tesbiti ile ihtiyati tedbir kararından önce yapılan usulüne uygun tazmin talebi var ise bu talep ile davalının «temerrüdü» gerçekleşeceğinden teminat mektubu bedelinin davalı tarafından ödeme tarihi olan 18.03.2013 itibariyle işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve harcın hesaplanarak gerekirs …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «yemin tekliflerinin» Mahkemece dilekçede «yemin deliline» dayanılmadığından reddedildiğini, usule uygun tazmin talebinde bulunulduğunu, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 16.01.2014 tarih, 2013/133 E. ve 2014/25 K. sayılı kararı ile davacı alacaklı tarafından icra takibi başlatılırken borçlunun ikametgahında, merkezinde veya şubesinin bulunduğu yerde icra takibinin yapılması gerekirken «yetkisiz» Ilgın İcra Müdürlüğü'nde yapıldığı, davalı bankanın «yetki itirazının» yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12811 E. 2018/461 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehin
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin «rehin» verilen paranın şirketin vadesiz hesabında tutulduğunu bildiği ve vadesiz hesap için faiz geliri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4380 E. , 2021/2558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/467-2019/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili şirkete verilen kati banka teminat mektubunun ödenmesi için davalı aleyhine başlatılan icra takibinde yetkiye ve borca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın teminat mektubunun nakde çevrilmesi için yaptığı başvuruların usulüne uygun olmadığından bahisle reddedildiğini, sonrasında Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/5 Esas sayılı dosyası ile teminat mektubunun ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı alındığından ödemede bulunamadıklarını, son olarak davalının imzasız bir duruşma zaptı ile ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiğini, bankalarına ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın 28.02.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacı tarafın 26.02.2013 tarihinde icra takibine başladığını, müvekkili bankanın icra takibi başlatılmasına yol açmadığı ve dolayısıyla icra takibine konu diğer faiz ve ferilere, yetkiye itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının 29.450,00 TL üzerinden takip başlattığı ancak denetime elverişli bilirkişi raporunda 27.833,20 TL olarak alacağın hesap edildiği, dava konusu alacak miktarının likit olmadığı, davacının da kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Ilgın İcra Dairesinin 2013/492 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağın 27.833,20 TL'si yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kalan miktar yönünden takibin iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılamanın safahatında teminat mektubu bedeli 18.03.2013 tarihinde davalı tarafından ödenmiştir.
Dairemizin 16.04 2018 tarihli ve 2017/2828 E. - 2018/2767 K. sayılı ilamında; davacının işlemiş faiz talebi de bulunması nedeniyle, davacının usulüne uygun tazmin isteminin hangi tarihte yapıldığının tespiti ile bu tarihte temerrüdün gerçekleşeceği kabul edilerek faiz, vekalet ücreti ve harcın hesaplanması gerektiği belirtilerek mahkemenin kararı bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece, davacının 28.12.2012 tarihli ilk tazmin talebinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek faiz hesabı yaptırılmış ise de, teminat mektubunun içeriğinde; “...borçlu firma ŞİMERASU İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı tazmin talebiniz üzerine...” ibareleri mevcut olup, tazmin talebinin “borcun vadesinde ödenmediği” beyanını içermesi gerekmektedir.
Oysa ki, 28.12.2012 tarihli tazmin talebinde borcun vadesinde ödenmediği beyanı yer almayıp, talep yalnız “Bankanız 751692 numaralı müşterisiyiz. Kepez Şubeniz tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen 758710 numaralı ekte aslı bulunan teminat mektubunun nakte dönüştürülerek 751692-1 numaralı vadesiz mevduat hesabımıza aktarılmasını rica ederiz.” şeklindedir. Bu durumda, bu tazmin talebinin mektup içeriğinde belirlenen tazmin usulüne uygun olduğundan ve davalıyı temerrüde düşürdüğünden söz edilemez. Borcun vadesinde ödenmediği hususu diğer yazılı talep içeriğinde de belirtilmediğinden, alacak muaccel olmadığı gibi davalı da temerrüde düşmemiştir.
Bu itibarla, teminat mektubunda belirtildiği şekilde “borcun vadesinde ödenmediği” hususunu içermeyen tazmin talebi usulüne uygun bir talep olarak kabul edilemeyeceğinden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655813900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz