YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3133 E. 2024/1036 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “..., “Teksüt” ve “Adı ... Tadı ...” ibarelerini esas unsur olarak içeren markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/76805 sayılı "Tektat Best Quality" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptalini ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2019 tarih, 2018/245 E. ve 2019/214 K. sayılı kararıyla; başvuru markası kapsamında yer ... tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2021 tarih, 2019/986 E. ve 2021/133 K. sayılı kararıyla; davacının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, dava konusu markanın ise "TEKTAT BEST QUALİTY" ibaresinden oluştuğu, markada yer ... "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden ayırt edicilikte geri planda kaldığı, dava konusu markada yer ... "TEKTAT" ibaresinin ortalama tüketici kitlesi nezdinde “...+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer ... "..." ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "..." ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer ... şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı, başvuruya konu markayı iltibas ihtimalini bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalarda da aynen yer aldığı gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.10.2022 tarih, 2021/3368 E. ve 2022/7110 K. sayılı kararıyla taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olduğunda, taraf markalarında ortak unsur olarak yer ... “...” ibaresinin ayırt ediciliğin düşük olduğu, “...” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının ortalama tüketici tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farklı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerektiği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer ... “...” ibaresinin, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olduğu, ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu ve koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, bu ibarenin ayırt ediciliğin düşük olması ve “...” ile “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının ortalama tüketiciler tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacak bulunması ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olması hususları gözetildiğinde davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının itirazına mesnet markalarına asli unsur yer ... "..." ibaresinin, aynen dava konusu markada da asli unsur olarak yer aldığı, her iki markada da asli unsurların aynı olmasının davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerliğe neden olduğu, Mahkemece, "..." ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, dava konusu markada yer ... diğer unsurlar sebebiyle dava konusu markanın, davacı markalarından farklılaştığı belirlenmiş ise de, "TAT" kelimesinin ve markada yer ... şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlamadığı, davacı markalarından uzaklaştırmadığı, aksine, davacının seri markalarından biri olma izlenimini yarattığı, ortalama tüketici kitlesi nezdinde, davacı ile davalı şirket arasında idari-ekonomik bir bağlantının olduğu düşüncesinin kaçınılmaz olduğu izlenimi yaratacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3368 E. 2022/7110 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve 2022/7110 K. sayılı kararıyla taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olduğunda, taraf markalarında ortak unsur olarak yer ... “...” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olduğu, “...” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farklı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerektiği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kulla …
… ibaresinin, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olduğu, «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğu ve koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, bu ibarenin ayırt ediciliğin düşük olması ve “...” ile “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketiciler» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacak bulunması ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olması hususları gözetildiğinde davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle da …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… n oluştuğu, markada yer alan "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, dava konusu markada yer alan "TEKTAT" ibaresinin «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde “TEK+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "TEK" ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "TEK" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer alan şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı ve başvuruya konu markayı «iltibas» ihtimali bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet …
Açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olursa, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “Tek” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olması, “tek” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerekir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4925 E. 2024/1902 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve 2022/7110 K. sayılı kararıyla taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olduğunda, taraf markalarında ortak unsur olarak yer ... “...” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olduğu, “...” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farklı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerektiği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kulla …
… ibaresinin, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olduğu, «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğu ve koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, bu ibarenin ayırt ediciliğin düşük olması ve “...” ile “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketiciler» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacak bulunması ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olması hususları gözetildiğinde davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle da …
Tadı ...” ibarelerini esas unsur olarak içeren markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/76805 sayılı "Tektat Best Quality" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptalini ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
Benzer bu kararda… anınmış marka olduğunu, diğer yandan, "www.tat.com.tr" ve "www.tatgida.com/tr" alan adlarını adına tescil ettirdiğini, davalı ise, 11.02.2015 tarihinde kurulduğunu, «ticaret unvanının» esas unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu, ayrıca davalı firmanın iştigal alanı ile müvekkilinin iştigal alanının ve müvekkilinin tescilli marka sınıflarının örtüştüğünü, davalı firmanın ticari unvan seçiminin kötü niyetli olduğunu, davalının ticaret unvanının davacının tanınmış markasına, alan adlarına ve ticaret unvanına «iltibas» teşkil ederek 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin tanınmış “TAT” markasını birebir içerdiğini, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanının e …
… e ile dava dışı şirkete ait olan 132693 no.lu "TAT" ibareli 2004/27625 no.lu "TAT" ibareli markaların kullanımı hakkında 10 yıl lisans aldığını, her iki şirketin de «yönetim kurulu» başkanının aynı kişi olduğunu ve şirketler arasında «organik bağ» bulunduğunu, bu nedenlerle davalının ticaret ünvanında "TATYAĞ" ibaresini seçmesinin «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, “TAT” ibaresinin 29 ve 30 uncu sınıflar dışında davacı dışında başka kişiler adına da tescilli olduğunu ve bu durumun karışıklığa yol açmadığını, “TAT” ibaresinin gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacı ile özdeşleşmiş olmadığını, davacı tarafından «ayırt edicilik» de kazandırılmadığını, davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ticaret unvanının» asıl unsurunun "TAT", davalı şirketin ticaret unvanının asıl unsurunun "TATYAĞ" olduğu, dosyaya bizzat davalı vekili tarafından delil olarak sunulan katalogda, sertifikalarda, davacı şirketin ticaret unvanındaki "TATYAĞ" ibaresinin "TAT YAĞ" şeklinde ayrı yazıldığı, faturalarda ticaret unvanı üzerinde "TAT" ibaresinin ayrılarak markasal kullanıldığı, davalının kullanımının tescilli ticaret unvan kullanımı ve dürüst kullanım kapsamından çıktığı markasal kullanım teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacının 2002/32154 sayılı markasının 29 uncu sınıfta yağ emtiasında tescilli olduğu ve davalının ticaret unvanından daha önce tescil edildiği, yine davacının "TAT" asıl unsurlu ticaret unvanının da 27.09.1967 tarihinde davalının ticaret unvanının tescil edildiği, 05.02.2015 tarihinden çok önce tescil edildiği, «üçüncü kişi» Pekmezler A.Ş.'den almış olduğu lisans belgesinin davalı şirkete ticaret unvanını, davacı şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanım hakkını vermeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanındaki TAT ibaresini markasal kullanımının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gözönüne alınarak, davanın kabulüne, davalı şirketin ticaret unvanından "TAT" ibaresinin terkinine ve sicile tesciline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · ticaret unvanının terkini · taleple bağlılık · organik bağ · üçüncü kişi · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan kök bilirkişi raporunda «ticaret unvanı» yönünden yapılan incelemede müvekkilinin unvanındaki esas unsurun "TATYAĞ" olduğu, davacı şirketin ise ticaret unvanındaki esas unsurun "TAT" ibaresi olduğu “İşletmeleri” ve “Ticaret” ibarelerinin de varlığı sebebiyle bu farklılıkların tacirleri ayırt etmeye yeterli olacağı kanaatine varıldığını, müvekkili şirkete ait ticaret unvanının davacı şirkete ait alan adlarına «iltibas» teşkil etmediğini belirttiklerini itirazen bilirkişi raporunda müvekkiline ait www.tatyag.com alan adı ile bu sitedeki kullanımların incelenmesini talep ettiklerini ancak müvekkilinin internet sitesindeki ticaret unvanı dışındaki kullanımlarla ilişkili olarak ticaret unvanının terkininin gerekip gerekmediği değerlendirmesinin yapılmasının «taleple bağlılık ilkesi» gereği mümkün olmadığını, talep edildiği gibi ticaret unvanlarının iltibas yarattığı gerekçesi ile müvekkili şirketin «ticaret unvanının terkini» çerçevesinde değerlendirme yapıldığında iltibas ihtimali bulunmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkilinin markasal kullanım sonucu iltibas ol …
… e ile dava dışı şirkete ait olan 132693 no.lu "TAT" ibareli 2004/27625 no.lu "TAT" ibareli markaların kullanımı hakkında 10 yıl lisans aldığını, her iki şirketin de «yönetim kurulu» başkanının aynı kişi olduğunu ve şirketler arasında «organik bağ» bulunduğunu, bu nedenlerle davalının ticaret ünvanında "TATYAĞ" ibaresini seçmesinin «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, “TAT” ibaresinin 29 ve 30 uncu sınıflar dışında davacı dışında başka kişiler adına da tescilli olduğunu ve bu durumun karışıklığa yol açmadığını, “TAT” ibaresinin gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacı ile özdeşleşmiş olmadığını, davacı tarafından «ayırt edicilik» de kazandırılmadığını, davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ibareli davacı markaları ile anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulundukları, YAĞ ibaresinin «ayırt edicilikte» yeterli farklılık yaratmadığı, zira bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının seri nitelikteki "TAT" ibareli markalarının serisi içerisinde bir marka olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün ve hizmet alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, davacının "TAT" ibareli markalarının uzun yıllardır kullanıldığı, davacının fiilen kullanılan markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilişkilendirilmesi kaçınılmaz nitelikteki mal ve hizmetler için davacı markalarının elde ettiği bilinirlikten haksız yararlanma sağlayabileceği, davalı taraf «tacir» olup, yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, tacirlerin internet sitesindeki kullanımları ve ticaret alanında kullanım vasfında olup, dosya kapsamındaki belgelerden, davalının internet sitelerinin bulunduğu, davacı tarafa ait "TAT" markasını ayrı kullandığı, bu kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davacı markası ile davalı «ticaret unvanı» arasında güçlü bir benzerlik olduğu, bu yönden «ticaret unvanı terkin» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/77 E. 2023/4358 K.
Ortak:kazanılmış hak · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2019 tarih, 2018/245 E. ve 2019/214 K. sayılı kararıyla; başvuru markası kapsamında yer ... tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve 2022/7110 K. sayılı kararıyla taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olduğunda, taraf markalarında ortak unsur olarak yer ... “...” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olduğu, “...” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farklı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerektiği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kulla …
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
… 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1977 yılından bu yana “TAT” ibareli markalarını kullandığını, müvekkilinin “TAT” ibareli markalar üzerinde «kazanılmış hak» sahibi olduğunu, davalı şirketin dava tarihinde davalı Kurum nezdinde 35. sınıfta tescilli “TAT” ibareli markasının bulunmadığını, tarafların markaları arasında ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · yenileme
Benzer bu kararda… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
… rasında gerek işaret gerekse de mal ve hizmet anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin önceki tarihli "TAT" ibareli markalarının başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12931 E. 2012/18663 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm tesisine rağmen davalı şirket yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3133 E. , 2024/1036 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2180 Esas, 2023/211 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR 1.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
2.Zer Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili
Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “..., “Teksüt” ve “Adı ... Tadı ...” ibarelerini esas unsur olarak içeren markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/76805 sayılı "Tektat Best Quality" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptalini ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2019 tarih, 2018/245 E. ve 2019/214 K. sayılı kararıyla; başvuru markası kapsamında yer ... tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2021 tarih, 2019/986 E. ve 2021/133 K. sayılı kararıyla; davacının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, dava konusu markanın ise "TEKTAT BEST QUALİTY" ibaresinden oluştuğu, markada yer ... "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden ayırt edicilikte geri planda kaldığı, dava konusu markada yer ... "TEKTAT" ibaresinin ortalama tüketici kitlesi nezdinde “...+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer ...
"..." ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "..." ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer ... şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı, başvuruya konu markayı iltibas ihtimalini bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalarda da aynen yer aldığı gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ...
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.10.2022 tarih, 2021/3368 E. ve 2022/7110 K. sayılı kararıyla taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olduğunda, taraf markalarında ortak unsur olarak yer ... “...” ibaresinin ayırt ediciliğin düşük olduğu, “...” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının ortalama tüketici tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farklı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerektiği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer ... “...” ibaresinin, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olduğu, ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu ve koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, bu ibarenin ayırt ediciliğin düşük olması ve “...” ile “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının ortalama tüketiciler tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacak bulunması ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olması hususları gözetildiğinde davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının itirazına mesnet markalarına asli unsur yer ... "..." ibaresinin, aynen dava konusu markada da asli unsur olarak yer aldığı, her iki markada da asli unsurların aynı olmasının davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerliğe neden olduğu, Mahkemece, "..." ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, dava konusu markada yer ... diğer unsurlar sebebiyle dava konusu markanın, davacı markalarından farklılaştığı belirlenmiş ise de, "TAT" kelimesinin ve markada yer ... şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlamadığı, davacı markalarından uzaklaştırmadığı, aksine, davacının seri markalarından biri olma izlenimini yarattığı, ortalama tüketici kitlesi nezdinde, davacı ile davalı şirket arasında idari-ekonomik bir bağlantının olduğu düşüncesinin kaçınılmaz olduğu izlenimi yaratacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020090600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz