YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3368 E. 2022/7110 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur "TEK" ibaresinden oluşmakta olup, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, dava konusu markanın ise "TEKTAT BEST QUALİTY " ibaresinden oluştuğu, markada yer alan "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden ayırt edicilikte geri planda kaldığı, dava konusu markada yer alan "TEKTAT" ibaresinin ortalama tüketici kitlesi nezdinde “TEK+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "TEK" ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "TEK" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer alan şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı ve başvuruya konu markayı iltibas ihtimali bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalarda da aynen yer aldığı gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b. maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı kurum kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markaların işaretsel yönden karıştırılma ihtimalleri değerlendirilirken öncelikle, markaya konu işaretin ayırt edici niteliği ve ayırt edicilik gücü göz önünde bulundurulmalı, ayırt ediciliği bulunmayan tanımlayıcı nitelikte ibare ve işaretler karşılaştırmada dikkate alınmamalı ve kullanımı kimsenin tekeline bırakılmamalıdır. Diğer bir anlatımla, markaya konu ibare ve işaretin ayırt edicilik düzeyi ne kadar orijinal ise o denli koruma kapsamının geniş tutulmalı, diğer yandan ise ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu ibare ve işaretler yönünden ise koruma düzeyinin dar tutulmalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “TEK” ibaresinin varlığından hareketle taraf marka işaretlerinin benzer olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, “Tek” ibaresi, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olmakla ayırt ediciliği düşük olup, bu nedenle de koruma düzeyinin dar tutulması gerekir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olursa, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “Tek” ibaresinin ayırt ediciliğin düşük olması, “tek” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının ortalama tüketici tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerekir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3133 E. 2024/1036 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… n oluştuğu, markada yer alan "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, dava konusu markada yer alan "TEKTAT" ibaresinin «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde “TEK+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "TEK" ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "TEK" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer alan şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı ve başvuruya konu markayı «iltibas» ihtimali bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet …
Açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olursa, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “Tek” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olması, “tek” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerekir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ve 2022/7110 K. sayılı kararıyla taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olduğunda, taraf markalarında ortak unsur olarak yer ... “...” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olduğu, “...” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farklı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerektiği, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kulla …
… ibaresinin, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olduğu, «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğu ve koruma düzeyinin dar tutulması gerektiği, bu ibarenin ayırt ediciliğin düşük olması ve “...” ile “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketiciler» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacak bulunması ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olması hususları gözetildiğinde davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle da …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · kazanılmış hak · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet
Benzer bu karardaFikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Tadı ...” ibarelerini esas unsur olarak içeren markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/76805 sayılı "Tektat Best Quality" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptalini ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
… arkalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer ... şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı, başvuruya konu markayı «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalarda da aynen yer aldığı gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/77 E. 2023/4358 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n oluştuğu, markada yer alan "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden «ayırt edicilikte» geri planda kaldığı, dava konusu markada yer alan "TEKTAT" ibaresinin «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde “TEK+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "TEK" ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "TEK" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer alan şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı ve başvuruya konu markayı «iltibas» ihtimali bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet …
Açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olursa, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “Tek” ibaresinin «ayırt ediciliğin» düşük olması, “tek” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının «ortalama tüketici» tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kazanılmış hak · yenileme
Benzer bu kararda… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
… rasında gerek işaret gerekse de mal ve hizmet anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin önceki tarihli "TAT" ibareli markalarının başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1977 yılından bu yana “TAT” ibareli markalarını kullandığını, müvekkilinin “TAT” ibareli markalar üzerinde «kazanılmış hak» sahibi olduğunu, davalı şirketin dava tarihinde davalı Kurum nezdinde 35. sınıfta tescilli “TAT” ibareli markasının bulunmadığını, tarafların markaları arasında ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12931 E. 2012/18663 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm tesisine rağmen davalı şirket yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3368 E. , 2022/7110 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24.04.2019 tarih ve 2018/245 E. - 2019/214 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2019/986 E. - 2021/133 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Tek, “Teksüt” ve “Adı Tek Tadı Tek” ibarelerini esas unsur olarak içeren markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/76805 sayılı "Tektat Best Quality" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler itiraza mesnet gösterilen markalar kapsamında aynen yer almakta ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derece bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının itirazına mesnet markalarındaki asli unsur "TEK" ibaresinden oluşmakta olup, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, dava konusu markanın ise "TEKTAT BEST QUALİTY " ibaresinden oluştuğu, markada yer alan "best quality" ibaresinin Türkçe'de "en iyi kalite" anlamına gelip, tescil edilmek istenen mal ve hizmetin kalitesine işaret ettiğinden ayırt edicilikte geri planda kaldığı, dava konusu markada yer alan "TEKTAT" ibaresinin ortalama tüketici kitlesi nezdinde “TEK+TAT” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, dolayısıyla davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "TEK" ibaresinin başvuruya konu markada aynen ve asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece, "TEK" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğu, başvuruya konu markanın içerdiği diğer unsurlar itibariyle mesnet markalardan farklılaştığı sonucuna ulaşılmışsa da "TAT" kelimesinin ve markada yer alan şekil unsurunun söz konusu farklılaşmayı sağlayamadığı ve başvuruya konu markayı iltibas ihtimali bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan uzaklaştıramadığı, belirtilen hususlar ve başvuru markası kapsamında olan tüm mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalarda da aynen yer aldığı gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b.
maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı kurum kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markaların işaretsel yönden karıştırılma ihtimalleri değerlendirilirken öncelikle, markaya konu işaretin ayırt edici niteliği ve ayırt edicilik gücü göz önünde bulundurulmalı, ayırt ediciliği bulunmayan tanımlayıcı nitelikte ibare ve işaretler karşılaştırmada dikkate alınmamalı ve kullanımı kimsenin tekeline bırakılmamalıdır. Diğer bir anlatımla, markaya konu ibare ve işaretin ayırt edicilik düzeyi ne kadar orijinal ise o denli koruma kapsamının geniş tutulmalı, diğer yandan ise ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu ibare ve işaretler yönünden ise koruma düzeyinin dar tutulmalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “TEK” ibaresinin varlığından hareketle taraf marka işaretlerinin benzer olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, “Tek” ibaresi, toplumda herkes tarafından bilinen ve çok yaygın kullanılan, genellikle önüne getirildiği ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturan bir kelime olmakla ayırt ediciliği düşük olup, bu nedenle de koruma düzeyinin dar tutulması gerekir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf marka işaretleri bütüncül olarak değerlendirilecek olursa, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “Tek” ibaresinin ayırt ediciliğin düşük olması, “tek” ve “tat” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan sıfat tamlaması niteliğindeki başvuru markasının ortalama tüketici tarafından “TEKTAT“ olarak bir bütün halinde algılanacağı ve taraf markalarının tertip tarzının da farkı olduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markalardan farklılaştırıldığının kabulü gerekir.
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842939000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz