Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4925 E. 2024/1902 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi↗ ticaret unvanının terkini↗ taleple bağlılık↗ organik bağ↗ üçüncü kişi↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ esastan ret↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/154 E., 2018/271 K.
Taraflar arasındaki ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “TAT” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, “TAT” markasının, tanınmış marka olduğunu, diğer yandan, "www.tat.com.tr" ve "www.tatgida.com/tr" alan adlarını adına tescil ettirdiğini, davalı ise, 11.02.2015 tarihinde kurulduğunu, ticaret unvanının esas unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu, ayrıca davalı firmanın iştigal alanı ile müvekkilinin iştigal alanının ve müvekkilinin tescilli marka sınıflarının örtüştüğünü, davalı firmanın ticari unvan seçiminin kötü niyetli olduğunu, davalının ticaret unvanının davacının tanınmış markasına, alan adlarına ve ticaret unvanına iltibas teşkil ederek 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin tanınmış “TAT” markasını birebir içerdiğini, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olan “TAT” ibaresini birebir içerdiğini, bu durumun, halk nezdinde karışıklığa neden olarak tüketici tarafından işletmeler arasında irtibat kurulması ihtimalini doğurduğunu, davalının fillerinin, haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalının ticaret unvanının sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, dava dışı Pekmezler Yağ Sabun ve Pamuk San. Tic. A.Ş. ile lisans sözleşmesi imzaladığını, bu söz sözleşme ile dava dışı şirkete ait olan 132693 no.lu "TAT" ibareli 2004/27625 no.lu "TAT" ibareli markaların kullanımı hakkında 10 yıl lisans aldığını, her iki şirketin de yönetim kurulu başkanının aynı kişi olduğunu ve şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, bu nedenlerle davalının ticaret ünvanında "TATYAĞ" ibaresini seçmesinin dürüstlük kuralına uygun olduğunu, “TAT” ibaresinin 29 ve 30 uncu sınıflar dışında davacı dışında başka kişiler adına da tescilli olduğunu ve bu durumun karışıklığa yol açmadığını, “TAT” ibaresinin gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacı ile özdeşleşmiş olmadığını, davacı tarafından ayırt edicilik de kazandırılmadığını, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticaret unvanının asıl unsurunun "TAT", davalı şirketin ticaret unvanının asıl unsurunun "TATYAĞ" olduğu, dosyaya bizzat davalı vekili tarafından delil olarak sunulan katalogda, sertifikalarda, davacı şirketin ticaret unvanındaki "TATYAĞ" ibaresinin "TAT YAĞ" şeklinde ayrı yazıldığı, faturalarda ticaret unvanı üzerinde "TAT" ibaresinin ayrılarak markasal kullanıldığı, davalının kullanımının tescilli ticaret unvan kullanımı ve dürüst kullanım kapsamından çıktığı markasal kullanım teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacının 2002/32154 sayılı markasının 29 uncu sınıfta yağ emtiasında tescilli olduğu ve davalının ticaret unvanından daha önce tescil edildiği, yine davacının "TAT" asıl unsurlu ticaret unvanının da 27.09.1967 tarihinde davalının ticaret unvanının tescil edildiği, 05.02.2015 tarihinden çok önce tescil edildiği, üçüncü kişi Pekmezler A.Ş.'den almış olduğu lisans belgesinin davalı şirkete ticaret unvanını, davacı şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanım hakkını vermeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanındaki TAT ibaresini markasal kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gözönüne alınarak, davanın kabulüne, davalı şirketin ticaret unvanından "TAT" ibaresinin terkinine ve sicile tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan kök bilirkişi raporunda ticaret unvanı yönünden yapılan incelemede müvekkilinin unvanındaki esas unsurun "TATYAĞ" olduğu, davacı şirketin ise ticaret unvanındaki esas unsurun "TAT" ibaresi olduğu “İşletmeleri” ve “Ticaret” ibarelerinin de varlığı sebebiyle bu farklılıkların tacirleri ayırt etmeye yeterli olacağı kanaatine varıldığını, müvekkili şirkete ait ticaret unvanının davacı şirkete ait alan adlarına iltibas teşkil etmediğini belirttiklerini itirazen bilirkişi raporunda müvekkiline ait www.tatyag.com alan adı ile bu sitedeki kullanımların incelenmesini talep ettiklerini ancak müvekkilinin internet sitesindeki ticaret unvanı dışındaki kullanımlarla ilişkili olarak ticaret unvanının terkininin gerekip gerekmediği değerlendirmesinin yapılmasının taleple bağlılık ilkesi gereği mümkün olmadığını, talep edildiği gibi ticaret unvanlarının iltibas yarattığı gerekçesi ile müvekkili şirketin ticaret unvanının terkini çerçevesinde değerlendirme yapıldığında iltibas ihtimali bulunmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkilinin markasal kullanım sonucu iltibas oluştuğu yönünde verdiği kararda da müvekkili şirketin lisans yolu ile kullandığı 2004/27625 sayılı "TAT + şekil" markasının kullanımının dürüst ve haklı bir kullanım olduğunu, esasen müvekkilinin lisans yoluyla kullandığı bu markanın işbu dava ile bir ilgisi bulunmadığını zira işbu davanın müvekkili şirketin ticaret unvanının iltibas yarattığı gerekçesiyle terkinine ilişkin olduğunu, İlk Derece Mahkemesince müvekkiline ait ticaret unvanı benzerliği üzerinden kıyaslama yaparak karar tesis etmektense ticaret unvanı dışındaki kullanımını göz önüne alarak karar tesis ettiğini ve müvekkiline ait 2004/27625 sayılı "TAT + şekil" markasının varlığı sebebiyle sağlanan haklı ve dürüst kullanımın göz ardı edildiğini, müvekkilinin şirketin ticaret unvanını tescil edildiği gibi kullandığını, "TAT" ibaresini ön plana çıkaracak herhangi bir kullanımda bulunmadığını, tescilli olduğu biçimde unvan olarak kullandığını, kendisinin tescilli "TAT" markalarından kaynaklanan kullanım hakkı olmasına rağmen ticaret unvanını "TAT" esas unsurunu ön planda tutacak şekilde almak yerine "TATYAĞ" esas unsurlu ticaret unvanını tercih ettiğini, bu noktada, 2004/27625 sayılı "TAT + şekil" markasının müvekkili şirkete ait sitede kullanım şekli ile müvekkili şirketin ticaret unvanın iki ayrı konu olduğunu ve ayrı ayrı değerlendirilmeleri gerektiğini, "TAT" ibaresinin anlamı itibari ile sıklıkla kullanıldığı gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacının talebi ile bağlı kalınarak ticaret unvanlarının terkini hususunda değerlendirme yapılması gerektiğini ve neticeten müvekkile ait ticaret unvanının davacı ticaret unvanına ve davacı alan adlarına iltibas teşkil etmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının unvanının "TATYAĞ" ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün TAT ibareli davacı markaları ile anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulundukları, YAĞ ibaresinin ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, zira bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının seri nitelikteki "TAT" ibareli markalarının serisi içerisinde bir marka olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün ve hizmet alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, davacının "TAT" ibareli markalarının uzun yıllardır kullanıldığı, davacının fiilen kullanılan markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilişkilendirilmesi kaçınılmaz nitelikteki mal ve hizmetler için davacı markalarının elde ettiği bilinirlikten haksız yararlanma sağlayabileceği, davalı taraf tacir olup, yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, tacirlerin internet sitesindeki kullanımları ve ticaret alanında kullanım vasfında olup, dosya kapsamındaki belgelerden, davalının internet sitelerinin bulunduğu, davacı tarafa ait "TAT" markasını ayrı kullandığı, bu kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacı markası ile davalı ticaret unvanı arasında güçlü bir benzerlik olduğu, bu yönden ticaret unvanı terkin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/77 E. 2023/4358 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… anınmış marka olduğunu, diğer yandan, "www.tat.com.tr" ve "www.tatgida.com/tr" alan adlarını adına tescil ettirdiğini, davalı ise, 11.02.2015 tarihinde kurulduğunu, «ticaret unvanının» esas unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu, ayrıca davalı firmanın iştigal alanı ile müvekkilinin iştigal alanının ve müvekkilinin tescilli marka sınıflarının örtüştüğünü, davalı firmanın ticari unvan seçiminin kötü niyetli olduğunu, davalının ticaret unvanının davacının tanınmış markasına, alan adlarına ve ticaret unvanına «iltibas» teşkil ederek 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin tanınmış “TAT” markasını birebir içerdiğini, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanının e …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ticaret unvanının» asıl unsurunun "TAT", davalı şirketin ticaret unvanının asıl unsurunun "TATYAĞ" olduğu, dosyaya bizzat davalı vekili tarafından delil olarak sunulan katalogda, sertifikalarda, davacı şirketin ticaret unvanındaki "TATYAĞ" ibaresinin "TAT YAĞ" şeklinde ayrı yazıldığı, faturalarda ticaret unvanı üzerinde "TAT" ibaresinin ayrılarak markasal kullanıldığı, davalının kullanımının tescilli ticaret unvan kullanımı ve dürüst kullanım kapsamından çıktığı markasal kullanım teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacının 2002/32154 sayılı markasının 29 uncu sınıfta yağ emtiasında tescilli olduğu ve davalının ticaret unvanından daha önce tescil edildiği, yine davacının "TAT" asıl unsurlu ticaret unvanının da 27.09.1967 tarihinde davalının ticaret unvanının tescil edildiği, 05.02.2015 tarihinden çok önce tescil edildiği, «üçüncü kişi» Pekmezler A.Ş.'den almış olduğu lisans belgesinin davalı şirkete ticaret unvanını, davacı şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanım hakkını vermeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanındaki TAT ibaresini markasal kullanımının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gözönüne alınarak, davanın kabulüne, davalı şirketin ticaret unvanından "TAT" ibaresinin terkinine ve sicile tesciline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan kök bilirkişi raporunda «ticaret unvanı» yönünden yapılan incelemede müvekkilinin unvanındaki esas unsurun "TATYAĞ" olduğu, davacı şirketin ise ticaret unvanındaki esas unsurun "TAT" ibaresi olduğu “İşletmeleri” ve “Ticaret” ibarelerinin de varlığı sebebiyle bu farklılıkların tacirleri ayırt etmeye yeterli olacağı kanaatine varıldığını, müvekkili şirkete ait ticaret unvanının davacı şirkete ait alan adlarına «iltibas» teşkil etmediğini belirttiklerini itirazen bilirkişi raporunda müvekkiline ait www.tatyag.com alan adı ile bu sitedeki kullanımların incelenmesini talep ettiklerini ancak müvekkilinin internet sitesindeki ticaret unvanı dışındaki kullanımlarla ilişkili olarak ticaret unvanının terkininin gerekip gerekmediği değerlendirmesinin yapılmasının «taleple bağlılık ilkesi» gereği mümkün olmadığını, talep edildiği gibi ticaret unvanlarının iltibas yarattığı gerekçesi ile müvekkili şirketin «ticaret unvanının terkini» çerçevesinde değerlendirme yapıldığında iltibas ihtimali bulunmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkilinin markasal kullanım sonucu iltibas ol …
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kazanılmış hak · yenileme · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… rasında gerek işaret gerekse de mal ve hizmet anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin önceki tarihli "TAT" ibareli markalarının başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1977 yılından bu yana “TAT” ibareli markalarını kullandığını, müvekkilinin “TAT” ibareli markalar üzerinde «kazanılmış hak» sahibi olduğunu, davalı şirketin dava tarihinde davalı Kurum nezdinde 35. sınıfta tescilli “TAT” ibareli markasının bulunmadığını, tarafların markaları arasında ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12931 E. 2012/18663 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm tesisine rağmen davalı şirket yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4329 E. 2024/6271 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… anınmış marka olduğunu, diğer yandan, "www.tat.com.tr" ve "www.tatgida.com/tr" alan adlarını adına tescil ettirdiğini, davalı ise, 11.02.2015 tarihinde kurulduğunu, «ticaret unvanının» esas unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu, ayrıca davalı firmanın iştigal alanı ile müvekkilinin iştigal alanının ve müvekkilinin tescilli marka sınıflarının örtüştüğünü, davalı firmanın ticari unvan seçiminin kötü niyetli olduğunu, davalının ticaret unvanının davacının tanınmış markasına, alan adlarına ve ticaret unvanına «iltibas» teşkil ederek 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin tanınmış “TAT” markasını birebir içerdiğini, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanının e …
… e ile dava dışı şirkete ait olan 132693 no.lu "TAT" ibareli 2004/27625 no.lu "TAT" ibareli markaların kullanımı hakkında 10 yıl lisans aldığını, her iki şirketin de «yönetim kurulu» başkanının aynı kişi olduğunu ve şirketler arasında «organik bağ» bulunduğunu, bu nedenlerle davalının ticaret ünvanında "TATYAĞ" ibaresini seçmesinin «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, “TAT” ibaresinin 29 ve 30 uncu sınıflar dışında davacı dışında başka kişiler adına da tescilli olduğunu ve bu durumun karışıklığa yol açmadığını, “TAT” ibaresinin gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacı ile özdeşleşmiş olmadığını, davacı tarafından «ayırt edicilik» de kazandırılmadığını, davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ticaret unvanının» asıl unsurunun "TAT", davalı şirketin ticaret unvanının asıl unsurunun "TATYAĞ" olduğu, dosyaya bizzat davalı vekili tarafından delil olarak sunulan katalogda, sertifikalarda, davacı şirketin ticaret unvanındaki "TATYAĞ" ibaresinin "TAT YAĞ" şeklinde ayrı yazıldığı, faturalarda ticaret unvanı üzerinde "TAT" ibaresinin ayrılarak markasal kullanıldığı, davalının kullanımının tescilli ticaret unvan kullanımı ve dürüst kullanım kapsamından çıktığı markasal kullanım teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacının 2002/32154 sayılı markasının 29 uncu sınıfta yağ emtiasında tescilli olduğu ve davalının ticaret unvanından daha önce tescil edildiği, yine davacının "TAT" asıl unsurlu ticaret unvanının da 27.09.1967 tarihinde davalının ticaret unvanının tescil edildiği, 05.02.2015 tarihinden çok önce tescil edildiği, «üçüncü kişi» Pekmezler A.Ş.'den almış olduğu lisans belgesinin davalı şirkete ticaret unvanını, davacı şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanım hakkını vermeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanındaki TAT ibaresini markasal kullanımının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gözönüne alınarak, davanın kabulüne, davalı şirketin ticaret unvanından "TAT" ibaresinin terkinine ve sicile tesciline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu markanın gerek söz öbeği şeklinde, gerekse "et-i" şeklinde oluşturulması nedeniyle bu markayla karşılaşan «ortalama tüketicinin», marka içerisinde davacı markaların işaret eden "Eti" ibaresini ayrı ve bağımsız bir bütün olarak algılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı, markaları oluşturan işaretlerin birbirine benzemediği, markaların birbirinden oldukça farklı olduğu anlaşıldığından "ETİ" markasının tanınmış marka olmasının, davacının bu markalarına benzemeyen dava konusu marka nedeniyle tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma, itibarına zarar verme veya «ayırt ediciliğini» zedeleme sonuçlarını doğurmayacağı, davacının «ticaret unvanının» ayırt edici unsurunun "ETİ" ibaresi olduğu, dava konusu markanın ise "et-i tat" ibaresinden oluştuğu, işaretler arasında benzerlik bulunmadığından ticaret unvanı n …
… an bu yana kullandığını ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını arttırdığını, müvekkilinin "ETİ" markasının tanınmış marka statüsünde olmasının «iltibas» ihtimalini arttırdığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda olduğunu, başvuru konusu "et-i tat" markası ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik olduğunu, «ortalama tüketicilerin» "et-i tat" ibareli marka ile müvekkilinin "ETİ" ibareli markalarını benzer olarak algılayacağını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarının içine sızarak …
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "et-i tat" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ETİ" asıl unsurlu markal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… an bu yana kullandığını ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını arttırdığını, müvekkilinin "ETİ" markasının tanınmış marka statüsünde olmasının «iltibas» ihtimalini arttırdığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda olduğunu, başvuru konusu "et-i tat" markası ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik olduğunu, «ortalama tüketicilerin» "et-i tat" ibareli marka ile müvekkilinin "ETİ" ibareli markalarını benzer olarak algılayacağını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarının içine sızarak …
… a tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında mal ve hizmet benzerliği bulunduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu markanın gerek söz öbeği şeklinde, gerekse "et-i" şeklinde oluşturulması nedeniyle bu markayla karşılaşan «ortalama tüketicinin», marka içerisinde davacı markaların işaret eden "Eti" ibaresini ayrı ve bağımsız bir bütün olarak algılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı, markaları oluşturan işaretlerin birbirine benzemediği, markaların birbirinden oldukça farklı olduğu anlaşıldığından "ETİ" markasının tanınmış marka olmasının, davacının bu markalarına benzemeyen dava konusu marka nedeniyle tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma, itibarına zarar verme veya «ayırt ediciliğini» zedeleme sonuçlarını doğurmayacağı, davacının «ticaret unvanının» ayırt edici unsurunun "ETİ" ibaresi olduğu, dava konusu markanın ise "et-i tat" ibaresinden oluştuğu, işaretler arasında benzerlik bulunmadığından ticaret unvanı n …
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "et-i tat" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ETİ" asıl unsurlu markal …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4925 E. , 2024/1902 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1026 Esas, 2022/709 Karar
Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/154 E., 2018/271 K.
Taraflar arasındaki ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “TAT” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, “TAT” markasının, tanınmış marka olduğunu, diğer yandan, "www.tat.com.tr" ve "www.tatgida.com/tr" alan adlarını adına tescil ettirdiğini, davalı ise, 11.02.2015 tarihinde kurulduğunu, ticaret unvanının esas unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu, ayrıca davalı firmanın iştigal alanı ile müvekkilinin iştigal alanının ve müvekkilinin tescilli marka sınıflarının örtüştüğünü, davalı firmanın ticari unvan seçiminin kötü niyetli olduğunu, davalının ticaret unvanının davacının tanınmış markasına, alan adlarına ve ticaret unvanına iltibas teşkil ederek 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin tanınmış “TAT” markasını birebir içerdiğini, davalının ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olan “TAT” ibaresini birebir içerdiğini, bu durumun, halk nezdinde karışıklığa neden olarak tüketici tarafından işletmeler arasında irtibat kurulması ihtimalini doğurduğunu, davalının fillerinin, haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalının ticaret unvanının sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, dava dışı Pekmezler Yağ Sabun ve Pamuk San. Tic. A.Ş. ile lisans sözleşmesi imzaladığını, bu söz sözleşme ile dava dışı şirkete ait olan 132693 no.lu "TAT" ibareli 2004/27625 no.lu "TAT" ibareli markaların kullanımı hakkında 10 yıl lisans aldığını, her iki şirketin de yönetim kurulu başkanının aynı kişi olduğunu ve şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, bu nedenlerle davalının ticaret ünvanında "TATYAĞ" ibaresini seçmesinin dürüstlük kuralına uygun olduğunu, “TAT” ibaresinin 29 ve 30 uncu sınıflar dışında davacı dışında başka kişiler adına da tescilli olduğunu ve bu durumun karışıklığa yol açmadığını, “TAT” ibaresinin gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacı ile özdeşleşmiş olmadığını, davacı tarafından ayırt edicilik de kazandırılmadığını, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunun “TATYAĞ” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticaret unvanının asıl unsurunun "TAT", davalı şirketin ticaret unvanının asıl unsurunun "TATYAĞ" olduğu, dosyaya bizzat davalı vekili tarafından delil olarak sunulan katalogda, sertifikalarda, davacı şirketin ticaret unvanındaki "TATYAĞ" ibaresinin "TAT YAĞ" şeklinde ayrı yazıldığı, faturalarda ticaret unvanı üzerinde "TAT" ibaresinin ayrılarak markasal kullanıldığı, davalının kullanımının tescilli ticaret unvan kullanımı ve dürüst kullanım kapsamından çıktığı markasal kullanım teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacının 2002/32154 sayılı markasının 29 uncu sınıfta yağ emtiasında tescilli olduğu ve davalının ticaret unvanından daha önce tescil edildiği, yine davacının "TAT" asıl unsurlu ticaret unvanının da 27.09.1967 tarihinde davalının ticaret unvanının tescil edildiği, 05.02.2015 tarihinden çok önce tescil edildiği, üçüncü kişi Pekmezler A.Ş.'den almış olduğu lisans belgesinin davalı şirkete ticaret unvanını, davacı şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanım hakkını vermeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanındaki TAT ibaresini markasal kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gözönüne alınarak, davanın kabulüne, davalı şirketin ticaret unvanından "TAT" ibaresinin terkinine ve sicile tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan kök bilirkişi raporunda ticaret unvanı yönünden yapılan incelemede müvekkilinin unvanındaki esas unsurun "TATYAĞ" olduğu, davacı şirketin ise ticaret unvanındaki esas unsurun "TAT" ibaresi olduğu “İşletmeleri” ve “Ticaret” ibarelerinin de varlığı sebebiyle bu farklılıkların tacirleri ayırt etmeye yeterli olacağı kanaatine varıldığını, müvekkili şirkete ait ticaret unvanının davacı şirkete ait alan adlarına iltibas teşkil etmediğini belirttiklerini itirazen bilirkişi raporunda müvekkiline ait www.tatyag.com alan adı ile bu sitedeki kullanımların incelenmesini talep ettiklerini ancak müvekkilinin internet sitesindeki ticaret unvanı dışındaki kullanımlarla ilişkili olarak ticaret unvanının terkininin gerekip gerekmediği değerlendirmesinin yapılmasının taleple bağlılık ilkesi gereği mümkün olmadığını, talep edildiği gibi ticaret unvanlarının iltibas yarattığı gerekçesi ile müvekkili şirketin ticaret unvanının terkini çerçevesinde değerlendirme yapıldığında iltibas ihtimali bulunmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkilinin markasal kullanım sonucu iltibas oluştuğu yönünde verdiği kararda da müvekkili şirketin lisans yolu ile kullandığı 2004/27625 sayılı "TAT + şekil" markasının kullanımının dürüst ve haklı bir kullanım olduğunu, esasen müvekkilinin lisans yoluyla kullandığı bu markanın işbu dava ile bir ilgisi bulunmadığını zira işbu davanın müvekkili şirketin ticaret unvanının iltibas yarattığı gerekçesiyle terkinine ilişkin olduğunu, İlk Derece Mahkemesince müvekkiline ait ticaret unvanı benzerliği üzerinden kıyaslama yaparak karar tesis etmektense ticaret unvanı dışındaki kullanımını göz önüne alarak karar tesis ettiğini ve müvekkiline ait 2004/27625 sayılı "TAT + şekil" markasının varlığı sebebiyle sağlanan haklı ve dürüst kullanımın göz ardı edildiğini, müvekkilinin şirketin ticaret unvanını tescil edildiği gibi kullandığını, "TAT" ibaresini ön plana çıkaracak herhangi bir kullanımda bulunmadığını, tescilli olduğu biçimde unvan olarak kullandığını, kendisinin tescilli "TAT" markalarından kaynaklanan kullanım hakkı olmasına rağmen ticaret unvanını "TAT" esas unsurunu ön planda tutacak şekilde almak yerine "TATYAĞ" esas unsurlu ticaret unvanını tercih ettiğini, bu noktada, 2004/27625 sayılı "TAT + şekil" markasının müvekkili şirkete ait sitede kullanım şekli ile müvekkili şirketin ticaret unvanın iki ayrı konu olduğunu ve ayrı ayrı değerlendirilmeleri gerektiğini, "TAT" ibaresinin anlamı itibari ile sıklıkla kullanıldığı gıda sektöründe zayıf bir marka olduğunu, davacının talebi ile bağlı kalınarak ticaret unvanlarının terkini hususunda değerlendirme yapılması gerektiğini ve neticeten müvekkile ait ticaret unvanının davacı ticaret unvanına ve davacı alan adlarına iltibas teşkil etmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının unvanının "TATYAĞ" ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün TAT ibareli davacı markaları ile anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulundukları, YAĞ ibaresinin ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, zira bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının seri nitelikteki "TAT" ibareli markalarının serisi içerisinde bir marka olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün ve hizmet alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, davacının "TAT" ibareli markalarının uzun yıllardır kullanıldığı, davacının fiilen kullanılan markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilişkilendirilmesi kaçınılmaz nitelikteki mal ve hizmetler için davacı markalarının elde ettiği bilinirlikten haksız yararlanma sağlayabileceği, davalı taraf tacir olup, yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, tacirlerin internet sitesindeki kullanımları ve ticaret alanında kullanım vasfında olup, dosya kapsamındaki belgelerden, davalının internet sitelerinin bulunduğu, davacı tarafa ait "TAT" markasını ayrı kullandığı, bu kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacı markası ile davalı ticaret unvanı arasında güçlü bir benzerlik olduğu, bu yönden ticaret unvanı terkin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051060700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz