Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16660 E. 2014/1145 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı↗ ttk 636/3↗ aile şirketi↗ kayyım tayini↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ kayyım↗ hakkın kötüye kullanılması↗ mirasçılık↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ dava sebebi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin müteveffa M. K. ile davacı dışında üçüncü bir ortağının bulunmadığı, Muhsin Karaoğlan'ın vefatından sonra mirasçılarının mirası red ettikleri, davalı şirket hakkında çeşitli icra takipleri ve davaların bulunduğu, fesih ve tasfiye halini düzenleyen TTK'nın 636'ncı maddesine göre uzun süreden beri şirketin gerekli organlarından birisinin mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması veya haklı sebebin varlığı halinde ortaklar veya alacaklıların şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebileceği, somut olayda davacının, aile şirketinin ortağı olup ortak sayısının bire inmesi ve faaliyetlerin durması nedeniyle şirketin tasfiyesini istediği, ortak sayısının bire inmesinin 6102 sayılı TTK'ya göre artık tasfiye sebebi sayılmadığı, ayrıca şirketin faaliyetlerinin durmasının da tek başına fesih ve tasfiye için haklı neden olarak görülemeyeceği, şirket ortağı olan C.. K..'ın bu sıfatıyla şirketin faaliyetlerini yürütebilecek bir konumda iken bunu tercih etmeyip şirketin tasfiyesini istemesi halinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 549/4 ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636'ıncı maddesine dayalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de davacının, davalı şirkette %2 oranında hisse sahibi olduğu, davalı şirketin herhangi bir faaliyet göstermediği, davacının şirket işleri ve idaresi ile ilgilenebilecek sosyal/ekonomik konumda bulunmadığı, aynı zamanda şirketin tek temsilcisi de olan %98 hisseye sahip ortağın vefatı ile mirasçılarının mirası reddettikleri anlaşılmakla, artık şirketin ayakta tutulmasında bir yarar bulunmadığı ve şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin gerçekleştiği sabittir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde belirtilen fesihten başka bir çözüme hükmedilmesinde de yarar bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı şirkete, bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı tayin edilmesi ve işin esasına girilerek yukarıda açıklandığı üzere şirketin tasfiyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:şirketin tasfiyesi · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaK. ile davacı dışında üçüncü bir ortağının bulunmadığı, Muhsin Karaoğlan'ın vefatından sonra «mirasçılarının» mirası red ettikleri, davalı şirket hakkında çeşitli icra takipleri ve davaların bulunduğu, «fesih» ve «tasfiye» halini düzenleyen TTK'nın 636'ncı maddesine göre uzun süreden beri şirketin gerekli organlarından birisinin mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması veya haklı «sebebin» varlığı halinde ortaklar veya alacaklıların şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebileceği, somut olayda davacının, «aile şirketinin» ortağı olup ortak sayısının bire inmesi ve faaliyetlerin durması nedeniyle «şirketin tasfiyesini» istediği, ortak sayısının bire inmesinin 6102 sayılı TTK'ya göre artık tasfiye sebebi sayılmadığı, ayrıca şirketin faaliyetlerinin durmasının da tek başına fesih v …
K..'ın bu sıfatıyla şirketin faaliyetlerini yürütebilecek bir konumda iken bunu tercih etmeyip «şirketin tasfiyesini» istemesi halinin «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 549/4 ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636'ıncı maddesine dayalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · tüzel kişilik · husumet
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13588 E. 2014/19926 K.
Ortak:şirketin feshi · temsil
İncelediğiniz kararda… ı şirketin herhangi bir faaliyet göstermediği, davacının şirket işleri ve idaresi ile ilgilenebilecek sosyal/ekonomik konumda bulunmadığı, aynı zamanda şirketin tek «temsilcisi» de olan %98 hisseye sahip ortağın vefatı ile «mirasçılarının» mirası reddettikleri anlaşılmakla, artık şirketin ayakta tutulmasında bir yarar bulunmadığı ve «şirketin feshini» gerektirir haklı sebeplerin gerçekleştiği sabittir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı şirkete, bu davada «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı tayin» edilmesi ve işin esasına girilerek yukarıda açıklandığı üzere «şirketin tasfiyesine» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı şirket «temsilcisinin» temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi gereğince «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece aynı yasanın 636/2. maddesi gereğince karar verilerek yargılama bitirilip davadan el çekilmiştir.
… ete, şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmesi bakımından 3 aylık süre verilmesine, bu süre içinde şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmemesi halinde «şirketin feshine» karar verilebileceğinin «ihtarına» karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 636/2. maddesinde, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa mahkemece, durumun kanuna uygun hâle getirilmesi için bir süre verileceği, buna rağmen durum düzeltilmezse, «şirketin feshine» karar verileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · ihtar
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece TTK'nın 636/2. maddesi gereğince, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için süre verilmesine dair «ara» karar oluşturulup sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davadan el çekilmesi doğru olmayıp nihai karar biçiminde yapılan «ihtarın» ve verilen sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ete, şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmesi bakımından 3 aylık süre verilmesine, bu süre içinde şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmemesi halinde «şirketin feshine» karar verilebileceğinin «ihtarına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16660 E. , 2014/1145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/04/2013
NUMARASI 2011/400-2013/126
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2013 tarih ve 2011/400-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %2 oranında hissedar olduğunu, diğer ortak ve şirket yetkilisi M. K.'ın vefat ettiğini, mirasçılarının mirası reddettiğini, bu durumda davalı şirketin tüm faaliyetinin durduğunu, yetkilisinin bulunmadığını, mirasın reddi sebebiyle tek ortağın kaldığını, tüm bu sebeplerin şirketin feshi için haklı sebep olduğunu, davalı şirket aleyhine dava ve takiplerin bulunduğunu, ancak taraf teşkilinin sağlanamadığını ileri sürerek davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin müteveffa M. K. ile davacı dışında üçüncü bir ortağının bulunmadığı, Muhsin Karaoğlan'ın vefatından sonra mirasçılarının mirası red ettikleri, davalı şirket hakkında çeşitli icra takipleri ve davaların bulunduğu, fesih ve tasfiye halini düzenleyen TTK'nın 636'ncı maddesine göre uzun süreden beri şirketin gerekli organlarından birisinin mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması veya haklı sebebin varlığı halinde ortaklar veya alacaklıların şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebileceği, somut olayda davacının, aile şirketinin ortağı olup ortak sayısının bire inmesi ve faaliyetlerin durması nedeniyle şirketin tasfiyesini istediği, ortak sayısının bire inmesinin 6102 sayılı TTK'ya göre artık tasfiye sebebi sayılmadığı, ayrıca şirketin faaliyetlerinin durmasının da tek başına fesih ve tasfiye için haklı neden olarak görülemeyeceği, şirket ortağı olan C..
K..'ın bu sıfatıyla şirketin faaliyetlerini yürütebilecek bir konumda iken bunu tercih etmeyip şirketin tasfiyesini istemesi halinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 549/4 ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636'ıncı maddesine dayalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de davacının, davalı şirkette %2 oranında hisse sahibi olduğu, davalı şirketin herhangi bir faaliyet göstermediği, davacının şirket işleri ve idaresi ile ilgilenebilecek sosyal/ekonomik konumda bulunmadığı, aynı zamanda şirketin tek temsilcisi de olan %98 hisseye sahip ortağın vefatı ile mirasçılarının mirası reddettikleri anlaşılmakla, artık şirketin ayakta tutulmasında bir yarar bulunmadığı ve şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin gerçekleştiği sabittir.
6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde belirtilen fesihten başka bir çözüme hükmedilmesinde de yarar bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı şirkete, bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı tayin edilmesi ve işin esasına girilerek yukarıda açıklandığı üzere şirketin tasfiyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102005900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz