Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7457 E. 2014/13709 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat kapsamı↗ zayi↗ yasal faiz↗ ilan↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ticari teknenin davalı tarafından geçerli şekilde sigorta örtüsüne alındığı, makine dairesinde çıkan yangın sonucu denizde batarak tamamen zayi olduğu, belirlenen 900.000 TL piyasa değerinin teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle 900.000 TL'nin 06.08.2010 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca değişen oranlarda yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, yargılamadan önce bağımsız eksper şirketleri tarafından yapılan incelemelerde davacının yatının değeri 275.000 TL - 450.000 TL arası belirlenmişken, yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu aynı yatın değerini 900.000 TL olarak belirlemiştir. Her ne kadar, bilirkişi kurulu değerin belirlenmesine yönelik olarak, bu tip yatların alım satımlarının
istikrarlı olmadığı, acil ihtiyaçta çok düşük bedelle satılabileceği, 2007'de teknenin 737.000 TL'den satışa çıktığı, bunun acil ihtiyaca yönelik bir ilan olduğu yönünde belirlemelerde bulunmuşsa da, eksperlerin belirlediği değerin bu kadar üstünde bir değer bulunmasının nedeni somut emsallere dayalı bir şekilde açıklanmamıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda 275.000 TL ile 450.000 TL arasında belirlenen değerlerin neden çok düşük olduğu hususunda bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece davalının ciddi nitelikteki itirazlarını da karşılayacak şekilde sigortalı yatın gerçek değerinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu belirlenen bedele göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu nedenle, mahkemece davalının ciddi nitelikteki itirazlarını da karşılayacak şekilde sigortalı yatın gerçek değerinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu belirlenen bedele göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, hasarlı yatın 27.07.2012 tarihi itibariyle tamir edilebilmesi için gereken tutarın piyasa rayiç fiyatlarına göre tespiti ile davacıya ödenen tazminatın karşılaştırılıp değerlendirilmesi suretiyle davacının «munzam zararının» mevcut olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · terkin · dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1036 E. 2021/2025 K.
Ortak:teminat kapsamı · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz kararda… poruna göre, davacıya ait ticari teknenin davalı tarafından geçerli şekilde sigorta örtüsüne alındığı, makine dairesinde çıkan yangın sonucu denizde batarak tamamen «zayi» olduğu, belirlenen 900.000 TL piyasa değerinin «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle 900.000 TL'nin 06.08.2010 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca değişen oranlarda «yasal faiz» yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece davalının ciddi nitelikteki itirazlarını da karşılayacak şekilde sigortalı yatın gerçek değerinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu belirlenen bedele göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Davacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Davalı tarafından düzenlenen ve olay zamanında geçerli olduğu anlaşılan poliçe incelendiğinde, “Kullanım Amacı” başlığı altında, sigortalı yatın özel amaçlar ile kullanılacağının sigortalı tarafından beyan edildiği, yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceği, aksi halde poliçe ile verilen «teminatın» «geçersiz» olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · ticari defter ibrazı · ziya · hakem kararı · riziko · ticari defter · geçersizlik · hasar
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Dava, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5591 E. 2015/12745 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · avans faizi
Benzer bu kararda… ...'nin devir yolu ile kendisine intikal eden ...'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.900,00 TL alacağın 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1785 E. 2021/216 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 20.900.- TL’nin 08.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen kararın asıl davanın davacısı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3576 E. 2017/2309 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, itirazın 75.900 TL üzerinden iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7457 E. , 2014/13709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/04/2014
NUMARASI 2014/14-2014/71
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2014 tarih ve 2014/14-2014/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “A.K.” isimli ticari yatın Kuruçeşme/Beşiktaş İstanbul Limanı'ndan hareket ederek Gemlik/Bursa Tersanesi'ne seyri sırasında makine dairesinden alev aldığını, yardım çağrılmasına ve kıyı emniyetinin müdahalesine rağmen yatın yanarak battığını, davalının yatı sigorta eden şirket olduğunu ve davalının düzenlediği poliçede dava konusu ticari yatın değerinin 1.000.000 TL olarak kararlaştırıldığını, yatın yanarak batması nedeniyle hurda bedelinin de bulunmadığını, bedelinin tamamen karşılanması gerektiğini ileri sürerek 1.000.000 TL'nin 24.03.2010 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangında sigortalının kusurunun bulunduğunu, yatın sürekli ve kadrolu kaptan ve personelinin bulunmadığını, yatta bulunan kişiler tarafından yangının yayılmasını önleyecek tedbirler alınmadığını, zararın poliçe değeri üzerinden değil gerçek değer üzerinden tazmin edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ticari teknenin davalı tarafından geçerli şekilde sigorta örtüsüne alındığı, makine dairesinde çıkan yangın sonucu denizde batarak tamamen zayi olduğu, belirlenen 900.000 TL piyasa değerinin teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle 900.000 TL'nin 06.08.2010 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca değişen oranlarda yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, yargılamadan önce bağımsız eksper şirketleri tarafından yapılan incelemelerde davacının yatının değeri 275.000 TL - 450.000 TL arası belirlenmişken, yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu aynı yatın değerini 900.000 TL olarak belirlemiştir. Her ne kadar, bilirkişi kurulu değerin belirlenmesine yönelik olarak, bu tip yatların alım satımlarının
istikrarlı olmadığı, acil ihtiyaçta çok düşük bedelle satılabileceği, 2007'de teknenin 737.000 TL'den satışa çıktığı, bunun acil ihtiyaca yönelik bir ilan olduğu yönünde belirlemelerde bulunmuşsa da, eksperlerin belirlediği değerin bu kadar üstünde bir değer bulunmasının nedeni somut emsallere dayalı bir şekilde açıklanmamıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda 275.000 TL ile 450.000 TL arasında belirlenen değerlerin neden çok düşük olduğu hususunda bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece davalının ciddi nitelikteki itirazlarını da karşılayacak şekilde sigortalı yatın gerçek değerinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu belirlenen bedele göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101994700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz