Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11076 E. 2014/17726 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasar tarihi olan 30/10/2011 günü sigorta poliçesi güvence teminatı kapsamında fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece tazminat miktarının yukarıda bahsedilen poliçe hükmü nazara alınarak hesaplattırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken poliçe hükümleri nazara alınmadan yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde poliçe zeyillerinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5635 E. 2014/12546 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · teminat kapsamı · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasar» tarihi olan 30/10/2011 günü «sigorta poliçesi» güvence «teminatı kapsamında» fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda3- Yine Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde fırtınanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11075 E. 2014/17230 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · teminat kapsamı · ek prim · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasar» tarihi olan 30/10/2011 günü «sigorta poliçesi» güvence «teminatı kapsamında» fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9484 E. 2014/13633 K.
Ortak:prim iadesi · ek prim · Sigorta
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
O halde poliçe zeyillerinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, sigorta alacağı istemine ilişkin olup, davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini, bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuş ancak mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır.
O halde poliçe zeyillerinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… sonra davacıya ödendiğinden bu miktar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, bakiye alacak 18.216,66 TL’nin dava tarihi 02/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/494 E. 2015/5736 K.
Ortak:muafiyet · ek prim · sigorta poliçesi · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasar» tarihi olan 30/10/2011 günü «sigorta poliçesi» güvence «teminatı kapsamında» fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait taşınmazların bulunduğu bölgede meydana gelen fırtına nedeniyle davacının elma ağaçlarının zarar gördüğü ve zararın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, «sigorta poliçesine» göre fırtına nedeni ile meydana gelen «hasarlarda» sigorta bedelinin %20'si kadarının hasar ödemesinde muaf olduğu dikkate alınarak davalı ...'in sigorta sözleşmesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, davalılar .... ile imzalanan sigorta poliçesi davalı ... hesabına akdedilmiş olup tahsil edilen «prim» ve risk ...'e devredildiği, bu nedenle diğer davalıların tazminat sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 18611,61 TL'nin 04/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “«muafiyet» ve müşterek sigorta” başlıklı bölümünde tazminatın sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı indirildikten sonra muafiyet oranını aşan kısmın yine poliçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · reeskont faizi · husumet
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait taşınmazların bulunduğu bölgede meydana gelen fırtına nedeniyle davacının elma ağaçlarının zarar gördüğü ve zararın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, «sigorta poliçesine» göre fırtına nedeni ile meydana gelen «hasarlarda» sigorta bedelinin %20'si kadarının hasar ödemesinde muaf olduğu dikkate alınarak davalı ...'in sigorta sözleşmesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, davalılar .... ile imzalanan sigorta poliçesi davalı ... hesabına akdedilmiş olup tahsil edilen «prim» ve risk ...'e devredildiği, bu nedenle diğer davalıların tazminat sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 18611,61 TL'nin 04/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...
A.Ş.'den tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1248 E. 2015/5866 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · feragat · eksik inceleme
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece poliçede belirtilen sigorta «rizikosunun» gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak «riziko» tarihinde sigortalı elma bahçelerinin bulundukları mahalde fırtına esip esmediği konusunda yapılan inceleme yetersizdir.
Aralarında meteorolog veya meteoroloji mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyete eklenerek, bahçelerin konumu da değerlendirilmek suretiyle, sigortalı meyve bahçelerinde rüzgarın fırtına düzeyinde bulunup bulunmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13533 E. 2017/2646 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasar» tarihi olan 30/10/2011 günü «sigorta poliçesi» güvence «teminatı kapsamında» fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında düzenlenen tarım «sigortası poliçesi» kapsamında sigorta örtüsü altına alınan ürünün «hasara» uğradığı iddiası ile açılan «sigorta tazminatı» istemine ilişkin olup, taraflar arasında düzenlenen poliçede tazminat hesabında hasar miktarının poliçede belirtilen «muafiyeti» aşan kısmının esas alınacağının, sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının sigortacının üzerinde kalan müştere …
Bu suretle fırtına «hasarı» nedeniyle oluşan dava konusu tazminatın hesabında «muafiyetin» sigorta bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken, hasar miktarı üzerinden hesaplanması ve bu hesaba dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
A.Ş. (Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.) hakkında açılan davanın ise kısmen kabulüne, 10.000 TL «hasar» bedelinin dava tarihi olan 20/01/2010 tarihinden, 12.176 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · açılmamış sayılma · ıslah · cy/cy kaydı · avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş. (Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.) hakkında açılan davanın ise kısmen kabulüne, 10.000 TL «hasar» bedelinin dava tarihi olan 20/01/2010 tarihinden, 12.176 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalı ...
150/5. md. gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalı ...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, poliçede yer alan «muafiyet» «kaydına» yönelik temyiz itirazları dışında kalanlar yönünden bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hakkın oluşmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen tarım «sigortası poliçesi» kapsamında sigorta örtüsü altına alınan ürünün «hasara» uğradığı iddiası ile açılan «sigorta tazminatı» istemine ilişkin olup, taraflar arasında düzenlenen poliçede tazminat hesabında hasar miktarının poliçede belirtilen «muafiyeti» aşan kısmının esas alınacağının, sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının sigortacının üzerinde kalan müştere …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11076 E. , 2014/17726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/03/2014
NUMARASI 2012/138-2014/338
Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2012/138-2014/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkilinin yetiştirdiği sofralık çeltiğin 30/10/2011 tarihinde oluşan fırtına nedeniyle hasara uğradığını, ürünün o yıl ki verimin % 40 oranın da düştüğünü, zararın ödenmediğini ileri sürerek, 11.700,00 TL'nin 30/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, talep sonucunu 16.848,00TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasar tarihi olan 30/10/2011 günü sigorta poliçesi güvence teminatı kapsamında fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece tazminat miktarının yukarıda bahsedilen poliçe hükmü nazara alınarak hesaplattırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken poliçe hükümleri nazara alınmadan yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde poliçe zeyillerinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102061200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz