Ttk 626
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7341 E. 2014/15605 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 626↗ müdürün azli↗ ttk 630↗ hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ azil↗ haklı sebep↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ tbk 99↗ kusur↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hakimini bağlamayacağı, madde metninden anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz edilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmadığından bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği, kaldı ki, CMK'nın 231/5. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağının açıkça ifade edildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkumiyet anlamında olmadığı ve ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından BK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacağından davaya dayanak yapılan Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile davalının müdürlük görevini kötüye kullandığı, davalının TTK'nın 626. maddesindeki özen borcunu yerine getirmediği, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmediği hususunun sabit olmadığı, böylece TTK'nın 630. maddesinde yazılı müdürlük görevinden azil için gerekli koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 6102 sayılı TTK'nın 630/2. madde ve fıkrası uyarınca davalının haklı nedenle müdürlük görevinden azli istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle TTK'nın 630. maddesinde yazılı müdürlük görevinden azil için gerekli koşulların gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı aleyhine kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti hükmü bulunmasa da, davacı tarafın davasını ve delillerini ceza dosyasına dayandırmış bulunması karşısında, ceza dosyasında toplanan delillerin tartışılıp, mevcut delillerin işbu dava yönünden davalı müdürün azli için haklı sebep teşkil ettiğinin ispatına yeterli olup olmadığının değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15139 E. 2015/4630 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hakimini bağlamayacağı, madde metninden anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz edilemeyeceği, «hükmün açıklanmasının geri bırakılması» kararının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmadığından bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması «yasağına» ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği, kaldı ki, CMK'nın 231/5. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağının açıkça ifade edildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı «kesin» bir mahkumiyet anlamında olmadığı ve ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından BK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağla …
Benzer bu karardaAynı şekilde, ceza hâkiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Bu durumda, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmayıp somut uyuşmazlıkla ilgili ceza davasının neticesinin beklenmesine gerek bulunmadığından, Dairemiz bozma ilamının 2. bendindeki "soruşturma sonucunda bir ceza davası açılmış ve «derdest» ise sonucununda beklenmesine" ilişkin bozma gerekçesine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin bozma gerekçesinin Dairemiz kararından çıkarılm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu karardaAynı şekilde, ceza hâkiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Bu durumda, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmayıp somut uyuşmazlıkla ilgili ceza davasının neticesinin beklenmesine gerek bulunmadığından, Dairemiz bozma ilamının 2. bendindeki "soruşturma sonucunda bir ceza davası açılmış ve «derdest» ise sonucununda beklenmesine" ilişkin bozma gerekçesine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin bozma gerekçesinin Dairemiz kararından çıkarılm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:haklı sebep · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… davasını ve delillerini ceza dosyasına dayandırmış bulunması karşısında, ceza dosyasında toplanan delillerin tartışılıp, mevcut delillerin işbu dava yönünden davalı «müdürün azli» için «haklı sebep» teşkil ettiğinin ispatına yeterli olup olmadığının değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Oysa mahkemece, yazılı şekilde, anılan hususlar gözetilmeden ve davacılar tarafından ileri sürülen hangi fiillerin «haklı sebep» olduğu belirtilmeden sadece davalı ...’in müdür olmadığı döneme ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7341 E. , 2014/15605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY (KAPATILAN) 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/12/2013
NUMARASI 2013/437-2013/182
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2013 tarih ve 2013/437-2013/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile birlikte ortağı olduğu M.Yapı Ltd. Şti'nin ortaklar kurulu tarafından alınan 07.04.2005 tarihli kararla şirkete müdür olarak atandığını ancak, TTK'nın 626. maddesinde hükme bağlanan özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı şekilde şirkete getirdiği noteri suça azmettirerek ve müdürlük görevini kasten kötüye kullanarak çalışan ve üreten şirketi mahkeme kararı olmadan notere durdurtup, noterle birlikte görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ve hakkında açılan ceza davasında mahkumiyetine karar verildiğini, davalının özen borcu görevini yerine getirmeyip, şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmeyerek yasadan kaynaklanan sorumluluklarını ağır şekilde ihlal ettiğinden yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren haklı sebeplerin tümünün gerçekleştiğini ileri sürerek, TTK'nın 630.
maddesi uyarınca müdürlükten azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ceza kararının kesinleşmediği gibi, kesinleşse dahi haklı neden oluşturmayacağını, müvekkilinin sadece kasa durumunun noter kanalıyla tespitini amaçladığını, bunun da müvekkilinin özen yükümlülüğüne riayetini ortaya koyduğunu, ceza konusu olayda müvekkilinin kendisine bir menfaat sağlamadığı gibi, ilgili tutanakta kendi imzası ve onayı olmadan fatura düzenlenmemesi yönünde talimat verdiğini, özellikle şirketi devraldığı dönemdeki kötü tabloya rağmen şirketi hala faaliyette tutmasının ve şirket borçlarını ödeyerek haciz tatbiklerinde satışların önüne geçmesinin müvekkilinin şirket menfaatlerini en üst düzeyde koruduğunu gösterdiğini ve müdürlükten azli için yasanın aradığı haklı nedenlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hakimini bağlamayacağı, madde metninden anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz edilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 223.
maddesinde belirtilen hükümlerden olmadığından bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği, kaldı ki, CMK'nın 231/5. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağının açıkça ifade edildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkumiyet anlamında olmadığı ve ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından BK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacağından davaya dayanak yapılan Büyükçekmece 8.
Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile davalının müdürlük görevini kötüye kullandığı, davalının TTK'nın 626. maddesindeki özen borcunu yerine getirmediği, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmediği hususunun sabit olmadığı, böylece TTK'nın 630. maddesinde yazılı müdürlük görevinden azil için gerekli koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 6102 sayılı TTK'nın 630/2. madde ve fıkrası uyarınca davalının haklı nedenle müdürlük görevinden azli istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle TTK'nın 630. maddesinde yazılı müdürlük görevinden azil için gerekli koşulların gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı aleyhine kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti hükmü bulunmasa da, davacı tarafın davasını ve delillerini ceza dosyasına dayandırmış bulunması karşısında, ceza dosyasında toplanan delillerin tartışılıp, mevcut delillerin işbu dava yönünden davalı müdürün azli için haklı sebep teşkil ettiğinin ispatına yeterli olup olmadığının değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101987500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz