Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15139 E. 2015/4630 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçenin düzeltilmesi↗ derdestlik↗ tbk 99↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Ancak, 6098 Sayılı TBK'nın 74. maddesine göre "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Bu durumda, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmayıp somut uyuşmazlıkla ilgili ceza davasının neticesinin beklenmesine gerek bulunmadığından, Dairemiz bozma ilamının 2. bendindeki "soruşturma sonucunda bir ceza davası açılmış ve derdest ise sonucununda beklenmesine" ilişkin bozma gerekçesine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin bozma gerekçesinin Dairemiz kararından çıkarılması suretiyle mahkeme kararının Dairemizin anılan kararının 2. bendinde açıklanan diğer gerekçeler bakımından, bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12621 E. 2018/4020 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ciro · teslim
Benzer bu karardaDavacı, senet borçlusu davalı ...’ın ödemeyi diğer davalı ...’a yaptığını ileri sürmüş olup, davalılardan ... da cevap dilekçesinde senedi tahsil için «teslim» aldığını, «ciro» etmek suretiyle ...’tan tahsil ettiği bedeli ise davacı ...’a ödediğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4280 E. 2024/6129 K.
Ortak:derdestlik · kusur
İncelediğiniz karardaAynı şekilde, ceza hâkiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Bu durumda, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmayıp somut uyuşmazlıkla ilgili ceza davasının neticesinin beklenmesine gerek bulunmadığından, Dairemiz bozma ilamının 2. bendindeki "soruşturma sonucunda bir ceza davası açılmış ve «derdest» ise sonucununda beklenmesine" ilişkin bozma gerekçesine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin bozma gerekçesinin Dairemiz kararından çıkarılm …
Benzer bu karardaAynı şekilde, ceza hâkiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklindeki açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararının, kusur ve derecesinin, zarar tutarının, temyiz gücünün ve yükletilme yeterliğinin, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
… latılan icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, dolayısıyla icra takibine konu alacak nedeni ile borçlu olunmadığına ilişkin «menfi tespit davası» olup, davalı tarafın suç duyurusu üzerine aynı konuya ilişkin olarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4098 E. sayılı soruşturma dosyasının bulunduğu hususunun dosya kapsamından sabit olduğu, davalı yanca istinaf ve temyiz dilekçelerinde bu dosyanın halen «derdest» olduğunun bildirildiği, ancak mahkemece bu dosya getirtilip incelenmeden «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · delil niteliği · kesin delil · menfi tespit davası · ciro · tespit davası · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2016/14822 E. sayılı takip dosyasına konu 70.000,00'er TL bedelli iki adet «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının dava konu çekleri «ciro» yolu ile aldığı, davalının kötü niyetli takip yaptığı ve imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunun ispat edilemediği bu nedenle davacının tazminat talebinin reddine, şartları oluşmadığından bahisle davalının «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Yani, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden «kesin delil niteliği» «taşıyacak», maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır.
… latılan icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, dolayısıyla icra takibine konu alacak nedeni ile borçlu olunmadığına ilişkin «menfi tespit davası» olup, davalı tarafın suç duyurusu üzerine aynı konuya ilişkin olarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4098 E. sayılı soruşturma dosyasının bulunduğu hususunun dosya kapsamından sabit olduğu, davalı yanca istinaf ve temyiz dilekçelerinde bu dosyanın halen «derdest» olduğunun bildirildiği, ancak mahkemece bu dosya getirtilip incelenmeden «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan takibe konu iki adet çekteki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, şirket hesaplarına «haciz» konulması üzerine durumun farkına varıldığını, nitekim yapılan «tebligatın usulsüz» olduğunu ileri sürerek haksız ve kötü niyetli takibin iptali ile davalının % 20 oranında iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15139 E. , 2015/4630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 gün ve 2012/277-2013/251 sayılı kararı bozan Daire’nin 26/03/2014 gün ve 2013/16863-2014/5896 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan ...'nun işyerinde 2873 kodlu 37 çift "..." markalı orjinal ayakkabılara 28/08/2012 tarihinde el konulduğunu, söz konusu marka tescil belgeleri ile markaların hiç bir şekil ve suretle hiç bir yönden birbirine benzemediğini, markaların tescilli olup kaybolacak bir delil mahiyetinde olmadığını, davalıların hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde arama ve el koyma işlemlerinin müvekkillerini büyük zarara uğrattığını iddia ederek 2873 ve 2874 kod nolu "..." markalı ürünlere davalılar tarafından el konulmaması, toplatılmaması arama işlemine konu edilmemesi yönünde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, "..." markalı 2873 ve 2874 kod nolu spor ayakkabılarının, davalıların işbu dava konusu "..." markalı spor ayakkabılarına, markasına ve markalı ürünlerine herhangi bir tecavüz ve iltibas oluşturmadığının ve haksız rekabette bulunulmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ürünlerin piyasada yasallık ve haklılık yönünden müşterileri ve perakende satıcıları dahi tereddüte düşürdüğünü, bu halin müvekkilinin ticari itibarı ve ticari kazancı yönünden zarar oluşturduğunu, bu sebeplerle müvekkili markasına ve marka ürünlerine tecavüz iltibas oluşturduğunun tespitiyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Ancak, 6098 Sayılı TBK'nın 74. maddesine göre "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Bu durumda, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmayıp somut uyuşmazlıkla ilgili ceza davasının neticesinin beklenmesine gerek bulunmadığından, Dairemiz bozma ilamının 2. bendindeki "soruşturma sonucunda bir ceza davası açılmış ve derdest ise sonucununda beklenmesine" ilişkin bozma gerekçesine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin bozma gerekçesinin Dairemiz kararından çıkarılması suretiyle mahkeme kararının Dairemizin anılan kararının 2.
bendinde açıklanan diğer gerekçeler bakımından, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin diğer karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile kararın bu bentte açıklanan değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400497400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz