6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15911 E. 2014/17280 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak vade havale taahhütname yasal faiz kusur hasar ibraz husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların kendilerine yatırılan mevduatı mudilerine istediği anda veya belli bir vadede iade etmekle yükümlü oldukları, usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarının saklayana geçtiği, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının devam ettiği, davacının hesabındaki paranın başka hesaplara aktarılmasında davacıya yüklenebilecek kusurun ve kastın davalı Banka tarafından ispat edilemediği, Vodafone Telekominikasyon A.Ş. ile Banka arasında bankacılık hizmetlerinde ortak hizmet verileceğine dair taahhüt bulunmadığından davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş'nin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş. hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, 2.760 TL'nin 13.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte D.. A..'den tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı D.. A.. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı Banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Bankaya karşı açılan davanın kabulüne karar verilmişse de dosyaya ibraz edilen 21.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda davacının hattının iptal edilmesinden hesabına girilerek havale yapılana dek geçen sürede tedbir almaması sebebiyle tüm süreç içinde %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davacı vekili de 26.03.2013 tarihli celsede rapora bir diyeceklerinin olmadığını, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek müvekkiline atfedilen %10 kusuru kabul etmiş olup bu durum davacı için belirlenen kusur yönünden davalı Banka lehine bir usuli müktesep hak doğurmuştur. Mahkemece, anılan husus gözden kaçırılarak zararın tümünden davalı Bankanın sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15084 E. 2012/21221 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8951 E. 2013/12979 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1580 E. 2012/7797 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12868 E. 2010/648 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/15911 E.  ,  2014/17280 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 02/07/2013

NUMARASI 2012/193-2013/388

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2013 tarih ve 2012/193-2013/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı D.. A.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin babası adına olan telefon hattının kimliği belirsiz kişilerce bloke edildiğini, müvekkilinin davalı Bankadaki hesabından 2.760 TL'nin internet bankacılığı yoluyla üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarıldığını, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek 2.760 TL'nin olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kusuru bulunmayan ve davacı ile akdi ilişkisi olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

[…]. A.. vekili, kullanıcı kodu, parola ve tek kullanımlık şifrenin doğru girilmesiyle dava konusu işlemin yapıldığını, bu bilgilerini koruyamayan davacının sorumlu olduğunu, tüm güvenlik önlemlerini alan müvekkiline bir kusur yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların kendilerine yatırılan mevduatı mudilerine istediği anda veya belli bir vadede iade etmekle yükümlü oldukları, usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarının saklayana geçtiği, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının devam ettiği, davacının hesabındaki paranın başka hesaplara aktarılmasında davacıya yüklenebilecek kusurun ve kastın davalı Banka tarafından ispat edilemediği, Vodafone Telekominikasyon A.Ş. ile Banka arasında bankacılık hizmetlerinde ortak hizmet verileceğine dair taahhüt bulunmadığından davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş'nin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş.

hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, 2.760 TL'nin 13.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte D.. A..'den tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı D.. A.. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı Banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Bankaya karşı açılan davanın kabulüne karar verilmişse de dosyaya ibraz edilen 21.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda davacının hattının iptal edilmesinden hesabına girilerek havale yapılana dek geçen sürede tedbir almaması sebebiyle tüm süreç içinde %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davacı vekili de 26.03.2013 tarihli celsede rapora bir diyeceklerinin olmadığını, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek müvekkiline atfedilen %10 kusuru kabul etmiş olup bu durum davacı için belirlenen kusur yönünden davalı Banka lehine bir usuli müktesep hak doğurmuştur.

Mahkemece, anılan husus gözden kaçırılarak zararın tümünden davalı Bankanın sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden D.. A.. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101982900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.