6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15084 E. 2012/21221 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama yükümlülüğü usulsüz tevdi sözleşmesi usulsüz tevdi kusur sorumluluğu internet bankacılığı kusur oranı mahsup uyuşmazlık konusu vade havale kötüniyet taşıyan kusur hasar husumet

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K.

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, yapılan işlemde davalı ... A.Ş'nin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşı davacının %40, diğer davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş'nin ise %60 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, Vodafone Telekomünikasyon A.Ş hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.740 TL'nın bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ve davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davaya konu internet yolu ile yapılan işlemlerle, davacı hesabından uyuşmazlık konusu paranın dava dışı kimliği belirli kişi adına havale edildiği çekişmesizdir. Dosya kapsamından, işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve iş birliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı Banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği anlaşılmaktadır. O halde, davalı Banka'nın hesaptan çekilen tüm paradan sorumlu olduğunun, ilke olarak kabulü gerekir. Bu durum karşısında, mahkemece, yazılı şekilde davacının kusurlu olduğu, davalı Banka'nın ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1580 E. 2012/7797 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10813 E. 2012/17614 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17474 E. 2014/20132 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4433 E. 2013/4449 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15432 E. 2016/6614 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15084 E.  ,  2012/21221 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2010/13-2011/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Vodofone Telekomünikasyon A.Ş. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi dışında internet bankacılığı kullanılarak Adıyaman İş Bankası Şubesi'nde bulanan hesabından, aynı bankanın başka bir şubesindeki üçüncü kişi hesabına 7.900 TL aktarılarak buradan nakten çekildiğini, işlem sırasında gönderilen SMS şifresinin davalı GSM şirketi tarafından talebi olmaksızın çıkartılan ve üçüncü kişilere verilen sim kartına gönderildiğini, internet bankacılığı sisteminde gerekli güvenlik tedbirlerini almayan davalı banka ile sim kartını üçüncü kişilere vererek SMS şifresinin bu kişilerin eline geçmesine sebep olan Vodofone A.Ş'nin meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 7.900 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, davacının hesabından doğru şifre girilerek işlem yapıldığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Vodafone A.Ş vekili, müvekkili şirketinin sadece haberleşme sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının sim kartının sahte kimlikle yapılan müracaat üzerine değiştirildiğini, kimliğin sahteliğini tespit etme imkan ve sorumluluklarının bulunmadığını, zarara müvekkilinin sebep olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, yapılan işlemde davalı ... A.Ş'nin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşı davacının %40, diğer davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş'nin ise %60 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, Vodafone Telekomünikasyon A.Ş hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.740 TL'nın bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ve davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davaya konu internet yolu ile yapılan işlemlerle, davacı hesabından uyuşmazlık konusu paranın dava dışı kimliği belirli kişi adına havale edildiği çekişmesizdir. Dosya kapsamından, işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve iş birliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı Banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği anlaşılmaktadır.

O halde, davalı Banka'nın hesaptan çekilen tüm paradan sorumlu olduğunun, ilke olarak kabulü gerekir. Bu durum karşısında, mahkemece, yazılı şekilde davacının kusurlu olduğu, davalı Banka'nın ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir.

Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün mümeyyiz davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066925200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.