6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1580 E. 2012/7797 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği saklama yükümlülüğü usulsüz tevdi usulsüz tevdi sözleşmesi eft internet bankacılığı kusur oranı mahsup vade taşıyan kusur hasar avans faizi husumet

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K.

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankada kayıtlı olan sim kartında değişiklik yapılmak suretiyle hesabında bulunan 79.805,05 TL'nin başka hesaba EFT edildiği, davacının olaydan bir gün sonra haberdar olduğu ve paranın bir kısmının iadesini sağladığı, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getiren davalı bankanın bu işlemin gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, diğer davalının ise hat sahibinden onay alma yoluna gitmeden yeni sim kartını aktif ederek söz konusu işleme neden olduğu, her ne kadar bilirkişi heyetince davacıya da kusur izafe edilmiş ise de, sim kart değişikliği ve EFT işleminin 47 dakikada tamamlandığı düşünüldüğünde davacının bu süre içinde telefonunu kontrol etmemesinin makul bulunduğu, bu durumda davacıya kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 31.132,45 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda açıklandığı üzere davalı banka hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır. Davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur. Bu itibarla, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15084 E. 2012/21221 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10813 E. 2012/17614 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17474 E. 2014/20132 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tahsil | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4815 E. 2013/5889 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1580 E.  ,  2012/7797 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2008/679-2010/828 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ostim Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında bu hesaptan internet bankacılığı yoluyla toplam 79.805,05 TL'nin başka hesaplara EFT yapıldığını, bu miktarın bir kısmının müvekkiline iade edildiğini, bakiye kısım için ise davalı banka tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, müvekkiline ait sim kartının kaybedildiği gerekçesiyle kapattırıldığını ve yenisinin çıkarttırıldığını, sahtecilik işleminin de çıkarttırılan bu karta gelen SMS şifresi kullanılarak yapıldığını, müvekkilinin uğradığı zarardan davalıların sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, 31.132,45 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde herhangi bir güvenlik zaafının bulunmadığını, davacının güvenlik önlemlerinden olan akıllı SMS sistemini kullandığını, işlemler esnasında sistemde kayıtlı telefon numarasına şifre gönderildiğini, müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekili, sim kart değişikliğinin müvekkili tarafından değil başka bir tüzel kişi tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu olayın müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştiğini, müvekkiline isnat edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankada kayıtlı olan sim kartında değişiklik yapılmak suretiyle hesabında bulunan 79.805,05 TL'nin başka hesaba EFT edildiği, davacının olaydan bir gün sonra haberdar olduğu ve paranın bir kısmının iadesini sağladığı, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getiren davalı bankanın bu işlemin gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, diğer davalının ise hat sahibinden onay alma yoluna gitmeden yeni sim kartını aktif ederek söz konusu işleme neden olduğu, her ne kadar bilirkişi heyetince davacıya da kusur izafe edilmiş ise de, sim kart değişikliği ve EFT işleminin 47 dakikada tamamlandığı düşünüldüğünde davacının bu süre içinde telefonunu kontrol etmemesinin makul bulunduğu, bu durumda davacıya kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 31.132,45 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Vodafone Telekominikasyon A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir.

Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda açıklandığı üzere davalı banka hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır. Davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur. Bu itibarla, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058669700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.