Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11009 E. 2014/910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ mevduat hesabı↗ zamanaşımı def'i↗ dolandırıcılık↗ def'i↗ haksız fiil↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile E. A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle haksız fiil olarak değerlendirileceği ve zamanaşımı yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının mevduat hesabının 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin davanın açıldığı 18/01/2012 tarihi itibariyle dolmuş olduğu, nitekim İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında dolandırıcılık olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine göre, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının anılan banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile Off Shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. Bu durumda da davanın yasal dayanağını 818 sayılı BK'nın 41,55 ve 6762 sayılı Yasa'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak davalı aleyhine açılan davalar, davanın erken açıldığı, mevduat sahiplerinin öncelikle Off Shore bankasına karşı takip yapması veya dava açması ve şayet bu yolla alacağını tahsil edemez ve zarara uğrar ise, yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine göre davalı banka ve diğer sorumlular aleyhine dava açılması gerektiğine işaret eden Dairemiz içtihatlarına dayalı olarak reddedilmiş, dolayısıyla zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs'ta kurulan E. Off Shore Ltd. Şti'nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceği içtihad edilmiştir. Dosya içeriğinden de davacının Off Shore bankasına daha önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmaktadır. Davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez. Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Meblağın akdi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/988 E. 2014/8877 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11065 E. 2013/13336 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasındaki hukuki uyuşmazlığa «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, BK'nın 61. ve 66. maddeleri gereğince, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanan davalar için uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin 1 yıl, azami 10 yıl olduğu, 1 yıllık sürenin başlangıcının geri alma hakkının öğrenilme tarihinden itibaren başlaması ve «öğrenme tarihinin» banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, hem 1 yıllık sürenin hem de paranın yatırıldığı tarihten itibaren azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ceza mahkemesi kararında kabul edildiği üzere «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin ise 7,5 yıl olduğu, dava tarihinden önce bu sürenin dolduğu, davacının ceza davasına katılan olmaması nedeniyle ceza davası açılmasıyla ve ceza mahkemesi …
… mak kaydıyla (1.000) TL'nin tahsili için işbu davayı açmış, davalı taraf davacıya ait mevduatın Egebank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise davanın «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklandığı ve 818 sayılı BK'nun 61 ve 66'ncı maddelerinde öngörülen «zamanaşımını» sürelerinin dolduğu, 1 yıllık sürenin geri alma hakkının öğrenildiği tarihten başladığı, bu tarihinde yöneticiler hakkında ceza davası açılan 2002 yılı olduğu, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ise 10 yıl geçtiği, «ceza zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı bakımından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasındaki hukuki uyuşmazlığa «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, BK'nın 61. ve 66. maddeleri gereğince, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanan davalar için uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin 1 yıl, azami 10 yıl olduğu, 1 yıllık sürenin başlangıcının geri alma hakkının öğrenilme tarihinden itibaren başlaması ve «öğrenme tarihinin» banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, hem 1 yıllık sürenin hem de paranın yatırıldığı tarihten itibaren azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ceza mahkemesi kararında kabul edildiği üzere «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin ise 7,5 yıl olduğu, dava tarihinden önce bu sürenin dolduğu, davacının ceza davasına katılan olmaması nedeniyle ceza davası açılmasıyla ve ceza mahkemesi …
… mak kaydıyla (1.000) TL'nin tahsili için işbu davayı açmış, davalı taraf davacıya ait mevduatın Egebank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise davanın «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklandığı ve 818 sayılı BK'nun 61 ve 66'ncı maddelerinde öngörülen «zamanaşımını» sürelerinin dolduğu, 1 yıllık sürenin geri alma hakkının öğrenildiği tarihten başladığı, bu tarihinde yöneticiler hakkında ceza davası açılan 2002 yılı olduğu, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ise 10 yıl geçtiği, «ceza zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı bakımından reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine göre mahkemenin davanın «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklandığına ilişkin gerekçesine itibar olunamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/978 E. 2014/9820 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · haksız fiil · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Şti'nin merkez şubesindeki havuz hesaplarına aktarıldığı, fiilen anılan bankaya gönderilmediği, davalı yönetimindeki kişilerin ağır ceza mahkemesinde yargılandığı, böylece «ceza zamanaşımının» «haksız fiile» dayalı bu davada uygulanması gerektiği, haksız fiilin 02.03.2000 tarihinde yani «vade» gününde gerçekleştiği, davanın ise 17.08.2011 tarihinde açıldığı, ceza zamanışımı bakımından ön görülen ve İstanbul 8.
Karar sayılı kararı bakımından uygulanan ceza kanununda öngörülen 5 yıllık zamamaşının dolduğu, diğer yandan «haksız fiil» nedeniyle BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dava tarihinden önce «son» bulduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiği, her ne kadar dava konusu bedelin mevduat olarak nitelendirilmesi, zamanaşımının buna göre değerlendi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · vade · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti'nin merkez şubesindeki havuz hesaplarına aktarıldığı, fiilen anılan bankaya gönderilmediği, davalı yönetimindeki kişilerin ağır ceza mahkemesinde yargılandığı, böylece «ceza zamanaşımının» «haksız fiile» dayalı bu davada uygulanması gerektiği, haksız fiilin 02.03.2000 tarihinde yani «vade» gününde gerçekleştiği, davanın ise 17.08.2011 tarihinde açıldığı, ceza zamanışımı bakımından ön görülen ve İstanbul 8.
Karar sayılı kararı bakımından uygulanan ceza kanununda öngörülen 5 yıllık zamamaşının dolduğu, diğer yandan «haksız fiil» nedeniyle BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dava tarihinden önce «son» bulduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiği, her ne kadar dava konusu bedelin mevduat olarak nitelendirilmesi, zamanaşımının buna göre değerlendi …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4374 E. 2014/10178 K.
Ortak:mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · dolandırıcılık · def'i · haksız fiil · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaA.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank A.Ş.'den talep edebileceğini öğrendiği tarihin, banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 yılı olarak kabulünün gerektiği, buna göre belirtilen «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olduğunun kabulü halinde de BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık sürenin geçtiği, yine eylem «haksız fiil» olarak değerlendirildiğinde ise BK'nın 60. maddesinde düzenlenen 1 ve 10 yıllık süre ile «dolandırıcılık» suçu için öngörülen 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçirildiği, somut olaya 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'ndaki 20 yıllık zamanaşımı …
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Şti. hesabına 35.000 TL yatırarak vadeli «mevduat hesabı» açtırdığı, E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/343 E. 2013/19544 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · haksız fiil · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet hükmü verdiği ve cezalandırıldıkları nazara alındığında davada «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından ve davanın açıldığı tarihte 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihinde zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, taraflar arasındaki ilişki vekalet akdi olarak kabul edildiğinde veya BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin bu davaya uygulanabileceği farz edildiğinde dahi «zamanaşımının başlangıcı» 22.12.1999 tarihi kabul edildiği takdirde 10 yıllık zamanaşımının yine dolduğu, her ne kadar bu tür davalarda mevduat zamanaşımının uygulanacağı Yargıtay içtihatla …
… evduatın Efektifbank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise, banka yöneticileri hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek bir «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi, BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olarak kabul edilmesi ya da BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin uygulanabileceği varsayılsa dahi «zamanaşımının başlangıcı» olarak kabul edilen 22.12.1999 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı bakımınan reddine karar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel zamanaşımı · zamanaşımı başlangıcı · haksız fiil sorumluluğu · ceza zamanaşımı
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet hükmü verdiği ve cezalandırıldıkları nazara alındığında davada «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından ve davanın açıldığı tarihte 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihinde zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, taraflar arasındaki ilişki vekalet akdi olarak kabul edildiğinde veya BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin bu davaya uygulanabileceği farz edildiğinde dahi «zamanaşımının başlangıcı» 22.12.1999 tarihi kabul edildiği takdirde 10 yıllık zamanaşımının yine dolduğu, her ne kadar bu tür davalarda mevduat zamanaşımının uygulanacağı Yargıtay içtihatla …
… evduatın Efektifbank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise, banka yöneticileri hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek bir «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi, BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olarak kabul edilmesi ya da BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin uygulanabileceği varsayılsa dahi «zamanaşımının başlangıcı» olarak kabul edilen 22.12.1999 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı bakımınan reddine karar ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12151 E. 2014/1492 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · dolandırıcılık · def'i · haksız fiil · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaA.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank isminin bu şirkete ilave edildiği, bu sayede kişilerin aldatıldığı, paraların toplanarak haksız çıkar sağlandığı gerekçesiyle «dolandırıcılık» suçundan ceza kovuşturması yapıldığı ve mahkemece eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna hükmedildiği, mahkemenin, cezanın üst sınırına göre «zamanaşımı» süresinin 765 sayılı Yasa'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin de 7,5 yıl olduğunu değerlendirdiği, bu suç bakımından sanık hakkında düşme kararı verdiği, «haksız fiil sorumluluğu» bakımından da hem 1-10 yıllık zamanaşımı süreleri, hem de ceza kanununda düzenlenen zamanaşımı sürelerinin geçtiği, 5411 Sayılı Bankacılık Yasasındaki 20 yıllık za …
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… lı kalmak kaydıyla 25.715,85 TL'nin tahsili için işbu davayı açmış, mahkemece, banka yöneticileri hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi, BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağı, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olarak kabul edilmesi ya da BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin uygulanabileceği varsayılsa dahi «zamanaşımının başlangıcı» olarak kabul edilen 18/02/2000 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı bakımından reddine karar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel zamanaşımı · zamanaşımı başlangıcı · haksız fiil sorumluluğu · ceza zamanaşımı · sebepsiz zenginleşme · vade · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… lı kalmak kaydıyla 25.715,85 TL'nin tahsili için işbu davayı açmış, mahkemece, banka yöneticileri hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi, BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağı, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olarak kabul edilmesi ya da BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin uygulanabileceği varsayılsa dahi «zamanaşımının başlangıcı» olarak kabul edilen 18/02/2000 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı bakımından reddine karar v …
Bank A.Ş'nin sebepsiz olarak zenginleştiğinin kabul edildiği, davacı ile davalılar arasındaki hukuki uyuşmazlığa «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması ve dava «zamanaşımı» süresinin de buna göre tayin ve tespit edilmesi gerektiği, BK'nın 61 ve 66. maddeleri gereğince, 1 yıllık sürenin başlangıcının geri alma hakkının öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı, davacının, Y.
… davasının açıldığı 2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı bakımından hem bir yıllık süre, hem de paranın yatırıldığı tarihten itibaren azami 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, banka ile mudi arasındaki ilişkinin, Borçlar Hukuku anlamında bir sözleşme olduğunun kabulü halinde de zamanaşımı süresinin geçtiğinin, BK'nın 125. maddesi uyarınca davacının açtığı hesabın vadesinin 18/02/2000 tarihinde dolduğu, davanın 06/06/2012 tarihinde ikame edildiği, hem «vade» tarihinde, hem de paranın yatırıldığı tarihte 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 Esas sayılı dava dosyasında banka «yönetim kurulu» başkanı Ali Avni Balkaner hakkında, işbu dosyadaki iddiayı da kapsar şekilde, E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13686 E. 2014/3367 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaA.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı ... bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaA.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Şti'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıya ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10024 E. 2014/17189 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaA.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… uğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıya ait mevduatın 12.334,00 TL'sinin bankaya yatırıldığı 07/10/1999, 526,00 TL'sinin de 11/11/1999 tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...ye devredilen ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11009 E. , 2014/910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/10/2012
NUMARASI 2011/451-2012/267
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2012 tarih ve 2011/451-2012/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yönetimine BDDK tarafından el konularak önce S. A.Ş. daha sonra davalı bankayla birleştirilen E. A.Ş. Antalya Şubesi'ne yatırdığı 60.000 DM'nin banka görevlileri tarafından E. Off Shore Ltd. adlı paravan bankanın hesabına aktarılarak usulsüz krediler verilmek suretiyle tüketildiğini, bankaya olan güvenin kötüye kullanıldığını, müvekkilinin iradesi sakatlanarak havale talimatının imzalatıldığını, bankaya el konulması üzerine müvekkilinin durumdan haberdar olduğunu ileri sürerek, 50.000 DM'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile E. A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle haksız fiil olarak değerlendirileceği ve zamanaşımı yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının mevduat hesabının 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin davanın açıldığı 18/01/2012 tarihi itibariyle dolmuş olduğu, nitekim İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında dolandırıcılık olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine göre, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının anılan banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile Off Shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. Bu durumda da davanın yasal dayanağını 818 sayılı BK'nın 41,55 ve 6762 sayılı Yasa'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak davalı aleyhine açılan davalar, davanın erken açıldığı, mevduat sahiplerinin öncelikle Off Shore bankasına karşı takip yapması veya dava açması ve şayet bu yolla alacağını tahsil edemez ve zarara uğrar ise, yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine göre davalı banka ve diğer sorumlular aleyhine dava açılması gerektiğine işaret eden Dairemiz içtihatlarına dayalı olarak reddedilmiş, dolayısıyla zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs'ta kurulan E.
Off Shore Ltd. Şti'nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceği içtihad edilmiştir. Dosya içeriğinden de davacının Off Shore bankasına daha önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmaktadır. Davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez. Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101961600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz