Meblağın akdi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/988 E. 2014/8877 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ ceza zamanaşımı↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, zamanaşımını kesen bir sebebin mevcut olmadığı, ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının zamanaşımı def'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, off shore hesabına aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. İddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine göre, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının anılan banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile Off Shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. Bu durumda da davanın yasal dayanağını 818 sayılı BK'nın 41, 55. ve 6762 sayılı Yasa'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak davalı aleyhine açılan davalar, davanın erken açıldığı, mevduat sahiplerinin öncelikle Off Shore bankasına karşı takip yapması veya dava açması ve şayet bu yolla alacağını tahsil edemez ve zarara uğrar ise yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine göre davalı banka ve diğer sorumlular aleyhine dava açılması gerektiğine işaret eden Dairemiz içtihatlarına dayalı olarak reddedilmiş, dolayısıyla zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs'ta kurulan E.. Off Shore Ltd. Şti'nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceği içtihad edilmiştir. Dosya içeriğinden de davacının Off Shore bankasına daha önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmaktadır. Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez. Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/978 E. 2014/9820 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Şti'nin merkez şubesindeki havuz hesaplarına aktarıldığı, fiilen anılan bankaya gönderilmediği, davalı yönetimindeki kişilerin ağır ceza mahkemesinde yargılandığı, böylece «ceza zamanaşımının» «haksız fiile» dayalı bu davada uygulanması gerektiği, haksız fiilin 02.03.2000 tarihinde yani «vade» gününde gerçekleştiği, davanın ise 17.08.2011 tarihinde açıldığı, ceza zamanışımı bakımından ön görülen ve İstanbul 8.
Karar sayılı kararı bakımından uygulanan ceza kanununda öngörülen 5 yıllık zamamaşının dolduğu, diğer yandan «haksız fiil» nedeniyle BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dava tarihinden önce «son» bulduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiği, her ne kadar dava konusu bedelin mevduat olarak nitelendirilmesi, zamanaşımının buna göre değerlendi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade · haksız fiil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti'nin merkez şubesindeki havuz hesaplarına aktarıldığı, fiilen anılan bankaya gönderilmediği, davalı yönetimindeki kişilerin ağır ceza mahkemesinde yargılandığı, böylece «ceza zamanaşımının» «haksız fiile» dayalı bu davada uygulanması gerektiği, haksız fiilin 02.03.2000 tarihinde yani «vade» gününde gerçekleştiği, davanın ise 17.08.2011 tarihinde açıldığı, ceza zamanışımı bakımından ön görülen ve İstanbul 8.
Karar sayılı kararı bakımından uygulanan ceza kanununda öngörülen 5 yıllık zamamaşının dolduğu, diğer yandan «haksız fiil» nedeniyle BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dava tarihinden önce «son» bulduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiği, her ne kadar dava konusu bedelin mevduat olarak nitelendirilmesi, zamanaşımının buna göre değerlendi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11009 E. 2014/910 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · dolandırıcılık · haksız fiil
Benzer bu karardaA.Ş. ve Egebank Off Shore Ltd. arasındaki ilişkinin Bankacılık Kanunu çerçevesinde karz akdi olarak değil mevduat toplama yolundaki tüm fiilerin «dolandırıcılık» suçunu oluşturması nedeniyle «haksız fiil» olarak değerlendirileceği ve «zamanaşımı» yönünden BK'nın 60. maddesindeki 1 ve 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği, davacının «mevduat hesabının» 14/12/1999 tarihinde açıldığı, haksız fiilin bu tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra BK'nın 60. maddesinde gösterilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dav …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 sayılı kararında «dolandırıcılık» olarak nitelendirilen bu fiilden dolayı 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4374 E. 2014/10178 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… hore hesabına para yatıran mudilere karşı davalı bankanın sebepsiz olarak zenginleştiğinin kabul edilebileceği, mülga 818 sayılı BK'nın 66. maddesinde 1 ve 10 yılık «zamanaşımı» sürelerinin öngörüldüğü, 1 yıllık sürenin geri alma hakkının öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı, davacının mevduatını E.
Bank A.Ş.'den talep edebileceğini öğrendiği tarihin, banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 yılı olarak kabulünün gerektiği, buna göre belirtilen «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olduğunun kabulü halinde de BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık sürenin geçtiği, yine eylem «haksız fiil» olarak değerlendirildiğinde ise BK'nın 60. maddesinde düzenlenen 1 ve 10 yıllık süre ile «dolandırıcılık» suçu için öngörülen 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçirildiği, somut olaya 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'ndaki 20 yıllık zamanaşımı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · dolandırıcılık · haksız fiil
Benzer bu karardaBank A.Ş.'den talep edebileceğini öğrendiği tarihin, banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 yılı olarak kabulünün gerektiği, buna göre belirtilen «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olduğunun kabulü halinde de BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık sürenin geçtiği, yine eylem «haksız fiil» olarak değerlendirildiğinde ise BK'nın 60. maddesinde düzenlenen 1 ve 10 yıllık süre ile «dolandırıcılık» suçu için öngörülen 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçirildiği, somut olaya 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'ndaki 20 yıllık zamanaşımı …
Şti. hesabına 35.000 TL yatırarak vadeli «mevduat hesabı» açtırdığı, E.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11065 E. 2013/13336 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasındaki hukuki uyuşmazlığa «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, BK'nın 61. ve 66. maddeleri gereğince, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanan davalar için uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin 1 yıl, azami 10 yıl olduğu, 1 yıllık sürenin başlangıcının geri alma hakkının öğrenilme tarihinden itibaren başlaması ve «öğrenme tarihinin» banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, hem 1 yıllık sürenin hem de paranın yatırıldığı tarihten itibaren azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ceza mahkemesi kararında kabul edildiği üzere «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin ise 7,5 yıl olduğu, dava tarihinden önce bu sürenin dolduğu, davacının ceza davasına katılan olmaması nedeniyle ceza davası açılmasıyla ve ceza mahkemesi …
… mak kaydıyla (1.000) TL'nin tahsili için işbu davayı açmış, davalı taraf davacıya ait mevduatın Egebank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise davanın «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklandığı ve 818 sayılı BK'nun 61 ve 66'ncı maddelerinde öngörülen «zamanaşımını» sürelerinin dolduğu, 1 yıllık sürenin geri alma hakkının öğrenildiği tarihten başladığı, bu tarihinde yöneticiler hakkında ceza davası açılan 2002 yılı olduğu, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ise 10 yıl geçtiği, «ceza zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı bakımından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · uzamış ceza zamanaşımı · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasındaki hukuki uyuşmazlığa «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, BK'nın 61. ve 66. maddeleri gereğince, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanan davalar için uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin 1 yıl, azami 10 yıl olduğu, 1 yıllık sürenin başlangıcının geri alma hakkının öğrenilme tarihinden itibaren başlaması ve «öğrenme tarihinin» banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, hem 1 yıllık sürenin hem de paranın yatırıldığı tarihten itibaren azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ceza mahkemesi kararında kabul edildiği üzere «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin ise 7,5 yıl olduğu, dava tarihinden önce bu sürenin dolduğu, davacının ceza davasına katılan olmaması nedeniyle ceza davası açılmasıyla ve ceza mahkemesi …
… mak kaydıyla (1.000) TL'nin tahsili için işbu davayı açmış, davalı taraf davacıya ait mevduatın Egebank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise davanın «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklandığı ve 818 sayılı BK'nun 61 ve 66'ncı maddelerinde öngörülen «zamanaşımını» sürelerinin dolduğu, 1 yıllık sürenin geri alma hakkının öğrenildiği tarihten başladığı, bu tarihinde yöneticiler hakkında ceza davası açılan 2002 yılı olduğu, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ise 10 yıl geçtiği, «ceza zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı bakımından reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine göre mahkemenin davanın «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklandığına ilişkin gerekçesine itibar olunamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/343 E. 2013/19544 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet hükmü verdiği ve cezalandırıldıkları nazara alındığında davada «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından ve davanın açıldığı tarihte 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihinde zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, taraflar arasındaki ilişki vekalet akdi olarak kabul edildiğinde veya BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin bu davaya uygulanabileceği farz edildiğinde dahi «zamanaşımının başlangıcı» 22.12.1999 tarihi kabul edildiği takdirde 10 yıllık zamanaşımının yine dolduğu, her ne kadar bu tür davalarda mevduat zamanaşımının uygulanacağı Yargıtay içtihatla …
… evduatın Efektifbank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise, banka yöneticileri hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek bir «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi, BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olarak kabul edilmesi ya da BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin uygulanabileceği varsayılsa dahi «zamanaşımının başlangıcı» olarak kabul edilen 22.12.1999 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı bakımınan reddine karar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel zamanaşımı · zamanaşımı başlangıcı · haksız fiil sorumluluğu · haksız fiil
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet hükmü verdiği ve cezalandırıldıkları nazara alındığında davada «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından ve davanın açıldığı tarihte 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihinde zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, taraflar arasındaki ilişki vekalet akdi olarak kabul edildiğinde veya BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin bu davaya uygulanabileceği farz edildiğinde dahi «zamanaşımının başlangıcı» 22.12.1999 tarihi kabul edildiği takdirde 10 yıllık zamanaşımının yine dolduğu, her ne kadar bu tür davalarda mevduat zamanaşımının uygulanacağı Yargıtay içtihatla …
… evduatın Efektifbank Off Shore Ltd'de bulunduğunu savunmuş, mahkemece ise, banka yöneticileri hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği gözetilerek bir «haksız fiil sorumluluğunun» söz konusu olduğu varsayılsa dahi, BK'nın 60. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» uygulanacağından haksız fiilin 22.12.1999 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmekle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi olarak kabul edilmesi ya da BK'nın 125. maddesindeki 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin uygulanabileceği varsayılsa dahi «zamanaşımının başlangıcı» olarak kabul edilen 22.12.1999 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı bakımınan reddine karar ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13686 E. 2014/3367 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı ... bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaA.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Şti'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıya ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10024 E. 2014/17189 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… uğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıya ait mevduatın 12.334,00 TL'sinin bankaya yatırıldığı 07/10/1999, 526,00 TL'sinin de 11/11/1999 tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...ye devredilen ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14479 E. 2014/3368 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, «zamanaşımını» kesen bir «sebebin» mevcut olmadığı, «ceza zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının «zamanaşımı def»'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez.
Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı ... bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaA.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Şti'ne gönderilen paranın aslında fiilen ... gönderilmediği, Yurtbank'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıya ... ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/988 E. , 2014/8877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/05/2012
NUMARASI 2011/226-2012/79
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2011/226-2012/79 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ö.. S.. ve davalı I.. Bank A.Ş. vekili Av. E.. I.. ile ihbar olunan TMSF vekili Av. C.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin S.. AŞ’nin U.. Şubesi’ne 26.11.1999 tarihinde 10.500 USD, 29.11.1999 tarihinde 14.000 DM yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, anılan meblağın akdi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabına 26.11.1999 ve 29.11.1999 tarihinde dava konusu meblağı yatırdığı, zamanaşımını kesen bir sebebin mevcut olmadığı, ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, BK’nın 66. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce 2009 tarihinde dolduğu, davalının zamanaşımı def'inin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, off shore hesabına aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. İddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetine göre, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı, mevduatının anılan banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile Off Shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. Bu durumda da davanın yasal dayanağını 818 sayılı BK'nın 41, 55. ve 6762 sayılı Yasa'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak davalı aleyhine açılan davalar, davanın erken açıldığı, mevduat sahiplerinin öncelikle Off Shore bankasına karşı takip yapması veya dava açması ve şayet bu yolla alacağını tahsil edemez ve zarara uğrar ise yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine göre davalı banka ve diğer sorumlular aleyhine dava açılması gerektiğine işaret eden Dairemiz içtihatlarına dayalı olarak reddedilmiş, dolayısıyla zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs'ta kurulan E..
Off Shore Ltd. Şti'nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceği içtihad edilmiştir. Dosya içeriğinden de davacının Off Shore bankasına daha önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmaktadır. Davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41, 55. ve TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı savunması dinlenemez. Bu itibarla mahkemece, davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddiyle uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101813700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz