Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14445 E. 2010/175 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ protokol↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın kimlik tespiti yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki protokolün 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emekli aylıklarının davalı banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kurumdan emekli olan ...’ın 12.10.1999 tarihinde ölmesine rağmen 28.08.2006 tarihine kadar emekli maaşının ödenmesinden davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasıyla dava açılmış olup, mahkemece, taraflar arasındaki 07.09.1998 tarihli sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca davalının oluşan zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, tarafların beyanlarında ileri sürüldüğü üzere, mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3364 E. 2012/9282 K.
Ortak:kimlik tespiti · protokol · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamı gereği, taraflar arasındaki diğer sözleşmeler getirtilerek bilirkişi raporu alınmış isede, bilirkişi raporunda 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli «protokollerin» ilgili maddeleri değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ancak anılan protokollerdeki davalı yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve oluşan zararın hangi dönemindeki ne kadar miktardan davalının sorumlu olduğu irdelenmemiştir.
Bu nedenle gerektiğinde rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, «protokollerin» yürürlükte olduğu dönemler değerlendirilmek suretiyle davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · müterafik kusur · kusur oranı · kısıtlılık · infaz · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n davalının sorumlu tutulması yönünde karar verilmişse de rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusurunun olup olmadığı var ise «kusur oranının» belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek …
Öte yandan, mahkemece hüküm kısmında «faiz başlangıç tarihi» yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da,hükmün «infaza» elverişli ve açık olması gerekir.
Mahkemece «faiz başlangıç tarihlerinin» ve faize esas miktarların hüküm kısmında belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3364 E. 2012/9282 K.
Ortak:kimlik tespiti · protokol · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamı gereği, taraflar arasındaki diğer sözleşmeler getirtilerek bilirkişi raporu alınmış isede, bilirkişi raporunda 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli «protokollerin» ilgili maddeleri değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ancak anılan protokollerdeki davalı yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve oluşan zararın hangi dönemindeki ne kadar miktardan davalının sorumlu olduğu irdelenmemiştir.
Bu nedenle gerektiğinde rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, «protokollerin» yürürlükte olduğu dönemler değerlendirilmek suretiyle davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · müterafik kusur · kusur oranı · kısıtlılık · infaz · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın «kimlik tespiti» yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki «protokolün» 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın «müterafik kusur» oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin «kısıtlanması» düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n davalının sorumlu tutulması yönünde karar verilmişse de rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusurunun olup olmadığı var ise «kusur oranının» belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek …
Öte yandan, mahkemece hüküm kısmında «faiz başlangıç tarihi» yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da,hükmün «infaza» elverişli ve açık olması gerekir.
Mahkemece «faiz başlangıç tarihlerinin» ve faize esas miktarların hüküm kısmında belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14445 E. , 2010/175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 tarih ve 2007/13-2007/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili olan Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli olan ...’ın 1999 yılında ölümünden sonra da emekli aylıklarının davalı banka tarafından verilen ATM kartı ile çekildiğinin anlaşıldığını ve bu zararın oluşumundan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 16.906,12 TL kurum zararının ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ödemelerin otomatik ödeme cihazıyla yapıldığı ve taraflar arasındaki protokolün 9. maddesi gereğince müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın kimlik tespiti yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki protokolün 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emekli aylıklarının davalı banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kurumdan emekli olan ...’ın 12.10.1999 tarihinde ölmesine rağmen 28.08.2006 tarihine kadar emekli maaşının ödenmesinden davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasıyla dava açılmış olup, mahkemece, taraflar arasındaki 07.09.1998 tarihli sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca davalının oluşan zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, tarafların beyanlarında ileri sürüldüğü üzere, mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007491200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz