Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7285 E. 2014/15156 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalıların murisi K. A.'nın ölüm nedeninin davacı tarafça iddia edildiği şekilde kalp rahatsızlığına bağlı olduğunun ispat edilemediği, ilçe nüfus müdürlüğünden gelen ölüm tutanak belgesinde ölüm nedeninin "nedeni bilinmeyen" olarak düzenlendiği, sigorta poliçesinin hazırlanması sırasında hukuka aykırı bir unsurun bulunmadığı, davaya dayanak teşkil eden bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. […] A.'nın vefatından sonra dava dışı sigorta şirketi davacı bankaya ödeme yapmış ve fakat daha sonra K. A.'nın kronik kalp hastası olduğu belirlendiği için şirket paranın iadesini talep etmiş, davacı banka tarafından da para şirkete ödenmiştir. Davacı banka tarafından, sunulan sağlık karnesine göre muris K. A. kalp hastası olduğu ve 03.01.2000 tarihli sağlık karnesinde düzenlenen reçetedeki ilaçların kronik kalp hastalarına verilen ilaçlar olduğu, muris K.A.’nın hastalığını kredi kullanırken gizlemiş bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, mahkemece, davalıların murisinin sigorta sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığının tespiti için, konusunda uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın esasına girilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4100 E. 2010/7861 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaA.'nın ölüm nedeninin davacı tarafça iddia edildiği şekilde kalp rahatsızlığına bağlı olduğunun ispat edilemediği, ilçe nüfus müdürlüğünden gelen ölüm tutanak belgesinde ölüm nedeninin "nedeni bilinmeyen" olarak düzenlendiği, «sigorta poliçesinin» hazırlanması sırasında hukuka aykırı bir unsurun bulunmadığı, davaya dayanak teşkil eden bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ik kalp hastalarına verilen ilaçlar olduğu, muris K.A.’nın hastalığını kredi kullanırken gizlemiş bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, mahkemece, davalıların murisinin «sigorta sözleşmesine» aykırı davranıp davranmadığının tespiti için, konusunda uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan davanın esasına girilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerektir …
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davacıların murisi ... ile davalı arasında 02.10.2006/2016 tarihlerini kapsayan hayat «sigortası sözleşmesi» yapıldığı, sigortalının 03.06.2007 tarihinde yaşamını yitirdiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · uygun illiyet bağı · hayat sigortası · sigorta ettiren · illiyet bağı · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · ihbar
Benzer bu karardaUyuşmazlık, sigortalının ölüm nedeninin ne olduğu ve poliçe tanzimi sırasında beyan edilmeyen mevcut rahatsızlıkla ölüm nedeni arasında uygun bir «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı, bu bağlamda «sigorta ettirenin» «ihbar» ve «beyan yükümlülüğünü» ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ölüm «sebebinin» tepitiyle davacıların murisi sigortalının, davalı tarafça savunulduğu üzere, gerçekten de «beyan yükümlülüğünü» ihlal edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması ve bilahare de beyan edilmediği belirtilen hastalık veya hastalıklarla ölüm sebebi arasında «uygun illiyet bağının» mevcut olup olmadığının kuşkuya yer bırakmaksızın saptanmasına bağlı olup, mahkemece bu yönde bir araştırılmaya girişilmiş ve bu hususta bilirkişiden rapor alınmas …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların murisi sigortalı ...'ın ölümünün kalp rahatsızlığına bağlı olarak gelişen komplikasyon sonucu gerçekleştiği, kalp rahatsızlığını önceden bilmesine rağmen sigortalının poliçe tanzim edilirken bu rahatsızlığını gizlediği, böylelikle TTK'nun 1290 vd. maddelerindeki «ihbar» ve «beyan yükümlüğünü» yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davacıların murisi ... ile davalı arasında 02.10.2006/2016 tarihlerini kapsayan hayat «sigortası sözleşmesi» yapıldığı, sigortalının 03.06.2007 tarihinde yaşamını yitirdiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/842 E. 2013/17500 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · hayat sigortası · illiyet bağı · riziko · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece içinde kardiyoloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, murisin «riziko» öncesi var olan kronik akciger hastalığı ile riziko «sebebi» olan kalp yetmezliği arasında «illiyet bağı» bulunup bulunmadığının, illiyet bağı var ise mevcut hastalığın kasten ve «kötüniyetle» gizlenip gizlenmediğinin belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, murisin başvuru formunda hastalığını gizlediği, imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun sonuca etkili olmayacağı, eksik beyan ile «riziko» «sebebi» arasında ililyet bağı bulunduğu, davalının «cayma hakkını» kullanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak; dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların murisinin hastalığını gizlediği, eksik beyan ile «riziko» arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, bilirkişi raporunda davacıların murisinin kronik akciger hastası olduğu, bu hastalığın ileriki dönemlerde kalp yetmezliği ile sonuçlandığı, murisin de kalp yetmezliği sonucu vefat ettiği, gizlenen hastalıkla «riziko» «sebebi» arasında «illiyet bağı» bulunduğu belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi heyeti içinde kardiyoloji uzmanı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/681 E. 2013/1417 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · hayat sigortası · uyuşmazlık konusu · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacının murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davrandığı savunulduğuna göre, ölüm «sebebi» ile poliçe tanziminden önce mevcut rahatsızlıklar arasında irtibat bulunup bulunmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesinden önce sigortalıda mevcut olduğu tespit olunan hastalıkların kalp yetmezliğine yol açıp açmadığı, poliçenin düzenlemesinden önce muriste kalp yetmezliği mevcut olup olmadığı belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Oysa, davacının murisinin ölüm «sebebinin» kalp yetmezliği olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece poliçe tanziminden önceki tarihlerde takip ve tedavi edilen davacının murisinin rahatsızlığının kendisi tarafından bilinmesinin bekleneceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7285 E. , 2014/15156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TURHAL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/11/2013
NUMARASI 2013/88-2013/47
Taraflar arasında görülen davada Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2013/88-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bankadan davalılar murisi K. A.'nın 12/12/2000 tarihinde kredi sözleşmesi yaparak kredi kullandığını, muris K.A.aleyhine 01/04/2002 tarihinde muacceliyet nedeniyle icra takibi yapıldığını, dosyanın takipsiz kaldığından yenilendiğini ancak Turhal İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/118 Esas ve 2010/172 Karar sayılı kararıyla ölü şahsa takip yapılamayacağı gerekçesiyle icra takibinin iptaline karar verildiğini, murisin 23/08/2001 tarihinde vefat ettiğini, bu yüzden alacak davasının veraset ilamındaki mirasçılara yöneltilmesinin zaruri hale geldiğini, çekilen kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek, 45.540,49 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kullanılan kredinin sigortalanarak güvence altına alınmış olduğunu, sigorta şirketinin söz konusu krediyi alacaklı bankaya ödediğini, davacı bankanın ödemeyi kabul ettiğini, hiçbir gerekçe olmadan davacı bankanın sigorta şirketinin ödediği parayı iade ederek müvekkiline yönelik icra takibi başlattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalıların murisi K. A.'nın ölüm nedeninin davacı tarafça iddia edildiği şekilde kalp rahatsızlığına bağlı olduğunun ispat edilemediği, ilçe nüfus müdürlüğünden gelen ölüm tutanak belgesinde ölüm nedeninin "nedeni bilinmeyen" olarak düzenlendiği, sigorta poliçesinin hazırlanması sırasında hukuka aykırı bir unsurun bulunmadığı, davaya dayanak teşkil eden bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. […] A.'nın vefatından sonra dava dışı sigorta şirketi davacı bankaya ödeme yapmış ve fakat daha sonra K. A.'nın kronik kalp hastası olduğu belirlendiği için şirket paranın iadesini talep etmiş, davacı banka tarafından da para şirkete ödenmiştir. Davacı banka tarafından, sunulan sağlık karnesine göre muris K. A. kalp hastası olduğu ve 03.01.2000 tarihli sağlık karnesinde düzenlenen reçetedeki ilaçların kronik kalp hastalarına verilen ilaçlar olduğu, muris K.A.’nın hastalığını kredi kullanırken gizlemiş bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, mahkemece, davalıların murisinin sigorta sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığının tespiti için, konusunda uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın esasına girilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101956100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz