Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2614 E. 2012/9275 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ maddi ve manevi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yargılama sırasında (işi terk etmesinden önce) Kırıkhan Kanatlı Caddesi üzerindeki işyerinde vitrin camında "Antakyalılar A&Y Kral Künefe ve Dondurma Salonu" ünvanını kullandığı, işyerinin tabelasında da aynı ünvanın yazılı olduğu, işyerinden alınan numune karton ambalaj üzerinde "Antakyalılar Kral Künefe Salonu" ibaresinin bulunduğunu, bu işyerine ait kartvizitte de "AY. Kral Künefe" ibaresinin yazılı olup, işyerine ait naylon poşette "Antakyalılar A&Y Kral Künefe Salonu" ibaresinin yazılı olduğu, davalı tarafından künefe ve dondurma salonu olarak çalıştırılan işletmesinde bu ünvan ve ibarelerin kullanılmasının davacının 04.04.2002 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle koruma sağlayan 2002/ 07371 tescil nolu "Hatay Kral Künefe Salonu" markasına 556 sayılı KHK'nin 61/a ve 9/b maddeleri gereğince tecavüz teşkil ettiği gerekçeleriyle davanının kısmen kabulü ile 3.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini terk ettiği
bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde infaz edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından ibraz edilen fotokopi iş yeri terk belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir. Mahkemece, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin taleplerinin, dava tarihindeki duruma göre değerlendirilip, davacının bu talepleri hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebeb ve şekline göre davacı vekilinin mahkemenin, karar verilmesine yer olmadığına dair kararı nedeniyle avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6363 E. 2013/21372 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz kararda2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… maraksına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün önlenmesine, davalının "A&Y Kral veya Antakyalılar A&Y Kral" kelimelerini «taşıyan» tabelalarının sökülmesine, reklam, basılı evrak ve emtiaların toplanmasına, 3.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
… , maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü yanında markaya tecavüzün men'ine de karar verilmiş olması nedeniyle, maddi ve manevi tazminat için belirlenen «vekalet ücreti» dışında markaya tecavüzün men'i yönünden de davacı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın aç …
-
Marka hükümsüzlüğü | Markaya tecavüzün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6405 E. 2010/12556 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda2) Dava, davacı markası ile davalı markasının benzerliğinin «iltibasa» yol açtığı iddiasına dayalı 556. sayılı KHK’nin 42. maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine her iki markanın esaslı unsurunu “Kral” ibaresi oluşturmakta olup, markalarda yer alan diğer unsurlar da «iltibası» oltadan kaldırıcı mahiyette değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4172 E. 2024/99 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… le 3.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini «terk» ettiği bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde «infaz» edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından «ibraz» edilen fotokopi iş yeri «terk» belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir.
Benzer bu kararda… yo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ayırt edicilik · temsil · iltibas
Benzer bu karardaDavalı şirket «temsilcisi», "köpek konaklama, satış, eğitim" hizmeleri için marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimali olmadığını, emtiaların da benzemediğini, aile yeri olduğunu ifade etmek amaçlı "kral ailesi" ibaresinin seçildiğini, hizmetlerine uygun şekil seçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
… 18, 21, 28 ve 31. sınıflarda da geçerli bulunduğunu, bu sınıfların da müvekkilinin markalarının, faaliyetinin ve tescilinin bulunduğu sınıflar olduğunu, bu sebeple «iltibas» ihtimalinin çok yüksek bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “kral” markasının büyük yatırım ve emeklerle ... yıllardır inşa ettiği itibarına ve reklam gücüne zarar vermesinin kaçınılmaz olduğunu, “kral” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle ve tescilli markanın itibarından dolayı “kral ailesi” markasının sahibinin haksız bir yarar elde edeceğini, dolayısıyla başvuru kapsamındaki 18, 21, 28 ve 31. sınıf ürün ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil kapsamında bırakılan mal ve hizmetler açısından, «ayırt ediciliğe» sahip şekil unsuruyla birlikte davalı başvuru markası ile davacı markaları arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… 21, 28, 31, 35 ve 38. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/108101 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve «iltibas» vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazlarının, YİDK tarafından kısmen kabul olunduğunu ve başvurunun 38. sınıf hizmetler için reddedildi …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1265 E. 2019/2964 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7104 E. 2012/14860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın men'i · eda davası · hukuki menfaat · menfi tespit davası · tespit davası · marka hakkına tecavüz · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu karardaBirinci fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti sonucu üretilen ürünlerde kullanacağı markanın, başkasına ait bir «marka hakkına tecavüz» teşkil edip etmediği hakkında, marka sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığıyla talep edebilir." şeklinde yer alan hüküm, esas itibariyle «hukuki menfaat» ve «menfi tespit davası» açılabilmesi koşullarını birlikte düzenlemektedir.
… a açıklanan gerekçeler ile, davacı tarafından tanıtıcı işaret (tescilsiz marka) olarak kullanılan "KRAL" ibaresi ile davalı adına tescilli "KRAL" ibareli markaların «iltibas» yaratacak derecede benzer olmasına rağmen, davacının bu işaretin tescilsiz olarak kullanımına uzun süre sessiz kalmak suretiyle 556 sayılı KHK 74. maddesi uyarınca davalının marka hakkına dayalı olarak dava açma hakkını yitirdiği kabul edilmiş ise de, Dairemizin 09.07.2002 tarih ve 4013/7210 sayılı kararında da belirtildiği gibi, dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nda dava hakkı «eda davası» üzerine kurulmuş olup «menfi tespit davası» düzenlenmiş değildir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, 556 sayılı KHK'nin 74. maddesine dayalı «menfi tespit davası» koşullarının ve böyle bir davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunup bulunmadığı hususlarının anılan madde amacıyla sınırlı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
… M.K.'nun 2.maddesi uyarınca mahkemece de re'sen dikkate alınması gereken bir itiraz mahiyetinde olup, davacının 556 Sayılı KHK'nin 74.maddesi kapsamında bu hususun «menfi tespit davası» yoluyla belirlenmesini istemekte «hukuki yararı» olduğu kabul edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2614 E. , 2012/9275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2010 tarih ve 2010/295-2010/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılından beri Antakya'da künefe ve diğer hizmetler işi ile iştigal ettiğini, bu konuda işyerinin bulunduğunu ve "Hatay Kral Künefe" markasını taç logosu ile birlikte tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinden izin almaksızın müvekkiline ait tescilli markayla ayırt edilemeyecek şekilde ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde benzer bulunan "Kral Künefe" markasını kullandığını, davalıya eylemlerine son vermesi için ihtarda bulunulduğunu, ancak davalının aynı markayı, tabelayı ve basılı evrakı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının tescilli markaya tecavüzünün men'ine, tabelaların sökülmesine ve evrak ile emtiaların toplatılmasına, 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yargılama sırasında (işi terk etmesinden önce) Kırıkhan Kanatlı Caddesi üzerindeki işyerinde vitrin camında "Antakyalılar A&Y Kral Künefe ve Dondurma Salonu" ünvanını kullandığı, işyerinin tabelasında da aynı ünvanın yazılı olduğu, işyerinden alınan numune karton ambalaj üzerinde "Antakyalılar Kral Künefe Salonu" ibaresinin bulunduğunu, bu işyerine ait kartvizitte de "AY. Kral Künefe" ibaresinin yazılı olup, işyerine ait naylon poşette "Antakyalılar A&Y Kral Künefe Salonu" ibaresinin yazılı olduğu, davalı tarafından künefe ve dondurma salonu olarak çalıştırılan işletmesinde bu ünvan ve ibarelerin kullanılmasının davacının 04.04.2002 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle koruma sağlayan 2002/ 07371 tescil nolu "Hatay Kral Künefe Salonu" markasına 556 sayılı KHK'nin 61/a ve 9/b maddeleri gereğince tecavüz teşkil ettiği gerekçeleriyle davanının kısmen kabulü ile 3.000 TL.
maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini terk ettiği
bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde infaz edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından ibraz edilen fotokopi iş yeri terk belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir.
Mahkemece, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin taleplerinin, dava tarihindeki duruma göre değerlendirilip, davacının bu talepleri hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebeb ve şekline göre davacı vekilinin mahkemenin, karar verilmesine yer olmadığına dair kararı nedeniyle avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 318,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019501600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz