YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4172 E. 2024/99 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/437 E., 2016/389 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "KRAL" ibareli, 9, 16, 35, 38, 41, 42. sınıf mal ve hizmetleri içeren 1996/8831, 2006/5525, 2010/5119, 2011/73924, 2012/34836, 2013/46276 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 25.12.2012 tarihinde "KRALAİLESİ+ŞEKİL" ibareli 16, 18, 21, 28, 31, 35 ve 38. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/108101 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazlarının, YİDK tarafından kısmen kabul olunduğunu ve başvurunun 38. sınıf hizmetler için reddedildiğini, buna karşın diğer mal ve hizmetler için kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin "KRAL" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket temsilcisi, "köpek konaklama, satış, eğitim" hizmeleri için marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali olmadığını, emtiaların da benzemediğini, aile yeri olduğunu ifade etmek amaçlı "kral ailesi" ibaresinin seçildiğini, hizmetlerine uygun şekil seçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "KRAL" ibaresinden, davalı başvurusunun "KRAL AİLESİ+ŞEKİL" ibaresinden oluştuğu, "aile" ibaresinin herkes tarafından bilindiği, şeklin ise başına taç giydirilmiş kurtbaşından ibaret olduğu, bu haliyle başvuru konusu işarette de asıl ve ayırt edici unsurun "KRAL" ibaresi olarak belirlendiği, zira "ailesi" ibaresinin ve şeklin ayırt ediciliğe yeterince katkısının bulunmadığı, başvuru kapsamında yer ... 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, buna karşın başvuru kapsamındaki kalan diğer ürün ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle aynı türden veya benzer olmadıkları, davacının markasının radyo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ”Kral ailesi” markasının, halk tarafından müvekkil şirkete ait “kral ve pop”, “kral pop Avrupa”, “kral pop şekil”, “kral tv”, “kral tv video-müzik ödülleri” ve “KRAL” ibaresinin ortak ve esas unsur olarak yer aldığı diğer markaları ile karıştırılacağını, birebir ayniyet durumu ve müvekkilinin aynı sınıftaki diğer “kral” ibareli markaları bir bütünün parçaları olarak düşünüldüğünde, tüketici nezdinde seri marka imajının çizilebileceğine ve başvurunun müvekkil ile ilişkilendirileceğine şüphenin olmadığını, markalar arasında mevcut ilişkilendirilme ihtimalinin yalnız 18, 21, 28 ve 31. sınıflarda da geçerli bulunduğunu, bu sınıfların da müvekkilinin markalarının, faaliyetinin ve tescilinin bulunduğu sınıflar olduğunu, bu sebeple iltibas ihtimalinin çok yüksek bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “kral” markasının büyük yatırım ve emeklerle ... yıllardır inşa ettiği itibarına ve reklam gücüne zarar vermesinin kaçınılmaz olduğunu, “kral” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle ve tescilli markanın itibarından dolayı “kral ailesi” markasının sahibinin haksız bir yarar elde edeceğini, dolayısıyla başvuru kapsamındaki 18, 21, 28 ve 31. sınıf ürün ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil kapsamında bırakılan mal ve hizmetler açısından, ayırt ediciliğe sahip şekil unsuruyla birlikte davalı başvuru markası ile davacı markaları arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında yer ... 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, buna karşılık başvuru kapsamında kalan diğer ürün ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle benzer olmadığı, davacının markasının radyo televizyon yayıncılığı için tanındığı, ancak farklı mallar için 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) hükmü.
3. Değerlendirme
Davacı, "KRAL" ibareli markalarının olduğunu, davalının "KRAL AİLESİ+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, markalar ile mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik olduğunu ileri sürerek marka başvurusuna itirazının kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptalini istemiştir. Mahkemece başvuru kapsamında yer ... 16. ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, başvuru markasında yer ... "AİLESİ" ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığı, ayırt edici ibarenin "KRAL" olduğu, markalar arasında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16. ve 35. sınıf mal ve hizmetler bakımından YİDK kararının iptaline hükmedilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin başvuru markası taç giyen hayvan başı figürü ve "Kral Ailesi" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının markalarında ise "Kral" ibaresi ile çeşitli kelime, şekil ve renk unsurları bulunmaktadır. Davacının markaları televizyon yayıncılığıyla ilgili hizmetler bakımından sektörde bilinmektedir. Bu sebeple ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT tarafından 38. sınıftaki hizmetlerin çıkarılması yerinde olmuştur. Ancak davacının markaları ile davalının başvuru markası bütünsel olarak kıyaslandığında davalının başvuru markasında bulunan şekil unsurunun markayı farklılaştırdığı, davacının tanınmış olduğu hizmetler dışında kalan mal ve hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markaya tecavüzün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6405 E. 2010/12556 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… 21, 28, 31, 35 ve 38. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/108101 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve «iltibas» vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazlarının, YİDK tarafından kısmen kabul olunduğunu ve başvurunun 38. sınıf hizmetler için reddedildi …
Davalı şirket «temsilcisi», "köpek konaklama, satış, eğitim" hizmeleri için marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimali olmadığını, emtiaların da benzemediğini, aile yeri olduğunu ifade etmek amaçlı "kral ailesi" ibaresinin seçildiğini, hizmetlerine uygun şekil seçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
… yo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2) Dava, davacı markası ile davalı markasının benzerliğinin «iltibasa» yol açtığı iddiasına dayalı 556. sayılı KHK’nin 42. maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine her iki markanın esaslı unsurunu “Kral” ibaresi oluşturmakta olup, markalarda yer alan diğer unsurlar da «iltibası» oltadan kaldırıcı mahiyette değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6363 E. 2013/21372 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… maraksına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün önlenmesine, davalının "A&Y Kral veya Antakyalılar A&Y Kral" kelimelerini «taşıyan» tabelalarının sökülmesine, reklam, basılı evrak ve emtiaların toplanmasına, 3.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
… , maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü yanında markaya tecavüzün men'ine de karar verilmiş olması nedeniyle, maddi ve manevi tazminat için belirlenen «vekalet ücreti» dışında markaya tecavüzün men'i yönünden de davacı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın aç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7104 E. 2012/14860 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… 21, 28, 31, 35 ve 38. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/108101 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve «iltibas» vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazlarının, YİDK tarafından kısmen kabul olunduğunu ve başvurunun 38. sınıf hizmetler için reddedildi …
Davalı şirket «temsilcisi», "köpek konaklama, satış, eğitim" hizmeleri için marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimali olmadığını, emtiaların da benzemediğini, aile yeri olduğunu ifade etmek amaçlı "kral ailesi" ibaresinin seçildiğini, hizmetlerine uygun şekil seçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
… yo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a açıklanan gerekçeler ile, davacı tarafından tanıtıcı işaret (tescilsiz marka) olarak kullanılan "KRAL" ibaresi ile davalı adına tescilli "KRAL" ibareli markaların «iltibas» yaratacak derecede benzer olmasına rağmen, davacının bu işaretin tescilsiz olarak kullanımına uzun süre sessiz kalmak suretiyle 556 sayılı KHK 74. maddesi uyarınca davalının marka hakkına dayalı olarak dava açma hakkını yitirdiği kabul edilmiş ise de, Dairemizin 09.07.2002 tarih ve 4013/7210 sayılı kararında da belirtildiği gibi, dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nda dava hakkı «eda davası» üzerine kurulmuş olup «menfi tespit davası» düzenlenmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın men'i · eda davası · hukuki menfaat · menfi tespit davası · tespit davası · marka hakkına tecavüz · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu karardaBirinci fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti sonucu üretilen ürünlerde kullanacağı markanın, başkasına ait bir «marka hakkına tecavüz» teşkil edip etmediği hakkında, marka sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığıyla talep edebilir." şeklinde yer alan hüküm, esas itibariyle «hukuki menfaat» ve «menfi tespit davası» açılabilmesi koşullarını birlikte düzenlemektedir.
… a açıklanan gerekçeler ile, davacı tarafından tanıtıcı işaret (tescilsiz marka) olarak kullanılan "KRAL" ibaresi ile davalı adına tescilli "KRAL" ibareli markaların «iltibas» yaratacak derecede benzer olmasına rağmen, davacının bu işaretin tescilsiz olarak kullanımına uzun süre sessiz kalmak suretiyle 556 sayılı KHK 74. maddesi uyarınca davalının marka hakkına dayalı olarak dava açma hakkını yitirdiği kabul edilmiş ise de, Dairemizin 09.07.2002 tarih ve 4013/7210 sayılı kararında da belirtildiği gibi, dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nda dava hakkı «eda davası» üzerine kurulmuş olup «menfi tespit davası» düzenlenmiş değildir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, 556 sayılı KHK'nin 74. maddesine dayalı «menfi tespit davası» koşullarının ve böyle bir davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunup bulunmadığı hususlarının anılan madde amacıyla sınırlı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
… M.K.'nun 2.maddesi uyarınca mahkemece de re'sen dikkate alınması gereken bir itiraz mahiyetinde olup, davacının 556 Sayılı KHK'nin 74.maddesi kapsamında bu hususun «menfi tespit davası» yoluyla belirlenmesini istemekte «hukuki yararı» olduğu kabul edilemez.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2614 E. 2012/9275 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… yo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… le 3.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini «terk» ettiği bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde «infaz» edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından «ibraz» edilen fotokopi iş yeri «terk» belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · maddi ve manevi tazminat · terkin · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde «infaz» edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından «ibraz» edilen fotokopi iş yeri «terk» belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yargılama sırasında (işi «terk» etmesinden önce) Kırıkhan Kanatlı Caddesi üzerindeki işyerinde vitrin camında "Antakyalılar A&Y Kral Künefe ve Dondurma Salonu" ünvanını kullandığı, işyerinin tabe …
… le 3.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini «terk» ettiği bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4172 E. , 2024/99 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1162 Esas, 2022/470 Karar
DAVALILAR 1.Kral Doğa Parkı-Turizm Ltd. Şti.
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/437 E., 2016/389 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "KRAL" ibareli, 9, 16, 35, 38, 41, 42. sınıf mal ve hizmetleri içeren 1996/8831, 2006/5525, 2010/5119, 2011/73924, 2012/34836, 2013/46276 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 25.12.2012 tarihinde "KRALAİLESİ+ŞEKİL" ibareli 16, 18, 21, 28, 31, 35 ve 38. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/108101 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazlarının, YİDK tarafından kısmen kabul olunduğunu ve başvurunun 38. sınıf hizmetler için reddedildiğini, buna karşın diğer mal ve hizmetler için kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin "KRAL" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket temsilcisi, "köpek konaklama, satış, eğitim" hizmeleri için marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali olmadığını, emtiaların da benzemediğini, aile yeri olduğunu ifade etmek amaçlı "kral ailesi" ibaresinin seçildiğini, hizmetlerine uygun şekil seçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "KRAL" ibaresinden, davalı başvurusunun "KRAL AİLESİ+ŞEKİL" ibaresinden oluştuğu, "aile" ibaresinin herkes tarafından bilindiği, şeklin ise başına taç giydirilmiş kurtbaşından ibaret olduğu, bu haliyle başvuru konusu işarette de asıl ve ayırt edici unsurun "KRAL" ibaresi olarak belirlendiği, zira "ailesi" ibaresinin ve şeklin ayırt ediciliğe yeterince katkısının bulunmadığı, başvuru kapsamında yer ... 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, buna karşın başvuru kapsamındaki kalan diğer ürün ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle aynı türden veya benzer olmadıkları, davacının markasının radyo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35.
sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ”Kral ailesi” markasının, halk tarafından müvekkil şirkete ait “kral ve pop”, “kral pop Avrupa”, “kral pop şekil”, “kral tv”, “kral tv video-müzik ödülleri” ve “KRAL” ibaresinin ortak ve esas unsur olarak yer aldığı diğer markaları ile karıştırılacağını, birebir ayniyet durumu ve müvekkilinin aynı sınıftaki diğer “kral” ibareli markaları bir bütünün parçaları olarak düşünüldüğünde, tüketici nezdinde seri marka imajının çizilebileceğine ve başvurunun müvekkil ile ilişkilendirileceğine şüphenin olmadığını, markalar arasında mevcut ilişkilendirilme ihtimalinin yalnız 18, 21, 28 ve 31. sınıflarda da geçerli bulunduğunu, bu sınıfların da müvekkilinin markalarının, faaliyetinin ve tescilinin bulunduğu sınıflar olduğunu, bu sebeple iltibas ihtimalinin çok yüksek bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “kral” markasının büyük yatırım ve emeklerle ...
yıllardır inşa ettiği itibarına ve reklam gücüne zarar vermesinin kaçınılmaz olduğunu, “kral” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle ve tescilli markanın itibarından dolayı “kral ailesi” markasının sahibinin haksız bir yarar elde edeceğini, dolayısıyla başvuru kapsamındaki 18, 21, 28 ve 31. sınıf ürün ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil kapsamında bırakılan mal ve hizmetler açısından, ayırt ediciliğe sahip şekil unsuruyla birlikte davalı başvuru markası ile davacı markaları arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında yer ... 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, buna karşılık başvuru kapsamında kalan diğer ürün ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle benzer olmadığı, davacının markasının radyo televizyon yayıncılığı için tanındığı, ancak farklı mallar için 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) hükmü.
3. Değerlendirme
Davacı, "KRAL" ibareli markalarının olduğunu, davalının "KRAL AİLESİ+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, markalar ile mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik olduğunu ileri sürerek marka başvurusuna itirazının kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptalini istemiştir. Mahkemece başvuru kapsamında yer ...
16. ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, başvuru markasında yer ... "AİLESİ" ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığı, ayırt edici ibarenin "KRAL" olduğu, markalar arasında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16. ve 35. sınıf mal ve hizmetler bakımından YİDK kararının iptaline hükmedilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin başvuru markası taç giyen hayvan başı figürü ve "Kral Ailesi" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının markalarında ise "Kral" ibaresi ile çeşitli kelime, şekil ve renk unsurları bulunmaktadır. Davacının markaları televizyon yayıncılığıyla ilgili hizmetler bakımından sektörde bilinmektedir. Bu sebeple ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT tarafından 38. sınıftaki hizmetlerin çıkarılması yerinde olmuştur. Ancak davacının markaları ile davalının başvuru markası bütünsel olarak kıyaslandığında davalının başvuru markasında bulunan şekil unsurunun markayı farklılaştırdığı, davacının tanınmış olduğu hizmetler dışında kalan mal ve hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016742300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz