Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6363 E. 2013/21372 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının işyeri ile basılı evrak ve ambalajlarda kullandığı ünvan ve yazıların davacının maraksına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün önlenmesine, davalının "A&Y Kral veya Antakyalılar A&Y Kral" kelimelerini taşıyan tabelalarının sökülmesine, reklam, basılı evrak ve emtiaların toplanmasına, 3.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü yanında markaya tecavüzün men'ine de karar verilmiş olması nedeniyle, maddi ve manevi tazminat için belirlenen vekalet ücreti dışında markaya tecavüzün men'i yönünden de davacı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markaya tecavüzün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6405 E. 2010/12556 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda2) Dava, davacı markası ile davalı markasının benzerliğinin «iltibasa» yol açtığı iddiasına dayalı 556. sayılı KHK’nin 42. maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine her iki markanın esaslı unsurunu “Kral” ibaresi oluşturmakta olup, markalarda yer alan diğer unsurlar da «iltibası» oltadan kaldırıcı mahiyette değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2614 E. 2012/9275 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat
Benzer bu kararda2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz · terkin · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde «infaz» edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından «ibraz» edilen fotokopi iş yeri «terk» belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir.
… le 3.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini «terk» ettiği bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmiştir.
3-Bozma «sebeb» ve şekline göre davacı vekilinin mahkemenin, karar «verilmesine yer olmadığına» dair kararı nedeniyle avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yargılama sırasında (işi «terk» etmesinden önce) Kırıkhan Kanatlı Caddesi üzerindeki işyerinde vitrin camında "Antakyalılar A&Y Kral Künefe ve Dondurma Salonu" ünvanını kullandığı, işyerinin tabe …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4172 E. 2024/99 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · temsil · iltibas
Benzer bu karardaDavalı şirket «temsilcisi», "köpek konaklama, satış, eğitim" hizmeleri için marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimali olmadığını, emtiaların da benzemediğini, aile yeri olduğunu ifade etmek amaçlı "kral ailesi" ibaresinin seçildiğini, hizmetlerine uygun şekil seçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
… yo televizyon yayıncılığı için tanınmışlık vasfına sahip olduğu, ancak farklı mallar için itiraza olanak sağlamayacağı, başvurunun tescilinin davacının markalarıyla «iltibasa» sebebiyet vermeyeceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının, başvuru kapsamındaki 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetler bakımından, davacı itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… 18, 21, 28 ve 31. sınıflarda da geçerli bulunduğunu, bu sınıfların da müvekkilinin markalarının, faaliyetinin ve tescilinin bulunduğu sınıflar olduğunu, bu sebeple «iltibas» ihtimalinin çok yüksek bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “kral” markasının büyük yatırım ve emeklerle ... yıllardır inşa ettiği itibarına ve reklam gücüne zarar vermesinin kaçınılmaz olduğunu, “kral” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle ve tescilli markanın itibarından dolayı “kral ailesi” markasının sahibinin haksız bir yarar elde edeceğini, dolayısıyla başvuru kapsamındaki 18, 21, 28 ve 31. sınıf ürün ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil kapsamında bırakılan mal ve hizmetler açısından, «ayırt ediciliğe» sahip şekil unsuruyla birlikte davalı başvuru markası ile davacı markaları arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6363 E. , 2013/21372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.02.2013 tarih ve 2012/668-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılından beri Antakya'da künefe ve diğer hizmetler işi ile iştigal ettiğini, bu konuda işyerinin bulunduğunu ve "Hatay Kral Künefe" markasını taç logosu ile birlikte tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinden izin almaksızın müvekkiline ait tescilli markayla ayırt edilemeyecek şekilde ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde benzer bulunan "Kral Künefe" markasını kullandığını, davalıya eylemlerine son vermesi için ihtarda bulunulduğunu, ancak davalının aynı markayı, tabelayı ve basılı evrakı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının tescilli markaya tecavüzünün men'ine, tabelaların sökülmesine ve evrak ile emtiaların toplatılmasına, 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının işyeri ile basılı evrak ve ambalajlarda kullandığı ünvan ve yazıların davacının maraksına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün önlenmesine, davalının "A&Y Kral veya Antakyalılar A&Y Kral" kelimelerini taşıyan tabelalarının sökülmesine, reklam, basılı evrak ve emtiaların toplanmasına, 3.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü yanında markaya tecavüzün men'ine de karar verilmiş olması nedeniyle, maddi ve manevi tazminat için belirlenen vekalet ücreti dışında markaya tecavüzün men'i yönünden de davacı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının 7. bendinden sonra 8. bent olarak gelmek üzere "Markaya tecavüzün men'i nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 409,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045914900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz