Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16901 E. 2014/12440 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ denetime elverişli rapor↗ şirket müdürlüğü↗ şirket zararı↗ ticari faiz↗ denetime elverişlilik↗ limited şirket↗ eksik inceleme↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının şirket müdürlüğünü fiilen diğer müdürün onay ve görüşünü almadan yürüttüğü, kaybolan mal noksanlığı dikkate alındığında talebi karşıladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihi olan 09/02/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı limited şirketin, tek başına temsile yetkili iki müdüründen biri olan davalının tek başına yaptığı işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile karar davacı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen, nakit para çekilmesi ve bir miktar ticari emtianın fiilen yok edilmesi suretiyle şirketin zarara uğratılmasının hangi müdürün eyleminden kaynaklandığı, davacı şirketin, davalı tarafından diğer müdürden tamamen bağımsız, tek başına şirketi fiilen yönetmesinin nedenleri ve bunun ne gibi zorunluluktan kaynaklandığı, diğer müdürün işlemlere niçin hiç katılmadığı hususları araştırılmadığı gibi diğer müdürün zımnen işlemlere onay verip vermediği ya da karşı koyup koymadığı noktaları da tartışılmamıştır. Diğer yandan kayıtlar üzerinde diğer müdürün sonradan oynamalar yaptığı savunması da incelenmemiştir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde şirketler hukuku alanında ve şirketin iştigal konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulması, şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, iddia ve savunmanın üzerinde yeterince duran, denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2465 E. 2019/3919 K.
Ortak:denetime elverişli rapor · şirket zararı · denetime elverişlilik · limited şirket · temsil
İncelediğiniz karardaDava, davacı «limited şirketin», tek başına «temsile» yetkili iki müdüründen biri olan davalının tek başına yaptığı işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile karar davacı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen, nakit para çekilmesi ve bir miktar ticari emtianın fiilen yok edilmesi suretiyle «şirketin zarara» uğratılmasının hangi müdürün eyleminden kaynaklandığı, davacı şirketin, davalı tarafından diğer müdürden tamamen bağımsız, tek başına şirketi fiilen yönetmesinin n …
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde şirketler hukuku alanında ve şirketin iştigal konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulması, şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, iddia ve savunmanın üzerinde yeterince duran, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaDava, davacı «limited şirketi» tek başına «temsile» yetkili iki müdüründen biri olan davalının tek başına yaptığı işlemler nedeniyle «şirketi zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece daha önce davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizin ilamı ile davalı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece, limited şirketlerde birden fazla müdür olduğu durumlarda, meydana gelen zarardan müdürlerden her birinin müteselsil olarak sorumlu olduğu, bu nedenle zarara uğrayan şirketin, «kusur» derecesine bakmaksızın müdürlerden her birinden zararın tamamını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… valının ise zarar doğuran işlem ve eylemleri diğer yöneticinin yaptığını savunmasına ve Dairemizin önceki karar hakkındaki bozma ilamına da uyulmasına rağmen, zarar «sebebi» olarak gösterilen nakit para çekilmesi ve bir miktar ticari emtianın fiilen yok edilmesi suretiyle «şirketin zarara» uğratılmasının hangi müdürün eyleminden kaynaklandığı, diğer müdürün zımnen işlemlere onay verip vermediği ya da karşı koyup koymadığı noktaları araştırılıp tartışılmadan ve bu konuda davalının hangi oranda sorumlu olduğu hususunda «denetime elverişli rapor» alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hüküm davalı yararına bozulmasını gerekmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; «limited şirketlerde» birden fazla müdür olduğu durumlarda, meydana gelen zarardan müdürlerden her birinin müteselsil olarak sorumlu olduğu, bu nedenle zarara uğrayan şirketin, «kusur» derecesine bakmaksızın müdürlerden her birinden zararın tamamını talep edebileceği, «şirket müdürlerinin» «kusur oranlarının» zararın tazmin edilmesini talep eden davacı şirket açısından herhangi bir önem taşımadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL'nin 09/02/2004 tarihinden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · şirket müdürü · kusur · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; «limited şirketlerde» birden fazla müdür olduğu durumlarda, meydana gelen zarardan müdürlerden her birinin müteselsil olarak sorumlu olduğu, bu nedenle zarara uğrayan şirketin, «kusur» derecesine bakmaksızın müdürlerden her birinden zararın tamamını talep edebileceği, «şirket müdürlerinin» «kusur oranlarının» zararın tazmin edilmesini talep eden davacı şirket açısından herhangi bir önem taşımadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL'nin 09/02/2004 tarihinden …
Dava, davacı «limited şirketi» tek başına «temsile» yetkili iki müdüründen biri olan davalının tek başına yaptığı işlemler nedeniyle «şirketi zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece daha önce davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizin ilamı ile davalı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece, limited şirketlerde birden fazla müdür olduğu durumlarda, meydana gelen zarardan müdürlerden her birinin müteselsil olarak sorumlu olduğu, bu nedenle zarara uğrayan şirketin, «kusur» derecesine bakmaksızın müdürlerden her birinden zararın tamamını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… valının ise zarar doğuran işlem ve eylemleri diğer yöneticinin yaptığını savunmasına ve Dairemizin önceki karar hakkındaki bozma ilamına da uyulmasına rağmen, zarar «sebebi» olarak gösterilen nakit para çekilmesi ve bir miktar ticari emtianın fiilen yok edilmesi suretiyle «şirketin zarara» uğratılmasının hangi müdürün eyleminden kaynaklandığı, diğer müdürün zımnen işlemlere onay verip vermediği ya da karşı koyup koymadığı noktaları araştırılıp tartışılmadan ve bu konuda davalının hangi oranda sorumlu olduğu hususunda «denetime elverişli rapor» alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hüküm davalı yararına bozulmasını gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2696 E. 2013/2674 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaDava, davacı «limited şirketin», tek başına «temsile» yetkili iki müdüründen biri olan davalının tek başına yaptığı işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile karar davacı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda309. maddesi uyarınca açılan sorumluluk davasında zarar tazmininin davalı müdürden alınarak diğer davalı şirkete verilmesi suretiyle giderilmesinin talep edilmesi karşısında, bu davada davalılar arasında çıkar çatışması bulunmasına rağmen Avukatlık Kanunu'nun 38. maddesine aykırı olarak, bu iki davalının aynı avukat ile «temsili» doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · şirketin tasfiyesi · şirket müdürü · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin davacı ... ile davalı ...'dan ibaret iki ortaklı bir şirket olduğu, «şirket müdürü» olan davalı ...'ın şirket faaliyetlerini basiretli bir şekilde yürütmediği, bu nedenle davacının «şirketin tasfiyesini» istemekte haklı bulunduğu, şirket müdürünün şirkete verdiği zarardan dolayı talep edilen alacak miktarının «tasfiye» sırasında oluşacak duruma göre «tasfiye memuru» tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin şirketin «fesih» ve tasfiyesine yönelik karar yönünden temyiz itirazının reddi gerekmiştir. ...- Dava dilekçesinde, şirketin fesih ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» aleyhine «sorumluluk davası» birlikte açılmış olup, bu iki davanın birlikte görülmesi mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1104 E. 2013/746 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde şirketler hukuku alanında ve şirketin iştigal konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulması, şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, iddia ve savunmanın üzerinde yeterince duran, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… nusunda uzman başka bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırtılması, hükme esas alınan ek raporu değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, itiraz noktalarını uzmanlık alanı itibariyle yeterince aydınlatmayan, denetime elverişli bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · şirketin tasfiyesi · fesih · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «şirketin tasfiyesine» ilişkin «organsızlık» nedeni ile sona erdirme isteminin şirkete yöneltilmesinin gerekli olduğu, dolaylı sorumluluk bakımından zarara yol açan maddi olgular ile hukuki olgular arasındaki bağlantının saptanamadığı, TTK'nun 336'ncı maddesi uyarınca zarar unsurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, dava dışı şirketin «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olan davalıların dava dışı şirkete vermiş olduğu zararın tahsili, dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10167 E. 2010/1453 K.
Ortak:denetime elverişlilik · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde şirketler hukuku alanında ve şirketin iştigal konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulması, şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, iddia ve savunmanın üzerinde yeterince duran, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, davaya konu poliçeler ile tarafların «defter» ve kayıtları üzerinde HUMK.nun 275. vd. maddeleri uyarınca başka uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmak suretiyle, hükme esas alınan kök ve ek raporları değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · mükerrerlik · sigorta sözleşmesi · ek prim
Benzer bu karardaDava, kasko ve zorunlu trafik «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan «prim alacağı» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
… a, davalı vekili tarafından yargılamanın tüm aşamalarında bir kısım araçların satılması nedeniyle poliçelerin iptal edildiği, bir kısım poliçelere ait primlerin ise «mükerrer» hesaplandığı ve müvekkili tarafından yapılan bir kısım ödemelerin borç miktarından düşülmediği savunularak, raporlara itiraz edilmiş olup, ek raporlarda davalı vek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16901 E. , 2014/12440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/09/2013
NUMARASI 2006/567-2013/253
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2006/567-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […]. E... O... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı T.. B..’ın müvekkili şirketi kurduklarını, herhangi birinin münferiden sorumlu olmak üzere müdür seçildiklerini, fiilen şirketi davalının yönettiğini, davalıya imza sirkülerinde temsile tam yetki verildiğini, davalının şirketi zarara uğrattığını, kendi adına ve menfaatine çalıştığını, çek karşılığı aldığı malların şirket deposundan bulunmadığını, satılan ilaç bedellerinin bulunmadığını, aldığı ticari malların şirkette görülmediğini, sonuçta sermayenin yok olduğunu, TTK’nın 540., 542. ve 342. madde hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunan davalının verdiği zararları aldığı haksız kazanç ve paraları iade etmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi T.. B..'ın şirketin kuruluşundan sonra şirket yönetimine karışmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, zarara sebebiyet verenin T.. B.. olduğunu, defter kayıtlarına sonradan ekleme yapıldığını, usulsüz tutulan defterlerin davacı lehine delil olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının şirket müdürlüğünü fiilen diğer müdürün onay ve görüşünü almadan yürüttüğü, kaybolan mal noksanlığı dikkate alındığında talebi karşıladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihi olan 09/02/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı limited şirketin, tek başına temsile yetkili iki müdüründen biri olan davalının tek başına yaptığı işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile karar davacı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen, nakit para çekilmesi ve bir miktar ticari emtianın fiilen yok edilmesi suretiyle şirketin zarara uğratılmasının hangi müdürün eyleminden kaynaklandığı, davacı şirketin, davalı tarafından diğer müdürden tamamen bağımsız, tek başına şirketi fiilen yönetmesinin nedenleri ve bunun ne gibi zorunluluktan kaynaklandığı, diğer müdürün işlemlere niçin hiç katılmadığı hususları araştırılmadığı gibi diğer müdürün zımnen işlemlere onay verip vermediği ya da karşı koyup koymadığı noktaları da tartışılmamıştır. Diğer yandan kayıtlar üzerinde diğer müdürün sonradan oynamalar yaptığı savunması da incelenmemiştir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde şirketler hukuku alanında ve şirketin iştigal konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulması, şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, iddia ve savunmanın üzerinde yeterince duran, denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101949800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz